Ticari İşletmelerde Şube Kavramı ve Hukuki Nitelikleri
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu metninde şube kavramı için açık bir tanım verilmemiştir. Buna karşılık 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 9. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şube; bir merkeze bağlı bulunmakla birlikte kendi sermayesi ve muhasebesi ayrılmış olan ya da sermayesi ve muhasebesi merkezde tutulsa dahi bağımsız şekilde ticari muamele gerçekleştiren birimlerdir. Bir yerin şube niteliği taşıması merkeze tabi olma, dış ilişkilerde bağımsız hareket edebilme, merkezden farklı bir coğrafi mekânda yer alma ve müstakil muhasebe tutma unsurlarına dayanır. Şubenin yürüttüğü muamelelerin merkezin faaliyetleriyle aynı veya benzer nitelik taşıması beklenir; bununla birlikte şube piyasada kendi başına ticari muamele yapar. 5174 sayılı Kanun'un 9. maddesi doğrultusunda şubelerin açıldıkları yerdeki ticaret odasına kaydettirilmeleri yasal bir zorunluluktur.
5174 sayılı TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ İLE ODALAR VE BORSALAR KANUNU m. 9Kaynağı aç
Şubelerin Tescil Usulü, Ticaret Unvanı ve İşletme Devri
Merkezi Türkiye sınırları içinde yer alan ticari işletmelerin şubeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 40. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Ticaret unvanına ve imza örneklerinin verilmesine ilişkin yasal kurallar şubeler için de bağlayıcıdır. Merkezin sicil kaydına işlenen hususlar, aksine bir kanun hükmü bulunmadıkça şubenin tescilli olduğu yer siciline de aktarılır ve şube sicil müdürlüğünün bu işlemler yönünden ayrı bir inceleme yapma zorunluluğu yoktur. Şube açılışında sicil müdürlüğüne ibraz edilecek evraklar işletme merkezinin yurt içinde veya yurt dışında bulunmasına bağlı olarak farklılaşır; ancak anonim şirket ya da limited şirket gibi işletme türleri talep edilen evrak düzeninde bir değişiklik oluşturmaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 40Kaynağı aç
Ticaret unvanı kullanımında 6102 sayılı Kanun'un 48. maddesi uyarınca her şube, merkezin ticaret unvanını şube ibaresini ekleyerek kullanmak zorundadır. Merkezi Türkiye dışında bulunan ticari teşebbüslerin şubeleri ise unvanda merkezin yerleşim yerini, şubenin bulunduğu şehri ve şube niteliğini açıkça belirtmekle yükümlüdür. Ticari işletmenin bütün halinde el değiştirmesi durumunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 202. maddesi ile 6102 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince şubeler kural olarak devir kapsamına dahil olur; ancak devir sözleşmesinde şubenin devir harici tutulması hukuken mümkündür.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 48Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 11Kaynağı aç
Yabancı Şirketlerin Türkiye'deki Şubeleri ve Yerleşim Yeri Statüsü
Merkezi yurt dışında bulunan ticari işletmelerin Türkiye’deki şubeleri, kendi milli hukuklarının ticaret unvanına ilişkin hükümleri saklı kalmak şartıyla, yerli ticari işletmeler gibi tescil edilir. 6102 sayılı Kanun'un 40. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bu şubeler için Türkiye'de ikamet eden tam yetkili bir ticari mümessil görevlendirilmesi zorunludur. İlk şubenin tescil edilmesinin ardından açılabilecek müteakip şubeler ise yerli ticari işletmelerin şubelerine uygulanan usulle sicile kaydedilir. Yabancı şirketlerin Türkiye'de kendi nam ve hesaplarına ticari faaliyet yürütebilmeleri şube veya acente açarak ticaret siciline tescil yaptırmaları şartına bağlıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/16217, K. 2015/2385Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/2110, K. 2012/3915Kaynağı aç
30 Teşrinisani 1330 tarihli Kanunu Muvakkat'ın 10. maddesi uyarınca yabancı bir anonim şirketin Türkiye'de açtığı şube veya acentesinin bulunduğu yer, söz konusu şirketin kanuni yerleşim yeri sayılır. Buna karşılık Türk Medeni Kanunu'nda yer alan olağan oturma yeri düzenlemesi yalnızca gerçek kişilere özgü olup tüzel kişilerin olağan oturma yerinden söz edilemez.
İrtibat Bürolarının Hukuki Rejimi ve Faaliyet Sınırları
4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'nun 3. maddesinin (h) bendi gereğince yabancı ülke mevzuatına tabi şirketler, Türkiye'de ticari faaliyette bulunmamak şartıyla irtibat bürosu kurabilirler. İrtibat büroları gelir getirici ticari faaliyet yürütemez; ana şirkete bağlı olarak pazar araştırması, planlama, haberleşme, bilgi aktarımı, temsil ve ağırlama ile Türkiye'deki tedarikçilerin denetim ve kalite standartlarını takip etme gibi işlevleri üstlenir. Kazanç sağlayıcı işlem yapma yetkileri bulunmadığından bütün büro harcamaları yurt dışındaki ana şirket tarafından karşılanır. Ticari faaliyette bulunmama mecburiyetleri sebebiyle irtibat büroları tahkim mevzuatı kapsamında işyeri niteliği taşımaz.
4875 sayılı DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU m. 3Kaynağı aç
İrtibat bürosu faaliyetleri için idari makamlarca azami üçer yıllık sürelerle izin verilir; sürenin tamamlanmasından önce uzatma başvurusunda bulunulması gerekir. Kuruluş sürecinde başvuru formu, yapılacak işlerin sınırlarını ve kesinlikle ticari faaliyet icra edilmeyeceğini taahhüt eden imzalı beyanname, yabancı şirketin faaliyet belgesi, bilanço veya faaliyet raporu ile temsil yetkisine ilişkin vekaletname belgeleri sunulur.
Yargılama Usulü, Mahkeme Yetkisi ve Temsil Ehliyeti
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir şubenin işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Merkeze karşı açılacak davalar bakımından getirilen bu yetki kuralı münhasıran şubenin gerçekleştirdiği işlemlerle sınırlıdır. Temsil ilişkisi bakımından Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 2015/27705 Esas ve 2015/28589 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, kendi işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda banka şubeleri bankayı davada temsile yetkilidir ve açılan davalar taraf ehliyeti yokluğundan usulden reddedilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/27705, K. 2015/28589Kaynağı aç
Çalışılan irtibat bürosunun dava açılmasından önce faaliyetine son verilerek kapatılmış olması durumunda, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2015/12171 Esas ve 2015/11371 Karar sayılı kararı doğrultusunda, dava tarihindeki şirket merkez adresinin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkili hale gelir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/12171, K. 2015/11371Kaynağı aç
İş Güvencesi Hükümlerinin Şube Çalışanlarına Uygulanması
İş güvencesinden yararlanabilmek için 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde aranan en az otuz işçi ölçütünde, fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih esas alınır. Bu hesaplamada belirli veya belirsiz süreli, tam ya da kısmi zamanlı, sürekli yahut mevsimlik sözleşmeyle çalışan tüm işçiler hesaba dahil edilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2015/34705 Esas ve 2016/3452 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, çok uluslu faaliyet gösteren ve Türkiye'de şube veya acentesi yer alan şirketlerde, aynı işkolundaki yurt dışı şubelerde çalışan işçiler de otuz işçi sayısının tespitinde göz önünde tutulur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/34705, K. 2016/3452Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 18Kaynağı aç
4857 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince iş sözleşmesinin feshinin işveren tarafından yazılı olarak gerçekleştirilmemesi ve fesih gerekçesinin açık ve kesin biçimde işçiye bildirilmemesi feshin geçersizliği ve işe iade sonucunu doğurur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 19Kaynağı aç
Şube ile irtibat bürosu arasındaki temel hukuki fark nedir?
Şube, merkeze bağlı olmakla beraber kendi adına piyasada bağımsız ticari işlemler yürütebilir ve gelir doğurucu faaliyetlerde bulunabilir; irtibat bürosunun ise Türkiye'de her türlü ticari faaliyette bulunması yasaktır ve tüm giderleri yurt dışındaki ana şirket tarafından karşılanır.
Yabancı bir şirketin Türkiye'de şube açması halinde ticari mümessil atanması şart mıdır?
Evet, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 40. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca merkezi Türkiye dışında bulunan işletmelerin şubeleri için yerleşim yeri Türkiye'de yer alan tam yetkili bir ticari mümessil atanması zorunludur.
Şubenin taraf olduğu işlemlerde dava nerede açılır?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Kapatılan bir irtibat bürosunda çalışan işçinin açacağı davada yetkili mahkeme neresidir?
İrtibat bürosu dava tarihinden önce kapatılmışsa, uyuşmazlığın çözümünde dava tarihi itibarıyla davalı şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

