Türk Hukukunda Taşıma İşleri Komisyonculuğu Sözleşmesi

by Avukat Erdal Ersoy
Türk Hukukunda Taşıma İşleri Komisyonculuğu Sözleşmesi

Taşıma İşleri Komisyonculuğu Sözleşmesinin Tanımı ve Hukuki Niteliği

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 917. maddesinin birinci fıkrası uyarınca taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi; komisyoncunun kararlaştırılan bir ücret karşılığında eşya taşıtmayı üstlendiği, gönderenin ise bu ücreti ödeme borcu altına girdiği sözleşmedir. Bu ilişkide gönderen, eşyanın taşıtılması amacıyla taşıma işleri komisyoncusunu vekil tayin eden ve sözleşmede kararlaştırılan ücreti ödeme borcu altına giren taraftır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 917Kaynağı aç
MADDE 917- (1) Taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi ile komisyoncu eşya taşıtmayı üstlenir. Bu sözleşme ile gönderen, kararlaştırılan ücreti ödeme borcu altına girer. (2) Taşıma işleri komisyonculuğu bir ticari işletme faaliyetidir. (3) Bu Kısımdaki özel hükümler saklı kalmak üzere, komisyonculuk sözleşmesi ve eşyanın taşınmasına ait konularda taşıma sözleşmesine ilişkin hükümler taşıma işleri komisyonculuğuna da uygulanır. B) Hükümleri I – Eşyanın taşıtılması

Türk Ticaret Kanunu'nun 917. maddesinin ikinci fıkrası gereğince taşıma işleri komisyonculuğu bir ticari işletme faaliyetidir. Kanunun 917. maddesinin üçüncü fıkrasında ise komisyonculuğa dair özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, komisyonculuk sözleşmesi ile eşyanın taşınmasına ait konularda taşıma sözleşmesine ilişkin hükümlerin taşıma işleri komisyonculuğuna da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Taşıma İşleri Komisyoncusunun Borçları ve Temsil İlişkisi

Türk Ticaret Kanunu'nun 918. maddesinin birinci fıkrası uyarınca eşyanın taşıtılması borcu, taşıma işinin örgütlenmesini kapsar. Komisyoncu bu çerçevede taşıma araçlarını ve taşıma yolunu belirlemek, taşıma işini fiilen gerçekleştirecek taşıyıcı veya taşıyıcıları seçmek, eşyanın taşınması için gereken taşıma, ardiye ve taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmelerini akdetmek, fiili taşıyıcılara gerekli bilgi ve talimatları iletmek ve gönderenin tazminat haklarını teminat altına almakla yükümlüdür.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 918Kaynağı aç
MADDE 918- (1) Eşyanın taşıtılması borcu, taşıma işinin örgütlenmesini ve özellikle; a) Taşıma araçlarını ve taşıma yolunu belirlemek, b) Taşıma işini fiilen gerçekleştirecek taşıyıcıyı ve taşıyıcıları seçmek, eşyanın taşıtılması için gereken taşıma, ardiye ve taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmelerini yapmak, c) Taşıyıcıya ve taşıyıcılara gerekli bilgi ve talimatları vermek, d) Gönderenin tazminat haklarını teminat altına almak, yükümlülüklerini kapsar. (2) Komisyoncunun yükümlülüklerinin kapsamına ayrıca, taşımaya ilişkin olarak kararlaştırılmış olan eşyanın sigortalanması, ambalajlanması, işaretlenmesi ve gümrüklenmesi gibi başkaca edimlerin yerine getirilmesi de girer. Aksi öngörülmedikçe, komisyoncu, sadece bu edimlerin yerine getirilmesi için gereken sözleşmeleri yapmakla yükümlüdür. (3) Taşıma işleri komisyoncusu, gerekli sözleşmeleri kendi veya böyle bir yetki almış olması şartıyla, gönderen adına yapar. (4) Taşıma işleri komisyoncusu edimlerini yerine getirirken, gönderenin menfaatlerini gözetmekle ve onun talimatlarına uymakla yükümlüdür. II – Bildirme yükümlülüğü

Taşıma işleri komisyoncusunun yükümlülükleri arasına ayrıca taşımaya ilişkin kararlaştırılmış olan eşyanın sigortalanması, ambalajlanması, işaretlenmesi ve gümrüklenmesi gibi diğer edimlerin yerine getirilmesi de girer. Türk Ticaret Kanunu'nun 918. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, komisyonculuk sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe komisyoncu bu yan edimleri bizzat ifa etmekle değil, sadece bunların yerine getirilmesi için gerekli sözleşmeleri yapmakla mükelleftir.

Türk Ticaret Kanunu'nun 918. maddesinin üçüncü fıkrasına göre taşıma işleri komisyoncusu, gerekli sözleşmeleri kural olarak kendi adına akdeder ve bu durumda gönderen ile arasında dolaylı temsil ilişkisi kurulur. Buna karşılık gönderen tarafından kendisine açıkça yetki verilmiş olması koşuluyla ilgili sözleşmeleri gönderen adına akdederek doğrudan temsil yetkisini kullanır.

Komisyoncu tüm edimlerini yerine getirirken, Türk Ticaret Kanunu'nun 918. maddesinin dördüncü fıkrası doğrultusunda gönderenin menfaatlerini gözetmek ve onun talimatlarına uymak zorundadır.

Gönderenin Borçları ve Masrafların Kapsamı

Taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesinde gönderenin temel borcu sözleşmede kararlaştırılan ücreti ödemektir. Sözleşmede ücret komisyonculuk faaliyeti bakımından ayrı olarak belirlenebileceği gibi, taşıma ücretini de kapsayan götürü bir bedel şeklinde kararlaştırılabilir.

Gönderen aynı zamanda komisyoncunun taşıtma işi kapsamında üstlendiği ek faaliyet giderlerine ilişkin masrafları karşılamakla mükelleftir. Komisyoncunun talep edebileceği masraflar; taşıtma işi için yürütülen faaliyetler sonucunda ortaya çıkan taşıma, ardiye ile eşyanın gümrüklenmesi ve sigorta edilmesi gibi ek ücretleri kapsar.

Gönderen gerektiğinde taşınacak eşyayı usulüne uygun şekilde ambalajlamak, işaretlemek, resmi ve fiili nitelikteki belgeleri sağlamak ve komisyoncunun edimlerini ifa edebilmesi için lüzumlu tüm bilgileri vermekle yükümlüdür. Gönderen ayrıca sözleşmenin ifası sebebiyle taşıma işleri komisyoncusunun uğradığı zararları tazmin etmekle yükümlüdür.

Taşımanın Bizzat Üstlenilmesi ve Götürü Ücret Durumu

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 926. maddesinin birinci fıkrası uyarınca taşıma işleri komisyoncusu, eşyanın taşınmasını bizzat üstlenebilir. Komisyoncu bu hakkını kullandığı takdirde taşımadan doğan hak ve yükümlülükler bakımından taşıyıcı veya taşıyan sayılır; bu halde kendi komisyonculuk faaliyeti için isteyeceği ücretin yanı sıra olağan taşıma ücretini de talep edebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 926Kaynağı aç
MADDE 926- (1) Taşıma işleri komisyoncusu, eşyanın taşınmasını bizzat üstlenebilir. Bu hakkını kullanırsa, taşımadan doğan haklar ve yükümlülükler yönünden taşıyıcı veya taşıyan sayılır. Bu durumda, kendi faaliyeti için isteyeceği ücretin yanısıra olağan taşıma ücretini de isteyebilir. X – Toplama yük

Ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedel veya götürü ücret kararlaştırıldığı takdirde, taşıma işleri komisyoncusu taşımaya ilişkin konularda taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olur.

Komisyoncunun Sorumluluğu, Kurtulma Sebepleri ve Rücu

Taşıma işleri komisyoncusu, zilyetliğinde bulunan eşyanın zıyaından ve hasarından gönderene karşı sorumludur. Bu sorumluluğun doğabilmesi için zararı doğuran olayın eşya henüz komisyoncunun zilyetliğindeyken meydana gelmiş olması şarttır. Zarar zilyetlik sona erdikten sonra ortaya çıkmış olsa dahi, zararı doğuran hadise zilyetlik esnasında gerçekleşmişse komisyoncunun sorumluluğu devam eder.

Eşyanın fiilen taşıyıcının zilyetliğinde bulunduğu sırada uğradığı zıya veya hasardan dolayı komisyoncu sorumlu tutulmaz. Taşıma işleri komisyoncusu, zilyetliğinde bulunan malın zıyaından veya hasarından kaynaklanmayan bir zarardan sadece Türk Ticaret Kanunu'nun 918. maddesi uyarınca kendisine düşen örgütleme ve talimat yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde sorumlu olur.

Tedbirli bir tacirin göstereceği özene rağmen zarar önlenemeyecek idiyse komisyoncu sorumluluktan kurtulur. Zararın oluşmasına gönderenin bir davranışı veya eşyanın kendine özgü bir ayıbı sebebiyet vermişse, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının tayininde bu unsurlar dikkate alınır.

Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu dönemine ilişkin bir uyuşmazlık çerçevesinde verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2012/11-530 Esas ve 2012/903 Karar sayılı ilamında; taşıma işleri komisyoncusunun taşıyıcıları tedbirli bir tacir gibi seçmek ve müvekkilinin menfaatlerini korumakla yükümlü olduğu, aksi halde eşyayı taşıttığı kimselerin fiil ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulabileceği kabul edilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/11-530, K. 2012/903Kaynağı aç
Hukuk Genel Kurulu         2012/11-530 E.  ,  2012/903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/02/2012 NUMARASI : 2011/528-2012/22 Taraflar arasındaki “tazminat ” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkeme’since davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.04.2009 gün ve 2006/842 E., 2009/229 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 08.03.2011 gün ve 2009/9774 E., 2011/2434 K. sayılı ilamı ile; (…Davacı vekili, müvekkili tarafından yurtdışından getirtilen emtianın davalı gümrük müşavirliği şirketine verilen vekalet gereği gümrük işlemlerinin tamamlandığını, daha sonra bu şirket tarafından temin edilen diğer davalıların taşıyıcı ve sürücüsü olduğu araç ile emtianın sevk edilmesi sırasında geceleyin güvenliği olmayan bir yerde park halinde iken aracın emtia ile birlikte çalındığını ileri sürerek, emtia bedeli olan 162.129,34 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalı gümrük müşavirliği şirketinin taşıyıcı olmaması nedeniyle oluşan zarardan sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine, diğer davalılar ise taşıyıcı olarak emtianın çalınmasından dolayı sorumlu oldukları gerekçesiyle, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davacıya ait emtianın araç ile birlikte çalınması nedeniyle oluşan zarardan davalı gümrük müşavirliği şirketinin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı ile gümrük müşavirliği arasındaki ilişki vekalet sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, yasal dayanağı BK 386 ve devamı maddeleridir. Vekil, vekil edenin talimatı doğrultusunda ve iyi bir surette vekaleti ifa ile mükelleftir. (BK 389-390 md.) Vekil müvekkilinin talebi üzerine yapmış olduğu işin hesabını vermeye ve bu cihetten dolayı her nam ile olursa olsun almış olduğu şeyi müvekkile tediyeye ve zimmetinde kalan paranın da faizini vermeye mecburdur. (BK 392 md.) Vekalet sözleşmesi, sonucu itibariyle bir güven ilişkisi olduğundan vekalet konusunun yerine getirilmesinden vekile düşen başlıca yüküm onu özen ve sadakatle ifa etmesidir. B.K.'nun 390/1. maddesi özenle ifa borcunun sınır ve kapsamını çizmiştir. Anılan madde hükmüne göre vekilin sorumluluğu genel olarak hizmet sözleşmesinde işçinin sorumlu olduğu hükümlere tabidir. Vekilin özenle ifası, hizmet sözleşmesinde olduğu gibi, sözleşmenin hükümlerine ve BK'nun 321. maddesinde açıklanan işçinin özen ve sadakat borcuna ilişkin unsurlara göre belirlenecektir. BK'nun 390/2. maddesine göre vekil, müvekkile karşı vekaleti iyi bir surette ifa ile mükelleftir. Vekilin özenle ifada bulunduğunun kabulü için tedbirli ve basiretli şekilde hareket etmesi gereklidir. BK'nun 32 ve 98. madde hükümleri her türlü kusuru kapsar. O nedenle vekilin kusuru pek hafif olsa dahi sorumluluktan kurtulamayacaktır. Yine sadakatle ifa müvekkilin yararına ve onun arzularına uygun olarak hareket etme borcunu kapsar. Sadakatle ifa genel bir anlatımla objektif iyi niyet kurallarına uygun olarak ifa şeklinde tanımlanmaktadır. (Bkz. Hatemi/ Şerozan Arpacı, Borçlar Hukuku Özel Bölüm, İst. 1992, s. 319, 320) Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, davacıya ait emtianın gümrük işlemlerinin tamamlanması ve emtianın davacıya sevk ve nakli hususunda davalı gümrük müşavirliği şirketine vekalet verilmiş olup, buna dayalı olarak davalı şirket diğer davalı taşıyıcı şirketi temin etmiş ve emtianın davacıya sevki sırasında sürücünün aracı geceleyin güvenliği olmayan bir yerde park etmesi sonucu araç yükü ile birlikte çalınmıştır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, aracın güvenliği olmayan bir yerde park edilmesi sonucu emtianın çalınmasından dolayı davalı taşıyıcı şirket kusurlu ve sorumlu olup, davalı gümrük müşavirliği şirketi de vekil olarak doğru taşıyıcıyı seçmede gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olması nedeniyle davacının uğradığı zarardan sorumludur. Bu itibarla, mahkemece, davalı gümrük müşavirliği şirketinin taşıyıcıyı seçerken vekalet görevini özenle yerine getirmemesi nedeniyle davacıya ait emtianın çalınmasından dolayı oluşan zarardan sorumlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN: Davacı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, taşınan emtianın zayi olması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı tarafından ithal edilen emtianın gümrük işlemlerinin davalılardan ……. Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti tarafından vekâleten yerine getirildiği, emtianın gümrükten çekilmesinden sonra nakliyesi esnasında zayi olmasından bu şirketin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle bu davalı açısından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur. Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davacı vekili getirmiştir. Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacıya ait olan emtianın taşındığı araç ile birlikte çalınmasıyla oluşan zarardan davalılardan…. Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti’nin de sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bilindiği üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 762 vd. maddelerinde taşıma işlerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup, “Taşıma İşleri Komisyonculuğu” başlıklı 808. maddesinde; “Ücret mukabilinde kendi namına ve bir müvekkil hesabına eşya taşıtmayı sanat ittihaz etmiş olan kimseye taşıma işleri komüsyoncusu denir. Bu ayırımdaki hususi hükümler baki kalmak şartiyle komüsyon mukavelesi ve eşyanın taşınmasına ait hususlarda, taşıma mukavelesi hakkındaki hükümler taşıma işleri komüsyonculuğuna da tatbik olunur.” hükmü getirilmiştir. Aynı yasanın 814. maddesinin ilk iki fıkrası ise; “Aksine mukavele olmadığı takdirde komüsyoncu eşyayı kendi vasıta ve adamları ile taşıyabileceği gibi kendi yerine geçen taşıyıcılara da taşıtabilir. Bu halde komüsyoncu taşıyıcı sayılır. Komüsyoncu, taşıma senedinin ikinci nüshasını 771 inci madde hükmünce kendi adına imza edip müvekkiline gerivermiş veya kendi adına taşıma ilmühaberi tanzim ederek müvekkiline vermiş veyahut kendisiyle müvekkili arasında taşıma ücreti ve bütün masraflara karşılık olarak kesin bir para tayin edilmiş ise komüsyoncu taşıyıcı sayılır.” şeklindedir. Bu itibarla; ücret karşılığı kendi namına ve müvekkili hesabına eşya taşımayı sanat ittihaz etmiş olan kimse taşıma komisyoncusu olarak nitelendirilecek ve TTK’nun 809. maddesi uyarınca, taşıyıcıları tedbirli bir tacir gibi seçmeye, müvekkilinin menfaatlerini korumaya mecbur olacaktır. Aksi halde aynı Kanun’un 814 ncü maddesine göre, eşyayı taşıttığı kimselerin fiil ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulabilecektir. Taşıma işler komisyoncusunun eşyanın taşınmasına ilişkin hususlar yönünden, aynı zamanda taşıma sözleşmesi hakkındaki hükümlere tabidir. (İsv.BK 439; TTK.808/II). Başka bir ifadeyle taşıma komisyoncusunun faaliyeti eşyanın taşıyıcıya teslimi ile son bulsa da, komisyoncu kanun gereği taşımanın yerine getirilmesinden taşıyıcı gibi sorumludur. (Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku 15.Baskı S.218) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından davalı …. Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti’ne verilen 36458 yevmiye nolu ve 21.12.2005 tarihli vekaletnamenin tetkikinde; gümrük işlemleri yanı sıra “tahmil, tahliye ve teslim işlemleri yapmaya, eşyayı sevk ve nakle” ilişkin özel yetki de verilmiş olduğu görülmektedir. Dosyaya ibraz edilmiş olan 18.07.2006 tarihli gümrükten çekilen malların teslim belgesi ise; davalı şirket tarafından form şeklinde düzenmiş olup, kendi isim ve logosu altında çalışanlarının imzasıyla taşıyıcı olarak davalılardan ….. Ekspres Nak. Ltd. Şti’nin sürücüsü davalı E.A.’ya konteynır içerisinde davaya konu emtianın teslim edildiği yönünde açıklama içermektedir. Açıklanan bu belgelerin yanı sıra, diğer davalıların anlatımları, tanık beyanları ve 18.07.2006 tarihli araç bildirim belgesinden; davalılardan …. Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti’nin ücret karşılığında bu işi sanat ittihaz ederek müvekkili hesabına taşımayı yaptırdığı, başka bir deyişle “taşıma işleri komisyoncusu” olduğunu kabul etmek gerekir. Hal böyle olunca; mahkemece, ….Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti’nin taşıma işleri komisyoncusu olarak davacı tarafın uğramış olduğu zarardan sorumlu tutulması gerekirken, davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle bu şirket hakkındaki davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararının bu değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir. Direnme kararı açıklanan bu değişik nedenle bozulmalıdır. S O N U Ç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen değişik nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, aynı Kanun'un 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.11.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/11415 Esas ve 2014/18460 Karar sayılı ilamı çerçevesinde, taşıma işini taahhüt ederek navlun faturası düzenleyen komisyoncu ile fiili taşıyıcının Türk Ticaret Kanunu'nun 888. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müteselsil sorumluluğu değerlendirilir. Uluslararası hava taşımacılığı uyuşmazlıklarında ise Montreal Konvansiyonu'nun 40 ve 41. maddeleri gereğince anlaşmalı üst taşıyıcı veya taşıma işleri komisyoncusu ile fiili taşıyıcı oluşan hasarlardan müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/11415, K. 2014/18460Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2014/11415 E.  ,  2014/18460 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BAKIRKÖY (KAPATILAN) 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2014 NUMARASI : 2013/195-2014/59 Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2014 tarih ve 2013/195-2014/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı THY vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; dava dışı sigortalısı … İlaç San. Ltd. Şti. tarafından Selectchemie AG isimli firmadan 25.04.2012 tarihli faturaya istinaden satın alınan ilaç hammadesi emtiaların İsviçre'den İstanbul'a nakliyeci firma Albantras sorumluluğunda Türk Hava Yolları'na ait 28.04.2012 tarihli uçağa yüklenerek taşındığını, emtianın havaalanına inişinde biri sigorta konusu emtia olmak üzere 2 kabın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, hasara ilişkin kargo hasar raporu tutulduğunu, taşıma işlemi sırasında meydana gelen hasardan davalıların sorumlu olduğunu, yaptırılan ekspertiz raporunda belirlenen hasar miktarı olan 3.644,06.-TL'yi 16.08.2012 tarihinde sigortalıya ödenerek haklarına halef olunduğunu ileri sürerek 3.644,06.-TL rücuen tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama harç ve giderleri, vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Albatrans vekili; davanın husumet yokluğu sebebi ile reddinin gerektiğini, müvekkilinin taşıyan sıfatına haiz olmayıp, taşımada aracı konumunda olarak sadece bu taşıma işini organize ettiğini, husumetin THY'na yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca hasar ile ilgili müracaatın hasar tarihinden oldukça uzun bir süre sonra yapldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Türk Hava Yolları vekili; davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, dava açma hakkının yalnız alıcı veya göndericiye ait olduğunu, kargonun göndericisinin G… Ltd, alıcısının Albatrans, taşıyıcısının ise T.. A… olduğunu, oysa davanın taraf sıfatı taşımayan…. İlaç San. Ltd. Şti'nin sigorta şirketi olan A.. A… tarafından açıldığını, sigortacısının bu nedenle halefiyet yolu ile talepte bulunma ve dava açma hakkının bulunmadığını, süresi içerisinde ihbarda bulunma mükellefiyetini de yerine getirmediğini, diğer yandan dava konusu olaya Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı Albatrans şirketinin taşıma işini yaptıran yani malı teslim alan konumunda bulunduğu, taşıma sırasında meydana gelen hasardan sorumluluğu bulunmadığı; THYnın fiili taşıyıcı olduğu ve hasardan sınırlı sorumluluğunun söz konusu olduğu gerekçesiyle; davalı ….Uluslararası Nakliye ve Tic. Ltd. Şti'ye yönelik davanın reddine; davalı Türk Hava Yolları'na yönelik davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 2.955,85.-TL'nin ödeme tarihi olan 16/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının davasının 688,21.-TL'lik kısmının reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı THY vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı THY vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, taşıma sözleşmesinden doğan rücuen alacak istemine ilişkindir. Davalı Albatrans dava dışı sigortalı şirkete karşı taşıma işini taahhüt etmiş ve navlun faturasını kesmiştir. Kendisinin de kabulünde olduğu üzere davalı bu şirket taşıma ilişkisinde taşıma işleri komisyoncusu/üst taşıyıcı/forwarder, diğer davalı THY ise fiili taşıyıcı sıfatını taşımaktadır. Montreal Konvansiyonu 39. maddesine göre somut olayda uygulama alanı bulacak hükümler 40. madde ve devamında yer almaktadır. Konvansiyonun 40. maddesine göre hem anlaşmalı taşıyıcı/üst taşıyıcı/taşıma işleri komisyoncusu hem de gerçek taşıyıcı/fiili taşıyıcı, taşımadan dolayı oluşan hasarlardan sorumlu olacak; aynı zamanda müşterek sorumluluğu düzenleyen 41. maddeye göre de; istihdamlarının kapsamı dahilinde hareket eden gerçek taşıyıcının, çalışanlarının veya acentelerinin fiil veya ihmalleri, gerçek taşıyıcı tarafından gerçekleştirilen taşıma ile bağlantılı olarak aynı zamanda anlaşmalı taşıyıcının da fiil ve ihmalleri olarak sayılacağı gibi, anlaşmalı taşıyıcının çalışanlarının yada acentelerinin fiil yada ihmalleri de aynı şekilde gerçek kişinin fiil veya ihmalleri olarak sayılacaktır. Ancak gerçek taşıyıcının sorumluluğu 21. 22. 23. ve 24. maddelerdeki miktarları aşamayacaktır. Çalışanlar yada acenteler de, aleyhlerine açılan davada, istihdamlarının kapsamı dahilinde hareket ettiklerini ispatlarlarsa, taşıyıcının sahip oldukları koşul ve sorumluluk sınırlarından yararlanma haklarına sahip olacaklardır. Aynı Konvansiyonun 45. maddesine göre, davacının tercihine bağlı olarak, gerçek taşıyıcı ya da anlaşmalı taşıyıcı aleyhine yada her ikisi aleyhine birlikte yada ayrı ayrı dava açılabileceği ve TTK'nun 888/3 maddesine göre de asıl taşıyıcı ve fiili taşıyıcının müteselsil sorumluluğunun söz konusu olduğu, bu çerçevede Davalı Albatrans'ın sorumluluğunun da tartışılıp değerlendirilerek hakkında hüküm kurulması gerekirken bu davalı yönünden davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı THY vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 152,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı T.. A..'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde değerlendirilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/1056 Esas ve 2015/6655 Karar sayılı kararında ise; eşyayı taşımak üzere seçilen taşıyıcının sözleşmeye aykırı davranarak komisyoncunun sorumluluğuna sebebiyet vermesi ve taşınan eşyanın taşıyıcının çalışanı tarafından çalınması durumunda, zararı karşılayan taşıma işleri komisyoncusunun asıl taşıyıcıya rücu hakkının bulunduğu belirtilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/1056, K. 2015/6655Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2015/1056 E.  ,  2015/6655 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : KAYSERİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/11/2014 NUMARASI : 2014/1068-2014/450 Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/11/2014 tarih ve 2014/1068-2014/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı E. Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan bir kamyon dolusu emtianın 14.05.2009 tarihinden davalı M.. U..’a ait kamyonun şoförü E. A. tarafından çalındığını, sigortalayan sigorta şirketi E. Sigorta A.Ş'nin müvekkili ile davalı M.. U.. ve dava dışı E. A. ile D. B. aleyhine Kayseri 2. Ticaret Mahkemesi'nin 2011/236 Esas, 2012/158 Karar sayılı dosyasında sigortalısına ödediği miktar üzerinden alacak davası açtığını, işbu davada müvekkili firmanın taşıma komisyoncusu davalı M.. U..'ın ise taşıyan olarak zarardan sorumlu bulunduğunu, ancak taşıma sözleşmesinden kaynaklanan davaların niteliği gereği davacı sigorta şirketinin davayı asıl taşıyan M.. U.. yönünden takip etmeyerek sadece taşıma komisyoncusu müvekkili şirket aleyhine devam ettirme kararı aldığını, M.. U..'ın çalınan kamyonun maliki olduğundan malik sıfatıyla sorumlu olduğunu, mahkemenin 103.410,60 TL tazminatın mahkeme masrafları, vekalet ücretleri ile birlikte müvekkili şirketten tahsiline karar verdiğini, müvekkili firma aleyhine Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5973 Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, müvekkili firmanın alacaklı sigorta şirketi ile 06.12.2012 tarihinde imzaladığı Borç Tasfiye Sözleşmesi uyarınca borcu yapılandırdığını, sözleşme uyarınca toplam borç miktarının 127.000,00 TL olarak belirlendiğini, ilk taksit olarak 16.00,00 TL’nin ödendiğini, müvekkili şirketin sadece taşıma komisyoncusu olması sebebiyle zararı ödemek zorunda kaldığını, komisyoncunun asıl taşıyana rücu hakkı olduğunu ileri sürerek 16.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. 16.04.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 127.000,00 TL’ye çıkarmıştır. Davalı, davacı ile aralarında herhangi bir sözleşmenin olmadığını, davacı tarafla aleyhlerine açılan ve Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/236 Esas ve 2012/158 Karar sayılı dosyasındaki davalılardan E. A.'ın, aracın şoförlüğünü yapan kişi olduğunu, taşıma işi yapılan aracı 01.12.2005 tarihinde E. A. ile anlaşarak sözlü olarak sattığını, 2005 tarihinden itibaren tüm sorumlulukların E. A.'a ait olduğunu, satışa ilişkin bir senet yazıldığını ancak bu şahsın başka borçlarının olması ve akrabası olması nedeniyle karşılıklı itimattan dolayı imzalanmadığını, ancak E.A.'ın aracı kullanmaya devam ettiğini ve yaptığı tüm taşıma işlemlerinde kendi adına hareket ettiğini, kendisinin hiçbir şekilde faturalarda, anlaşma ve sözleşmelerde imzasının ve kabulünün olmadığını, kesilen faturalarda imza incelemesi yaptırılması sonucunda imzanın kendisine değil E.A.'a ait olduğunun anlaşılacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının 6762 sayılı TTK’nın 808. maddesi kapsamında taşıma işleri komisyoncusu sayılacağı, davalı M.. U..'ın ise eşyayı taşıması için seçilen taşıyıcı olduğu, taşıyıcı ile komisyoncu arasında bir komisyonculuk sözleşmesinin mevcut olduğu, davalının sözleşmeye aykırı davranarak taşıma işleri komisyoncusunun sorumluluğuna yol açtığı, 6762 sayılı TTK’nın 781. maddesi gereğince taşıyıcının eşyanın ziyaı ve hasarından sorumlu olduğu, TTK’nın 782. maddesi uyarınca da çalışanların fiil ve kusurlarından dolayı kendi kusuru ve fiilleri gibi sorumlu olacağı, bu nedenle taşıyıcının taşınan eşyanın çalışanı tarafından çalınıp satılması ile meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacının uğradığı zarar için taşıyıcıya rücu hakkı bulunduğu, gerekçesiyle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/236 esas, 2012/158 karar sayılı ilamı gereği mahkemenin davalılar E. A., D. B., H. Nak. Ltd. Şti. aleyhine hükmettiği 103.410,60 TL asıl alacak tutarından davacının ödediği toplam 127.000,00 TL’nin ilk taksiti olan 16.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte, geriye kalan 111.000,00 TL’nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6.506,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hapis Hakkı ve Alacakların Sonraki Komisyoncuya İntikali

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 923. maddesinin birinci fıkrası uyarınca komisyoncu, taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesinden doğan bütün alacakları için Türk Medenî Kanunu'nun 950 ilâ 953. maddeleri uyarınca taşınan eşya üzerinde hapis hakkına sahiptir. Türk Medenî Kanunu'nun 950. maddesi gereğince borcun muaccel olması ve eşyanın alacakla bağlantılı bulunması gerekirken, tacirler arasında zilyetlik ve alacak ticari ilişkiden doğmuşsa bu bağlantı var sayılır. Ayrıca kıyas yoluyla uygulanan Türk Ticaret Kanunu'nun 891. maddesi uyarınca hapis hakkı refakat belgelerini de kapsamakta; rehnin paraya çevrilmesine yönelik bildirimin ise kural olarak gönderilene, gönderilen bulunamazsa veya eşyayı kabulden kaçınırsa gönderene yöneltilmesi gerekmektedir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 923Kaynağı aç
MADDE 923- (1) Komisyoncu, taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesinden doğan bütün alacakları için Türk Medenî Kanununun 950 ilâ 953 üncü maddeleri uyarınca eşya üzerinde hapis hakkına sahiptir. Bu konuda ayrıca, 891 inci maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile üçüncü fıkrası hükümleri de kıyas yoluyla uygulanır. VII – Sonraki komisyoncu
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 950Kaynağı aç
Madde 950- Alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması hâlinde, borç ödeninceye kadar hapsedebilir. Zilyetlik ve alacak ticarî ilişkiden doğmuşsa, tacirler arasında bu bağlantı var sayılır. Alacaklı, borçluya ait olmayan taşınırlar üzerinde de zilyetliğin iyiniyetle kazanılmasının korunduğu ölçüde hapis hakkına sahip olur. II. Ayrık durumlar
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 891Kaynağı aç
MADDE 891- (1) Taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan bütün alacakları için Türk Medenî Kanununun 950 ilâ 953 üncü maddeleri uyarınca eşya üzerinde hapis hakkını haizdir. Hapis hakkı, 860 ıncı maddedeki refakat belgelerini de kapsar. (2) Taşıyıcının, eşyayı zilyetliğinde bulundurduğu veya eşya üzerinde konişmento ve taşıma senedi aracılığı ile tasarruf hakkına sahip olduğu sürece, hapis hakkı vardır. (3) Rehnin paraya çevrilmesine yönelik bildirimin gönderilene yapılması şarttır. Gönderilen bulunamıyorsa veya malı teslim almayı reddediyorsa, bildirim gönderene karşı yapılır. XVI – Birden çok taşıyıcı

Türk Ticaret Kanunu'nun 925. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; önceki taşıyıcı veya taşıma işleri komisyoncusunun alacakları sonraki taşıma işleri komisyoncusu tarafından ödenirse, önceki komisyoncunun veya taşıyıcının istem ve hapis hakları kanunen sonraki taşıma işleri komisyoncusuna geçer.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 925Kaynağı aç
MADDE 925- (1) Önceki taşıyıcı veya taşıma işleri komisyoncusunun alacakları, sonraki taşıma işleri komisyoncusu tarafından ödenirse, önceki komisyoncu veya taşıyıcının istem ve hapis hakları sonraki taşıma işleri komisyoncusuna geçer. IX – Komisyoncunun taşıma işini üzerine alması
Taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi nedir?

Taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi, komisyoncunun ticari işletmesi faaliyeti çerçevesinde ücret karşılığında eşya taşıtmayı üstlendiği, gönderenin de bu ücreti ödeme borcu altına girdiği sözleşmedir.

Komisyoncu eşyanın hasarından hangi şartlarda sorumlu tutulur?

Komisyoncu kural olarak zararı doğuran olayın eşya kendi zilyetliğindeyken gerçekleşmesi halinde zıya ve hasardan sorumludur; eşyanın fiilen taşıyıcıda bulunduğu süreçteki zararlardan ise sadece Türk Ticaret Kanunu'nun 918. maddesindeki organizasyon ve özen borçlarını ihlal etmişse sorumlu kılınabilir.

Taşıma işleri komisyoncusu taşımayı bizzat yapabilir mi?

Evet, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 926. maddesinin birinci fıkrası uyarınca komisyoncu taşımayı bizzat üstlenebilir; bu durumda taşıyıcı sayılarak komisyonculuk faaliyeti ücretinin yanında olağan taşıma ücretini de talep edebilir.

Götürü ücret kararlaştırıldığında komisyoncunun hukuki sıfatı ne olur?

Sözleşmede taşıma giderlerini de kapsayan tek bir bedel veya götürü ücret kararlaştırıldığı takdirde, komisyoncu taşımaya ilişkin konularda taşıyanın hak ve yükümlülüklerine tabi olur.

Komisyoncunun eşya üzerinde hapis hakkı var mıdır?

Evet, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 923. maddesinin birinci fıkrası gereğince komisyoncu sözleşmeden doğan tüm alacakları için taşınan eşya üzerinde kanuni hapis hakkına sahiptir.

Önceki taşıyıcının ücretini ödeyen komisyoncu hangi hakları kazanır?

Türk Ticaret Kanunu'nun 925. maddesinin birinci fıkrası gereğince, önceki taşıyıcı veya komisyoncunun alacaklarını ödeyen sonraki taşıma işleri komisyoncusuna önceki tarafın istem ve hapis hakları kanunen geçer.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu