6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu'nun 5. maddesi, alacaklar, çok yıllık ürün veren ağaçlar, fikri ve sınai mülkiyete konu haklar, hammadde, hayvan ile her türlü kazanç ve iratlar gibi taşınır varlıkları sayarak rehnin kurulabileceği alanları belirlemiştir. Kanun Tasarısı ile madde metnine benzeri her türlü taşınır varlık ibaresinin eklenmesi ve sınırlı sayı ilkesinin esnetilmesi öngörülmüş; nitekim 7099 sayılı Kanun ile 5. maddenin birinci fıkrasına (p) bendi olarak benzeri her türlü taşınır varlık ve hak hükmü eklenmiştir.
6750 sayılı TİCARİ İŞLEMLERDE TAŞINIR REHNİ KANUNU m. 5Kaynağı aç
Rehin Kurulabilecek Taşınır Varlıklar ve Sınırları
Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, birinci fıkrada sayılan münferit taşınır varlıkların borcu karşılaması durumunda ticari işletmenin veya esnaf işletmesinin bütünü üzerinde rehin tesis edilemez. Bununla birlikte, bir işletmenin belirli bir taşınır varlık grubunun bir bütün olarak rehnedilmesi halinde gruba dahil tüm varlıklar rehnedilmiş sayılır ve 4. maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi uygulanmaz.
İşletmelerin müstakbel taşınır varlıkları üzerinde rehin hakkı kurulabilmekte, ancak bu varlıklar üzerindeki tasarruf yetkisi bunların mülkiyete konu edilmesinden sonra kullanılabilmektedir. Ayrıca kendi özel mevzuatı gereğince resmi bir onaya tabi lisans ve ruhsatların rehnedilmesi ancak ilgili onayın alınması koşuluyla mümkündür.
Birleşme ve Karışma ile Rehnin Kapsamı
6750 sayılı Kanun'daki birleşme ve karışmaya ilişkin düzenleme kapsamında, rehinli bir eşyanın başka bir varlıkla ayrılmaz bir bütün oluşturacak şekilde bir araya gelmesi durumunda rehin hakkı ortaya çıkan yeni malın bütününü kapsar. Bu halde güvence hakkı sona ermemekte; rehinli eşyaların birleşme sırasındaki kıymetlerinin nihai ürünün toplam değerine kıyaslanmasıyla belirlenen pay nispetinde alacaklılar lehine paylı rehin şeklinde devam etmektedir.
Değişiklik tekliflerinde birleşme ve karışma kurallarının sistemden çıkarılması, madde kenar başlığının Rehnin Kapsamı olarak düzenlenmesi ve taşınır varlığın gelecekteki faiz ile sigorta gibi hukuki getirileri ile doğal ürün ve ikame mallarının doğrudan rehnin kapsamına alınması tartışılmıştır. Bu düzenleme yaklaşımında bir taşınırın rehinli olduğunu bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen iyiniyetli üçüncü kişilerin korunması amaçlanmıştır.
Birleşme ve karışma hükümlerinin kaldırılması yönündeki tasarı tekliflerine paralel olarak, 6750 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 3. fıkrasında yer alan birleşen veya karışan varlıklar üzerindeki rehin haklarının önceki önceliğini koruyacağına ve aynı derecede tescil anının esas alınacağına ilişkin düzenlemenin mülga edilmesi öngörülmüş; anılan fıkra 7099 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.
6750 sayılı TİCARİ İŞLEMLERDE TAŞINIR REHNİ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Temerrüt Sonrası Alacaklının Hakları ve Takip Yolları
6750 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca borcun süresinde ifa edilmemesi halinde alacaklı kanunda sayılan yollara başvurabilir. Birinci derece alacaklı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca icra dairesinden rehinli taşınırın mülkiyetinin devrini talep edebilir; ayrıca alacağın varlık yönetim şirketlerine devredilmesi veya kiralama ve lisans haklarının kullanılması mümkündür.
Tespit edilen taşınır kıymetinin birinci sıradaki rehin alacaklısının toplam alacak tutarını aşması halinde, ortaya çıkan fazlalık kısım yönünden alt sıralarda bulunan diğer alacaklılara karşı birinci derece alacaklı ile rehin borçlusu birlikte ve zincirleme biçimde sorumlu tutulur.
6750 sayılı TİCARİ İŞLEMLERDE TAŞINIR REHNİ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Kanun Tasarısı ile alacaklının genel hükümler çerçevesinde takip yapabilmesi ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca malın sattırılarak alacağın tahsil edilmesi imkânının tanınması öngörülmüş; 7099 sayılı Kanun ile 6750 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrasına (ç) bendi eklenerek temerrüt halinde genel hükümler çerçevesinde takip yapma hakkı açık bir hükümle yürürlüğe konulmuştur.
Rehin Sözleşmesinin Noterlik Şekli ve İlam Niteliği
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesi uyarınca mahkeme huzurundaki sulhler, kabuller, icra kefaletleri ve yalnızca para borcu ikrarını içeren re'sen tanzim edilmiş düzenleme şeklindeki noter senetleri ilamların icrası hükümlerine tabidir. Noterlikçe düzenleme biçiminde hazırlanmayıp sadece onaylama şeklinde yapılan taşınır ve ticari işletme rehni sözleşmeleri ilam niteliğinde belge vasfı taşımaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/9311, K. 2023/2178Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 38Kaynağı aç
İlam niteliği taşımayan onaylama şeklindeki rehin sözleşmelerine dayanılarak İcra ve İflas Kanunu'nun 150/h maddesi gereğince rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapılamaz ve borçluya icra emri gönderilemez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/9311 Esas ve 2023/2178 Karar sayılı ilamında, düzenleme şeklinde yapılmayan rehin sözleşmesine istinaden ilamlı takip başlatılamayacağına ve icra emrinin iptali gerektiğine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır.
Cezai Yaptırımlar ve Uzlaştırma Usulü
6750 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrası uyarınca rehin veren veya rehinli taşınırı devralanın kanunda sayılan aykırı eylemleri neticesinde alacağını kısmen veya tamamen tahsil edemeyen alacaklının şikayeti üzerine, güvence altına alınan borç tutarının yarısını geçmemek üzere adli para cezası verilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre bir taşınırı rehin almak suretiyle ödünç para verme işini devamlı yapan kişi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesindeki tefecilik suçu uyarınca cezalandırılır.
6750 sayılı TİCARİ İŞLEMLERDE TAŞINIR REHNİ KANUNU m. 16Kaynağı aç
Taşınır rehni yükümlülüğüne aykırılık fiili şikayete bağlı suç niteliğindedir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2019/23037 Esas ve 2019/9887 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, kanunda uzlaştırma hükümlerinin uygulanmayacağına dair özel bir istisna bulunmadığından, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma usulünün işletilmesi zorunludur.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/23037, K. 2019/9887Kaynağı aç
Onaylama şeklindeki noter rehin sözleşmesiyle ilamlı icra takibi yapılabilir mi?
Hayır, İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesi uyarınca yalnızca para borcu ikrarını içeren düzenleme şeklindeki noter senetleri ilam niteliğinde sayıldığından onaylama şeklindeki rehin sözleşmelerine dayanılarak ilamlı icra takibi yapılamaz.
İşletmenin tümü hangi durumda rehin konusu yapılamaz?
6750 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, fıkrada sayılan münferit taşınır varlıkların borcu karşılaması hâlinde işletmenin tümü üzerinde rehin kurulamaz.
Taşınır rehni yükümlülüğüne aykırılık suçunda uzlaştırma zorunlu mudur?
Evet, 6750 sayılı Kanun'un 16. maddesindeki suç şikayete tabi olduğundan ve kanunda aksine özel bir hüküm yer almadığından Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca uzlaştırma usulünün uygulanması zorunludur.
Rehinli taşınırın değeri borçtan fazlaysa aradaki farktan kimler sorumludur?
Rehinli malın değerinin birinci derecedeki alacağı aşması hâlinde oluşan bakiye tutardan, sonraki sıralardaki alacaklılara karşı birinci derece alacaklı ile rehin veren müteselsil olarak sorumluluk taşır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

