Varlığı noter tasdik kayıtlarıyla veya sair suretlerle tespit edilen defter ve belgelerin, vergi incelemesi yürütülürken vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesi gereğince gizleme suçu sayılmakta ve fail hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunmaktadır. Kaçakçılık suçları arasında düzenlenen bu fiil nedeniyle hapis cezası verilmesi, mükellef aleyhine 213 sayılı Kanun'un 344. maddesinde öngörülen vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına mani teşkil etmez. Yapılan inceleme neticesinde tarh edilen bir vergi ile vergi aslına bağlı olarak kesilmiş bir cezanın mevcut olmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Fiilin vergi ziyaına sebebiyet vermesi durumunda; tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının soruşturma evresinde ödenmesi halinde ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise üçte bir oranında indirilir. İlgili fiillerin birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde ise Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesindeki zincirleme suç hükümleri uygulanır. Ayrıca 213 sayılı Kanun'un 371. maddesindeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 359Kaynağı aç
Defter ve Belge Tutma ve Saklama Zorunluluğu
Mükelleflerin defter ve belge tutma yükümlülüğü 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 171 ila 242. maddeleri arasında düzenlenmektedir. Ticaret ve sanat erbapları, ticaret şirketleri, iktisadi kamu müesseseleri, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler, serbest meslek erbapları ve çiftçiler defter tutma zorunluluğu kapsamında olup bu suçun faili olabilecek kişiler arasında sayılmaktadır. Gelir vergisinden muaf esnaf ve basit usulde kazanç sağlayanlar ile bazı kurumlar ise defter tutma mecburiyeti bulunmadığından suçun faili olamazlar. Öte yandan, defter ve belge tutmakla yükümlü olanların hesap ve işlemlerini başka defter veya kayıt ortamlarına kaydetmeleri fiili de 213 sayılı Kanun'un 359. maddesi uyarınca ayrı bir kaçakçılık suçu olarak on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir.
Ticari defter ve belgelerin muhafaza süreleri farklı kanunlarda düzenlenmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 253. maddesine göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterler ile vesikaları ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak 5 yıl süreyle muhafaza etmekle yükümlüdür. Saklama süresi geçtikten sonra yapılan taleplerde ibraz yükümlülüğü ortadan kalkar. Buna karşılık 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesi uyarınca tacirler; ticari defterlerini, envanterlerini, bilançolarını ve muhasebe belgelerini on yıl süreyle saklamakla yükümlüdür. Türk Ticaret Kanunu'na göre saklama süresi; defterlere son kaydın yapıldığı, envanterin çıkarıldığı, bilançonun düzenlendiği veya muhasebe belgelerinin oluştuğu takvim yılının bitişiyle başlar.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 253Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 82Kaynağı aç
Suçun Oluşumu ve İbraz İsteminin Şartları
Gizleme suçunun sübut bulması için kayıtların bizzat vergi incelemesi yapmaya yetkili makamlarca talep edilmiş bulunması zorunludur. Vergi Müfettişleri, Vergi Müfettiş Yardımcıları, mahallin en büyük mal memuru yahut vergi dairesi müdürleri bu kapsamda inceleme yapmaya salahiyetli kılınmıştır. İnceleme salahiyeti bulunmayan görevlilerce yöneltilen taleplere icabet edilmemesi suçun maddi unsurunu meydana getirmez.
Vergi muamelelerinde mükellefe ibraz için süre tanınması gerekmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca, kanunda açıkça süre yazılı olmayan hallerde tebliği yapacak idarece tayin edilecek sürenin 15 günden aşağı olmaması zorunludur. Belirlenen bu yasal ibraz süresi geçtikten sonra mücbir bir sebep olmaksızın defter ve belgelerin yetkililere sunulması cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 14Kaynağı aç
Kayıt düzenine ilişkin günlük kasa defteri ile perakende satış ve hasılat defteri gibi defterlerin işyerinde hazır bulundurulmaması hali ise özel bir usulsüzlük olarak yaptırıma tabi kılınmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca, yetkili inceleme görevlilerince gerçekleştirilen her tespit bakımından mükellef adına özel usulsüzlük cezası tatbik olunur.
Mücbir Sebepler ve Zayi Belgesi Usulü
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 13. maddesinde sayılan ağır kaza, ağır hastalık, tutukluluk hali, yangın, deprem ve su basması gibi afetler, kişinin iradesi dışındaki mecburi gaybubetler ile defter ve vesikaların sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla elden çıkmış bulunması mücbir sebep kabul edilir. Mücbir sebeplerin varlığı halinde vergi yükümlülüklerine ilişkin süreler işlemez; ibrazı gereken defter ve belgeler mücbir sebeple zayi veya tahrip olmuşsa ibraz yükümlülüğü tamamen kalkar.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. 13Kaynağı aç
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesi gereğince, tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler kanuni saklama süresi içinde yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle zıyaa uğrarsa; tacir durumu öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir zayi belgesi verilmesini talep edebilir.
Yargılama Usulü, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Defter ve belge ibraz etmeme suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olmayıp re'sen veya ihbar üzerine takibat yürütülür. Bu suç için 8 yıllık dava zamanaşımı süresi bulunmaktadır. Davalarda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi olup yetki ise suçun işlendiği yer mahkemesine aittir.
Yargılama sonucunda sanık hakkında iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilmesi halinde, kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşması durumunda cezanın ertelenmesi mümkündür. Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişiler bakımından erteleme üst sınırı üç yıldır. Öte yandan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olması, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi şartlarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilir. Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Defter ve belge ibraz etmeme suçunun cezası ne kadardır?
Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olan defter ve belgelerin yetkili memurlara ibraz edilmemesi halinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesi uyarınca on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Vergi incelemesinde defterleri ibraz etmek için tanınan süre kaç gündür?
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 14. maddesi gereğince, kanunda açıkça süre belirtilmeyen hallerde tebliği yapacak idare tarafından belirlenecek süre 15 günden az olamaz.
Defterleri yangın veya su baskınında yok olan tacir ne yapmalıdır?
Kanuni saklama süresi içinde defter ve belgeleri afet veya hırsızlık sebebiyle zayi olan tacir, durumu öğrendiği tarihten itibaren 30 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer mahkemesinden zayi belgesi verilmesini isteyebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

