Sulh Ceza Hakimliğinin Hukuki Niteliği ve Kuruluşu
Sulh ceza hakimliği, 5235 sayılı Kanun'da 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler neticesinde 28.06.2014 tarihi itibarıyla sulh ceza mahkemelerinin kaldırılmasıyla soruşturma aşamasına özgü olarak kurulmuş tek hakimli bir yargı merciidir. Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere bu hakimlik, yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, bunlarla ilgili işleri yapmak ve bu karar ile işlere karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla görev yapar.
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN m. 10Kaynağı aç
Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, yürütülen
soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri
yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza
hâkimliği kurulmuştur.
İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde birden fazla sulh ceza hâkimliği
kurulabilir. Bu durumda sulh ceza hâkimlikleri numaralandırılır. Müstakilen
sulh ceza hâkimliğinde görevlendirilen hâkimler, adli yargı adalet
komisyonlarınca başka mahkemelerde veya işlerde görevlendirilemez.
Sulh ceza hâkimliğinde bir yazı işleri müdürü ile yeteri kadar personel
bulunur.
Sulh ceza hâkimliği, her il merkezi ile bölgelerin coğrafi durumları ve
iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca kurulur.
Sulh ceza hâkimliği bulundukları il veya ilçenin adı ile anılır.
Sulh ceza hâkimliğinin yargı çevresi, bulundukları il merkezi ve ilçeler
ile bunlara adli yönden bağlanan ilçelerin idari sınırlarıdır.
Ağır ceza mahkemeleri ile büyükşehir belediyesi bulunan illerde,
büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki il ve ilçenin adı ile anılan sulh
ceza hâkimliğinin yargı çevresi, il veya ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet
Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.
Coğrafi durum ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak bir sulh ceza
hâkimliğinin kaldırılmasına veya yargı çevresinin değiştirilmesine, Adalet
Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca karar
verilir.
Asliye ceza mahkemesinin görevi
Sulh ceza hakimliği her il merkezinde kurulur; ilçelerde ise bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınmak suretiyle Adalet Bakanlığınca ihdas edilir ve bulundukları il veya ilçenin adıyla anılır. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde birden fazla sulh ceza hakimliği kurulabilir ve bu durumda hakimlikler numaralandırılır. Sulh ceza hakimliğinde bir yazı işleri müdürü ile yeteri kadar personel görev yapar.
Müstakilen sulh ceza hakimliğinde görevlendirilen hâkimler, adli yargı adalet komisyonlarınca başka mahkemelerde ya da sulh ceza hakimliği dışındaki işlerde görevlendirilemezler. Teşkilat yapısı soruşturma işlemlerine özgülenen sulh ceza hakimliklerinin yürüttüğü bağımsız bir ceza davası veya yargılama faaliyeti bulunmamaktadır.
Sulh Ceza Hakimliğinin Yargı Çevresi ve İdari Değişiklikler
Sulh ceza hakimliğinin yetki alanı, kural olarak bulunduğu il merkeziyle ilçe sınırlarını ve adli bakımdan buraya bağlanan yerleri kapsar. Büyükşehir belediyesi teşkilatı ve ağır ceza mahkemesi yer alan illerde ise büyükşehir sınırları dahilindeki sulh ceza hakimliklerinin yetki çevresi, il ve ilçe hudutlarına bağlı kalınmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca tayin olunur. Hakimliklerin iş yoğunluğu veya coğrafi koşullar sebebiyle kaldırılmasına ya da yargı sınırlarının değiştirilmesine de Bakanlığın teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca karar verilir.
Sulh Ceza Hakimliğinin Görev Alanı ve İncelediği Başvurular
Sulh ceza hakimliği, soruşturma evresinde kanunların hâkim güvencesine bağladığı işlemleri yerine getirir ve kanunda belirtilen idari ve adli tasarruflara yönelik itirazları karara bağlar. Bu çerçevede Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararlarına karşı suçtan zarar gören kimse, kararın kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 15 gün içinde kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine itirazda bulunabilir.
İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı ilgililer, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine başvurabilmektedir. Bu süre içinde başvuru yapılmadığı takdirde idari yaptırım kararı kesinleşir. Başvurunun yapılmasını engelleyen bir mücbir sebebin varlığı hâlinde ise engelin kalktığı tarihten itibaren 7 gün içinde itiraz yapılabilmesi mümkündür.
Beden Muayenesi ve Moleküler Genetik İnceleme Kararları
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 75 uyarınca iç beden muayenesi yapılması veya vücuttan kan veya benzeri biyolojik örnekler alınabilmesi için müdahalenin kişinin sağlığına zarar verme tehlikesinin bulunmaması zorunludur. Bu kapsamdaki işlemler ancak tabip veya sağlık mesleği mensubu diğer bir kişi tarafından yerine getirilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilse dahi, bu kararın 24 saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulması şarttır. Hâkim veya mahkeme 24 saat içinde kararını verir; onaylanmayan kararlar hükümsüz kalarak elde edilen deliller ceza muhakemesinde kullanılamaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 75Kaynağı aç
(1) Bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanık üzerinde iç
beden muayenesi yapılabilmesine ya da vücuttan kan veya benzeri biyolojik
örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; Cumhuriyet
savcısı veya mağdurun istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde
sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir.
Cumhuriyet savcısının kararı, yirmidört saat içinde hâkim veya mahkemenin
onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmidört saat içinde kararını verir.
Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.
(2) İç beden muayenesi yapılabilmesi
veya vücuttan kan veya benzeri biyolojik örnekler alınabilmesi için
müdahalenin, kişinin sağlığına zarar verme tehlikesinin bulunmaması gerekir.
(3) İç beden muayenesi veya vücuttan kan veya benzeri biyolojik örnekler
alınması, ancak tabip veya sağlık mesleği mensubu diğer bir kişi tarafından
yapılabilir.
(4) Cinsel organlar veya anüs
bölgesinde yapılan muayene de iç beden muayenesi sayılır.
(5) Üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda,
kişi üzerinde iç beden muayenesi yapılamaz; kişiden kan veya benzeri biyolojik
örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınamaz.
(6) Bu madde gereğince alınacak hâkim veya mahkeme kararlarına itiraz
edilebilir.
(7) Özel kanunlardaki alkol muayenesine ve kan örneği alınmasına ilişkin
hükümler saklıdır.
Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması[8]
Cezanın üst sınırı iki yılın altında kalan suç tiplerinde ilgililer üzerinde iç beden muayenesi yapılamayacağı gibi, kişiden biyolojik materyallerle saç, tükürük ve tırnak türü örneklerin alınması da hukuken mümkün değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 75 uyarınca bu kapsamda kurulan hâkim veya mahkeme kararları itiraz kanun yoluna açıktır.
Sulh Ceza Hakimliği Kararlarına Karşı İtiraz Usulü ve Merciler
Sulh ceza hakimliği kararlarına karşı istinaf ve temyiz kanun yolları kapalı olup yalnızca itiraz kanun yoluna başvurulabilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 268/1 uyarınca, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle itiraz edilir; tutanakla tespit edilen beyan ve imza hâkim tarafından onaylanır. Kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimi itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 268Kaynağı aç
ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı
öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir
dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak
suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı
veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.[114]
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya
mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç
gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:
a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği
kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza
hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son
numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin
bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev
yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.
b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama
ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların
incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir.
İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların
gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği
tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza
hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi
başkanına aittir.
c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak
itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve
bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların
incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması
hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için
birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın
ağır ceza mahkemesine aittir.
d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup
oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına
karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki
mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir.
e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza
dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara
yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire
başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi;
son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler.
İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi
Sulh ceza hakimliği kararlarına karşı yapılan itirazların incelenmesinde kural olarak yatay denetim geçerlidir. O yerde birden fazla sulh ceza hakimliği bulunuyorsa itirazı numara olarak kendisini izleyen hakimlik, son numaralı hakimlik kararlarına yönelik itirazı ise bir numaralı sulh ceza hakimliği inceler. Ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hakimliği varsa yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliği yetkilidir. Ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hakimliği varsa inceleme en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğince yapılır.
Sulh ceza hakimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara yönelik itirazlar bu genel kuralın istisnasını teşkil eder. Bu kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi sulh ceza hakimliği yerine yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir. Sulh ceza hakimliği işleri asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına geçer. İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların gecikmeksizin incelenmesi amacıyla kararına itiraz edilen sulh ceza hakimliği gerekli tedbirleri alır.
Sulh ceza hakimliğinde dava açılır mı?
Sulh ceza hakimliklerinin bağımsız bir ceza davası yürütme veya kovuşturma faaliyeti bulunmamaktadır; bu hakimlikler soruşturma aşamasında hâkim kararı gerektiren işleri yapmak ve kanundaki itirazları incelemekle görevlidir.
Sulh ceza hakimliği kararına istinaf başvurusu yapılır mı?
Sulh ceza hakimliği tarafından verilen kararlara karşı istinaf ve temyiz kanun yolları kapalıdır; bu kararlara karşı yalnızca itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.
Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazı hangi merci inceler?
Sulh ceza hakimliği tarafından verilen tutuklama ve adli kontrol kararlarına karşı itirazlar, takip eden sulh ceza hakimliği tarafından değil yargı çevresinde yer alan asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından incelenir.
İdari para cezasına karşı sulh ceza hakimliğine başvuru süresi ne kadardır?
İdari para cezası kararlarına karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine başvurulabilir; mücbir sebep bulunması hâlinde bu engel kalktıktan sonra 7 gün içinde itiraz yapılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

