Sulh Hukuk Mahkemesinin Görev ve Kuruluş Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Sulh Hukuk Mahkemesinin Görev ve Kuruluş Esasları

Sulh hukuk mahkemesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesinde sayılan dava ve işleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın görür. Görev, uyuşmazlığın parasal büyüklüğüne göre değil, kanunda gösterilen işin türüne göre belirlenir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler. İKİNCİ AYIRIM Yetki Genel kural

Değer veya tutardan bağımsız görev

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesi, sulh hukuk mahkemesinin görevini belirli dava ve işlerle sınırlı biçimde düzenler. Bu maddede sayılan işlerde dava konusunun değeri veya tutarı görevin belirlenmesinde esas alınmaz. Sayılmayan her hukuk davası bu nedenle sulh hukuk mahkemesine ait olmaz; işin bu maddede yer alması veya başka bir kanunun sulh hukuk mahkemesini ya da hâkimini görevlendirmesi gerekir.

Kira ilişkisinden doğan davalar

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre kira ilişkisinden doğan alacak davaları dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinde görülür. Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler bu görevden ayrılmıştır.

Bent, kira uyuşmazlığını yalnız kira alacağına indirgemez. Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların tamamı ve bu davalara karşı açılan davalar görev kapsamındadır. İlamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümlerin ayrık tutulması, bu tahliye yolunu anılan bentteki mahkeme görevinin dışında bırakır.

Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ilişkin davaları sulh hukuk mahkemesinin görevine verir. Ortaklığın giderilmesine ilişkin davalar da aynı bentte yer alır. Malın taşınır veya taşınmaz olması ya da uyuşmazlığın bir hakka ilişkin bulunması, bu bentte ayrıca bir değer sınırı yaratmaz.

Yalnızca zilyetliğin korunmasına yönelik davalar

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, taşınır ve taşınmaz mallara ilişkin davalardan yalnız zilyetliğin korunmasına yönelik olanları sulh hukuk mahkemesinin görevine bağlar. Zilyetliğin korunması dışındaki taşınır ve taşınmaz davaları bu bent kapsamında değildir.

Kanunla sulh hukuk mahkemesine verilen davalar

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine göre bu Kanun ile diğer kanunların sulh hukuk mahkemesini veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davalar sulh hukuk mahkemesinde görülür. Hangi kanunun hangi iş için görev verdiği, ilgili kanunun kendi hükmünden belirlenir.

Kuruluş, ad ve tek hâkim

5235 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre hukuk mahkemeleri, her il merkezinde ve bölgelerin coğrafi durumları ile iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde kurulur. Kuruluş, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca yapılır. Hukuk mahkemeleri bulundukları il veya ilçenin adıyla anılır.

5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Madde 5- Hukuk mahkemeleri, her il merkezi ile bölgelerin coğrafî durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca kurulur. (Değişik ikinci fıkra: 18/6/2014–6545/45 md.) Sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri tek hâkimlidir. (Mülga fıkra: 9/2/2011-6110/13 md.; Yeniden düzenleme: 18/6/2014–6545/45 md.) Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri bir milyon Türk lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın;[1][2] 1. İflas, (…)[3] iflasın kaldırılması, iflasın kapatılması, konkordato ve yeniden yapılandırmadan kaynaklanan iş ve davalara,3 2. 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda hâkimin kesin olarak karara bağlayacağı işler ile davalara, 3. Şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik davalara, 4. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan tahkim yargılamasında; tahkim şartına ilişkin itirazlara, (…)[4] hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizine yönelik davalara, ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır. (Ek cümle:22/7/2020-7251/54 md.) Bu iş ve davalarda mahkeme başkanı, belirli bazı tahkikat işlemlerini yapmak üzere üyelerden birini naip hâkim olarak görevlendirebilir. Heyet hâlinde bakılacak davalarla ilgili olmak üzere, dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler de heyet tarafından incelenir ve karara bağlanır. Bu fıkrada belirtilen dava ve işler dışında kalan uyuşmazlıklar mahkeme hâkimlerinden biri tarafından görülür ve karara bağlanır. Başkan ve üye hâkimler arasında dağılıma ilişkin esaslar, işlerde denge sağlanacak biçimde mahkeme başkanı tarafından önceden tespit edilir. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/15 md.) Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır. Özel kanunlarla kurulan diğer hukuk mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin hükümler saklıdır. (Değişik beşinci fıkra:17/4/2013–6460/10 md.) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır. Hukuk mahkemeleri bulundukları il veya ilçenin adı ile anılır. Hukuk mahkemelerinin görevleri

5235 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrası, sulh hukuk mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemelerinin tek hâkimle çalışacağını düzenler. Fıkranın değiştiğine ilişkin kayıt bu madde metninde gösterilmiştir. Özel kanunla kurulan diğer hukuk mahkemelerinin nasıl kurulacağına dair hükümler bu kuralın dışında bırakılmıştır.

Birden fazla daire ve iş dağılımı

İş durumunun gerektirdiği yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir ve bu daireler numaralandırılır. Özel kanunda başka bir hüküm yoksa, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği gözetilerek daireler arasındaki iş dağılımı ihtisaslaşma amacıyla Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenebilir. Bu belirleme Resmî Gazete’de yayımlanır.

Oluşturulan daireler, kendilerine tevzi edilen davalara bakmak zorundadır. Zorunluluk, ilgili daireye tevzi edilen davalar bakımındandır.

Dava dilekçesinin içeriği

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinin birinci fıkrasına göre dava dilekçesinde mahkemenin adı; davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri; davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası; varsa kanuni temsilci ve vekilin bilgileri; davanın konusu ve malvarlığına ilişkin davalarda dava konusunun değeri; iddianın dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri; her vakıanın hangi delillerle ispat edileceği; hukuki sebepler; açık talep sonucu ve davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası bulunur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 119Kaynağı aç
MADDE 119- (1) Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri. c) Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası. ç) Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri. d) Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri. e) Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri. f) İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği. g) Dayanılan hukuki sebepler. ğ) Açık bir şekilde talep sonucu. h) Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası. (2) Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır. Harç ve gider avansının ödenmesi[10][11]

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususlar eksikse hâkim, davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Süre içinde eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır. Bu sonuç, dilekçedeki her eksiklik için değil, fıkrada sayılan bentler dışında kalan eksiklikler için öngörülmüştür.

Göreve aykırı dava

Görevli mahkemede dava açılması bir dava şartıdır. Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren bir davanın başka mahkemede açılması ya da başka mahkemenin görevine giren bir davanın sulh hukuk mahkemesinde açılması hâlinde dava, dava şartı eksikliğinden reddedilir.

Görevsizlik, taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflar ileri sürmese bile hâkim bu hususu kendiliğinden dikkate alır. Görevsizlik belirlenirse mahkeme görevsizlik kararı verir.

Görevsizlik kararı kesinleştikten sonra iki hafta içinde taraflardan biri, davanın görevli mahkemede görülmesini talep edebilir. Bu süre içinde talep edilmezse dava açılmamış sayılır.

Genel yetkili mahkeme

Genel yetkili sulh hukuk mahkemesi, davanın açıldığı tarihte davalının yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesidir.

İstinaf başvurusunun süresi ve yeri

Sulh hukuk mahkemesi kararına karşı istinaf, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Başvuru, bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren sulh hukuk mahkemesine dilekçeyle yapılır.

Sulh hukuk mahkemesi dava değerine bakar mı?

Hayır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4. maddesine göre sulh hukuk mahkemesi, maddede sayılan dava ve işleri dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın görür.

Kira davası sulh hukuk mahkemesinde mi açılır?

Kira ilişkisinden doğan alacak davaları dâhil tüm uyuşmazlıklar ve bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinde görülür. Kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler bu görevden ayrılmıştır.

Ortaklığın giderilmesi davası hangi mahkemede görülür?

Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesine ilişkin davalar sulh hukuk mahkemesinin görevindedir.

Her taşınmaz davası sulh hukuk mahkemesinde mi açılır?

Hayır. Taşınır ve taşınmaz mallara ilişkin davalardan bu bent kapsamında olanlar yalnızca zilyetliğin korunmasına yönelik davalardır.

Sulh hukuk mahkemesi tek hâkimli midir?

Evet. 5235 sayılı Kanun’un 5. maddesinin değiştirilen ikinci fıkrasına göre sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri tek hâkimlidir.

Dava dilekçesindeki her eksiklik için süre verilir mi?

Hayır. Bir haftalık kesin süre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesinde (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan eksiklikler içindir. Süre içinde tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.

Görevsizlik ne zaman kendiliğinden dikkate alınır?

Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davanın başka mahkemede ya da başka mahkemenin görevine giren davanın burada açılması hâlinde taraflar bunu yargılamanın her aşamasında ileri sürebilir. Taraflar ileri sürmese de hâkim bu durumu kendiliğinden dikkate alır ve görevsizlik kararı verir.

Görevsizlik kararından sonra hangi süre vardır?

Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde davanın görevli mahkemede görülmesi talep edilebilir. Talep edilmezse dava açılmamış sayılır.

Sulh hukuk kararına istinaf nereye verilir?

İstinaf, tebliğden itibaren iki hafta içinde, bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren sulh hukuk mahkemesine dilekçeyle yapılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu