Kasten Öldürme Suçunun Unsurları ve Temel Cezası
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81. maddesi uyarınca bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun oluşması için failin öldürme fiilini bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi zorunludur. Kanunun 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçun varlığı kastın bulunmasına bağlıdır; kast ise kanuni tanımdaki unsurların fail tarafından bilinmesini ve iradi olarak icra edilmesini kapsar. Yaşam hakkını sonlandıran eylemin kasti bir hareketle yürütülmesi suçun maddi ve manevi boyutunu meydana getirir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 81Kaynağı aç
ile cezalandırılır.
Nitelikli haller
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 21Kaynağı aç
suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.
(2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini
öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Bu halde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis
cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden
yarısına kadar indirilir.
Taksir
Olası Kast Altında Öldürme Fiili ve Cezai Karşılığı
Failin suçun kanuni tanımındaki neticenin ortaya çıkabileceğini öngörmesine rağmen eylemi gerçekleştirmeye devam etmesi olası kast halini doğurur. Türk Ceza Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre olası kast durumunda verilecek cezada kanuni indirim devreye girer. Bu çerçevede temel şekliyle müebbet hapis cezasını gerektiren kasten öldürme eyleminde ceza yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezası olarak belirlenir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda ise ceza müebbet hapse çevrilir; diğer suç tiplerinde ise temel yaptırım üçte birden yarısına kadar indirilir.
Hukuka Uygunluk Nedenleri ve Görevin İfası
Türk Ceza Kanunu'nun 24. maddesinin ilk fıkrası gereğince bir kanun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilemez. Benzer biçimde yetkili merciden verilmiş ve ifası görev sebebiyle zorunlu olan bir emri uygulayan kamu görevlisi de cezai sorumluluk taşımaz. Ancak konusu açıkça suç teşkil eden bir emrin yerine getirilmesi hukuken korunmaz; bu tür bir emir hiçbir şart altında uygulanamaz, aksi halde emri veren merci ile icra eden kişi birlikte sorumlu tutulur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 24Kaynağı aç
verilmez.
(2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu
olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz.
(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi
takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur.
(4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından
engellendiği hallerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur.
Meşru savunma ve zorunluluk hali
Failin gerek kendi şahsına gerek üçüncü bir kişiye yönelen, o anda vuku bulan ya da tekrarlanması muhakkak görülen haksız bir tecavüzü, olayın koşullarına denk bir savunmayla bertaraf etmesi meşru savunma kapsamındadır. Bu yasal şartların bütünüyle gerçekleşmesi durumunda fiil hukuka uygun kabul edilir ve faile herhangi bir ceza tayin edilmez.
Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve İştirak Kuralları
Kişi, işlemeyi kastettiği öldürme fiilini elverişli vasıta ve hareketlerle doğrudan doğruya icraya yöneltmesine karşın elinde bulunmayan harici sebepler yüzünden tamamlayamazsa suça teşebbüsten sorumlu tutulur. Türk Ceza Kanunu'nun 35. maddesi doğrultusunda, ortaya çıkan zarar veya tehlikenin ağırlığına bakılarak müebbet hapis yaptırımı yerine on yıldan onsekiz yıla kadar, fiilin nitelikli şekline teşebbüste ise ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine ondört yıldan yirmibir yıla kadar hapis cezası tayin edilir. Kanunun 40. maddesi uyarınca suça iştirakten sorumluluk doğması için eylemin en azından teşebbüs derecesine ulaşmış bulunması şarttır ve her fail diğerinin kişisel durumuna bakılmaksızın kendi kusurlu eylemine göre cezalandırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 35Kaynağı aç
hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle
tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.
(2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin
ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine ondört
yıldan yirmibir yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine on yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.[4]
Gönüllü vazgeçme
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 40Kaynağı aç
bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi,
diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde
bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.
(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail
olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya
yardım eden olarak sorumlu tutulur.
(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en
azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir.
İştirak hâlinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme
Ağırlaştırılmış Müebbet Gerektiren Nitelikli Haller
Kasten öldürme eyleminin Türk Ceza Kanunu'nun 82. maddesinde öngörülen ağırlatıcı sebepler altında işlenmesi halinde temel ceza ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Bu kapsamda eylemin önceden planlanıp tasarlanarak icra edilmesi, canavarca his sevkiyle veya mağdura eziyet çektirilerek yapılması ya da yangın, su baskını, patlayıcı madde kullanımı, batırma veya kimyasal, biyolojik, nükleer nitelikteki silahlarla hayata geçirilmesi suçun nitelikli görünümlerini oluşturur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 82Kaynağı aç
a) Tasarlayarak,
b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,
c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer,
biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle,
d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş,
boşandığı eş veya kardeşe karşı,[32]
e) Çocuğa ya da beden veya ruh
bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f) (Değişik:12/5/2022-7406/2 md.) Kadına karşı,
g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini
kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,[33]
i) (Ek:29/6/2005 – 5377/9 md.)Bir suçu işleyememekten dolayı
duyduğu infialle,
j) Kan gütme saikiyle,
k) Töre saikiyle,
İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır.
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
Öldürme fiilinin üstsoy veya altsoydan bir kimseye, eşe, boşanılan eşe yahut kardeşe yönelmesi de cezayı ağırlaştırıcı niteliktedir. Mağdurun çocuk olması, beden veya ruh sağlığı bakımından kendisini savunamayacak vaziyette bulunması ya da eylemin kadına karşı işlenmesi durumlarında da fail ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla karşı karşıya kalır.
Kişinin ifa ettiği kamu görevi sebebiyle hedef alınması, bir suçun gizlenmesi, delillerin karartılması, işlenmesinin kolaylaştırılması veya yakalanmaktan kaçınma maksadıyla eylemde bulunulması ağırlaştırılmış müebbet gerektirir. Bir suçun işlenememesinden duyulan infialle hareket edilmesi ile kan gütme veya töre saikiyle öldürme de aynı ağır yaptırıma bağlanmıştır. Öte yandan kanunda ateşli veya kesici silah kullanımı kasten öldürme suçu için müstakil bir nitelikli hal olarak sayılmamış olup, bu vasıtalarla işlenen fiiller TCK 81 uyarınca müebbet hapis cezasını gerektiren temel kasten öldürme kapsamında kalır.
İhmali Davranışla Kasten Öldürme Suçu
Türk Ceza Kanunu'nun 83. maddesi gereğince, yükümlü olunan icrai bir davranışın bilerek yerine getirilmemesi sebebiyle ölüm neticesinin gerçekleşmesi halinde ihmali davranışla kasten öldürme suçu gündeme gelir. Bu durumun icrai öldürmeye eşdeğer sayılabilmesi için kişinin yasadan veya akdedilmiş bir sözleşmeden doğan gözetim ve koruma yükümlülüğünün bulunması yahut önceden yaptığı bir fiille başkalarının yaşamı yönünden somut bir tehlike durumu meydana getirmiş olması aranır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 83Kaynağı aç
gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu
tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin
icrai davranışa eşdeğer olması gerekir.
(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;
a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden
veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,
b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili
olarak tehlikeli bir durum oluşturması,
gerekir.
(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında,
temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan
yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar,
diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği
gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.
İntihara yönlendirme[34]
Yükümlülüğe aykırı hareketle ölüm neticesine sebep olan kimse hakkında mahkeme temel cezada takdiren indirime gidebileceği gibi indirimsiz hüküm kurma serbestisine de sahiptir. İndirim yapılması yönünde kanaat oluşursa temel yaptırım; ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla, müebbet hapis yerine onbeş yıldan yirmi yıla, diğer durumlarda ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası olarak tatbik edilir.
Mahkûmiyet Halinde Güvenlik Tedbiri Olarak Hak Yoksunlukları
Kasten işlenen bir suç sebebiyle hapis cezasına mahkûm edilmenin yasal sonucu olarak Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca hükümlü birtakım hakları kullanmaktan mahrum bırakılır. Bu doğrultuda kamu hizmeti üstlenilmesinden, TBMM üyeliğinden, kamu kurum ve idarelerine tabi atamalı veya seçimli tüm memuriyetlerde istihdamdan, seçme ve seçilme yetkisinden, velayet, vesayet veya kayyımlık vazifelerinden ve tüzel kişilik yöneticiliği veya denetçiliğinden men edilme yaptırımı uygulanır. Fail ayrıca bir kamu kurumunun veya meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek yahut sanatın icrasından da mahrum bırakılabilir ve bu kısıtlamalar kural olarak mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam eder.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 53Kaynağı aç
cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;[13]
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu
kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye,
köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca
verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…)13,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette
bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket,
kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi
olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun
iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek
erbabı veya tacir olarak icra etmekten,
yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının
infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası
ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya
da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve
kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm
olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak
cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın
(e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar
verilebilir.[14]
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada
onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü
uygulanmaz.[15]
(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye
kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet
halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın
yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına
karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle
işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde,
hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin
kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya
konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından
itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya sanatın ya
da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık
dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç
yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya
da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma
hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından
itibaren işlemeye başlar.
Eşya müsaderesi
Hapis cezası ertelenen, denetimli serbestlikle cezası infaz edilen veya koşullu salıverilen hükümlülerin kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık ehliyetleri korunur ve bu kişiler hakkında söz konusu yoksunluk işletilmez. Aynı koşullardaki hükümlüler yönünden meslek ve sanat icrasına dair kısıtlamanın da uygulanmamasına hükmedilebilir. Kısa süreli hapis cezası ertelenenler ile suçu işlediği sırada henüz 18 yaşını doldurmamış failler hakkında bu hak yoksunlukları tatbik edilmez. Kanunda sayılan hak ve yetkilerin kötüye kullanılmasıyla öldürme fiilinin icrası halindeyse cezanın infazından sonra başlamak kaydıyla hükmedilen sürenin yarısından bir katına kadar ilgili hak veya yetkinin kullanılmasının yasaklanması zorunludur.
Yargılama Usulü, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak kaydıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 12. maddesinin birinci fıkrası gereğince davaya bakmak yetkisi kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Eylemin işlendiği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ise ceza sorumluluğu bulunmadığından haklarında kovuşturma yapılamaz; bu kişiler hakkında yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN m. 12Kaynağı aç
Kanunların ayrıca görevli kıldığı
hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp
(m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), (…)[9] hileli iflâs (m. 161)
suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci
Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) ve
12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren
suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet
hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve
işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın
yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine
ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır.
Diğer ceza mahkemelerinin görevleri
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 12Kaynağı aç
mahkemesine aittir.
(2) Teşebbüste son icra hareketinin yapıldığı, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer
mahkemesi yetkilidir.
(3) Suç, ülkede yayımlanan bir basılı eserle işlenmişse yetki, eserin
yayım merkezi olan yer mahkemesine aittir. Ancak, aynı eserin birden çok yerde
basılması durumunda suç, eserin yayım merkezi dışındaki baskısında meydana
gelmişse, bu suç için eserin basıldığı yer mahkemesi de yetkilidir.
(4) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçunda
eser, mağdurun yerleşim yerinde veya oturduğu yerde dağıtılmışsa, o yer
mahkemesi de yetkilidir. Mağdur, suçun işlendiği yer dışında tutuklu veya
hükümlü bulunuyorsa, o yer mahkemesi de yetkilidir.
(5) Görsel veya işitsel yayınlarda da bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü
uygulanır. Görsel ve işitsel yayın, mağdurun yerleşim yerinde ve oturduğu yerde
işitilmiş veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkilidir.
(6) (Ek:8/7/2021-7331/10 md.) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılması
suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir.
Özel yetki
Kasten öldürme fiillerinde kamu davası zamanaşımı süreleri Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde belirlenmiştir. Buna göre ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren nitelikli hallerde dava zamanaşımı 30 yıl, müebbet hapsi gerektiren temel kasten öldürme suçunda ise 25 yıldır. Fiilin işlendiği tarihte on iki yaşını bitirmiş olup on beş yaşını tamamlamayan çocuklar yönünden bu süreler yarı oranında; on beş yaşını doldurup on sekiz yaşını doldurmayanlar içinse üçte iki oranında dikkate alınır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilebilecek koşullar sınırlı şekilde düzenlenmiştir. Fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış bulunması, eylemin sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, failde kast veya taksir iradesinin saptanamaması, somut olayda hukuka uygunluk sebebinin gerçekleşmesi veya suçun failce işlendiğinin sabit olmaması durumlarında beraat hükmü verilir.
Kasten öldürme suçunun kanuni cezası nedir?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81. maddesi gereğince kasten bir insanı öldüren kişi müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun tasarlayarak veya canavarca hisle işlenmesi gibi nitelikli durumlarda ise ceza ağırlaştırılmış müebbet hapis olarak uygulanır.
Silah kullanılması kasten öldürmeyi nitelikli hale sokar mı?
Öldürme eyleminin salt tabanca veya bıçak gibi silahlarla gerçekleştirilmiş olması TCK 82'de yer alan nitelikli haller arasında bulunmamaktadır. Başkaca bir kanuni ağırlaştırıcı neden mevcut değilse eylem TCK 81 kapsamında basit kasten öldürme olarak kabul edilir ve müebbet hapis cezası verilir.
Kasten öldürme suçunda dava zamanaşımı süresi ne kadardır?
Temel kasten öldürme suçunda kamu davası zamanaşımı 25 yıl iken, ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren nitelikli kasten öldürme hallerinde 30 yıldır. Eylemi işlediği tarihte 12-15 yaş grubunda olan failler için bu sürelerin yarısı, 15-18 yaş grubundakiler için üçte ikisi uygulanır.
Teşebbüs halinde kasten öldürme cezası ne kadar indirilir?
Eylemin elverişli vasıtalarla doğrudan icrasına başlanıp failin elinde olmayan nedenlerle tamamlanamaması halinde, meydana gelen tehlike veya zarara göre müebbet hapis yerine on yıldan onsekiz yıla, ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine ondört yıldan yirmibir yıla kadar hapis cezası hükmedilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

