Subay ve Astsubay Güvenlik Soruşturması Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Subay ve Astsubay Güvenlik Soruşturması Esasları

Subay ve astsubay adaylarına yönelik yürütülen arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması faaliyetleri 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu hükümlerine tabidir. Ayrıca 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun'un 4. maddesi gereğince sözleşmeli subaylığa kabulde güvenlik soruşturmasının müspet neticelenmesi yasal zorunluluktur.

Danıştay 12. Daire, E. 2020/2359, K. 2021/6570Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/2359 E.  ,  2021/6570 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2359 Karar No : 2021/6570 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gaziantep ili, Nizip Askerlik Şubesinde sözleşmeli subay olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 29/08/2017 tarihli işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı zararların ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; sözleşmeli subay olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenebilmesi için hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanması gerektiği, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakına ilişkin bilgilerin bulunduğunu ortaya koyabilecek ve dolayısıyla güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olabilecek nitelikte olduğu, silahlı olarak güvenlik hizmeti sunan davacının hizmetin niteliği ve gerekleri gözetildiğinde Devletin kamu güvenliğinin sağlanması amacıyla hizmetinden faydalanacağı kişileri Devlete sadakatte şüphe duymadığı kişiler arasında seçme noktasında takdir yetkisinin bulunduğu, dava konusu işlem tesis edilirken idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanmadığı görüldüğünden, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamanın devam ettiği, iki tanık beyanından başka bir şey olmadığı, kardeşleri hakkında adli ve idari işlem bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi tarafından adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı tarafından temyiz aşamasında yeniden adli yardım talebinde bulunulmuş ise de, aynı Kanunun 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder" düzenlemesi gereğince davacının temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Gaziantep ili, Nizip Askerlik Şubesinde sözleşmeli subay olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının, olumsuz olduğu kabul edilerek sözleşmesinin feshedildiği, söz konusu 29/08/2017 tarihli yenilememe işleminin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı zararların ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasında; "…(Ek:18/10/2018-7148/29 md.) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 04/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise; "Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir. 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun'un 4. maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendinde sözleşmeli subaylık için "güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmış olmak" şartı aranmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile; Anayasa’nın 13. maddesinde, “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmüne yer verilerek temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğinin ifade edildiği; 20. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağının belirtildiği ve son fıkrasında da herkesin, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğu kuralının yer aldığı; 129. maddesinin birinci fıkrasında, memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülüklerinin düzenlendiği; Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında belirtildiği üzere “…adı, soyadı, doğum tarihi ve doğum yeri gibi bireyin sadece kimliğini ortaya koyan bilgiler değil; telefon numarası, motorlu taşıt plakası, sosyal güvenlik numarası, pasaport numarası, özgeçmiş, resim, görüntü ve ses kayıtları, parmak izleri, IP adresi, e-posta adresi, hobiler, tercihler, etkileşimde bulunulan kişiler, grup üyelikleri, aile bilgileri, sağlık bilgileri gibi kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan tüm verilerin…” kişisel veri olarak kabul edildiği; kamu görevinde çalıştırılacak kişiler bakımından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu, ancak bu alanda düzenleme öngören kuralların kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbirler uygulama ve özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkına yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğini yeterince açık olarak göstermesi ve muhtemel kötüye kullanmalara karşı yeterli güvenceleri sağlaması gerektiği, kuralda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu kapsamda kişisel veri niteliğindeki bilgilere ulaşması öngörülmüşken, Kanun’da bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağına, hangi mercilerin soruşturma ve araştırmayı yapacağına, bu bilgilerin ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağına, ilgililerin söz konusu bilgilere itiraz etme imkânının olup olmadığına, bilgilerin bir müddet sonra silinip silinmeyeceğine, silinecekse bu sırada izlenecek usulün ne olduğuna, yetkinin kötüye kullanımını önlemeye yönelik nasıl bir denetim yapılacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin yapılmadığı, bir başka ifadeyle güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir kanuni güvenceler belirlenmeksizin, kuralla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli olanların bu soruşturma ve araştırma kapsamında kişisel veri niteliğindeki bilgileri almakla yetkili olduklarının belirtildiği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13. ve 20. maddeleriyle bağdaşmadığından, kuralın Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Dava konusu işlemin dayanağını oluşturan yasa kuralı Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Anayasa Mahkemesi kararının geriye yürümesi ve söz konusu karardan önce yürürlükte olan Anayasa'ya aykırı kurala göre tesis edilen işlemlere karşı açılan ve halen görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesi kararından ne şekilde etkileneceği hususunun öncelikle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; beşinci fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; altıncı fıkrasında ise, "Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır. Anayasa Mahkemesince bir kanunun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemez. Aksine durum ise, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğu yönündeki hükme aykırılık oluşturur. Yukarıda açık metinlerine yer verilen ve Anayasa'da düzenlenmiş olan kurallar ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurma hakkına sahip olan kişilerin de, kendi hak ve menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerektiği açıktır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de, devletlerin milli güvenliğin korunması amacını gerçekleştirmede sahip oldukları takdir yetkisinin geniş olduğunu kabul etmektedir. AİHM, Sözleşme'ye taraf devletin milli güvenliği korumak için yetkili ulusal makamlarına ilk olarak kişiler hakkında bilgi toplama ve halka açık olmayan siciller tutma, ikinci olarak milli güvenlik bakımından önemli kadrolarda çalışmak isteyen adayların bu işe uygunluğunu takdir ederken bu bilgiyi kullanma yetkisi veren kurallara sahip olmaları gerektiğinde kuşku bulunmadığını belirtmektedir. (Leander/İsveç, SB.No: 9248/81, 26/3/1987) Anayasa Mahkemesinin kararına ve AİHM içtihatlarına göre; kamu görevine atanmadan önce kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasını öngören kural getirilmesi kanun koyucunun takdir yetkisindedir. Ancak, bu alanda düzenleme getiren kurallarda, kamu makamlarına hangi koşullarda ve hangi sınırlar içinde tedbir uygulama ve özel hayatın gizliliğine yönelik müdahalelerde bulunma yetkisi verildiğinin açıkça gösterilmesi ve olası kötüye kullanmalara (keyfiliğe) izin verilmeyecek şekilde yeterli güvencelerin sağlanması gerekmektedir. Bu duruma göre, Anayasa Mahkemesinin yukarıda sözü edilen iptal kararı; gerekçesi dikkate alındığında, kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilecek personel hakkında güvenlik soruşturmasının hiç bir şekilde yapılmayacağını değil; aksine, güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasına dair detayların kanunda gösterilmesi, kişisel verilerin güvenliğine ve özel hayatın gizliliğine ilişkin güvenceleri sağlayan kuralların kanunda yer alması koşuluyla güvenlik soruşturmasının veya arşiv araştırmasının yapılabileceğini ortaya koymuştur. Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlandığı 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe konulmuştur. Bu duruma göre, dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği kuşkusuzdur. Diğer yandan, Dairemiz kararı üzerine verilecek kararda davacının parasal hak talebiyle ilgili de yeniden bir değerlendirme yapılacağı açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/12/2021 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
4678 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE İSTİHDAM EDİLECEK SÖZLEŞMELİ SUBAY VE ASTSUBAYLAR HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – (Değişik: 16/6/2009-5907/2 md.) (Değişik birinci fıkra: 26/6/2012-6336/20 md.) Sözleşmeli subay kaynaklarını; en az dört yıllık fakülte veya yüksekokulları bitirenlerden düzeltilmemiş nüfus kaydına göre müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmiyedi yaşını, lisansüstü eğitimini tamamlamış olanlardan otuziki yaşını bitirmemiş olanlar teşkil eder. Askeri okullardan ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden her ne sebeple olursa olsun ilişikleri kesilen personel, Türk Silahlı Kuvvetlerine sözleşmeli subay olarak alınmaz. (Değişik cümle: 22/5/2012-6318/68 md.) Ancak, askerlik yükümlülüğünü yerine getirmekte olanlar veya terhis edilenler sözleşmeli subay olabilirler. Sözleşmeli subaylık için genel olarak aşağıdaki nitelikler aranır: a) Türk vatandaşı olmak. b) Bu Kanunda belirtilen öğrenim ile ilgili koşulları taşımak. c) Sağlık ile ilgili Yönetmelikte belirtilen şartları taşımak. d) Kamusal hakları kullanmaktan yoksun bırakılmamış olmak. e) Cezaları ertelenmiş, seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmiş, genel ya da özel af kanunları kapsamına girmiş veya haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi; 1) Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, halkı askerlikten soğutmak, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama ile zimmet, irtikap, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, yalan tanıklık, yalan yere yemin, suç uydurma, cinsel saldırı, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, fuhuş, gayri tabii mukarenet, hileli iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar ile kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçlarından birisinden, 2) Firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat ve isyan suçlarından, 3) 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Kanunun 148 inci maddesinde belirtilen suçlardan birisinden, mahkum olmamak. f) Güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmış olmak. g) Yapılacak olan sınavlarda başarılı olmak. Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilenler ile yedek subay ve yedek astsubay olarak askerlik hizmetini yapanlar veya yapmakta olanların bu görevlerinde aldıkları sicilin, sicil tam notunun % 85 veya daha üstünde olması şarttır. Halen bu görevlerde bulunanlar ile askerlik hizmetini yapmakta iken müracaat edenlerin ayrıca, sıralı üstlerinden sözleşmeli subay olmaya layık olduklarına dair yönetmelikte belirtilen olumlu nitelik belgesi almaları zorunludur.[2] Askeri hakim sınıfına, sözleşmeli subay statüsünde personel alınmaz. Yetiştirme

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırmasının Kapsamı

Güvenlik soruşturması; arşiv araştırması ve yerinde araştırma hallerini kapsar. Arşiv araştırmasında adayın adli sicil kaydı, emniyet ve istihbarat kayıtları, yabancı devletlerle veya yabancı kişilerle ilişkileri ile terör ve suç örgütleriyle bağlantıları incelenir.

Subay ve astsubay adaylarına ilişkin inceleme süreci, Milli Savunma Bakanlığı Personel Temin Daire Başkanlığına bağlı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Şube Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

Kişisel Durumlar ve Sosyal Çevreye İlişkin Değerlendirmeler

Adayın siyasi görüşleri, dini inançları ve sosyal medya paylaşımları, milli güvenliğe ve kamu düzenine tehdit oluşturmadığı müddetçe tek başına olumsuzluk sebebi teşkil etmez. Geçmişteki hatalar veya maddi durum da kamu düzenine ya da milli güvenliğe tehdit içermediği sürece sorun oluşturmaz.

Milli güvenliğe ve kamu düzenine tehdit oluşturan, yasa dışı faaliyetleri teşvik eden, şiddet veya nefret söylemi barındıran internet geçmişi adayın olumsuz sonuç alma riskini artırabilir; bununla birlikte her uygunsuz içerik güvenlik soruşturmasının kesin olarak olumsuz sonuçlanacağı anlamına gelmez.

WhatsApp geçmişi mutlak surette incelenmemekle birlikte adayın riskli profil olarak değerlendirildiği bazı durumlarda incelemeye konu olabilmektedir.

Babanın adli sicil kaydının bulunması tek başına askerliğe engel oluşturmaz; bu kapsamda sicil kaydına konu suçun türü, üzerinden geçen süre ve adayın bu fiille ilgisi dikkate alınır.

Askeri Öğrenci ve Kursiyer Statüsü

Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 3. maddesi gereğince askeri öğrenci; subay, askeri memur veya astsubay yetiştirilmek üzere muhtelif okul ve üniversitelerde okuyan ve resmi kıyafet taşıyan öğrencilerdir. Soruşturması olumlu sonuçlanarak Milli Savunma Üniversitesine kabul edilen adayların eğitim süresi subay adayları için 4 yıl, astsubay adayları için ise 2 ila 3 yıl arasındadır.

Danıştay 2. Daire, E. 2023/3325, K. 2025/3136Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2023/3325 E.  ,  2025/3136 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3325 Karar No : 2025/3136 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : Bitlis Polis Meslek Eğitim Merkezinde (POMEM) öğrenim gören davacının, eğitim merkezinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin 17/01/2017 günlü Polis Akademisi Başkanlığı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan … günlü, … sayılı Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulu kararının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : İdarenin hatalı işlem tesis ettiği, dava konusu işlemlerin hukuki dayanağının olmadığı ve iptalleri gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : 15 Temmuz 2016 başarısız darbe girişimi sonrası ilgili Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatılan askeri okullardan ilişiği kesildiği anlaşılanların, Polis Akademisi Yönetim Kurulunca eğitim merkezlerinden ilişiklerinin kesilmesine karar verildiği, davacının ilişiğinin de bu karar doğrultusunda kesildiği, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Dava konusu edilen … günlü, … sayılı Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulu kararı, kesinleşen yargı kararıyla iptal edildiğinden işin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi; davacının eğitim merkezinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin 17/01/2017 günlü Polis Akademisi Başkanlığı işlemi yönünden ise iptal kararı verilmesi gerektiği düşünülmüştür. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Dava; Bitlis Polis Meslek Eğitim Merkezi öğrencisi olan davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin Polis Akademisi Başkanlığının … günlü, … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağını oluşturan Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulunun … günlü, … sayılı kararının iptali istemiyle Emniyet Genel Müdürlüğüne karşı açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden; Bitlis Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğünde POMEM öğrencisi olarak eğitimine başlayan davacının kesin kayıt işlemleri sırasında 15 Temmuz 2016 günlü darbe girişimi sonrasında ilgili Kanun Hükmünde Kararnamelerle kapatılan askeri okullardan ilişiğinin kesildiğinin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ile tespit edilmesi üzerine dava konusu işlem ile POMEM öğrenciliğinden ilişiğinin kesildiği; davacının ise, durumunun yanlış nitelendirildiğini, kendisinin askeri okullarda eğitim görmediğini, ASTTASAK kursunda kursiyer olarak bulunduğunu ileri sürdüğü; ASTTASAK; Astsubay Temel Askerlik ve Astsubaylık Anlayışı Kazandırma Kursunun en az ön lisans ve lisans mezunu dış kaynaktan temin sivil kişilerin ve kara kuvvetlerinde uzman çavuş olarak görev yapan personelin astsubay çavuş rütbesine yükseltilmesini teminen açılmış olan 6 ay süreli kara kuvvetleri astsubaylık kursu olduğu, bu kursa katılan kişilerin askeri kursiyer statüsünde olduğu, davacının 2016 yılında ASTTASAK kursuna kursiyer olarak girmeye hak kazandığı ve bahse konu kursa katılma yönünde tercihte bulunarak 26/08/2016 tarihi itibariyle kurs eğitimini tamamladığı görülmekle, davacının statüsünün, "askeri okul öğrencisi" değil, "ASTTASAK kursiyeri" olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla; davacının başarısız darbe girişimi sonrasında ilgili Kanun Hükmünde Kararnamelerle kapatılan askeri okullardan ilişiği kesilen askeri öğrenci statüsünde olmadığı, ASTTASAK kursiyeri olarak eğitimini tamamlayan kişi konumunda bulunduğu, 06/06/2015 günlü, 29378 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliği'nin 8. maddesinde adaylarda aranılacak niteliklerin sıralandığı ve mevzuatta, davacının konumunda bulunan öğrenci adaylarının öğrencilik statüsünün sonlandırılmasına ilişkin yasal bir düzenlemeye yer verilmediği hususları göz önünde bulundurulduğunda; davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin Polis Akademisi Başkanlığının … günlü, … sayılı işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulunun … günlü, … sayılı kararına gelince; Kapatılan askeri okullardan ilişiği kesildiği anlaşılan öğrencilerin durumunun görüşülmesine ilişkin kararda, "15 Temmuz 2016 başarısız darbe girişimi sonrası ilgili Kanun hükmünde kararnamelerle kapatılan askeri okullardan ilişiği kesilen kişiler Başkanlığımıza bağlı okullarda kesin kayıt işlemleri sırasında SGK kayıtları girişi yapılırken tespit edilmiştir. Kişilerin okulların sınavlarına girdiği ve başvurdukları ilgili kayıtların girişi yapılmak istenirken SGK kayıtlarının askeri okullarla ilişkilendirildiği belirlenmiştir. Bu kapsamda 15 Temmuz 2016 başarısız darbe girişimi sonrası ilgili Kanun Hükmünde Kararnamelerle kapatılan askeri okullardan ilişiği kesilen kişilerin Başkanlığımıza bağlı eğitim kurumlarından ilişiğinin kesilmesine" karar verildiği görülmektedir. Yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda, davacının statüsünün "askeri okul öğrencisi" değil, "ASTTASAK kursiyeri" olduğu dikkate alındığında, kapatılan askeri okullardan ilişiği kesilen askeri öğrencilere ilişkin Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulunun 06/01/2017 günlü, 2017/1 sayılı kararının davacıya uygulanma olanağı bulunmadığı açıktır. Davacı hakkında tesis edilen bireysel işlemde dayanak olarak gösterilmesi nedeniyle Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulunun … günlü, … sayılı kararı da dava konusu edilmiş ise de; davacıya uygulanma imkanı olmayan bu karar hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu Polis Akademisi Başkanlığının … günlü, … sayılı işleminin iptaline; Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulunun … günlü, … sayılı kararı yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 günlü, K:2023/33 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 2. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : Davaya konu … günlü, … sayılı Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulu kararı ile 15 Temmuz 2016 başarısız darbe girişimi sonrası ilgili Kanun Hükmünde Kararnamelerle kapatılan askeri okullardan ilişiği kesilen kişilerin, Polis Akademisi Başkanlığına bağlı okullarda kesin kayıt işlemleri sırasında SGK kayıtları yapılırken tespit edildiği belirtilerek, bu kapsamda askeri okullardan ilişiği kesilen kişilerin Polis Akademisi Başkanlığına bağlı eğitim kurumlarından da ilişiğinin kesilmesine karar verilmiştir. Davacının, Astsubay Temel Askerlik ve Astsubaylık Anlayışı Kazandırma (ASTTASAK) Kursunu 26/08/2016 tarihinde tamamladığı, 15/07/2016 başarısız darbe girişimi sonrası izne gönderildiğinin bildirildiği; 669 sayılı KHK uyarınca harp akademileri, askeri liseler ve astsubay hazırlama okullarının kapatıldığı, 675 sayılı KHK'nın 6/1-a maddesi uyarınca, kuvvet komutanlıkları tarafından temin faaliyeti tamamlanmamış sözleşmeli astsubay adayları hakkındaki işlemlerin iptal edildiğine ilişkin hüküm gereği davacı hakkındaki işlemler iptal edilerek polis meslek eğitimi merkezinden ilişiğinin kesilmesi üzerine, davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin 17/01/2017 günlü Polis Akademisi Başkanlığı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 06/01/2017 günlü, 2017/01 sayılı Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat incelendiğinde; Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 3. maddesinde "askeri öğrenci", subay, askeri memur veya astsubay yetiştirilmek üzere muhtelif okul ve üniversitelerde okuyan ve resmi bir kıyafet taşıyan öğrenciler olarak tanımlanmıştır. Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde "Bu Yönetmelikte geçen; a) Ön sözleşme: Türk Silahlı Kuvvetleri birlik, karargâh, kurum ve kuruluşları ile sözleşmeli subay veya sözleşmeli astsubay adayları arasında; askerî eğitime alınmaları konusunda yapılan ve askerî eğitim dönemi başlangıcı ile subaylık veya astsubaylık nasıp kararnamesinin onay tarihine kadar geçecek süreyi kapsayan sözleşmeyi, b) Sözleşme: Türk Silahlı Kuvvetleri birlik, karargah, kurum ve kuruluşları ile sözleşmeli subay veya astsubay adaylarından askeri eğitimi başarı ile tamamlayanlar arasında yapılan ve üç yıldan az, dokuz yıldan fazla olmamak üzere hizmet yükümlülüğü getiren, örneğine göre hazırlanmış ve taraflarca imzalanmış olan yazılı bir belgeyi, c) Sözleşmeli Subay/Astsubay Aday Adayı: Sözleşmeli subay veya astsubay adayı olmak için müracaat etmiş ancak henüz kendileriyle ön sözleşme yapılmamış olanları, … d) Sözleşmeli Astsubay Adayı: Sözleşmeli astsubay yetiştirilmek amacıyla ön sözleşme yapılarak askeri eğitime alınanları, f) Sözleşmeli Astsubay: Bu Yönetmelikte öngörülen esaslara göre, kendileri ile sözleşme yapılarak astsubay nasbedilen astsubay çavuş, astsubay kıdemli çavuş, astsubay üstçavuş ve astsubay kıdemli üstçavuş rütbelerini haiz astsubayları, g) Askerî eğitim: Sözleşmeli subay ve sözleşmeli astsubay adaylarına okul, kurum, sınıf okulu, kıtalar veya eğitim merkezlerinde yaptırılacak olan temel askerlik ile subaylık veya astsubaylık anlayışı kazandırma eğitimini, … " hükmü yer almaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Sınıf Okulları/Eğitim Merkezi Komutanlıkları Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde "öğrenci", Sınıf okulları/eğitim merkezi komutanlıklarında rütbesiz olarak temel askerlik eğitimine tabi tutulan ve/veya okuyan Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu askeri personel ile Askeri Eğitim ve İşbirliği Anlaşmaları kapsamında eğitim verilen dost ve müttefik ülkelerin personeli; "kursiyer" ise, "sınıf okulları/eğitim merkezi komutanlıklarında subay/astsubay temel eğitim-öğretimine ve açılan her çeşit kurslara iştirak eden subay, sözleşmeli subay … " olarak; "sözleşmeli subay/astsubay adayı", "Türk Silahlı Kuvvetlerinde sözleşmeli subay veya sözleşmeli astsubay olarak yetiştirilmek üzere kendileri ile ön sözleşme yapılarak askeri eğitime alınanların sözleşmeli subay/astsubay nasbedilinceye kadar sahip oldukları statü" olarak ifade edilmiştir. Dış Kaynaktan Muvazzaf Astsubay Temin Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde "Muvazzaf Astsubay Adayı", kendi nam ve hesabına fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokullarını bitirenlerden Türk Silahlı Kuvvetlerinde muvazzaf astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik ve muvazzaf astsubaylık anlayışı kazandırma eğitimine alınanlar olara: "Temel Askerlik ve Muvazzaf Astsubaylık Anlayışı Kazandırma Eğitimi" ise muvazzaf astsubay adaylarına verilecek temel askerlik eğitimi ile onlara muvazzaf astsubaylık anlayışını kazandırmak amacıyla yaptırılacak eğitim olarak tanımlanmıştır. 06/06/2015 günlü, 29378 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliği'nin 8. maddesinde; Polis Meslek Eğitim Merkezlerine başvuru yapacak adaylarda aranılacak şartlar sayılmış; aynı Yönetmeliğin 21. maddesi ise; "Adaylar, intibak eğitiminin herhangi bir aşamasında POMEM Müdürlüğüne yazılı başvuruları ile POMEM’den çıkma isteklerini bildirerek ayrılabilirler. Çıkan adayların geri dönme istekleri kabul edilmez. Sağlık Yönetmeliği hükümleri hariç, POMEM’den çıkarılan adaylar bir daha POMEM giriş sınavlarına başvuruda bulunamazlar. Bu durum, çıkarılan adaylara yazılı olarak tebliğ edilir. 8 inci maddede sayılan nitelikleri taşımadıkları anlaşılan adayların ilişikleri, POMEM Müdürünün teklifi ve Başkanın onayıyla kesilir. POMEM’den çıkan veya çıkarılan adaylar, eğitim-öğretimin başlangıcına kadar yapılan masraflardan sorumlu tutulmazlar." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : I- Dava konusu … günlü, … sayılı Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulu kararı yönünden; Dava konusu … günlü, … sayılı Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulu kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 21/12/2021 günlü, E:2019/2249, K:2021/4687 sayılı kararı ile iptaline hükmedildiği ve davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine anılan kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/06/2023 günlü, E:2022/2617, K:2023/1503 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmektedir. Bu itibarla, dava konusu edilen Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulunun … günlü, … sayılı kararı kesinleşen yargı kararıyla iptal edildiğinden işin esası hakkında yeniden karar verilmesine gerek görülmemiştir. II- Davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin 17/01/2017 günlü Polis Akademisi Başkanlığı işlemi yönünden; Davacının başarısız darbe girişimi sonrasında ilgili Kanun Hükmünde Kararnamelerle kapatılan askeri okullardan ilişiği kesilen askeri öğrenci statüsünde olmadığı, ASTTASAK kursiyeri olarak eğitimini tamamlayan kişi konumunda bulunduğu, 06/06/2015 günlü, 29378 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliği'nin 8. maddesinde adaylarda aranılacak niteliklerin sıralandığı ve mevzuatta, davacının konumunda bulunan öğrenci adaylarının öğrencilik statüsünün sonlandırılmasına ilişkin yasal bir düzenlemeye yer verilmediği göz önünde bulundurulduğunda; Polis Meslek Eğitim Merkezi sınavlarına girerek başarılı olan ve geçici kaydı yapılarak intibak eğitimini tamamlayan davacı hakkında, davalı idarece Polis Meslek Eğitim Merkezine giriş koşullarını taşımadığı ya da kaybettiğine ilişkin mevzuata uygun şekilde yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucuna göre herhangi bir somut tespit yapılmaksızın sadece ilgili Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatılan askeri okullardan ilişiğinin kesilmiş olduğundan bahisle, dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşıldığından, davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin 17/01/2017 günlü Polis Akademisi Başkanlığı işleminde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin bir arada değerlendirilmesinden; davacının, dış kaynaktan sözleşmeli astsubay kursiyeri olarak askeri eğitime başladığı ve eğitim süreci tamamlandıktan sonra Kanun Hükmünde Kararnameler uyarınca hakkındaki işlemlerin iptal edildiği anlaşılmakla, davacının statüsünün "askeri okul öğrencisi" değil, "kursiyer" olarak nitelendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Kapatılan askeri okullardan ilişiği kesildiği anlaşılan öğrencilerin durumunun görüşülmesine ilişkin … günlü, … sayılı Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulu kararında, "15 Temmuz 2016 başarısız darbe girişimi sonrası ilgili Kanun hükmünde kararnamelerle kapatılan askeri okullardan ilişiği kesilen kişiler Başkanlığımıza bağlı okullarda kesin kayıt işlemleri sırasında SGK kayıtları girişi yapılırken tespit edilmiştir. Kişilerin okulların sınavlarına girdiği ve başvurdukları ilgili kayıtların girişi yapılmak istenirken SGK kayıtlarının askeri okullarla ilişkilendirildiği belirlenmiştir. Bu kapsamda 15 Temmuz 2016 başarısız darbe girişimi sonrası ilgili Kanun Hükmünde Kararnamelerle kapatılan askeri okullardan ilişiği kesilen kişilerin Başkanlığımıza bağlı eğitim kurumlarından ilişiğinin kesilmesine" karar verildiği görülmekte olup, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, davacının statüsünün "askeri okul öğrencisi" değil, "ASTTASAK kursiyeri" olduğu dikkate alındığında, kapatılan askeri okullardan ilişiği kesilen askeri öğrencilere ilişkin Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulunun … günlü, … sayılı kararının davacıya uygulanma olanağı bulunmadığı açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. … günlü, … sayılı Polis Akademisi Başkanlığı Akademi Yönetim Kurulu kararının iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA; 2. Davacının ilişiğinin kesilmesine ilişkin 17/01/2017 günlü Polis Akademisi Başkanlığı işleminin İPTALİNE; 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesinden sonra artan posta ücretinin davacıya iadesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen …-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 2. Dairesinin 2023/3325 Esas ve 2025/3136 Karar sayılı kararında, dış kaynaktan sözleşmeli astsubaylık kursiyeri olarak ASTTASAK eğitimine katılan personelin statüsünün askeri okul öğrencisi değil kursiyer olduğu belirtilmiştir. Söz konusu kararda, mevzuata uygun bir güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ile somut bir olumsuzluk saptanmadan yalnızca kanun hükmünde kararnameler ile kapatılan okullarla ilişkilendirilerek ilişik kesilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Sözleşmeli Subay ve Astsubayların Hizmet Koşulları ve Sözleşme Yenileme

4678 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca sözleşmeli subay adayları ön sözleşmeyle askeri eğitime tabi tutulur; bu eğitimi başarıyla tamamlayıp kanuni ve idari koşulları taşıyanlarla sözleşme imzalanarak teğmen rütbesine nasıpları yapılır. Görev gerekleri ile eğitim giderleri doğrultusunda kuvvet, sınıf ve branşlara göre belirlenen sözleşme süreleri üç yıldan az ve dokuz yıldan fazla olamaz.

Danıştay 12. Daire, E. 2023/6865, K. 2025/2510Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/6865 E.  ,  2025/2510 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6865 Karar No : 2025/2510 TEMYİZ EDEN (DAVALI) … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Erzurum ilinde bulunan 3. Ulaştırma Yönetim Merkezi Komutanlığında sözleşmeli subay olarak görev yapan davacının, 2020 yılı Subay ve Astsubay Sözleşme Yenileme İşlemleri kapsamında sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının, 02/07/2020 tarihinde tutuklanmasına karar verildiği, …Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında "silahlı terör örgütüne üye olma" suç isnadıyla hakkındaki yargılamanın devam ettiğinin UYAP sistemi üzerinden anlaşıldığı; 24/06/2020 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı Değerlendirme Komisyonu kararında, davacının tutuklu olduğu ve bu nedenle istihbari kaydının bulunduğu bilgisine yer verildiğinin görüldüğü; 4678 sayılı Kanun'un 4. maddesinde güvenlik soruşturmasının olumlu olmasının, sözleşmeli subay olabilmek için aranan şartlardan biri olarak sayıldığı, davacının süresi dolan sözleşmesinin yenileme hususunda ilgili mevzuat hükümlerine göre hareket etmesi gerektiği ve sözleşmenin yenilenmemesinin feshinden ayrı bir hukuki statüye sahip olması gerektiği; değerlendirme komisyonunun düzenlediği raporda, davacı hakkında 3 menfi 1 müspet kanaatin bulunduğu göz önüne alındığında ve hakkında süren adli işlemler neticesinde o dönemde tutuklu olması nedeniyle güvenlik soruşturmasının olumlu olarak kabul edilmesine imkan bulunmadığından, sözleşmesinin idarece yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesince; davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı açılan ceza davasının, … Ağır Ceza Mahkemesinin… tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla beraat ile sonuçlandığı, anılan kararda, suçun sanık tarafından işlendiğinin tespit edilemediği gerekçesine yer verildiğinin görüldüğü; bu durumda, idarenin davacının hizmet sözleşmesini yenilememe hususunda takdir hakkı bulunmakta ise de, görev yaptığı süre içinde görevinde yetersiz ve başarısız olduğu, görevini ilgili mevzuata uygun olarak yapmadığı, subay olma niteliklerini taşımadığı yönünde bir tespit ve delil bulunmadığı gibi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılandığı davada beraat kararı verildiği ve anılan örgüt ile irtibat veya iltisakının ortaya konulamadığı göz önüne alındığında, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında tesis edilen işlemin bir sözleşme feshi değil yenilememe işlemi olduğu, her iki işlemin sebep unsurları ve sonuçları itibarıyla birbirinden tamamen farklı olduğu, sözleşme akdi öncesinde karşılıklı mutabakatla belirlenmiş ve taraflarca kabul edilmiş olan süre sona erdiğinde sözleşmeyi yenilememe iradesinin, 4678 sayılı Kanun hükümlerine göre idarelerine verilmiş olan bir takdir hakkı olduğu, davacı hakkındaki tespitler değerlendirilerek sözleşmenin yenilenmemesi yolunda kullanılan takdir hakkının kamu yararı ile hizmet gerekleri ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Erzurum ilinde bulunan Kara Kuvvetleri Komutanlığı 3. Ulaştırma Yönetim Merkezi Komutanlığında sözleşmeli subay olarak görev yapan davacı hakkında, 2020 yılı Subay ve Astsubay Sözleşme Yenileme İşlemleri kapsamında yapılan tespit ve değerlendirme sonucunda hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin tesisi üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı; Türk Silâhlı Kuvvetlerinde ihtiyaç duyulan sınıflarda istihdam edilmek üzere sözleşmeli olarak alınacak subay ve astsubayların teminini, yetiştirilmelerini, sınıflandırılmalarını, hizmet şartlarını, yükselmelerini, atama ve yer değiştirmelerini, görev ve yükümlülüklerini, özlük ve sosyal haklarını, muvazzaf subaylık veya muvazzaf astsubaylık statüsüne geçmelerini, ayırma ve ayrılma esaslarını düzenlemektir.''; 4. maddesinin üçüncü fıkrasında, 6. maddesinde; "Sözleşmeli subay adayları ön sözleşme yapılarak askerî eğitime alınırlar. Bu eğitimi başarı ile tamamlayanlardan yönetmelikte belirtilen şartları taşıyanlarla sözleşme yapılır ve bu kişiler teğmen rütbesine nasbedilirler. Sözleşme süreleri üç yıldan az ve dokuz yıldan fazla olmamak şartıyla, hizmet gerekleri ve yetiştirme maliyetlerine bağlı olarak kuvvet, sınıf ve branşlara göre yönetmelikte belirlenir. Yönetmelikte belirlenen şartları taşıyanların talepleri halinde sözleşmeleri yenilenebilir. Ancak sözleşmeli subaylardan rütbe yaş haddini dolduranlar hakkında 8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Sözleşme süreleri; terörle mücadele sırasında veya bu görevlerden dolayı alıkonulma ya da kaybolma hâli ve sıkıyönetim, seferberlik, savaş veya silahlı çatışmayı gerektirecek hal ile savaş hallerinde Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanının göstereceği lüzum üzerine, durumun devamı müddetince ilgisine göre Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığının onayı ile talebe bakılmaksızın uzatılabilir. Sözleşme işlemleri, Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca yapılır.", 12. maddesinde, ''Sözleşmeli subay ve astsubayların rütbe bekleme süreleri hakkında, 27.7.1967 tarihli ve 926 sayılı Kanunda muvazzaf subay ve astsubaylar için belirlenen süreler uygulanır. Sözleşmeli subaylardan üst rütbede kadro açığı bulunmadığı için terfi edemeyenler, terfi şartlarını haiz olmak kaydıyla sözleşme müddeti sonuna kadar derece ilerlemesi yaparlar. Her sözleşme süresinin sona erme tarihinden en az üç ay önce taraflar sözleşmeyi yenileyeceklerine dair yazılı bildirimde bulunmadıkları takdirde, sözleşme kendiliğinden sona erer. Sözleşmeli subay veya astsubaylar, sözleşme süreleri sona ermeden sözleşmelerini tek taraflı olarak fesh edemezler.'' hükümleri öngörülmüştür. 27/04/2002 tarih ve 24738 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği'nin " Sözleşme Süreleri" başlıklı 12. maddesinde, ''Sözleşme süreleri en az üç yıl olarak düzenlenir. Sözleşme sürelerinin azami sınırı dokuz yıldır. Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı sözleşme sürelerini azami ve asgari sözleşme sınırlarını aşmamak kaydıyla her sınıf ve branşa göre çıkaracakları yönergelerde ayrıca belirleyebilirler.''; "Sözleşmenin Yenilenmesi ve Uzatılması" başlıklı 14. maddesinde, "Sözleşmenin yenilenmesi ve uzatılması aşağıda belirtilen esas ve usullere göre yapılır. a) Sözleşmeli subay ve astsubaylardan, sözleşmesini yenilemek isteyenler sözleşme süresinin sona erme tarihinden 6 ay önceden başlamak suretiyle dilekçe ile ilk amirine müracaat eder. Bu dilekçeler, EK-C'de belirtilen nitelik belgesi ile beraber silsileler yolu ile Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına gönderilir. (Ek cümle:RG-19/6/2013-28682) Sözleşmesi yenilenecek personel; Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde kurulacak komisyonlar tarafından personelin nitelik belgesi, sicili, takdir/ceza durumu, amir kanaatleri, almış olduğu eğitimler gibi hususlar çerçevesinde mesleki safahatları dikkate alınarak ilgili komutanlık personel ihtiyaçları doğrultusunda belirlenir. (Ek cümle:RG-19/6/2013-28682) Değerlendirme komisyonunun kimlerden oluşacağı, görev, yetki ve sorumlulukları Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca çıkarılacak yönergeler ile tespit edilir. Sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusundaki nihai karar Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından verilir. Uygun görülenlerin sözleşmesinin yenileneceği, sözleşmenin bitiminden önce bildirilir. Sözleşme, ilgili sözleşmeli subay veya astsubayın talebinin İdarece kabul edildiğinin bildirilmesi ile yenilenir. b) Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı da sözleşmeyi yenilemek istediği taktirde bunu ilgili sözleşmeli subay veya astsubaya bildirirler. Sözleşme, ilgili sözleşmeli subay veya astsubayın İdarenin bu talebini kabul ettiğini bildirmesi ile yenilenir. …d) Her sözleşme süresinin sona erme tarihinden en az 3 ay önce taraflar sözleşmeyi yenileyeceklerine dair yazılı bildirimde bulunmadıkları taktirde sözleşme kendiliğinden sona erer. …'' düzenlemelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden; Erzurum ilinde sözleşmeli subay olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmesi için yaptığı başvurunun 24/06/2020 tarihli Değerlendirme Komisyonunda uygun görülmediği, Milli Savunma Bakanlığı Kara Kuvvetleri Komutanlığının … tarih ve … sayılı işlemiyle sözleşmesinin yenilenmeyerek 29/08/2020 tarihinden itibaren sonlandırılması üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. UYAP kayıtlarında yapılan incelemede davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı kamu davası sonucunda, beraatine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi …Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği ve yargılamanın…Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında devam ettiği anlaşılmaktadır. 4678 sayılı Kanun'un 4. maddesinde, güvenlik soruşturmasının olumlu olmasının, sözleşmeli subay olabilmek için aranan şartlardan biri olarak sayıldığı, davacının sözleşme süresinin dolması nedeniyle sona eren sözleşmesini yenileme/yenilememe hususunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, 4678 sayılı Kanun ve Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği hükümleri uyarınca değerlendirme komisyonu tarafından düzenlenen raporda, davacı hakkında 3 menfi 1 müspet kanaatin bulunduğu ve hakkında adli işlemlerin sürdüğü belirtilerek, güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak değerlendirilmesi suretiyle, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda davacının sözleşmesinin yenilenmemesi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle kabulü ile kararın kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 15/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
4678 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE İSTİHDAM EDİLECEK SÖZLEŞMELİ SUBAY VE ASTSUBAYLAR HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Sözleşmeli subay adayları ön sözleşme yapılarak askerî eğitime alınırlar. Bu eğitimi başarı ile tamamlayanlardan yönetmelikte belirtilen şartları taşıyanlarla sözleşme yapılır ve bu kişiler teğmen rütbesine nasbedilirler. Sözleşme süreleri üç yıldan az ve dokuz yıldan fazla olmamak şartıyla, hizmet gerekleri ve yetiştirme maliyetlerine bağlı olarak kuvvet, sınıf ve branşlara göre yönetmelikte belirlenir. Yönetmelikte belirlenen şartları taşıyanların talepleri halinde sözleşmeleri yenilenebilir. Ancak sözleşmeli subaylardan rütbe yaş haddini dolduranlar hakkında 8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Sözleşme süreleri; terörle mücadele sırasında veya bu görevlerden dolayı alıkonulma ya da kaybolma hâli ve (…)[3] seferberlik, savaş veya silahlı çatışmayı gerektirecek hal ile savaş hallerinde Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanının göstereceği lüzum üzerine, durumun devamı müddetince ilgisine göre Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığının onayı ile talebe bakılmaksızın uzatılabilir.[4][5] Sözleşme işlemleri, Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca yapılır. Muvazzaf subaylığa geçme

Terörle mücadele sırasında veya bu görevlerden dolayı alıkonulma yahut kaybolma halleri ile sıkıyönetim, seferberlik, savaş veya silahlı çatışmayı gerektirecek hallerde sözleşme süreleri, gösterilecek lüzum üzerine Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığının onayıyla talebe bakılmaksızın durumun devamı müddetince uzatılabilir.

Sözleşmeli subay ve astsubaylar sözleşme süreleri bitmeden sözleşmelerini tek taraflı olarak feshedemezler. 4678 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereğince her sözleşme süresinin bitiminden en az üç ay önce taraflarca sözleşmenin yenileneceğine dair yazılı bildirim yapılmadığı takdirde sözleşme kendiliğinden sona erer. Sözleşmesini yenilemek isteyenlerin ise Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği'nin 14. maddesinin (a) bendi uyarınca sürenin sona erme tarihinden 6 ay önceden başlamak suretiyle ilk amirine dilekçeyle başvurması gerekir.

Danıştay 12. Dairesinin 2023/6865 Esas ve 2025/2510 Karar sayılı kararına konu somut uyuşmazlıkta, beraat kararı istinaf incelemesinde bozulan ve ceza yargılaması devam eden ilgili hakkında, komisyon raporundaki 3 menfi ve 1 müspet kanaat değerlendirilerek güvenlik soruşturmasının olumsuz kabul edilmesi ve sözleşmenin yenilenmemesi hukuka aykırı görülmemiştir.

Mevzuat Dayanağının İptali ve 7315 Sayılı Kanun Çerçevesi

7315 sayılı Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış olup Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mevzuatta 4045 sayılı Kanun'a yapılmış atıflar 7315 sayılı Kanun'a yapılmış sayılır.

7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 13Kaynağı aç
MADDE 13- (1) (24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.) (2) (31/7/1970 tarihli ve 1325 sayılı Askeri Okullar, Askeri Öğrenciler, Askeri Fabrikalar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun ile ilgili olup yerine işlenmiştir.) (3) (9/6/1930 tarihli ve 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.) (4) (9/7/1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.) (5) (10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.) (6) (25/4/2001 tarihli ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu ile ilgili olup yerine işlenmiştir.) (7) (7/7/2010 tarihli ve 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığı Personeline İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun ile ilgili olup yerine işlenmiştir.) (8) 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Atıflar
7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 14Kaynağı aç
MADDE 14- (1) Mevzuatta 4045 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır. Yürürlük

Danıştay 12. Dairesinin 2020/2359 Esas ve 2021/6570 Karar sayılı ilamında, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş kanun hükmüne dayanılarak elde edilen kişisel veriler üzerinden güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle tesis edilen fesih işlemi hukuka aykırı bulunmuştur. Bununla birlikte idarece 7315 sayılı Kanun'da öngörülen ilke, usul ve esaslara uygun olarak yeniden bir değerlendirme yapılması mümkündür.

İdari İtiraz ve İdari Yargı Yolu

Subay ve astsubay güvenlik soruşturması süreci bakımından mevzuatta belirlenmiş kesin bir yasal süre sınırı bulunmamaktadır; inceleme süresi adayın geçmişi, ikamet yeri ve yakın çevresi gibi etkenlere bağlı olarak farklılaşabilmektedir. Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanan adaya idare tarafından neden uygun bulunmadığına ilişkin gerekçe veya bilgi verilmez.

Olumsuz sonuca karşı tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde Milli Savunma Bakanlığına yazılı itiraz yapılabilir. Başvuru dilekçesinde adayın ad, soyad ve T.C. kimlik bilgileri, takip numarası, olumsuz sonuca itiraz gerekçeleri, deliller ile imzanın yer alması aranır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında, dava açma süresi içerisinde idari işlemin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesisi işlemi tesis eden ya da üst makamdan talep edilebilir. İdareye yapılan bu başvuru işlemekte olan dava açma süresini durdurur ve idarece otuz gün içerisinde cevap verilmediğinde istem zımnen reddedilmiş sayılır. Reddin ardından duran süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

İtirazın reddedilmesi durumunda yetkili idare mahkemesinde işlemin hukuka aykırılığı ileri sürülerek idari dava açılabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesinde kabul edilen adli yardım kararı hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.

Babanın adli sicil kaydı olması subay veya astsubay olmaya engel midir?

Babanın adli sicil kaydının bulunması tek başına askerliğe engel teşkil etmez; suçun türü, zamanı ve adayın fiille ilgisi dikkate alınır.

Sözleşmeli subay ve astsubaylar sözleşme yenileme başvurusunu ne zaman yapmalıdır?

Sözleşmesini yenilemek isteyen personelin, sözleşme süresinin sona erme tarihinden 6 ay önceden başlamak suretiyle ilk amirine dilekçe ile başvurması gerekir.

İdari başvuru yapıldığında dava açma süresi nasıl işler?

2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılan idari başvuru dava açma süresini durdurur; otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve kalan dava açma süresi işlemeye devam eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu