Subay Sicil İptal Davasının Niteliği ve Yasal Dayanakları
Subay sicil iptal davası, ordu mensubu subaylar adına tesis edilmiş hukuka aykırı sicil işlemlerinin idari yargı denetimi neticesinde yürürlükten kaldırılmasını hedefleyen idari davadır. İdare mahkemesince yapılan incelemede, personelin hizmet safahatı ile liyakatine ilişkin değerlendirmelerin hukuka ve kanuni ölçütlere uygunluğu denetlenir. Subayların sicil işlemlerinde uygulanan temel normatif dayanaklar Subay Sicil Yönetmeliği, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleridir.
Sicil Değerlendirmesinde Hukuka Aykırılık Halleri ve Takdir Yetkisinin Sınırları
Subay Sicil Yönetmeliği'nin 5. maddesi gereğince sicil amirleri, sicil belgelerindeki nitelikleri tam bir tarafsızlık ve adalet içinde, ifa edilen görevin önemini gözeterek değerlendirmek mecburiyetindedir. Sicil amiri; subayın özel görevlerdeki, tatbikatlardaki ve sözlü sınavlardaki performansını, gösterdiği liderlik niteliklerini ve sicil belgesinde kayıtlı diğer hususları aralıksız gözlemleyerek not takdirini belirler. Değerlendirme, personelin doğrudan bağlı bulunduğu birinci sicil üstü tarafından geçmiş sicil safahatı ve görev süresindeki gözlemler dikkate alınarak tanzim edilir ve bir üst kademedeki ikinci sicil üstünce denetlenerek onaylanır. Yetkili kılınmamış makamlarca düzenlenen veya onaylanan sicil belgeleri, idari işlemin yetki unsuru bakımından hukuka aykırı hale gelmesine yol açar.
Sicil tam notunun yüzde doksanı ve üzerinde ortalamaya sahip bulunmak subaya tercihli atama, seçilmiş kurslara katılım ve kariyer gelişiminde hukuki avantajlar sağlar. Önceki yıllarda belirlenen bu eşiğin üzerinde ortalamaya sahip bir subayın, herhangi bir somut olumsuz olay veya disiplin cezası bulunmaksızın aniden bu seviyenin altına çekilmesi idari işlemin gerekçesizliğini ortaya koyar. Uzun yıllar istikrarlı biçimde yüksek sicil notu takdir edilen personelin aniden düşük not alması, idarenin takdir yetkisini objektif sınırlar içinde kullanmadığını ve işlemin gerekçesiz bırakıldığını gösterir.
Danıştay 12. Dairesinin 2021/1285 Esas ve 2021/1352 Karar sayılı kararında onanan ilk derece mahkemesi gerekçesinde ifade edildiği üzere, askeri personelin ahlaki durumunun Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak derecede zayıf olduğu iddiasıyla işlem tesis edilirken somut delil ve olgular yerine yalnızca birkaç personelin soyut beyanına dayanılması işlemi hukuka aykırı hale getirmektedir. Bunun yanında, sicil tam notunun yüzde altmışının altında not ortalamasına sahip subaylar yetersiz sicil kategorisine girmekte olup bu durum resen emekliye sevk veya kadrosuzluk gerekçesiyle ilişik kesme süreçlerine yol açabilmektedir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/1285, K. 2021/1352Kaynağı aç
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Husumet
Askeri yargının kaldırılmasının ardından subay sicil iptal davalarında görevli mahkeme idare mahkemesidir ve bu davalar sivil idare yargısında görülmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki subaylara ilişkin sicil davalarında davalı idare Millî Savunma Bakanlığıdır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/C maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Millî Savunma Bakanlığı kadrolarında çalışan kamu görevlileri ile 7179 sayılı Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yerine getiren yedek subaylar, yedek astsubaylar, erbaş ve erleri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklarda özel yargılama usulü uygulanır. Bu uyuşmazlıkların çözümünde yetkili mahkeme, ilgilinin görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20/cKaynağı aç
Dava Dilekçesi, Yürütmenin Durdurulması ve Kararın Uygulanması
2577 sayılı Kanun'un 20/C maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu kapsamdaki davalarda dava dilekçelerinde kanunda sayılan genel unsurlara ek olarak ilgililerin sicil numarası, varsa sınıfı ve rütbesi açıkça gösterilmelidir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası gereğince dava dilekçeleri ile davalara ilişkin her türlü evrak, genel tevdi yerlerinin yanı sıra ilgili idari yargı merciine gönderilmek üzere en yakın amirlere de verilebilir.
İdari yargı mercilerince yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi kural olmakla birlikte, 2577 sayılı Kanun'un 20/C maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca münhasıran savaş hâlinde yürütmenin durdurulmasına karar verilemez. Beşinci fıkra gereğince olağanüstü hâller sebebiyle alınan tedbirlerin uygulanmasında görevlendirilenlerin naklen atanmalarına ilişkin iptal davalarında da yürütmenin durdurulması kararı tesis edilemez. Bununla birlikte, anılan maddenin altıncı fıkrası uyarınca Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma işlemleri hariç tutulmak üzere her türlü ilişik kesme kararına karşı yargı yolu açıktır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idare; Danıştay, bölge idare mahkemeleri ve idare mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Anılan maddenin üçüncü fıkrası gereğince idari yargı kararlarına göre işlem tesis edilmemesi veya eylemde bulunulmaması hallerinde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Sıkça Sorulan Sorular
Subay sicil iptal davasında dava açma süresi ne zaman başlar?
Subay sicil belgeleri gizlilik dereceli düzenlendiğinden ve personele tebliğ edilmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesindeki genel 60 günlük dava açma süresi tebliğden değil, personelin sicil notunu fiilen öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Geçmiş yıllara ait sicil notları için iptal davası açılabilir mi?
Subay sicil belgelerine dair idarece herhangi bir tebliğ yükümlülüğü bulunmadığı için, personelin sonradan öğrendiği geçmiş yıllara ait sicil notları da öğrenme tarihinden itibaren yasal süresi içinde idare mahkemesinde dava konusu yapılabilir.
Sicil değerlendirmesini yetkisiz amirin yapması işlemi sakatlar mı?
Sicil işlemi doğrudan birinci sicil üstünce düzenlenip ikinci sicil üstünce denetlenerek onaylanmak zorunda olduğundan, yetkisiz makam veya amirlerce düzenlenen ya da onaylanan sicil belgeleri yetki unsuru yönünden hukuka aykırı kabul edilir.
Dava evrakı idare mahkemesi yerine askeri amire teslim edilebilir mi?
2577 sayılı Kanun'un 20/C maddesinin üçüncü fıkrası gereğince dava dilekçeleri ve davaya dair her türlü evrak, ilgili idari yargı merciine iletilmek üzere personelin en yakın amirine teslim edilebilir.
Sicil notunun yüzde altmışın altına inmesi hangi sonuçları doğurur?
Sicil notunun tam notun yüzde altmışının altına düşmesi personeli yetersiz sicil kategorisine sokar ve bu durum resen emekliye sevk edilmeye, terfi listesinden çıkarılmaya veya kadrosuzluk sebebiyle ilişiğin kesilmesine gerekçe oluşturabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

