TCK 109 Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ve Cezası

by Avukat Erdal Ersoy
TCK 109 Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ve Cezası

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakılmasıyla meydana gelir. Kanunda bu fiili gerçekleştiren kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Suçla korunan hukuki değer, kişilerin kendi arzusu ve iradesi çerçevesinde hareket edebilme hürriyeti olup, kişilerin bir yerde kalma ve bir yere gitme konusunda tercihte bulunma serbestisi güvence altına alınır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109- (1) Bir kimseyi hukuka aykırı
olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan
kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kişi, fiili işlemek için veya
işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçun;
a) Silahla,
b) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe
karşı,[52]
f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda
bulunan kişiye karşı,
İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat
artırılır.
(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması
halinde, ayrıca bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun
neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten
yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Etkin pişmanlık

Hukuka Aykırılık ve Ceza Muhakemesi Tedbirleri

Hürriyetten yoksun kılma suçunun sübut bulması için eylemin hukuka aykırılık unsuru taşıması zorunludur. Kanundaki hukuka aykırılık ifadesi, hukuk düzeninin cevaz vermediği müdahaleleri kapsar. Bu doğrultuda, ceza muhakemesi kurallarına uygun olarak suç şüphesi altındaki bir kimsenin tutulması, yakalanması, gözaltına alınması veya tutuklanması hukuka uygunluk sağladığından bu suç teşekkül etmez.

Cebir, Tehdit veya Hile Kullanılması

Suçun temel şekli açısından cebir, tehdit veya hile kullanılmasına gerek bulunmamaktadır. Kişinin içeride uyumakta olduğu sırada kapının kilitlenmesi halinde suçun temel şekli gerçekleşmiş sayılır. Buna karşılık, kişinin fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanması durumunda TCK m. 109/2 uyarınca iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Cezayı Bir Kat Artıran Nitelikli Haller

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma fiilinin belirli araçlarla, yöntemlerle veya kişilere karşı işlenmesi durumunda TCK m. 109/3 gereğince verilecek ceza bir kat artırılır. Suçun silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle veya kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi cezada bir kat artırım gerektirir. Fiilin üstsoy, altsoy veya eşe ya da boşandığı eşe karşı işlenmesi ile çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı gerçekleştirilmesi halinde de aynı artırım oranı tatbik edilir.

Fiilin birden fazla kişiyle birlikte işlenmesine dayalı artırımın tatbiki için icra hareketlerinin birlikte yapılması ve müşterek faillik ilişkisinin kurulması zorunludur. Suçun icra hareketlerini tek bir kişi gerçekleştirirken diğer ortakların yalnızca azmettiren yahut yardım eden düzeyinde katılım sağladığı durumlarda TCK m. 109/3-b hükmü gereğince artırıma gidilemez.

Fiilin kamu görevi dolayısıyla işlenmesinde suçun işlendiği sırada kişinin kamu görevlisi sıfatını taşımaması veya emekliye ayrılmış olması artırımın tatbik edilmesini engellemez. Bunun yanında suç kamu görevlisinin yakınına karşı da işlenebilir; örneğin bir hakimin verdiği karara tepki olarak oğlunun kaçırılması bu artırım sebebi kapsamında yer alır.

Ekonomik Kayıp, Cinsel Amaç ve Kasten Yaralama İlişkisi

TCK m. 109/4 gereğince eylemin mağdurun iktisadi yönden kayda değer bir zarara uğramasına sebebiyet vermesi halinde ayrıca bin güne kadar adli para cezası tayin edilir. Bu düzenleme neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç vasfında olduğundan failin söz konusu mali sonuca yönelik kastı aranmaz; ancak hükmün uygulanabilmesi için ortaya çıkan ekonomik kaybın önemli miktarda bulunması gerekir.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cinsel amaçla işlenmesi halinde, TCK m. 109/5 uyarınca kanunun ilgili fıkralarına göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi esnasında kasten yaralama suçunun temel şeklinin gerçekleşmesi durumunda fail hakkında ayrıca kasten yaralamadan ceza tayin edilmeyip fiil TCK m. 109/2 kapsamındaki cebir unsuru olarak cezalandırılır. Suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda ise TCK m. 109/6 gereğince ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Uyuyan birinin kapısını kilitlemek TCK 109 suçunu oluşturur mu?

Evet, TCK m. 109/1 kapsamında suçun temel şekli için cebir veya tehdit gerekmediğinden mağdur içeride uyurken kapının kilitlenmesi suretiyle serbestisinin kısıtlanması halinde bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektiren suç tamamlanır.

Suç ortaklarının yardım eden veya azmettiren olması cezayı bir kat artırır mı?

Hayır, TCK m. 109/3-b bendindeki bir kat artırımın uygulanabilmesi için müşterek faillik gerekir; ortakların eylemi azmettiren veya yardım eden seviyesinde kaldığında bu fıkra uyarınca ceza artırımı yapılamaz.

Eylemin cinsel amaçla işlenmesi cezayı ne ölçüde artırır?

TCK m. 109/5 uyarınca suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, maddenin önceki fıkralarına göre verilecek cezalar yarı oranında artırılarak hükmolunur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu