TCK Madde 307 Askeri Tesisleri Tahrip Suçu ve Cezası

by Avukat Erdal Ersoy
TCK Madde 307 Askeri Tesisleri Tahrip Suçu ve Cezası

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 307. maddesinde düzenlenen askeri tesisleri tahrip ve kullanılmaz hale getirme suçu, devletin askeri savunma kapasitesini ve güvenliğini koruma amacı taşır. Kanunun 307. maddesinin birinci fıkrasına göre, devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilen kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askeri tesisleri kısmen veya tamamen tahrip eden ya da geçici bir süre için de olsa kullanılmayacak hale getiren kişiye altı yıldan on iki yıla kadar hapis cezası verilir. Kanun koyucu, söz konusu tesislerin henüz tamamlanmamış olması halini de suçun kapsamı içinde saymış ve tesislerin tamamlanmamış bulunmasının suçun oluşumunu engellemeyeceğini açıkça hükme bağlamıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 307Kaynağı aç
Madde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren kişiye, altı yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Suçun; a) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin çıkarı için işlenmiş olması, b) Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş kudret ve yeteneğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuş olması, halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. (3) Tahrip veya kullanılamaz hale gelme, birinci fıkrada belirtilen bina, tesis veya eşyayı elinde bulunduran veya korumak ve gözetlemekle yükümlü olan kimsenin taksiri sonucunda meydana gelmiş veya bu nedenle suçun işlenmesi kolaylaşmış ise, bu kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (4) Savaş zamanında Türkiye Devleti zararına olmak üzere, düşman askerî hareketlerini kolaylaştırmak veya Türkiye Devletinin askerî hareketlerine zarar vermek maksadıyla yabancıyla anlaşan veya anlaşma olmasa da aynı sonuçları meydana getirmeye yönelik fiilleri işleyen kişiye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. (5) Dördüncü fıkrada tanımlanan fiil sonucunda, düşman askerî hareketleri fiilen kolaylaşmış veya Türk Devletinin askerî hareketleri zarar görmüş ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. (6) Dört ve beşinci fıkralarda yazılı suçları işleyen kimse ile anlaşan yabancıya da aynı ceza verilir. (7) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin Türkiye Devleti ile aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan devlet zararına olarak Türkiye'de işlenmesi halinde de bu madde hükümleri uygulanır. Düşman devlete maddi ve mali yardım

Suçun Kanuni Niteliği ve Korunan Hukuki Değer

Türk Ceza Kanunu sistematiğinde bu düzenleme, Özel Hükümler Kitabı altında yer alan Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler başlıklı dördüncü kısmın Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar adlı dördüncü bölümünde düzenlenmiştir.

TCK'nın 307. maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan fiil, korunan hukuki değer ve nesne bakımından mala zarar verme suçunun özel bir şeklini oluşturur. Bu düzenlemeyle askeri savunma amaçlarına tahsis edilmiş bulunan taşınır ve taşınmaz değerlerin fiziki varlığı ve işlevselliği özel koruma altına alınmıştır.

Suçun faili Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olabileceği gibi yabancı bir kişi de olabilir. Fiilin yabancıyla anlaşma unsuru çerçevesinde işlenmesi halinde ise suç çok failli bir nitelik kazanır.

Temel Cezanın Alt Sınırı ve Nitelikli Haller

TCK'nın 307. maddesinin birinci fıkrasındaki eylem bakımından kanuni cezanın alt sınırı altı yıl hapis cezası olarak belirlenmiştir. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2014/3631 Esas ve 2014/6255 Karar sayılı ilamında, TCK'nın 307/1. maddesindeki askeri tesisleri tahrip etme suçunda kanuni alt sınırın altı yıl hapis olduğu gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi bozma nedeni sayılmıştır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2014/3631, K. 2014/6255Kaynağı aç
9. Ceza Dairesi         2014/3631 E.  ,  2014/6255 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten adam öldürme, kasten adam öldürmeye teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, patlayıcı madde bulundurma, mala zarar verme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet, askeri tesisleri tahrip etme Hüküm : 1- TCK'nın 302/1, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle 82/1-a-g, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (12 kez) (21.10.2007 tarihli kasten öldürme suçu nedeniyle) 3- TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle 82/1-a-g, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (17 kez) (21.10.2007 tarihli kasten öldürmeye teşebbüs suçu nedeniyle) 4- TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle 109/1, 109/3-c, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (8 kez) 5- TCK'nın 174/1-2, 62/1, 52/2-4, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet 6- TCK'nın 151/1, 152/2-a, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet (21.08.2009 tarihli) 7- 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK'nın 62/1, 52/2-4, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet 8- TCK'nın 37/1. maddesi delaleti ile 307/1, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Usulüne uygun tebligata rağmen sanık müdafiinin duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından duruşmasız olarak yapılan incelemede; 1- Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten adam öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, patlayıcı madde bulundurma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlere ilişkin incelemede; Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir kullanılarak, silahla birden fazla kişi tarafından kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlendiğinin anlaşılması karşısında, temel cezanın TCK'nın 109/2. maddesine göre tayin edilip anılan Kanunun 109/3-a,b,c bentleri gereği cezasından artırım yapılması gerektiği halde yazılı şekilde uygulama yapılması ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunda verilen temel cezadan TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 62 gün karşılığı 1240 TL adli para cezası yerine 52 gün karşılığı 1040 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, kasten adam öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, patlayıcı madde bulundurma, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarının sübutu kabul edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile kısmen re'sen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA, 2- Mala zarar verme ve kasten adam öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere ilişkin incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; a- Kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunda teşebbüs hükümleri uygulanırken kanun ve maddesinin karar yerinde gösterilmemesi, b- Sanık hakkında TCK'nın 151/1. maddesi gereğince tayin edilen cezadan anılan Kanunun 152/2-a. maddesi gereğince iki kat artırım yapılması sırasında hapis cezasının "24 ay" yerine aylar yıla çevrilmek suretiyle "2 yıl" hapis cezası olarak fazla tayini, Kanuna aykırı olup hükümlerin bu nedenlerle BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunda teşebbüs hükümlerinin uygulanmasına dair bölümün başına "TCK'nın 35/2. maddesi gereğince" ibaresi ile mala zarar verme suçundan kurulan hükmün ikinci bendindeki " 2 yıl" ibaresi yerine "24 ay " üçüncü bendindeki "3 yıl" ibaresi yerine "36 ay", TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmında yer alan "2 yıl 6 ay " ibaresi yerine "30 ay " ibarelerinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3- Askeri tesisleri tahrip etme suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; a- 21.10.2007 tarihinde bir grup terör örgütü mensubu ile birlikte Dağlıca Köyünde konuşlu 3. Motorlu Piyade Tabur Komutanlığına bağlı Keri Tepe ve Pey Tepe üst bölgelerine makineli tüfek ve roketatarlı saldırı düzenleyerek bir fiil ile kasten adam öldürme ve askeri tesisleri tahrip etme suçlarının oluşmasına neden olan sanığın, TCK'nın 44. maddesi hükmü karşısında sadece daha ağır cezayı gerektiren kasten adam öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden ayrıca askeri tesisleri tahrip etme suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi, b- Kabul ve uygulamaya göre de; TCK'nın 307/1. maddesinde düzenlenen askeri tesisleri tahrip etme suçunun cezasının alt sınırının altı yıl hapis olduğu halde yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Maddenin ikinci fıkrasında suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren nitelikli halleri gösterilmiştir. Eylemin Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin çıkarı için işlenmesi veya devletin savaş hazırlıklarını, savaş kudret ve yeteneğini ya da askeri hareketlerini tehlikeye koyması hallerinde fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Muhafaza Görevlilerinin Taksirli Sorumluluğu

Kanun koyucu, askeri bina, tesis veya eşyayı elinde bulunduran yahut korumak ve gözetmekle yükümlü olan kişilerin özen eksikliğini de müstakil olarak yaptırıma bağlamıştır. TCK'nın 307. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; tahrip veya kullanılamaz hale gelme eylemi, bu yükümlülüğü taşıyan kimsenin taksiri sonucunda meydana gelmişse veya failin taksirli davranışı suçun işlenmesini kolaylaştırmışsa, bu kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Savaş Zamanında Düşman Askeri Hareketlerini Kolaylaştırma

TCK'nın 307. maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında; savaş esnasında Türkiye Devleti aleyhine, hasım tarafın askeri hareketlerini kolaylaştırma veya Türkiye'nin askeri hareketlerine zarar verme amacıyla bir yabancıyla uzlaşan ya da herhangi bir mutabakat olmasa bile bu gayeye matuf eylemleri gerçekleştiren fail hakkında on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

Dördüncü fıkrada belirtilen eylemler neticesinde fiilen düşman askeri hareketleri kolaylaşmış veya Türk Devletinin askeri hareketleri zarar görmüş ise netice sebebiyle ağırlaşan sorumluluk gereğince faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

TCK m. 307/6 hükmü uyarınca, dördüncü ve beşinci fıkralarda tanımlanan eylemleri işleyen kişilerle anlaşmaya varan yabancı faillere de asıl faillere uygulanan cezalar verilir.

Müttefik Devletler Zararına Eylemler ve Yargı Uygulamaları

TCK'nın 307. maddesinin yedinci fıkrası gereğince, maddede sayılan tüm eylemlerin Türkiye Devleti ile aralarında savaş için ittifak veya iştirak bulunan bir devlet zararına olarak Türkiye sınırları dahilinde işlenmesi halinde de bu madde hükümleri uygulanır.

Suçun vasfının belirlenmesinde eylemin yöneldiği hedefin askeri tesis niteliği taşıması önem taşır. Nitekim Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/3556 Esas ve 2018/806 Karar sayılı ilamında, askeri komutanlığa ait boş durumdaki nöbet kulübesine el yapımı patlayıcı atılması eyleminin kamu malına zarar verme suçu kapsamında değil, TCK'nın 307. maddesinde tanımlanan askeri tesisleri tahrip etmeye teşebbüs suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2017/3556, K. 2018/806Kaynağı aç
16. Ceza Dairesi         2017/3556 E.  ,  2018/806 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması, Mala zarar verme Hüküm : 1-TCK’nın 314/3 ve 220/6 maddeleri delaleti ile 314/2, 220/6, 31/3, 62/1, 51/1-3, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet-erteleme 2-TCK’nın 174/1-2, 31/3, 62/1, 52/2, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet 3-TCK’nın 152/1-a, 152/2-a, 35/2, 31/3, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I-Suça sürüklenen çocuk hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ve silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, suça sürüklenen çocuğun suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde aşağıda belirtilenler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak, a)Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan hüküm kurulurken tayin olunan adli para cezasının taksitlendirilmesine dayanak uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi, b)Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan hüküm kurulurken denetim süresi içinde suça sürüklenen çocuğun kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verileceğinin ve denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği taktirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının kararda belirtilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların CMUK 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün 1.e maddesinin başına ‘TCK’nın 52/4 maddesi gereğince’ ibaresinin ve hükmün 3.f maddesinin başına ‘TCK’nın 51/7-8 maddeleri gereğince’ ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Suça sürüklenen çocuk hakkında kamu malına zarar vermeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; a)Askeri bölge nöbetçi kulübesinde patlama olduğu ihbarı üzerine kolluk tarafından olay yerine gidildiğinde 2. Taktik Hava Kuvvetler Komutanlığının 27 nolu nöbet kulübesi karşısında bulunan caddenin orta refüjde üstünde maytap fitili takılı el yapısı patlamamış bomba olduğunun tespit edildiği, olay akabinde Dicle Üniversitesi Tıp fakültesi acil polikliniğine tedavi amaçlı getirilen suça sürüklenen çocuğun beyanı üzerine de bir başka ara cadde üzerine patlamış el yapımı bomba parçaları olduğu tesbit edilen olayda, suça sürüklenen çocuğun 19.11.2013 tarihli ifadesinde ve savunmalarında hazırlamış olduğu el yapımı patlayıcıyı Taktik Hava Kuvvetler Komutanlığına ait içerisinde kimsenin bulunmadığı ve boş durumda olan nöbet kulübesine doğru atmaya çalışırken elinde patladığını bildirmiş olmasına göre; eyleminin TCK’nın 307. maddesinde düzenlenen askeri tesisleri tahrip etmeye teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilerek hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, b) Kabul ve uygulamaya göre de; Kamu malına zarar vermeye teşebbüs suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 152/1-a ve 152/2-a maddeleri gereğince belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasından TCK'nın 35/2. gereğince 2/3 oranında indirim yapılırken 6 ay hapis cezası yerine 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi ve devamında da hesaplama hatası yapılarak fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, CMUK'nın 326/son madde ve fıkrası uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 15.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Askeri tesislere veya araçlara yönelik saldırıların aynı zamanda cana kast içermesi durumunda ise TCK'nın 44. maddesindeki farklı neviden fikri içtima kuralı devreye girer. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2014/3631 Esas ve 2014/6255 Karar sayılı kararında, tek bir fiil ile hem kasten adam öldürme hem de askeri tesisleri tahrip etme suçlarının işlenmesi halinde sanığın yalnızca daha ağır cezayı gerektiren kasten adam öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği kabul edilmiştir.

Benzer şekilde Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2013/3827 Esas ve 2013/12743 Karar sayılı ilamında; yola yerleştirilen uzaktan kumandalı bombanın patlatılması suretiyle askeri araçta zarar meydana gelmesi ve askerlerin öldürülmesine teşebbüs edilmesi olayında, hukuki anlamda tek fiille birden fazla farklı suçun oluşması nedeniyle failin TCK'nın 44. maddesi gereğince yalnızca kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan sorumlu tutulması gerektiği, ayrıca TCK'nın 307/1. maddesinden ceza verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/3827, K. 2013/12743Kaynağı aç
9. Ceza Dairesi         2013/3827 E.  ,  2013/12743 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten öldürmeye teşebbüs, patlayıcı madde bulundurma, askeri tesisleri tahrip etme Hüküm : 1- Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 302/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 82/1-g, 35/2, 62, 53/1, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet (7 kez) 3- Patlayıcı madde bulundurma suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 174/1, 3713 sayılı Kanunun 5/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4, 53/1, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet 4- Askeri tesisleri tahrip etme suçundan; 5237 sayılı TCK'nın 307/1, 62, 53/1, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet Usulüne uygun tebligata rağmen sanık müdafiinin duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından, duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü: 1- Sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten öldürmeye teşebbüs ve patlayıcı madde bulundurma suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede; Sanığın kasten öldürmeye teşebbüs eyleminin TCK'nın 82/1-a-c-g maddelerindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden TCK'nın 82/1-g maddesi gereğince uygulama yapılması sonuç ceza değişmediğinden ve yine 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi uygulanmamış ise de TCK'nın 58/9. maddesinin uygulanmış olması karşısında sonuca etkili görülmediğinden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün, Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre, amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfı tayin edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, kasten öldürmeye teşebbüs, patlayıcı madde bulundurma suçlarının sübutu kabul edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kısmen resen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA, 2- Askeri tesisleri tahrip etme suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; Sanığın da içinde bulunduğu grubun 25.06.2010 tarihinde yola döşedikleri uzaktan kumandalı bombayı patlatmaları sonucu, askeri araçda zarar meydana gelmesi ve bombalama suretiyle yedi askerin öldürülmesine teşebbüs edildiği somut olayda hukuki anlamda bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın TCK'nın 44. maddesi hükmü karşısında daha ağır cezayı gerektiren kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan sorumlu tutulması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden ayrıca TCK'nın 307/1. maddesi uyarınca da cezalandırılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 11.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tamamlanmamış askeri tesise zarar verilmesi halinde TCK m. 307 uygulanır mı?

Evet, tesislerin henüz yapım aşamasında olması veya tamamlanmamış bulunması suçun oluşumunu engellemez; bu tesisleri kısmen veya tamamen tahrip eden ya da geçici süreyle de olsa kullanılmayacak hale getiren kişiye altı yıldan on iki yıla kadar hapis cezası verilir.

Askeri tesisin taksirle tahrip olmasına yol açan görevlinin cezası nedir?

Askeri bina, tesis veya eşyayı elinde bulunduran ya da korumak ve gözetmekle yükümlü olan kimsenin taksiri sonucunda tahrip veya kullanılamaz hale gelme gerçekleşir veya bu nedenle suçun işlenmesi kolaylaşırsa, faile bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Askeri araca bombalı saldırıda hem araç zarar görür hem cana kastedilirse hangi suçtan ceza verilir?

Tek bir fiil ile hem askeri araca zarar verilmesi hem de askerlerin öldürülmesine teşebbüs edilmesi halinde, TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima kuralı uyarınca faile yalnızca daha ağır cezayı gerektiren kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ceza verilir; ayrıca TCK m. 307'den mahkumiyet kurulmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu