Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık sebebiyle bir eylemin kanuni tanımında düzenlenen neticesi öngörülmeyerek icra edilmesidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sistematiğinde suçun temel şekli kast olup taksirle işlenen fiiller kural olarak ancak kanunda açıkça yaptırıma bağlandığı hallerde cezalandırılabilmektedir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 22Kaynağı aç
hallerde cezalandırılır.
(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir
davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek
gerçekleştirilmesidir.
(3) Kişinin öngördüğü neticeyi
istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır;
bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna
göre belirlenir.
(5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi
kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı
belirlenir.
(6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin
kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz
kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir
halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.
Netice sebebiyle ağırlaşmış suç
Taksir Kavramının Anlamı ve Yasal Niteliği
Taksir sözcüğü köken itibarıyla Arapça dilinden gelmekte olup kusur işlemek, eksiltmek, azaltmak veya ihmalkar davranmak anlamlarını taşıyan fiilden türetilmiştir. Kelime manası bakımından bir işte gereken dikkati göstermeme, gevşeklik ve kusurlu davranma halini ifade eder.
5237 sayılı Kanun'un 22. maddesinin ikinci fıkrasında taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla suçun kanuni tanımında yer alan neticenin öngörülmeyerek meydana getirilmesi olarak tarif edilmiştir. Bu bağlamda fail, gerekli özeni göstermiş olsaydı engellenebilecek olan bir sonucu ihmali veya dikkatsizliği neticesinde öngöremeyerek suça sebebiyet vermektedir.
Kast, Olası Kast ve Taksir Ayrımı
Ceza sorumluluğunda failin manevi unsuru farklı şekillerde değerlendirilir. Türk Ceza Kanunu m. 21/1 hükmüne göre kast, suçun yasal tanımında bulunan unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Taksir sorumluluğunda ise fail tarafından suç sayılan neticenin gerçekleşmesi hiçbir surette istenmemektedir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 21Kaynağı aç
suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.
(2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini
öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Bu halde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis
cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden
yarısına kadar indirilir.
Taksir
Bunun yanında Türk Ceza Kanunu m. 21/2 uyarınca, failin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi durumunda olası kast söz konusudur. Kast unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesini gerektirirken taksirde fail neticenin meydana gelmesini istememektedir.
Basit Taksir ve Bilinçli Taksir Ayrımı
Yasal düzenleme kapsamında taksir basit ve bilinçli taksir olmak üzere ikiye ayrılır. Failin gereken dikkat ve özeni göstermeyerek neticeyi hiç tahmin etmediği hallerde basit taksir gerçekleşmiş sayılır.
Türk Ceza Kanunu m. 22/3 uyarınca failin suç tipindeki neticeyi öngörmesine rağmen istememesi ve buna rağmen eylemin neticeyi doğurması halinde bilinçli taksir meydana gelir. Kanun koyucu, neticenin öngörüldüğü bu ağırlatıcı taksir tipinde faile taksirli suçtan ötürü verilecek temel cezanın üçte birden yarısına kadar artırılacağını hükme bağlamıştır.
Taksirli Suçlarda Kusur Oranı ve Bireysel Sorumluluk
Taksirli suçlarda faile takdir edilecek ceza miktarının belirlenmesinde kusurun derecesi esas alınır. Türk Ceza Kanunu m. 22/4 doğrultusunda, taksirle işlenen bir fiilden dolayı hükmolunacak ceza failin şahsi kusur durumuna göre belirlenmektedir.
Eylemin birden çok kişinin taksirli hareketiyle meydana geldiği durumlarda ise iştirak ilişkisi doğmaz. Türk Ceza Kanunu m. 22/5 gereğince birden fazla kimsenin taksirle işlediği suçlarda herkes yalnızca kendi kusuru nispetinde sorumlu tutulur ve her fail hakkında kusuruna göre ayrı ayrı ceza tayin edilir.
Şahsi Cezasızlık ve Cezada İndirim Halleri
Türk Ceza Kanunu m. 22/6 hükmü, taksirli eylemin failin kendisinde meydana getirdiği ağır mağduriyeti cezayı kaldıran veya hafifleten bir neden olarak kabul etmiştir. Taksirli fiil neticesinde doğan sonuç, yalnızca failin kendi şahsi ve ailesel vaziyeti açısından ceza tayinini lüzumsuz kılacak boyutta bir mağduriyete yol açmışsa faile hiçbir ceza verilmez.
Söz konusu eylemin bilinçli taksir niteliğinde bulunması durumunda ise ceza bütünüyle kalkmamakta; hakimin takdir edeceği yaptırım yarıdan altıda bir oranına kadar indirilebilmektedir.
Kanunda Yer Alan Belirli Taksirli Suç Tipleri
Türk Ceza Kanunu m. 85/1 gereğince, taksirli bir hareketle bir kimsenin ölümüne sebebiyet veren fail iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin birden fazla insanın vefatına yol açması veya bir yahut birden çok kişinin ölümü ile beraber başka kişilerin yaralanmasına sebep olması durumunda ise verilecek ceza iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezasıdır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 85Kaynağı aç
yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla
kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden
olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[35]
İKİNCİ
BÖLÜM
Vücut
Dokunulmazlığına Karşı Suçlar
Kasten yaralama[36][37]
Bunun yanı sıra Türk Ceza Kanunu m. 176/1 uyarınca, inşaat faaliyeti veya yıkım işleri esnasında insan hayatı yahut beden bütünlüğünü korumaya elverişli gerekli önlemleri almayan kişiler hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 176Kaynağı aç
veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan tedbirleri almayan kişi, üç aydan
bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması
Taksirli Fiillerde Tazminat Sorumluluğu
Taksirli bir fiil sebebiyle cismani veya maddi zarara uğrayan kimseler, ceza yargılamasından bağımsız olarak uğradıkları zararların tazmini için Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.
Bilinçli taksir halinde ceza miktarı nasıl değişir?
Failin neticeyi öngörmesine rağmen istemediği bilinçli taksir durumunda, Türk Ceza Kanunu m. 22/3 uyarınca taksirli suça verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
Olası kast ile taksir arasındaki fark nedir?
Olası kastta kişi suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işler; taksirli suçta ise netice fail tarafından istenmemektedir.
Birden fazla failin taksirli suçunda ceza nasıl tespit edilir?
Birden fazla kişinin taksirli fiilinde herkes yalnızca kendi kusurundan sorumlu olup her bir failin cezası kusurunun ağırlığına göre ayrı ayrı belirlenir.
Taksirli suç mağduru tazminat talep edebilir mi?
Evet, taksirli eylem sebebiyle zarara uğrayan mağdur Borçlar Kanunu hükümlerine dayanarak maddi ve manevi tazminat davası açabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

