Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarını, belirlediği işletmeler ve kuruluşlar için Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu belirlemeye ve yayımlamaya yetkilidir. Yönetim kurulu üyelerinin sürdürülebilirlik veya ESG kurallarına uyumu ise açık bir yükümlülük olarak düzenlenmemiştir. Emredici olmayan yumuşak hukuk kurallarına aykırılığın Türk Ticaret Kanunu m. 553 kapsamında sorumluluk doğurup doğurmayacağı tartışmalı olduğundan, bu aykırılık tek bir sorumluluk sonucuna bağlanamaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 88Kaynağı aç
Sürdürülebilirlik raporlama standartlarını belirleme yetkisi
Türk Ticaret Kanunu m. 88/6, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumuna sürdürülebilirlik raporlamasına özgü bir yetki tanır. Kurum, kendisinin belirlediği işletmeler ve kuruluşlar bakımından uygulamada birliği ve bu raporlamaların uluslararası geçerliliğini sağlamak için, uluslararası standartlarla uyumlu Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarını belirleyip yayımlayabilir. Yetki, Kurumun belirlediği işletme ve kuruluşlarla sınırlıdır.
Aynı fıkra, belirli alanları düzenlemek ve denetlemek üzere kanunla kurulan kurum ve kurullara da sınırlı bir imkân verir. Bu kurum ve kurullar, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarına uygun kalmak şartıyla kendi alanları için geçerli standartlara ilişkin ayrıntı düzenlemesi yapabilir. Bu imkân, anılan standartlara aykırı ayrı bir düzenleme yetkisi değildir.
Aynı maddedeki finansal raporlama düzeni
Türk Ticaret Kanunu m. 88/1, 64 ilâ 88. maddelere tabi gerçek ve tüzel kişilerin münferit ve konsolide finansal tablolarını ayrı bir çerçeveye bağlar. Bu kişiler, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yayımlanan Türkiye Muhasebe Standartlarına, kavramsal çerçevedeki muhasebe ilkelerine ve bu ilkelerin ayrılmaz parçası sayılan yorumlara uyup bunları uygulamak zorundadır. Kanunun 514 ilâ 528. maddeleri ile ilgili diğer hükümleri saklı tutulmuştur.
Maddenin ikinci fıkrası, finansal tablolara ilişkin düzenlemelerin uluslararası standartlarla uyumlu biçimde ve yalnızca anılan Kurum tarafından belirlenip yayımlanacağını öngörür. Buradaki amaç, uygulamada birliği sağlamak ve finansal tabloların milletlerarası pazarlarda geçerlilik kazanmasını desteklemektir. Fıkra finansal tabloları konu alır; altıncı fıkradaki sürdürülebilirlik raporlama yetkisinin yerini almaz.
Kurum, işletme büyüklüğü, sektör ve kâr amacı gütmeyen kuruluş ayrımına göre özel veya istisnai standartlar koyabilir ve farklı düzenlemeler yapabilir. Bu standart ve düzenlemeler Türkiye Muhasebe Standartlarının parçası sayılır. Kanunla belirli alanları düzenlemek ve denetlemek üzere kurulmuş kurum ve kurullar ise Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olmak şartıyla, kendi alanlarında yalnızca ayrıntıya ilişkin sınırlı düzenleme yapabilir.
Türkiye Muhasebe Standartlarında hüküm bulunmayan durumda ilgili alan dikkate alınır. Önce dördüncü fıkradaki ayrıntı düzenlemesine, orada da hüküm yoksa milletlerarası uygulamada genel kabul gören muhasebe ilkelerine başvurulur. Bu sıra finansal raporlamadaki hüküm boşluğu içindir. Sürdürülebilirlik raporlamasına ilişkin yetki aynı maddenin altıncı fıkrasında ayrıca düzenlenmiştir.
Kamunun aydınlatılması
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 128/1-b, Sermaye Piyasası Kurulunun görev ve yetkileri arasında kamunun zamanında, yeterli ve doğru aydınlatılmasını sağlamak için genel ve özel nitelikte kararlar almayı sayar. Bent bu karar alma yetkisini düzenler; sürdürülebilirlik raporlamasını veya yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğunu ayrıca anmaz.
6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 128Kaynağı aç
Şirket içinde benimsenen sürdürülebilirlik düzeni
Sürdürülebilirlik alanındaki emredici kurallar sınırlı sayıdadır. Şirketler bu alana ilişkin düzenlemeleri çoğunlukla kendi iç yönergeleri veya esas sözleşmeleri aracılığıyla benimser. Kurumsal yönetim metinlerinde uy veya açıkla ilkesi egemendir. Bu metinlerdeki sınırlı emredici hükümler, şirketin yönetim yapısı ile şirket ve pay sahibi ilişkisini konu alır.
Uyum çerçevesi, şirketin ESG çalışmalarında esas alacağı ilkeleri genel ilkeler, çevresel ilkeler, sosyal ilkeler ve kurumsal yönetim ilkeleri olmak üzere dört grupta toplar. KYT m. 8/1 kapsamındaki değişiklik, ilgili ilkelere uyulup uyulmadığının, uyulmamasının gerekçesinin ve bu nedenle çevresel ve sosyal risk yönetiminde ortaya çıkan etkilerin raporlanmasını düzenler.
KYT m. 2.2.2/g, yıllık faaliyet raporunda çalışanların sosyal hakları ve mesleki eğitimi ile toplumsal veya çevresel sonuç doğuran şirket faaliyetlerine ilişkin kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri hakkında bilgi verilmesini öngörür. KYİ ekindeki m. 3.5.2 ise şirkete sosyal sorumluluğa karşı duyarlı olma, çevre, tüketici ve kamu sağlığı düzenlemeleri ile etik kurallara uyma, insan haklarına saygı gösterme ve yolsuzlukla mücadele etme yönünden yükümlülük getirir. Bu yükümlülüğün emredici hüküm niteliğinde mi yoksa uy veya açıkla ilkesi içinde mi kaldığı, düzenlemenin yükümlülüğü anmasından hareketle tek sonuca bağlanamaz.
Kanundan ve esas sözleşmeden doğan zarar sorumluluğu
Yönetim kurulu, ticaret şirketlerinin temsil ve yönetiminden sorumlu organdır. Türk Ticaret Kanunu m. 553/1 ise sorumluluğu yalnız yönetim kurulu üyelerine özgülemez. Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ederse hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına verdikleri zarardan sorumludur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 553Kaynağı aç
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan söz edilmesi için hukuka aykırı fiil, nedensellik bağı, kusur ve zarar aranır. Bu yükümlülüğün mutlaka şirketler hukukuna özgü olması gerekmez. Başka bir kanuna aykırılıkta da zarar ile hukuka aykırı fiil arasında nedensellik bağı varsa üye sorumlu olur.
Üyeler hem dolaylı hem doğrudan zarardan sorumlu tutulabilir. Dolaylı zararda pay sahipleri ve alacaklılar, zararın şirkete ödenmesini talep eder. Doğrudan zararda ödeme, alacaklılar ve pay sahiplerinin kendisine yapılır.
Yönetim kurulunun sorumluluğu temelde özen sorumluluğudur. Üyelerin sorumluluğu tedbirli bir yöneticinin özenine dayanır ve üyeler ancak bu özeni gösterdiklerini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Tedbirli yöneticinin özen yükümlülüğü iş adamı kararını da kapsar.
Üye, emredici hükümlere aykırı davranmayarak şirket menfaatini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmişse ortaya çıkan zarardan sorumlu olmaz. Bir karar, KYİ'ye uygun ve yeterli araştırma sonucunda tarafsız biçimde alındıysa iş adamı kararı çerçevesinde değerlendirilir. Bu açıklama, her sürdürülebilirlik kararının kendiliğinden aynı sonucu doğurduğu anlamına gelmez.
Emredici olmayan yumuşak hukuk kurallarına aykırılığın Türk Ticaret Kanunu m. 553 kapsamında sorumluluk doğurup doğurmayacağı tartışmalıdır. Sürdürülebilirlik veya ESG kurallarına uyum da yönetim kurulu üyelerinin yükümlülüğü olarak açıkça düzenlenmemiştir. Tartışmalı olan bu konu bağlayıcı bir sorumluluk veya sorumsuzluk kuralına dönüştürülemez.
Görev devri ve kontrol dışında kalan aykırılıklar
Türk Ticaret Kanunu m. 553/2, kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görev ya da yetkiyi kanuna dayanarak başkasına devreden organlar ve kişiler için sorumluluk sınırı çizer. Bu organlar veya kişiler, devralanların seçiminde makul derecede özen göstermedikleri ispat edilmedikçe devralanların fiil ve kararlarından sorumlu olmaz. Sorumlu olmama, kanuna dayanan devir ile seçimdeki makul özen eksikliğinin ispat edilmemesi şartlarına bağlıdır.
Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre hiç kimse, kontrolü dışında kalan kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar ya da yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz. Sorumlu olmama durumu, gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz. Kontrol dışında kalmanın ölçütü bu hükümde ayrıca tanımlanmamıştır.
Şirket menfaati ve yorum yoluyla gelişen sorumluluk
Şirket menfaati, yasal düzenlemelerde tanımlanmayan ve uygulama ile gelişimini sürdüren bir kavramdır. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bakımından bu kavram pay sahibi üstünlüğü, menfaat sahipleri teorisi ve karma görüş olmak üzere üç yaklaşımla açıklanabilir. Bu yaklaşımlardan herhangi biri kanunen benimsenmiş bir sonuç değildir.
Yapılan düzenlemeler, yönetim kurulu üyesinin sürdürülebilirlik kapsamındaki sorumluluğunu doğrudan konu almaz. Buna karşılık sürdürülebilirliğe ilişkin kanunda ve ikincil mevzuatta değişiklikler yapılmıştır. Üyenin sürdürülebilirlik kapsamındaki sorumluluğu açıkça düzenlenmediği için yorum yoluyla gelişir. Bu değerlendirme, yorumun belirli bir yargı kararıyla benimsendiği sonucunu kendiliğinden doğurmaz.
Sık sorulan sorular
Sürdürülebilirlik raporlama standartlarını kim belirler?
Belirleme ve yayımlama yetkisi Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumuna aittir. Yetki, Kurumun belirlediği işletmeler ve kuruluşlar için, uygulamada birliği ve raporlamaların uluslararası geçerliliğini sağlamak amacıyla uluslararası standartlarla uyumlu standartlar hazırlanmasını kapsar.
Başka kurum ayrıca düzenleme yapabilir mi?
Kanunla kurulan ilgili kurum ve kurullar, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarına uygun olmak şartıyla kendi alanları için ayrıntıya ilişkin düzenleme yapabilir. Bu imkân, standartlara aykırı ayrı bir düzenleme yetkisi vermez.
Sermaye Piyasası Kurulu kamuyu aydınlatma için ne yapabilir?
Kurul, kamunun zamanında, yeterli ve doğru aydınlatılmasını sağlamak amacıyla genel ve özel nitelikte kararlar alabilir. Bu yetki, sürdürülebilirlik raporlaması veya yönetim kurulu sorumluluğu için ayrı bir hüküm içermez.
Yumuşak hukuk kurallarına aykırılık üyeyi sorumlu kılar mı?
Bu sorunun cevabı tartışmalıdır. Sürdürülebilirlik veya ESG kurallarına uyum, yönetim kurulu üyesinin yükümlülüğü olarak açıkça düzenlenmediğinden aykırılık bağlayıcı bir sorumluluk ya da sorumsuzluk sonucuna dönüştürülemez.
m. 553 sorumluluğu yalnız yönetim kurulu üyesine mi aittir?
Hayır. Kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal eden kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına verdikleri zarardan sorumludur.
Görevini devreden kişi hangi hâlde sorumlu olmaz?
Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görev ya da yetkiyi kanuna dayanarak devreden organ veya kişi, devralanın seçiminde makul derecede özen gösterilmediği ispat edilmedikçe devralanın fiil ve kararlarından sorumlu olmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

