Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 177. maddesi ıslahın hangi aşamaya kadar ve hangi biçimde yapılabileceğini düzenlemektedir. Tahkikat bittikten sonra sözlü yargılama aşamasına geçilir ve bu noktadan itibaren ıslah yoluna başvurmak artık mümkün değildir; bununla birlikte Yargıtay bozma veya bölge adliye mahkemesi kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine dönerse, kanunda öngörülen koşulların varlığı hâlinde ıslah yeniden gündeme gelebilir. Bu sınırlar, tarafların ıslah hakkını kullanabilecekleri pencereyi belirlemesi bakımından uygulamada büyük önem taşır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 177Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 184Kaynağı aç
Islahın Hukuki Niteliği ve Kapsamı
Islah, taraflardan her birinin daha önce yaptığı usul işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan bir usul kurumudur (HMK m. 176/1). Bir başka deyişle ıslah, iddia ve müdafaanın değiştirilmesi ya da genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkândır. Taraflar ıslah yoluyla dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu ve talep sonucunu değiştirebilirler.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 176Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/881, K. 2022/1135Kaynağı aç
Islah mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade beyanıdır; yasal şartları yerine getirildiği takdirde karşı tarafın ya da mahkemenin kabulüne bağlı olmaksızın sonuç doğurur. Aynı davada her taraf bu haktan yalnızca bir kez yararlanabilir (HMK m. 176/2).
Öte yandan feragat, kabul ve sulh gibi işlemler dava içinde yapılmış olsa bile ıslahla düzeltilemez. Bu işlemler usul işlemi niteliği taşıdıkları kadar maddi hukuk işlemi mahiyetini de taşıdıklarından, ıslah yoluyla geri alınmaları mümkün değildir.
Islahın Yapılabileceği Zaman Dilimi
HMK m. 177/1 uyarınca ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Tahkikat, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra başlar; taraflar tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilir (HMK m. 147/1). Tahkikat ise hâkimin tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görüp bu durumu taraflara tefhim etmesiyle sona erer (HMK m. 184/2). Dolayısıyla ıslah hakkının kullanılabileceği dönem tahkikatın devam ettiği aralıkla sınırlıdır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 147Kaynağı aç
Tahkikat sona erdikten sonra sözlü yargılama aşamasına geçilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin E.2022/1703, K.2023/3047 sayılı kararında, HMK m. 177/1'e göre ıslahın tahkikat aşamasına kadar yapılabileceği, bu aşamanın sona ermesinden sonraki aşama olan sözlü yargılamada ıslah isteminde bulunulamayacağı ve bu aşamada yapılan ıslahın süresinde olmadığı belirtilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/1703, K. 2023/3047Kaynağı aç
HMK m. 177/1, tahkikat devam ettiği sürece ıslah yapılabileceğini açıkça öngördüğünden, hâkimin kanuni süreyi kısaltması mümkün değildir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin E.2018/7174, K.2018/16678 sayılı kararında bu ilke açıkça ortaya konulmuş; kanuni süresi içinde yapılan ıslaha değer verilerek karar verilmesinin yerinde olduğu ve bunun usul ekonomisine de uygun düştüğü vurgulanmıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2018/7174, K. 2018/16678Kaynağı aç
Bozma veya Kaldırma Kararından Sonra Islah
7251 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle HMK m. 177'ye eklenen ikinci fıkra, bozmadan sonraki ıslah imkânını düzenlemektedir. Bu hükme göre Yargıtay'ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapmış olması koşuluyla tahkikat sona erinceye kadar ıslah yeniden yapılabilir. Bu imkânın doğabilmesi için ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin en az bir işlem gerçekleştirmiş bulunması şarttır.
7251 sayılı Kanun değişikliğinin yürürlüğünden önce yapılmış ve tamamlanmış ıslah işlemlerine bu yeni hükmün uygulanıp uygulanamayacağı konusunda yargı kararları arasında yorum farkı bulunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E.2021/881, K.2022/1135 sayılı kararında, ıslah işleminin yapılmakla tamamlanmış bir usul işlemi niteliği taşıması nedeniyle ıslahın gerçekleştiği tarih itibarıyla yeni hükmün uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu değerlendirmenin söz konusu değişiklikten önce tamamlanmış ıslah işlemlerini kapsadığı göz önünde bulundurulmalıdır; farklı somut olaylarda farklı sonuçların gündeme gelebileceği ihtimali mevcuttur.
Bozma Kararına Uymanın Sınırı
HMK m. 177/2'nin açık hükmü uyarınca, bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ıslah yoluyla ortadan kaldırılamaz. Kanun gerekçesi bu yasağın usuli kazanılmış hak gibi kurumları korumaya yönelik olduğunu açıklamaktadır.
Usuli kazanılmış hak, bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir haktır. Bu hakka ilişkin genel çerçeve kanunda açıkça düzenlenmemiş olmakla birlikte yargı uygulamasında ve öğretide kabul görmektedir. Geriye etkili kanun değişikliği, görev kuralına aykırılık, sonradan ortaya çıkan içtihadı birleştirme kararı, hak düşürücü süre ve kamu düzeni bu hakkın uygulama bulmayacağı istisnalar arasında sayılmaktadır.
Islahın Şekli ve Bildirim Zorunluluğu
HMK m. 177/3 uyarınca ıslah sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse ya da ıslah talebi duruşma dışında sunuluyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneğinin haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilmesi zorunludur. Bu bildirim yükümlülüğüne aykırı davranılması, yani duruşma dışında sunulan ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmeden karar verilmesi, hukuki dinlenilme ve savunma hakkını ihlal eder. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E.2023/2943, K.2025/2077 sayılı kararında davalıya tebliğ edilmeyen ıslah dilekçesi nedeniyle bu hakkın ihlal edildiği tespit edilmiş ve karar bozulmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2943, K. 2025/2077Kaynağı aç
Kısmi Islahta Süre ve Tamamlama Yükümlülüğü
Kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir (HMK m. 181/1). Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin E.2024/13235, K.2025/44 sayılı kararında ise ıslah hakkını kullanan tarafa, ıslaha ilişkin usul işleminin tamamlanması bakımından HMK m. 181'de öngörülen bir haftalık kesin süre verilebileceği ve bu süre verilmeden karar kurulmasının isabetli olmadığı ortaya konulmuştur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 181Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/13235, K. 2025/44Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Islah ne zamana kadar yapılabilir?
Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir (HMK m. 177/1). Hâkimin tahkikatın bittiğini taraflara tefhim etmesinden sonra artık ıslah mümkün değildir. Sözlü yargılama aşamasına geçildikten sonra yapılan ıslah süresinde sayılmaz.
Bozmadan sonra ıslah yapılabilir mi?
Yargıtay bozma veya bölge adliye mahkemesi kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine dönerse ve ilk derece mahkemesi tahkikata ilişkin bir işlem yaparsa, tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabilir (HMK m. 177/2). Ancak bozma kararına uyulmasıyla ortaya çıkan hukuki durum ıslahla değiştirilemez. Değişikliğin yürürlüğünden önce tamamlanmış ıslah işlemlerine bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağı ise tartışmalıdır; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E.2021/881, K.2022/1135 sayılı kararı o tarihten önce tamamlanmış ıslah işlemleri bakımından yeni hükmün uygulanamayacağı sonucuna ulaşmıştır.
Islah sözlü yapılabilir mi?
HMK m. 177/3 uyarınca ıslah hem sözlü hem yazılı olarak yapılabilir. Karşı tarafın duruşmada hazır bulunmaması veya talebin duruşma dışında sunulması durumunda yazılı talep ya da tutanak örneğinin karşı tarafa bildirilmesi zorunludur.
Aynı davada birden fazla kez ıslah yapılabilir mi?
Hayır. HMK m. 176/2 uyarınca aynı davada taraflardan her biri ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.
Hâkim ıslah için önceden süre belirlerse bu süre bağlayıcı mıdır?
Hayır. HMK m. 177/1 tahkikat devam ettiği sürece ıslaha imkân tanıdığından, hâkimin tahkikat tamamlanmadan önce taraflara ıslah yapmaları için belirlediği süre bu kanuni süreyi kısaltamaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin E.2018/7174, K.2018/16678 sayılı kararında kanuni süresi içinde yapılan ıslaha değer verilerek karar verilmesinin yerinde olduğu belirlenmiştir.
Islah dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmemesi ne sonuç doğurur?
Duruşma dışında sunulan ıslah dilekçesinin karşı tarafa bildirilmeden karar verilmesi HMK m. 177/3'teki yükümlülüğe aykırılık oluşturur ve hukuki dinlenilme ile savunma hakkını ihlal eder. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E.2023/2943, K.2025/2077 sayılı kararında bu aykırılık bozma sebebi sayılmıştır.
Feragat veya kabul beyanı ıslahla geri alınabilir mi?
Hayır. Feragat, kabul ve sulh gibi işlemler dava içinde yapılmış olsa bile ıslahla düzeltilemez; bu işlemler hem usul işlemi hem maddi hukuk işlemi niteliği taşıdıklarından ıslah yoluyla ortadan kaldırılmaları mümkün değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

