Kurumlar vergisi mükelleflerinin normal faaliyet dönemlerinde beyanname, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar bağlı bulunulan vergi dairesine sunulur. Şirketlerin tasfiyeye girmesi, devralınması, tür değiştirmesi veya tam bölünmesi gibi yeniden yapılandırma hallerinde ise genel hesap dönemi kuralları yerini özel beyan ve tarh sürelerine bırakır. Gelir İdaresi Başkanlığı duyurusu kapsamındaki birleşme, devir, tasfiye dönemi, tam bölünme ve tür değişikliğine bağlı kurumlar vergisi beyannamesi uygulaması da 10 Kasım 2022 tarihinden itibaren geçerlilik taşımaktadır.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Tasfiye Sürecinde Dönem Tespiti ve Beyan Süreleri
Tasfiye haline giren sermaye şirketlerinde takvim yılı esasına dayalı olağan hesap dönemi yerine tasfiye dönemi esas alınır. Tasfiye süreci, genel kurul tarafından alınan tasfiyeye giriş kararının ticaret siciline tescil edildiği tarihte başlar ve tasfiye kapanış kararının tescil edilmesiyle sona erer. Tasfiyenin başlangıç tarihinden ilgili takvim yılının sonuna kadar geçen süre ilk bağımsız tasfiye dönemi sayılır. Bunu takip eden her bir takvim yılı ayrı bir tasfiye dönemi oluştururken, nihai aşamada yıl başından tasfiyenin resmi tescille bitiş tarihine kadar olan zaman dilimi son tasfiye dönemini teşkil eder.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Tasfiyenin başladığı aynı takvim yılı içerisinde tamamlanması durumunda, kurumun tasfiye başlangıç tarihi ile tasfiyenin resmen bittiği tarih arasındaki aralık tek bir tasfiye dönemi olarak vergilendirilir.
Tasfiye sürecindeki ara dönemlere ilişkin kurumlar vergisi beyannameleri, tasfiye memurları tarafından her bir tasfiye döneminin bitimini izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine verilir. Tasfiyenin tamamen sonuçlandığı döneme ait nihai tasfiye beyannamesinin ise tasfiye kapanışının tescil edildiği tarihten itibaren otuz gün içinde vergi dairesine teslim edilmesi yasal zorunluluktur.
Tasfiye beyannamelerine ayrıntılı bilanço ve gelir tablosunun eklenmesi şarttır; ayrıca tasfiye bilançosu temel alınarak ortaklara intikal ettirilen nakit veya ayni değerleri gösteren ayrıntılı listenin de beyannameye dahil edilmesi gerekir. Tasfiye memurları son beyannameyi verirken yapılmış olan tüm işlemlerin vergi mevzuatı açısından incelenmesini yazılı bir dilekçe ile talep ederler. Bu dilekçenin sunulması üzerine en geç üç ay içerisinde vergi incelemesine başlanması ve incelemenin kesintisiz sürdürülmesi kanun gereğidir.
Tasfiye aşamasının zararla neticelenmesi halinde, ortaya çıkan nihai tasfiye sonucu geçmiş tasfiye dönemlerine doğru geriye dönük olarak düzeltilir ve geçmiş dönemlerde fazla tahakkuk ettirilerek ödenmiş bulunan kurumlar vergisi mükellefe iade edilir. Bir yıldan uzun süren tasfiye işlemlerinde ise tarh zamanaşımı, genel kuraldan ayrılarak tasfiyenin resmen sonuçlandığı dönemi takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.
Ortaklar kurulunun tasfiyeden vazgeçme yönünde karar alması halinde şirket hakkındaki tasfiye hükümleri derhal son bulur. Vazgeçme kararı, söz konusu kararın alındığı hesap döneminin en başından itibaren hüküm doğurur. Bu doğrultuda tasfiyeden vazgeçilinceye dek verilmiş bulunan tasfiye dönemi beyannameleri, geriye dönük biçimde olağan faaliyet dönemi beyannameleri olarak kabul görür.
Devir, Nevi Değişikliği ve Tam Bölünmede Özel Beyan Rejimi
Birleşme sonucunda infisah eden kurum ile devralan kurumun kanuni veya iş merkezlerinin Türkiye hudutları dahilinde bulunması ve münfesih kurumun devir tarihindeki tüm bilanço kalemlerinin aynen ve bütünlük içinde devralan şirketin bilançosuna intikal ettirilmesi kaydıyla gerçekleşen işlemler 5520 sayılı Kanun kapsamında devir sayılır. Aynı yasal kıstasları taşıyan nevi değişiklikleri de devir hükümlerine tabidir. Tam mükellef bir şirketin tasfiyesiz olarak infisah etmesi suretiyle tüm aktif ve pasifini kayıtlı değerleri üzerinden en az iki tam mükellef sermaye şirketine devretmesi ve mukabilinde ortaklara devralan şirket paylarının verilmesi ise tam bölünme niteliği taşır.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 19Kaynağı aç
Devir veya bölünme işleminin olağan hesap döneminin kapandığı aydan normal kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ayın sonuna kadar geçen vadede gerçekleşmesi durumunda, münfesih veya bölünen kuruma ait önceki hesap dönemi beyannamesi, işlemin Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği tarihten başlayarak otuz gün içerisinde müştereken imzalanarak yetkili vergi dairesine ulaştırılır.
5520 sayılı KURUMLAR VERGİSİ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Devralan kurum, münfesih kurumun tahakkuk etmiş ve doğacak bütün vergi borçlarını ifa edeceğini birleşme kurumlar vergisi beyannamesine ekleyeceği taahhütname ile kabul eder. Tam bölünmede de mal varlığını devralan kurumlar, bölünen şirketin bölünme gününe kadar doğmuş ve doğacak vergi yükümlülüklerinden müteselsilen sorumlu olacaklarını beyanname ekinde taahhütname ile teyit ederler. İdarenin kamu alacağını güvenceye alması amacıyla mahallin en büyük mal memuru, hem devir hem de bölünme hallerinde bu taahhütnameye ilaveten ayrıca teminat isteme yetkisine sahiptir.
Nevi değişikliğinin devir niteliğinde olması sebebiyle sorumluluğun kapsamı yargı içtihatlarında da netleştirilmiştir. Danıştay 4. Dairesi'nin E. 2001/1579, K. 2002/2000 sayılı kararında, nevi değişikliği yoluyla infisah eden kurumun devir anına kadar olan kıst dönem beyanına ve vergi borçlarına dair verilen taahhütname uyarınca sonradan tarh edilen ek vergi borçlarının devralan şirketten talep edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı karara bağlanmıştır.
Danıştay 4. Daire, E. 2001/1579, K. 2002/2000Kaynağı aç
Sicilden Re'sen Terkin Edilen Şirketlerde Temsilcilerin Durumu
Tasfiye prosedürü işletilmeksizin ticaret sicilinden kaydı silinen kurumlarda vergi sorumluluğu özellik arz eder. Danıştay 3. Dairesi'nin E. 2019/5018, K. 2022/535 sayılı ilamında, Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi uyarınca re'sen silinen şirketlerin 5520 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinde öngörülen kanuni tasfiye sürecine girmemesi nedeniyle, tasfiye şartı gerçekleşmeden mülga 17 nci maddenin dokuzuncu fıkrasına dayanılarak kanuni temsilciler adına vergi salınamayacağı ve ceza kesilemeyeceği belirtilmiştir.
Danıştay 3. Daire, E. 2019/5018, K. 2022/535Kaynağı aç
Tasfiyeye başvurmaksızın tüzel kişiliği sona erdirilen şirketlerin fesih öncesi vergi borçlarından kanuni temsilcileri sorumlu tutan 7103 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesine eklenen fıkra ise geriye yürütülemez. Danıştay 3. Dairesi'nin E. 2021/3935, K. 2023/1444 sayılı kararında, bu kanuni düzenlemenin yürürlüğe girdiği 27 Mart 2018 tarihinden önceki vergilendirme dönemlerine teşmil edilemeyeceği, anayasal hukuk devleti ve kanunların geriye yürümezliği ilkeleri çerçevesinde hüküm altına alınmıştır.
Danıştay 3. Daire, E. 2021/3935, K. 2023/1444Kaynağı aç
Tasfiye bitiminde kurumlar vergisi beyannamesi hangi tarihe kadar verilir?
Tasfiyenin sona erdiği döneme ilişkin tasfiye beyannamesi, tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren otuz gün içinde kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilir.
Tasfiye zararla kapanırsa ödenen kurumlar vergisi geri alınabilir mi?
Evet; tasfiyenin zararla sonuçlanması durumunda tasfiye karı veya zararı önceki tasfiye dönemlerine doğru geriye dönük düzeltilir ve geçmiş dönemlerde fazla ödenmiş olan vergiler mükellefe iade edilir.
Devir ve tam bölünme işlemlerinde idare teminat isteyebilir mi?
Evet; devir ve tam bölünmede beyanname ekinde taahhütname verilmesinin yanı sıra mahallin en büyük mal memuru tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçları için ayrıca teminat talep etme yetkisine sahiptir.
Tasfiyeden dönülmesi durumunda evvelce verilmiş tasfiye beyannameleri ne olur?
Tasfiyeden vazgeçilmesi halinde karar, alındığı dönemin başlangıcından geçerli sayılır ve o tarihe kadar verilmiş bulunan tasfiye dönemi beyannameleri normal faaliyet dönemi beyannamesi yerine geçer.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

