TCK Madde 159 Kapsamında Suçun Tanımı ve Şikayet Şartı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 159. maddesinin birinci fıkrasına göre dolandırıcılık suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet üzerine faile altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 159Kaynağı aç
Failin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla hileye başvurması durumunda dolandırıcılık suçu oluşur. Kanun koyucu bu amacı dolandırıcılık suçunun temel şekline göre daha az cezayı gerektiren bir neden olarak düzenlemiş ve fiilin soruşturulması ile kovuşturulmasını mağdurun şikayetine bağlamıştır.
Yaptırımın Seçimlik Niteliği ve Belirlenmesi
5237 sayılı Kanun'un 159. maddesinin birinci fıkrasında hapis cezası veya adlî para cezası iki ayrı alternatif olarak öngörülmüştür. Kanun metninde yaptırımlar seçimlik olarak düzenlendiği için fail hakkında hem hapis cezasına hem de adlî para cezasına aynı anda birlikte hükmedilemez.
Alacağın Varlığının Tespiti ve Yargılama Usulü
Hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık suçunda alacak iddialarının açıklığa kavuşturulması zorunludur. Bu çerçevede tarafların birbirine karşı açmış oldukları hukuk davalarının bulunup bulunmadığı taraflara sorularak tespit edilmeli, failin alacağı olduğu yönündeki iddiasını doğrulayan belge ve kayıtlar araştırılmalı ve gerekli görüldüğü takdirde dosya bilirkişiye tevdi edilerek icra takibine konu edilen tutarda bir alacağın var olup olmadığı kesin olarak saptanmalıdır.
Failin hukuken geçerli bir alacağını tahsil etmek amacıyla icra takibi ve ihtiyati haciz yoluna başvurduğunun anlaşıldığı durumlarda, eylemin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenip işlenmediği ve 5237 sayılı Kanun'un 159. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmalıdır.
Somut Olay Değerlendirmeleri ve Suçun Vasfı
Kiracının eve verdiği zarar ile ödenmeyen kira borcundan doğan zararı gidermek gayesiyle bonoda tahrifat yapılması fiili, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık suçunu oluşturur.
Ödenmeyen kira alacağını tahsil etmek amacıyla, borçlunun verdiği bonoların kefil hanesine rıza ve bilgi hilafına imza atılarak icra takibi başlatılması eylemi de 5237 sayılı Kanun'un 159. maddesinde düzenlenen suçu teşkil eder.
Buna karşılık, işyerinden ayrılırken ibraname imzalayan failin prim alacağı iddiasıyla şirket müşterilerini arayarak yeni bir yayın kurulacağını ve ödemelerin buraya aktarılacağını beyan edip ödemeleri şahsi hesap numarasına yönlendirmesi eylemi 5237 sayılı Kanun'un 159. maddesi kapsamında değil, aynı Kanun'un 157. maddesinin birinci fıkrasındaki basit dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilir.
Belgede Sahtecilik, Hak Yoksunlukları ve Düşme Kararı
Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, 5237 sayılı Kanun'un 211. maddesinin birinci fıkrası uyarınca faile verilecek ceza yarısı oranında indirilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 211Kaynağı aç
Alacak iddiasına dayalı belgede borçlu adına atılan imzanın bilirkişi incelemesi neticesinde muhatabın eli ürünü olduğunun belirlenmesi halinde, fiilin 5237 sayılı Kanun'un 159. maddesindeki dolandırıcılık ve aynı Kanun'un 211. maddesindeki sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmayacağı mahkemece değerlendirilmelidir.
Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan kişiler hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hak yoksunlukları uygulanmaz. Sanığa yüklenen suçtan dolayı hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası olması ve yasal koşulların bulunması durumunda ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 53Kaynağı aç
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
5237 sayılı Kanun'un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda olağan dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Zamanaşımı sürelerinin belirlenmesinde kanunda yer alan cezanın yukarı sınırı gözetilir ve seçimlik yaptırımlarda hapis cezasının azami haddi esas alınır. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması ya da düşme sebeplerinin varlığı halinde 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca davanın düşmesine karar verilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 223Kaynağı aç
Alacak tahsili amacıyla dolandırıcılık suçunda hem hapis hem adli para cezası verilebilir mi?
Hayır, 5237 sayılı Kanun'un 159. maddesinde hapis veya adlî para cezası seçimlik olarak öngörüldüğünden her iki yaptırıma aynı anda birlikte hükmedilemez.
TCK 159 kapsamındaki suçta zamanaşımı süresi kaç yıldır?
Seçimlik cezalarda hapis cezasının üst sınırı olan bir yıl esas alındığından, 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesi uyarınca olağan dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır.
Şikayet şartı gerçekleşmezse dava hakkında hangi karar verilir?
Soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı olan bu suçta şikayet şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması halinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince davanın düşmesine karar verilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

