Tüzel Kişilerin Ceza Sorumluluğu ve Güvenlik Tedbirlerinin Niteliği
Ceza sorumluluğu şahsidir ve kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır. Suç faili olmasına ve ceza yaptırımına uğramasına yasal olanak bulunmayan tüzel kişiler hakkında yargılama sonucunda beraat kararı verilemez; koşulların gerçekleşmediği durumlarda güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/4661, K. 2025/5789Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/1 Esas, 2012/73 Karar
SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükmü yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Tüzel kişi sanık …. Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında güvenlik tedbiri uygulanması istemiyle açılan kamu davasında verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan “Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır” şeklindeki düzenlemeye ve tüzel kişiler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerini belirleyen TCK'nın 60. maddesi içeriğine göre suç faili olmasına ve ceza yaptırımına uğramasına yasal olanak bulunmayan …. Şirketi hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, tüzel kişi sanığın atılı suçtan beraatine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılması ve yerine ". … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında güvenlik tedbiri uygulanması istemiyle kamu davası açılmış ise de; gerçek kişi sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve yasal koşulların bulunmaması nedenleriyle tüzel kişi olan sanık hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına,” ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar …, …, … ve … hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise;
Sanıklara isnat edilen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık aslî dava zamanaşımı süresine tabî olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 09.03.2011, 27.07.2011 ve 04.03.2011 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, keza Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen nüfus kaydından sanık …'ın hükümden sonra 26.12.2012 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının ölüm ve zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Güvenlik Tedbirlerinin Uygulanmasında Kanunilik Şartı
Türk Ceza Kanunu'nun 60. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerini düzenleyen hükümler genel olarak her suçta kendiliğinden uygulanamaz; bu tedbirlere ancak kanunun ayrıca belirttiği hallerde hükmedilebilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 60Kaynağı aç
faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin
iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel
kişi yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline
karar verilir.
(2) Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel
kişileri hakkında da uygulanır.
(3) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran
daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hakim bu tedbirlere
hükmetmeyebilir.
(4) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Cezanın
Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi
Cezanın belirlenmesi
Nitekim Türk Ceza Kanunu'nun 242. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu bakımından, suçun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağı açıkça öngörülmüştür. Bu tür açık yasal düzenlemelerin varlığı durumunda tüzel kişilere özgü tedbirlerin şartları mahkemece değerlendirilir. İlk derece mahkemesince bu tedbirin uygulanmaması yönünde kurulan hükme karşı aleyhe kanun yoluna başvurulmamış olması hali ise aleyhe bozma yasağı kapsamında incelenir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/11217, K. 2013/325Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan ceza miktarına göre ve ayrıca süresinden sonra olduğu anlaşılan sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
TCK'nın 242/1. maddesine göre; tefecilik suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında, bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması gerekmesine rağmen, sanıkların ortağı olduğu şirket hakkında TCK'nın 60. maddesindeki güvenlik tedbirlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
… Kuyumculuk İnş. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları olan sanıkların; işyerlerinde bulunan pos cihazından kredi kartı çekimi yaptırıp çekilen miktarın bir kısmını komisyon olarak kestikten sonra kalan parayı kart kullanıcılarına verdikleri ve bu şekilde, faiz veya başka bir namla da olsa kazanç elde etmek amacıyla başkalarına ödünç para vererek zincirleme şekilde tefecilik yaptıklarının anlaşılması karşısında;
Delillerle iddia ve savunma; duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 14/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Faaliyet İzninin İptali Tedbiri ve Aranan Şartlar
Türk Ceza Kanunu'nun 60. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir kamu kurumunun iznine dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin katılımıyla, verilen yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına kasıtlı bir suç işlenip mahkûmiyet verildiğinde iznin iptaline karar verilir. Bu tedbirin uygulanabilmesi için organ veya temsilci sıfatını taşıyan faillerin mahkûm edilmesi, suçun iznin sağladığı yetki kötüye kullanılarak işlenmesi ve tüzel kişi yararına kazanç elde edilmiş olması aranır.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/5766, K. 2013/2738Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HAKKINDA GÜVENLİK TEDBİRİ
UYGULANMASI İSTENEN TÜZEL
KİŞİ : … Altın Kuyumculuk İnş. San. ve Tic Ltd.
Şti.
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 60/1. maddesinde düzenlenen güvenlik tedbirinin uygulanabilmesi için, kasıtlı bir suçun tüzel kişinin organ veya temsilci sıfatını taşıyan kişilerin iştirakiyle işlenmesi ve bu kişiler hakkında işledikleri suç nedeniyle mahkümiyet kararı verilmiş olması, suçun tüzel kişinin faaliyet izninin sağladığı yetki kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi ve bununla tüzel kişinin yararına bir kazanç elde edilmiş olması gerekmektedir. Sanıkların hissedarı oldukları ve kuyumculuk alanında faaliyet gösteren … Altın Kuyumculuk İnş. San. Ve Tic Ltd. Şti'nin herhangi bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunmasının gerekmediği anlaşılmakla; delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık hakkında verilen Güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan, yerinde görülmeyen katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…
Bu kapsamda tüzel kişi yararına işlenmiş herhangi bir suç yeterli görülmemekte, işlenen suç ile verilen iznin kullanılması arasında nedensellik bağı aranmaktadır. Tüzel kişinin herhangi bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunmasının gerekmediği durumlarda ise iznin iptali güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığı kararı verilmektedir.
Özel Hukuk Tüzel Kişileri Hakkında Müsadere Tedbiri
Türk Ceza Kanunu'nun 60. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca müsadere hükümleri, yararına suç işlenen özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır. Tüzel kişi yararına işlenen suç çerçevesinde müsadere hükümleri tatbik edilirken iyi niyetli üçüncü kişilerin hakları korunur.
Hakimin Takdir Yetkisi ve Tedbirden Sarfınazar Edilmesi
Kanun koyucu, tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerinin tatbikinde hakime takdir alanı tanımıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 60. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca faaliyet izninin iptali veya müsadere tedbirlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir.
Tüzel kişiler hakkında ceza davasında beraat kararı verilebilir mi?
Hayır, tüzel kişiler ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi uyarınca suç faili olamayacaklarından haklarında beraat kararı verilemez; gerçek kişi sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve yasal koşulların bulunmaması hallerinde tüzel kişi hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına karar verilir.
Faaliyet izninin iptali için tüzel kişinin kamu iznine tabi olması zorunlu mudur?
Evet, TCK m. 60/1 uyarınca faaliyet izninin iptali yalnızca bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyet gösteren özel hukuk tüzel kişileri hakkında uygulanabilir; yürütülmesi kamu kurumu iznine bağlı olmayan faaliyetlerde bu tedbire hükmedilemez.
Faaliyet izninin iptali veya müsadere tedbirinde hakim tedbiri uygulamaktan vazgeçebilir mi?
Evet, TCK m. 60/3 uyarınca faaliyet izninin iptali veya müsadere tedbirlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır neticeler ortaya çıkarabileceği hallerde hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir.
Tüzel kişi hakkında güvenlik tedbiri uygulanabilmesi için özel yasal düzenleme gerekir mi?
Evet, TCK m. 60/4 hükmü gereğince tüzel kişiler hakkındaki güvenlik tedbirleri ancak kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

