Tacir Sıfatı Kazanmanın Hukuki Sonuçları ve Külfetleri

by Avukat Erdal Ersoy
Tacir Sıfatı Kazanmanın Hukuki Sonuçları ve Külfetleri

Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 12Kaynağı aç
MADDE 12- (1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. (3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur. 2. Küçük ve kısıtlılar

Tacir Sayılanlar ve Tacir Gibi Sorumlu Olanların Durumu

Bir ticari işletmeyi kurup açtığını sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildiren veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan eden kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa dahi tacir sayılır. Kanun gereği tacir sayılan kişiler, tacir olmanın sonuçları bakımından tacirlerle aynı hükümlere tabidir.

Bir ticari işletme açmış gibi kendi adına ya da adi bir şirket veya hukuken var sayılmayan bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kişiler ise iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur. Tacir gibi sorumlu tutulan kimseler tacir olmanın nimetlerinden faydalanamaz ve yalnızca bu sıfatın getirdiği külfetlere katlanmak zorundadır.

Tacir Sıfatının Doğurduğu Temel Yükümlülükler

Tacir, doğan her türlü borcu sebebiyle iflas takibine tabidir. Bununla birlikte kanuna uygun bir ticaret unvanı belirlemek, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve mevzuat gereğince zorunlu ticari defterleri tutmakla mükelleftir. Tacir sıfatına bağlı tutulan diğer kanuni hükümler de saklıdır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 18Kaynağı aç
MADDE 18- (1) Tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir; ayrıca kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmakla da yükümlüdür. (2) Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. (3) Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. (4) Tacir sıfatına bağlı olan diğer hükümler saklıdır. II – Özel olarak 1. Ticari iş karinesi

Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar ile ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması şarttır.

Basiretli İş Adamı Gibi Davranma Ölçüsü

Tacir, ticari işletmesine ve mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü iş ve işleminde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlüdür.

Ticari İş Karinesi ve İstisnaları

Tacirin üstlendiği borçların ticari nitelikte olması kuraldır. Bununla birlikte gerçek kişi olan tacirler yönünden bu karinenin istisnaları öngörülmüştür; tacir işlemi gerçekleştirdiği sırada bunun ticari işletmesiyle ilgisi bulunmadığını karşı tarafa açıkça beyan ederse yahut işin niteliği ticari sayılmaya elverişli değilse söz konusu borç adi borç kabul edilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 19Kaynağı aç
MADDE 19- (1) Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. (2) Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır. 2. Ücret isteme hakkı

Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılır.

Ticari Örf ve Adetlerin Uygulanma Sırası

Somut bir uyuşmazlığa uygulanacak hükümler bakımından ticari örf ve adetler; emredici hükümler, sözleşmede yer alan hükümler ve tamamlayıcı ya da yorumlayıcı hükümlerden sonra, genel hükümlerden ise önce uygulanır. Tacirlerin faaliyet gösterdikleri alandaki ticari örf ve adetleri bilmesi ve bunlara uygun davranması gerekir.

Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Niteliği

Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 222Kaynağı aç
MADDE 222 – (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.[24] (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Yabancı dilde yazılmış belgeler

Kanunda aranan şartlara uygun tutulmuş ticari defter kayıtlarının, bunları tutan taraf ve halefleri lehine delil sayılabilmesi için karşı tarafın aynı usulle tuttuğu defter kayıtlarının bunlarla çelişmemesi, karşı tarafın defterlerini mahkemeye sunmamış olması veya mevcut defter kayıtlarının aksinin senet yahut diğer kesin delillerle kanıtlanmamış bulunması gerekir. Karşı tarafın usulüne göre tutulmuş ticari defterlerinde uyuşmazlık konusu hakkında hiçbir kaydın yer almaması durumunda ticari defterler sahibi lehine delil olarak değerlendirilemez; ayrıca kanuni şartlara uygun tutulan defterlerdeki lehe ve aleyhe kayıtların birbirinden ayrılması mümkün değildir.

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir ve tacir defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.

Hukuken var olmayan şirket adına işlem yapan kişi nasıl sorumlu tutulur?

Bir ticari işletme açmış gibi kendi adına ya da hukuken var sayılmayan bir şirket adına ortak sıfatıyla işlem yapan kişiler iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur; bu kişiler tacirliğin haklarından yararlanamayıp yalnızca külfetlerine katlanmak zorundadır.

Gerçek kişi tacirin her borcu ticari iş sayılır mı?

Tacirin borçlarının ticari olması kuraldır; ancak gerçek kişi tacir işlemi yaparken ticari işletmesiyle ilgili olmadığını açıkça bildirirse veya durum elverişli değilse borç adi sayılır.

Onayları eksik ve kayıtları birbirini doğrulamayan ticari defterler delil olur mu?

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi lehine delil kabul edilmez; bu kayıtlar sahibi aleyhine delil teşkil eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu