5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda gösterilir. Bu çerçevede temel düzenleme 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu olup, anılan Kanun'un 11. maddesi gereğince kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanır. Çocuk adalet sisteminde ceza sorumluluğu olmayan suça sürüklenen çocuklara ceza yaptırımı yerine öncelikle korunmalarını ve topluma kazandırılmalarını hedefleyen güvenlik tedbirleri tatbik edilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 56Kaynağı aç
ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda gösterilir.
Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri[16]
5395 sayılı ÇOCUK KORUMA KANUNU m. 11Kaynağı aç
suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü
güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.
Akıl hastalığı
Ceza Sorumluluğu Bulunmayan Yaş Grupları ve Tedbir Uygulaması
Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesinin birinci fıkrası gereğince, fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu bulunmaz. Bu çocuklar hakkında ceza kovuşturması yapılması kanunen mümkün değildir; ancak işlenen fiil nedeniyle haklarında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilebilir. Bu yaş grubunda failin ceza ehliyeti kesin olarak bulunmadığından muhakeme süreci cezalandırma değil koruma gayesiyle yürütülür.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 31Kaynağı aç
çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması
yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada oniki
yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin
hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme
yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak
bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği
fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak
davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında
suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan
onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu
hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.
(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada onbeş
yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan
yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu
hâlde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz.
Akıl hastalığı
Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocukların ise işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması durumunda TCK m. 31/2 uyarınca ceza sorumlulukları doğmaz. Algılama veya irade yeteneği gelişmemiş olan çocuk hakkında mahkemece ceza verilmesine yer olmadığına karar verilirken aynı zamanda TCK m. 31/2 ve TCK m. 56 delaletiyle 5395 sayılı Kanun'un 5. ve 11. maddeleri kapsamında çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi zorunludur. Nitekim Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2020/6375 Esas ve 2021/3884 Karar sayılı ilamında, suç tarihinde 12-15 yaş grubunda yer alıp hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmediği anlaşılan çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararıyla birlikte çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2020/6375, K. 2021/3884Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda yer alan ve dosya kapsamına göre işlediği hırsızlık fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilirken ayrıca TCK’nın 31/2, 56 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5, 11. maddeleri uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Adli emanetin 2014/2860 sırasında kayıtlı olup iddianamede müsaderesi talep edilen eşya hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Akıl Hastalığı Bulunan Çocuklarda Güvenlik Tedbiri Ayrımı
Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış veya oniki yaşını bitirip onbeş yaşını doldurmamış olup ceza sorumluluğu bulunmayan çocukların akıl hastası olmaları halinde genel akıl hastalarına özgü tedbir rejimi tatbik edilmez. Bu nitelikteki çocuklar hakkında TCK m. 57 uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine değil; TCK m. 31 ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/3-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararıyla beraber çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmelidir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2020/7789 Esas ve 2020/11832 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olan ve ceza sorumluluğu bulunmayan çocuk hakkında TCK m. 57 uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri verilmesi kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2020/7789, K. 2020/11832Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 31. ve 33. maddeleri, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi ile Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 8.maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde fiili işlediği sırada oniki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamamaları veya davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde, “ayrıca fiili işlediği sırada oniki yaşından küçük çocuklar” ile onbeş yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca, “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılacağı.” Aynı Kanun'un 5. maddesinin başlığının ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler” olduğu anlaşılmakla, somut olayda ise fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olan, ceza sorumluluğu bulunmayıp hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde TCK’nın 57. maddesi uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
5395 Sayılı Kanun Kapsamındaki Koruyucu ve Destekleyici Tedbirler
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbirler; çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya dönük danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma alanlarındaki uygulamaları ifade eder. Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımını üstlenen kişilere çocuk yetiştirme sürecinde kılavuzluk edilmesini ve çocuğun eğitim ile gelişimine ilişkin güçlüklerin çözümünü amaçlar. Eğitim tedbiri ise çocuğun gündüzlü yahut yatılı biçimde bir eğitim kurumuna katılımını, mesleki beceri edinmeye dönük kurslara gitmesini ya da meslek sahibi bir ustanın veya kamusal yahut özel sektöre bağlı işyerlerinin bünyesinde istihdamını kapsar.
5395 sayılı ÇOCUK KORUMA KANUNU m. 5Kaynağı aç
kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık
ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir. Bunlardan;
a) Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından
sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri
ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye,
b) Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak
devamına; iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine
veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine
yerleştirilmesine,
c) Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle
görevini yerine getirememesi hâlinde, çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da
koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine,
d) Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi
için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan
maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasına,
e) Barınma tedbiri, barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede
olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlamaya,
Yönelik tedbirdir.
(2) Hakkında, birinci fıkranın (e) bendinde tanımlanan barınma tedbiri uygulanan
kimselerin, talepleri hâlinde kimlikleri ve adresleri gizli tutulur.
(3) Tehlike altında bulunmadığının tespiti ya da tehlike altında bulunmakla
birlikte veli veya vasisinin ya da bakım ve gözetiminden sorumlu kimsenin desteklenmesi
suretiyle tehlikenin bertaraf edileceğinin anlaşılması hâlinde; çocuk, bu kişilere
teslim edilir. Bu fıkranın uygulanmasında, çocuk hakkında birinci fıkrada belirtilen
tedbirlerden birisine de karar verilebilir.
Kuruma başvuru
Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu kimsenin görevini yerine getirememesi halinde çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılmasını veya bu kurumlara yerleştirilmesini düzenler. Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli tıbbi bakım ve rehabilitasyonunu, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerini kapsar. Barınma tedbiri ise barınma yeri bulunmayan çocuklu kişilere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara barınma yeri temin edilmesini hedefler. 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, hakkında barınma tedbiri uygulanan kişilerin talepleri halinde kimlikleri ve adresleri gizli tutulur.
5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinin üçüncü fıkrasına göre çocuğun tehlike altında bulunmadığının tespiti veya veli, vasi ya da bakım ve gözetiminden sorumlu kimsenin desteklenmesi suretiyle tehlikenin giderileceğinin anlaşılması durumunda çocuk bu kişilere teslim edilir. Bu usulün uygulanması esnasında çocuk hakkında kanunda sayılan koruyucu ve destekleyici tedbirlerden birine de karar verilebilir.
Ceza Sorumluluğu Bulunan Çocuklar Bakımından Güvenlik Tedbiri ve İndirim Rejimi
Türk Ceza Kanunu sisteminde çocuklara özgü güvenlik tedbirleri yalnızca ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar bakımından kabul edilmiştir. Fiil ehliyeti ve kusur yeteneği tam olan veya yaş küçüklüğü sebebiyle cezası indirilerek uygulanan çocuklar hakkında ceza yerine veya ceza ile birlikte çocuklara özgü güvenlik tedbirine hükmedilemez. Bu nedenle suç tarihinde onbeş yaşını doldurmuş olup onsekiz yaşını doldurmamış ve ceza sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında ceza muhakemesinde güvenlik tedbiri sıfatıyla koruyucu tedbirlere karar verilemez; kanunun öngördüğü indirilmiş cezaya hükmedilir.
Ceza sorumluluğu bulunup hakkında mahkûmiyet kararı verilen ve ceza uygulanan bir çocuğun korunma ihtiyacı içerisinde bulunması halinde ise ceza yaptırımının yanında, koruma hukuku kapsamında 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinde yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ayrıca devreye sokulabilir. Bu hal, ceza mahkûmiyetinin yerine geçen bir güvenlik tedbiri niteliğinde olmayıp çocuğun korunma ihtiyacından kaynaklanan bağımsız bir himaye mekanizmasıdır.
Fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış çocukların aldıkları mahkûmiyet kararlarında hürriyeti bağlayıcı cezanın infazına ilişkin özel bir güvence öngörülmüştür. TCK m. 50/3 hükmü gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış kişilerin mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının kanunda yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunludur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 50Kaynağı aç
kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa
ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale
getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek
veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan
bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli
yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya
gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş
olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle,
ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve
sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak
koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak
öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına
çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm
olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte
onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm
edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı
seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı
hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı
halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir.
Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî
para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata
rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine
başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa
süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar
derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.[7][8]
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle
yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.8
Hapis cezasının ertelenmesi
12 yaşından küçük çocuklara ceza verilebilir mi?
Hayır, fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu bulunmaz ve haklarında ceza kovuşturması yapılamaz; mahkemece yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilebilir.
Ceza sorumluluğu olmayan akıl hastası çocuğa hangi tedbir uygulanır?
Ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar hakkında akıl hastası olsalar dahi TCK m. 57 kapsamındaki akıl hastalarına özgü tedbirler yerine TCK m. 31 ve m. 56 uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.
Cezalandırılan bir çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir uygulanabilir mi?
Evet, ceza sorumluluğu bulunup hakkında ceza uygulanan çocuğun korunma ihtiyacı içerisinde olması halinde 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler uygulanabilir.
Ceza sorumluluğu bulunan 15-18 yaş grubuna ceza ile birlikte güvenlik tedbiri verilebilir mi?
Hayır, TCK sisteminde çocuklara özgü güvenlik tedbirleri yalnızca ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için öngörülmüştür; ceza sorumluluğu bulunan çocuklara ceza yerine veya ceza ile birlikte ceza hukuku anlamında güvenlik tedbiri verilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

