Tamamlama Harcı Nedir ve Yatırılmazsa Ne Olur?

by Avukat Erdal Ersoy
Tamamlama Harcı Nedir ve Yatırılmazsa Ne Olur?

Tamamlama Harcı Kavramı ve Hukuki Dayanağı

Tamamlama harcı, yargılama sürecinde uyuşmazlık konusunun dava dilekçesinde gösterilenden daha yüksek bir parasal değere ulaştığının anlaşılması durumunda noksan kalan karar ve ilam harcının ikmal edilmesi amacıyla ödenir. 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 30 uyarınca yargılama sırasında saptanan değerin dilekçede bildirilen meblağı aştığı tespit edilirse, mahkeme yalnızca o duruşma için davayı yürütmeye devam edebilir. Bir sonraki celseye kadar eksik tutar üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadığı müddetçe yargılamanın sürdürülmesi mümkün değildir. Harç tutarı, ilgili mahkemenin bildirdiği banka hesabına veya adliye veznesine yatırılarak temin edilen tahsilat belgesi dosyaya sunulmak suretiyle belgelendirilir.

492 sayılı HARÇLAR KANUNU m. 30Kaynağı aç
Madde 30 – Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır. Peşin alınan karar ve ilam harclarının geri verilmesi:

492 sayılı Harçlar Kanunu m. 32 gereğince, yargı işlemlerine ilişkin kanuni harçlar yatırılmadıkça mahkemece sonraki usul işlemlerinin yerine getirilmesi hukuken engellenmiştir. Bu nedenle yargılamanın ilerlemesi ve tarafların taleplerinin incelenebilmesi noksan harcın eksiksiz ödenmesine bağlıdır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/1767, K. 2022/3Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2021/1767 E.  ,  2022/3 K. "İçtihat Metni" 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.09.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 26.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Dava tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, takipsiz bırakılan davada, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 1 aylık süre sonunda yenileme talebinde bulunulduğu ancak yenileme harcının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. (1086 sayılı HUMK 409) maddesi uyarınca, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. Taraflardan biri, işlemden kaldırılmış olan bir dosyayı (üç ay içinde) yenileyebilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir ay içinde yenileme talebinde bulunan taraftan, hiçbir harç alınmaz. Dava, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir ay geçtikten sonra (yani kalan iki aylık süre içinde) yenilenirse yeniden başvuru ve peşin harç alınır (Z.Yılmaz, Medeni Usul Hukukunda Davanın Açılmamış Sayılması, Seçkin, 2001, Sy 204). Taraf, dosya işlemden kaldırıldıktan itibaren bir aylık süreyi geçirdikten sonra yenileme isteminde bulunduğu takdirde 492 sayılı Harçlar Kanununun 7. maddesi uyarınca yeniden harç ödemek zorundadır. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir ay geçtikten sonra ve fakat üç ay içinde yenileme talebinde bulunulmuş, ancak harç yatırılmamış olması halinde; 492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesi uyarınca; yargı harçları ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağından, mahkemenin yenileme talebinde bulunana harç yatırması için uygun bir süre vermesi gerekir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 25.01.1985 gün ve 1984/5 Esas 1985/1 sayılı kararında da açıklandığı üzere; harcın ödenmesi talepte bulunanın tek başına yapacağı bir işlem olmayıp, yetkili görevlinin önüne gelen işlemi tamamlama görevinin sonucu, talepte bulunanla birlikte ortaklaşa yapılması gereken bir işlemdir (Hukuk Ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği madde 14, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliği madde 169/3-ğ). Talepte bulunanın harç yatırmak istediği halde görevlinin almadığını belgeleyip kanıtlaması olanaksız derecede güç olmasına karşılık, görevlinin ilgiliden bu harcı istediğini ve fakat ilgilinin yatırmadığını dilekçeye düşeceği bir yazıyla veya tutanak düzenleyerek kanıtlaması daha kolay ve hatta görevi gereğidir. Bu bağlamda uygulamada, taraflardan biri veya vekili hakim havalesini taşıyan yenileme dilekçesini mahkeme kalemine ibraz ettiğinde; Hukuk Ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliğinin 14. maddesinin emredici hükmü uyarınca, ilgili kalem personeli tarafından dava dosyası incelenmeli ve dosyanın işlemden kaldırma tarihinden bir ay geçtikten sonra yenilendiğinin belirlenmesi halinde, yenileyen tarafça yatırılması gereken harç miktarı hesaplanarak bu miktarı mahkeme veznesine yatırması için yazılan müzekkere yenileme talebinde bulunan tarafa verilmeli ve harcın yatırılması sağlanmalıdır. Açıklanan bu işlemler yönetmelik hükmüne aykırı olarak mahkeme kalemince yerine getirilmemiş ve yargılama sırasında harcın yatırılmadığı anlaşılmış ise, Mahkemece, Harçlar Kanununun 7. maddesinde belirtilen harcın verilecek uygun bir kesin süre içinde yatırılması için yenileyene muhtıra tebliğ edilmelidir. Mahkemece verilecek süre içinde ilgilinin yenileme harcını yatırması halinde davaya kaldığı yerden devam edilmeli, harcın yatırılmaması halinde ise 492 sayılı Harçlar Kanununun 30.maddesi ve HMK.nun 150/5.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmelidir. Kalem personeli ve yargıcın; Harçlar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukuk Ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliğinin emredici hükümlerinden kaynaklanan işlemleri yapmamaları nedeniyle harcın yatırılmaması sonucu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gibi ağır neticeye davacının (yenileyenin) katlanmasını istemenin adalet ve hukuka güven ilkesiyle bağdaşmayacağı açıktır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 344 maddesi (1086 Sayılı HUMK 426/D) de açıklanan yorum ve ilkeler doğrultusunda benzer düzenleme içermekte, eksik harç yatırılmasını temyiz edene yükletilecek bir kusur ve yanılgı olarak görmeyip bunu verilecek ek süre ile çözmektedir. Somut olayda; mahkemece 24.02.2015 tarihinde dosya işlemden kaldırılmış, davacı; 04.05.2015 tarihinde yenileme talebinde bulunmuştur. Davacı 1 aylık süre geçtikten sonra yenileme talebinde bulunduğundan 492 sayılı Harçlar Kanununun 7. maddesi uyarınca yeniden harç ödemek zorunda olup aynı kanunun 32. maddesi uyarınca da; yargı harçları ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağından, mahkemenin yenileme talebinde bulunana harç yatırması için uygun bir süre vermesi gerekir. Bu durumda, mahkemece davacıya uygun süre verilerek alınması gereken harç ikmal ettirildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.01.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Eksik Harcın Ödenmemesi Halinde Uygulanacak Usul

Mahkeme tarafından eksik harcın ikmali için tarafa süre tanınmasına rağmen harç yatırılmazsa, mahkemenin uyuşmazlık hakkında doğrudan davanın açılmamış sayılması yönünde hüküm kurması kanuna aykırıdır. 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 30 uyarınca, takip eden duruşmaya kadar tamamlanmayan harç söz konusu olduğunda öncelikle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmelidir. Dosyanın yeniden işleme konulabilmesi noksan bırakılan harcın yatırılması şartına bağlanmıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/25744, K. 2016/16622Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2014/25744 E.  ,  2016/16622 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti … ile … ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının açılmamış sayılmasına dair … Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 08.05.2014 gün ve 22/380 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu 1449 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binayı vekil edeninin yaptığını açıklayarak sözkonusu muhdesatın aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davaya cevap vermemişler ve duruşmalara katılmamışlardır. Mahkemece, davacı tarafa eksik harcı tamamlaması için 24.12.2013 ve 04.03.2014 tarihli celselerde süre verilmiş, tamamlamadığı gerekçesi ile Davanın Açılmamış Sayılmasına karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. 1-492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca davacı, dava harçlarını ödemek zorundadır. Anılan Kanun maddelerinde, harcın ödenmemesi halinde yargılamaya devam olunamayacağı ve müteakip işlemlerin yapılamayacağı öngörülmüştür. Dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken harcın eksik ödenmesi halinde, eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; dava harçlarının eksik ödendiğinin yargılama sırasında anlaşılması halinde, yalnızca o celseye devam olunur ve davacı tarafa eksik harcı tamamlaması için uygun bir mehil verilir. Harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam olunmaz. Mahkemece verilen süre içinde eksik harcın tamamlanmaması halinde, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekir. Bu doğrultuda, dava dosyası hakkında öncelikle işlemden kaldırma kararı verilmesi, işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç ay içinde harç tamamlanarak dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilebileceği gözetilmeden doğrudan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. 2-Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 94. maddesinde "Kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi hâlde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez." hükmü düzenlenmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun, isterse Hâkim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla geciken adaletin de bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Öncelikle, kesin süreye ilişkin ara kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında verilen süre yeterli, yapılması gerektiği belirlenen işler, gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca Hâkim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı, tarafları uyarmalıdır. Eldeki dava, ortaklığın giderilmesi davasına konu 1449 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın tespitine ilişkindir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre; muhdesat tespiti davalarında davalılar, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tüm tapu malikleri ya da mirasçıları, davanın konusu (müddeabih) ise davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeridir (zemin bedeli hariç). Mahkemece, 24.12.2013 ve 04.03.2014 tarihli celselerde davacı tarafa eksik harcı tamamlaması için süre verilmiş ise de, yatırılması gereken harç miktarı az yukarıda açıklanan usule göre tespit edilecek dava değeri üzerinden hesap edilip açık bir şekilde ara karar altına alınarak davacıya bildirilmediğinden verilen sürelerin Kanunda öngörülen koşullara uygun bulunduğunun ve kesin sürenin hüküm ve sonuçlarını doğurduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır. O halde, mahkemece yapılacak iş; davacı tarafa yukarıda belirtilen ilke ve esaslar çerçevesinde eksik harcın tamamlanması açısından usulüne uygun şekilde oluşturulacak ara karar ile süre verilmesi, kanuna uygun olarak verilen kesin süreye rağmen davacı tarafından eksik harcın tamamlanmaması halinde, dava dosyası hakkında öncelikle işlemden kaldırma kararı verilmesi, işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç ay içinde harç tamamlanarak dava yenilenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi iken bu hususlar gözetilmeden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-3 bendi gereğince Yargıtay Daire ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 25.20 TL peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 07.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2014/25744 Esas ve 2016/16622 Karar sayılı kararında, mahkemenin tanıdığı sürede eksik harcın tamamlanmaması karşısında doğrudan davanın açılmamış sayılmasına hükmedilemeyeceğini, öncelikle işlemden kaldırma kararı verilip yasal üç aylık sürenin sonucunun beklenmesi gerektiğini belirtmiştir.

Kesin Süre Kararında Harç Miktarının Gösterilmesi Zorunluluğu

Mahkemenin harç eksikliğinin giderilmesi yönünde verdiği sürenin kesin süre sonuçlarını doğurabilmesi için ara kararda usul kurallarına tam riayet edilmesi şarttır. Kesin süreye ilişkin mahkeme kararında yatırılması gereken harç miktarının açıkça hesaplanarak gösterilmesi ve yapılması zorunlu usul işlemlerinin tereddüt bırakmayacak netlikte bildirilmesi gerekir. Tamamlanacak harç miktarı belirtilmeden verilen mehil, kanunda öngörülen kesin sürenin hukuki neticelerini hasıl etmez.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2013/7661, K. 2013/12973Kaynağı aç
(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi         2013/7661 E.  ,  2013/12973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında … çalışma alanında bulunan 114 ada 356 parsel sayılı 2.886.472,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ham toprak niteliği ile davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları tapu, vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında … tapu kaydı, vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetilğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince "HUMK'nın 409. maddesi gereğince birden fazla takip edilmeme durumu gerçekleşmediğinden "karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda HMK'nın 150/6. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, müdahil ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece; davanın 25.03.2008 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve süresi içinde yenilendikten sonra 24.02.2009 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretinin kabul edilmemesi ve davalı tarafın da davayı takip etmeyeceğini belirtmesi üzerine davanın ikinci kez işlemden kaldırıldığı, başka bir deyişle yenilemeden sonra bir kez takipsiz bırakıldığını, bunun yanında davacı tarafa eksik harcı ikmal etmesi için 11.01.2011, 01.03.2011, 07.06.2011 ve 01.11.2011 tarihlerinde süre verildiği halde eksik harcın tamamlanmadığı, bu durum karşısında eksik harcın ikmal edilmemesi nedeniyle Harçlar Yasası'nın emredici hükmüne göre sonraki duruşma yapılamayacağından 01.03.2011 tarihli celsede taraflarınn iradesine bakılmaksızın dosyanın işlemden kalktığının kabulü gerekeceğinden HMK'nın 150/6. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahkemece 23.11.2004 tarihli celse davacı ve müdahil vekili tarafından bir kısım parseller yönünden davanın takip edilmeyeceğinin beyan edilmesi üzerine bu parseller yönünden HUMK'nın 409. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, 25.03.2008 tarihli celsede ise davacı ve müdahil taraf vekilinin mazeret talebinin kabul edilmemesi ve davalı tarafın da davayı takip etmeyeceğini bildirmesi üzerine HUMK'nın 409. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, dava yenilendikten sonra 24.02.2009 tarihinde mazeret bildiren davacı taraf vekilinin mazereti kabul edilmemiş, davalı taraf da davayı takip etmediğinden HUMK'nın 409/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nce “23.11.2004 tarihinde sadece davacı tarafça bildirilen parseller yönünden işlemden kaldırma kararı verildiği buna göre diğer taşınmazlar yönünden HUMK'da 409. maddede öngörülen birden ziyade takip edilmeme durumunun gerçekleşmediği” gerekçesi ile karar bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 11.01.2011 tarihinde davacı tarafa eksik harcı ikmal etmek üzere 10 günlük süre verilmiş, 01.03.2011 tarihinde davacı ve müdahil taraf vekilinin bir kısım parseller hakkındaki davayı da takip etmeyeceklerini belirtmeleri üzerine bu parseller yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına, aynı zamanda eksik harcın ikmali için de 10 günlük süre verilmesine karar verilmiştir. Harç yatırılmaması nedeniyle 07.06.2011 tarihli celse de eksik harcın ikmali için gelecek celseye kadar süre verilmiş, harcın tamamlanmaması üzerine 01.11.2011 tarihli celse yine eksik harcı yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı ve müdahil vekilince 14.11.2011 tarihinde tamamlama harcı adı altında bir miktar harç yatırılmış, 25.12.2012 tarihli celsede ise mahkemece yukarıda anıldığı üzere davacı ve müdahil tarafça harcın ikmal edilmediği, davalı tarafın takip iradesi dahi olsa harcın ikmal edilmemesinin dosyanın işlemden kaldırılması sonucunu doğuracağı buna göre de HMK'nın 150/6. maddesi uyarınca ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmiştir. Ancak müteaddit kez harcın yatırılması için davacı ve müdahil vekiline süre verilmiş ise de verilen süre ihtaratında ne kadar harç yatırılacağı belirtilmemiş olduğundan bu süreler usulüne uygun değildir. Kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için tamamlanacak harç miktarının kesin süreye ilişkin ara kararda belirtilmesi gerekmektedir. Bu nedenle 492 sayılı Harçlar Kanunu 30. maddesindeki "Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dâva dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça dâvaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409'uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır." hükmündeki ve 6100 sayılı HMK'nın 150/6. maddesindeki" İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır" hükmündeki koşullar gerçekleşmemiştir. Davacı ve müdahil tarafa yeniden yöntemince süre verilerek, Harçlar Kanunu ve HMK'nın 150/6. maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı da nazara alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 19.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2013/7661 Esas ve 2013/12973 Karar sayılı ilamında, taraflara harç yatırılması için birden çok kez süre tanınsa dahi ara kararda ne kadar harç ödeneceğinin gösterilmemesi halinde bu ihtaratın usulüne uygun sayılamayacağını ve kesin sürenin geçerlilik kazanmayacağını açıklamıştır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2014/25744 Esas ve 2016/16622 Karar sayılı ilamında da harç miktarının açık bir biçimde ara karara yazılmaması durumunda verilen sürenin yasal sonuç doğurmayacağı teyit edilmiştir.

Dosyanın İşlemden Kaldırılması ve Yenileme Kuralları

Noksan harcın yatırılmaması sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 150 çerçevesindeki genel işlemden kaldırma rejimiyle bağlantılıdır. HMK m. 150/1 uyarınca usule uygun çağrılan taraflar duruşmaya katılmaz veya davayı takip etmeyeceklerini bildirirlerse dosya işlemden kaldırılır. HMK m. 150/2 gereği taraflardan yalnız birinin duruşmaya gelmesi durumunda gelen tarafın talebiyle yargılama gelmeyenin yokluğunda sürdürülür ya da dosya işlemden kaldırılır; mazeretsiz duruşmaya gelmeyen taraf gıyabında yapılan işlemlere itiraz edemez. HMK m. 150/3 uyarınca duruşma gününün belirlenmesi tarafların talebine bağlı kılınmışsa ve bu talep ileri sürülmemişse son işlemden itibaren bir ayın geçmesiyle dosya işlemden kalkar.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
MADDE 150- (1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır. Duruşma düzeni

HMK m. 150/4 hükmü gereğince, işlemden kaldırılan dava kaldırılma tarihinden itibaren üç ay içerisinde taraflardan birinin dilekçesiyle yenilenebilir. İşlemden kaldırılma tarihinden başlayarak ilk bir ay içerisinde başvurulması halinde taraflardan hiçbir ek harç talep edilmez. Ancak bir aylık sürenin dolmasının ardından üç ay bitene kadar yapılacak yenilemelerde ayrıca yenileme harcı ödenmesi zorunludur. Yenileyen tarafın üstlendiği bu harç karşı tarafa yükletilemez ve harcı yatırılarak yenilenen dava eski davanın devamı olarak sürer. HMK m. 150/6 doğrultusunda, bir kez yenilenmiş dava sonradan bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz; takipsiz bırakıldığı takdirde dava açılmamış sayılır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2021/1767 Esas ve 2022/3 Karar sayılı ilamında, dosyanın işlemden kaldırılmasını izleyen bir ay geçtikten sonra fakat üç ay dolmadan yapılan yenileme taleplerinde yenileme harcının yatırılmamış olması durumunda mahkemenin kesin süre içeren muhtıra tebliğ etmesi gerektiğini belirtmiştir. İhtara uyularak harç süresinde tamamlanırsa davaya devam olunur; harç yatırılmazsa 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 30 ve HMK m. 150/5 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

Üç Aylık Hak Düşürücü Süre ve Davanın Açılmamış Sayılması

Tamamlama harcının ödenmemesi nedeniyle işlemden kaldırılan dosyalarda üç aylık yasal yenileme süresi hak düşürücüdür. HMK m. 150/5 uyarınca işlemden kaldırma gününden itibaren üç ay içerisinde harcı yatırılarak usulünce yenilenmeyen davalar, bu sürenin dolduğu tarih itibarıyla kendiliğinden açılmamış sayılır ve mahkeme re'sen bu durumu tespit ederek davanın kaydını kapatır. HMK m. 150/7 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılması halinde davadaki talep dahi hiç ileri sürülmemiş sayılır.

Islah Beyanında Tamamlama Harcının Yatırılmaması

Dava dilekçesinde talep edilen alacak tutarının yargılama sırasında ıslah dilekçesiyle artırılması halinde, artırılan kısım üzerinden doğan ıslah tamamlama harcının ödenmesi kanuni bir zorunluluktur. Harcı yatırılmamış ıslah dilekçesi usulen geçerli bir talep vasfı kazanamaz ve hükme esas alınamaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2014/19452 Esas ve 2014/22344 Karar sayılı ilamında, tamamlama harcı ödenmeyen ıslah beyanına değer verilerek hüküm kurulamayacağı; ancak ıslah talebini takiben harcın dosyaya yatırılmış olması halinde ıslah edilen miktar üzerinden karar verilebileceği açıklanmıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/19452, K. 2014/22344Kaynağı aç
9. Hukuk Dairesi         2014/19452 E.  ,  2014/22344 K. "İçtihat Metni" Davacı vekili, davacı işçinin davalıya ait hastane işyerinde muvazaalı işlemlerle taşeron işçisi olarak çalıştırıldığını, muvazaanın tespit edildiğini, davacıya 6772 sayılı yasa uyarınca ilave tediye alacağının ödenmesinin gerektiğini belirterek, bu alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.02.2014 gün ve 2013/16324 Esas, 2014/2716 Karar sayılı kararı ile “davacının, dava dilekçesinde belirlediği ilave tediye alacağı talebini ıslah beyanı ile arttırmış ise de ıslah harcının yatırılmadığı, mahkemece, tamamlama harcı yatırılmayan ve dolayısıyla yok hükmünde olan ıslah beyanına değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “ıslah harcının ıslah talebini takiben yatırıldığı” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir. Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I Dairemizin “davacının, dava dilekçesinde belirlediği ilave tediye alacağı talebini ıslah beyanı ile arttırmış ise de ıslah harcının yatırılmadığı, mahkemece, tamamlama harcı yatırılmayan ve dolayısıyla yok hükmünde olan ıslah beyanına değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “ıslah harcının ıslah talebini takiben yatırıldığı” gerekçesi ile direnilmiş olup, ıslah harcının yatırıldığı, bu nedenle direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, 30.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Kanun Yolu Aşamasında Harç İkmaline İlişkin Muhtıra

Harç tamamlama yükümlülüğü ilk derece mahkemesiyle sınırlı olmayıp kanun yolu aşamasında da titizlikle uygulanır. Temyiz incelemesine başvuru sırasında noksan yatırılan karar ve ilam harcının tamamlanması amacıyla muhtıra çıkarılması gerekir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2016/12279 Esas ve 2016/15569 Karar sayılı ilamında, çıkarılan muhtırada ilgilisince yatırılması gereken kesin tutarın açık bir biçimde gösterilmemesinin muhtırayı usulsüz hale getireceği belirtilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2016/17383 Esas ve 2019/11144 Karar sayılı ilamında ise muhtıra ile yedi günlük kesin süre tanınması ve verilen mehil içinde temyiz harcı ikmal edilmezse temyizden vazgeçilmiş veya başvurunun yapılmamış sayılmasına mahkemece karar verileceği meşruhatının muhtırada bulunması gerektiği ifade edilmiştir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/17383, K. 2019/11144Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2016/17383 E.  ,  2019/11144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak KARAR Temyiz harcının kaynağı, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'un 434/2 maddesi ile 10.05.1965 tarihli ve 1965/1-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararıdır. Bu İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararına göre, temyiz yoluna başvurmada maktu ilam harcının tamamının ya da nispi ilam harcının dörtte birinin peşin olarak alınması gerekir. Davanın kabulüne ilişkin hükmü temyiz eden davalı alacaklı vekilinin nispi temyiz karar harcı yerine maktu temyiz karar harcı yatırdığı anlaşıldığından, nispi harca tabi davalarda hükmü temyiz eden davalının, Mahkemece hüküm altına alınan karar ve ilam harcının dörtte birini peşin olarak yatırması gerektiğinden 25.01.1985 tarihli ve 5/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'un 434/3. maddesi gereğince, temyiz karar harcını tamamlaması için adına muhtıra çıkarılması, verilecek 7 günlük kesin süre içerisinde temyiz karar harcını tamamlaması aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun muhtırada belirtilmesi, verilen kesin süre içinde temyiz harcının tamamlanmaması halinde Mahkemece başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verileceği konusunda aynı biçimde muhtırada uyarı yapılması, tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük kesin sürenin dolmasının beklenmesi, verilen kesin süre içinde harcın tamamlanması halinde dosyanın temyiz incelemesi için gönderilmesi, tamamlanmaması halinde ise, Mahkemece, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilerek, yedi günlük temyiz süresinin beklenilmesi; ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmek üzere dosyanın Mahal Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 10.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/12279, K. 2016/15569Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2016/12279 E.  ,  2016/15569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak KARAR Dairemize ait 31.03.2016 gün, 2014/13497 Esas, 2016/5898 Karar sayılı geri çevirme kararının gereğinin yerine getirilmediği, geri çevirme kararında vurgulandığı üzere “Mahkemece hüküm altına alınan karar ve ilam harcının dörtte birini” peşin olarak yatırması için davalıya muhtıra çıkartılması istenmesine rağmen çıkartılan muhtırada yatırılacak miktarın belirtilmediği, temyiz edenin de maktu 29,… TL tutarında temyiz harcını yatırdığı ve dosyanın bu şekilde Dairemize gönderildiği, ayrıca kararı temyiz eden taraflardan davacıya da temyiz harcını yatırması için muhtıra çıkartılması istenmesine rağmen anılan tarafa çıkartılan muhtırada gerekli meşruhatların yazılmadığı görülmektedir. Bu haliyle 31.03.2016 tarihli geri çevirme gereklerinin yerine getirilmediği anlaşıldığından bu kez bizzat hakim denetiminde gerekli dikkat ve özenin gösterilerek yeni bir iade kararına mahal verilmeden; …- Davalı alacaklı bakımından; Kabul ile sonuçlanan davada hükmü temyiz eden davalı alacaklının maktu temyiz karar harcını yatırmakla yetindiği anlaşıldığından, nispi harca tabi davalarda hükmü temyiz eden davalı alacaklının, Mahkemece hüküm altına alınan karar ve ilam harcının dörtte birini peşin olarak yatırması gerektiğinden ….01.1985 gün …/… sayılı … İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ve 6100 sayılı HMK'nın Geçici …. maddesi yollamasıyla uygulaması gereken HUMK'un 434/….maddesi gereğince, temyiz karar harcını tamamlaması için adına muhtıra çıkarılması, çıkarılacak muhtırada … günlük kesin süre içerisinde temyiz karar harcının tamamlaması aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı ve mahkemece başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun muhtırada belirtilmesi, tebliğ tarihinden itibaren … günlük kesin sürenin dolmasının beklenmesi, verilen kesin süre içinde harcın tamamlanması halinde dosyanın temyiz incelemesi için gönderilmesi, tamamlanmaması halinde ise, Mahkemece, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilerek, yedi günlük temyiz süresinin beklenmesi, anılan kararın temyizi halinde temyiz incelemesi için dosyanın gönderilmesi gerekmektedir. …- Davacı …. kişi bakımından ise, Anılan tarafın temyizinin kapsamı dikkate alınarak, maktu biçimde hesaplanacak temyiz karar harcını tamamlaması için adına muhtıra çıkarılması, çıkarılacak muhtırada … günlük kesin süre içerisinde temyiz karar harcının tamamlaması aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı ve mahkemece başvurunun yapılmamıs sayılmasına karar verileceği hususunun muhtırada belirtilmesi, tebliğ tarihinden itibaren … günlük kesin sürenin dolmasının beklenmesi, verilen kesin süre içinde harcın tamamlanması halinde dosyanın temyiz incelemesi için gönderilmesi, tamamlanmaması halinde ise, Mahkemece, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilerek, yedi günlük temyiz süresinin beklenmesi, bu kararın temyizi halinde temyiz incelemesi için dosyanın gönderilmesi için dosyanın yerel Mahkemesi’ne …. KEZ GERİ ÇEVRİLMESİNE, ……..2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. .
Tamamlama harcı süresinde ödenmezse doğrudan davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilir mi?

Hayır, tamamlama harcı verilen sürede yatırılmadığında mahkeme doğrudan davanın açılmamış sayılmasına karar veremez; öncelikle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek zorundadır.

Mahkeme ara kararında harç miktarını yazmazsa ne olur?

Mahkemenin harç tamamlanması için verdiği sürede ödenmesi gereken harç miktarı açıkça gösterilmemişse süre usulüne uygun sayılmaz ve kesin sürenin hukuki sonuçları doğmaz.

İşlemden kaldırılan dosya yenilenirken tekrar harç ödenir mi?

Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir ay içinde yapılan yenileme talebinde hiçbir harç alınmaz; bir ay geçtikten sonra üç ay içinde yapılacak yenilemelerde ise yenileme harcı ödenir.

Harcı yatırılmayan ıslah beyanı dikkate alınır mı?

Hayır, tamamlama harcı yatırılmayan ıslah beyanına mahkemece hukuki değer verilemez ve artırılan talep kısmı üzerinden hüküm kurulamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu