Spor Hukukunda En Ağır Cezalar ve Disiplin Yaptırımları

by Avukat Erdal Ersoy
Spor Hukukunda En Ağır Cezalar ve Disiplin Yaptırımları

Spor hukukunda en ağır cezalar; sporun varlık nedenini, dürüstlüğünü ve yarışma ortamını zedeleyen fiillere karşı disiplin organları ve adli yargı mercileri tarafından uygulanan en üst düzey yaptırımlardır. Bu yaptırımlar; sporcular için ömür boyu veya uzun süreli men, kulüpler için küme düşürme ve puan silme, görevliler bakımından ise lisans iptali gibi sportif faaliyetleri tamamen veya uzun süreli durduran sonuçlar doğurur. Şike, maç manipülasyonu, doping kullanımı ile şiddet ve ırkçılık eylemleri bu müeyyidelerin temel dayanakları arasında yer alır.

Şike ve Müsabaka Manipülasyonunun Yaptırım Rejimi

Şike ve müsabaka manipülasyonu, sporun varlık nedenine yönelik ağır bir ihlal kabul edilir. Türk hukukunda bu fiiller hem 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun ve Türk Ceza Kanunu bağlantılı ceza normları kapsamında hem de spor disiplini kuralları çerçevesinde kovuşturulur. Disiplin boyutuyla ilgililerin müsabakalardan men edilmesi, sürekli hak mahrumiyeti verilmesi ve kulüplerin küme düşürülmesi yaptırımları uygulanır. Mali ve itibarî sonuçlar bağlamında ise kazanılan kupaların geri alınması ve gelir kesintisi gündeme gelir.

6222 sayılı Kanun m. 11/1 uyarınca, belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla menfaat temin eden kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır; kendisine menfaat temin edilen kişi de müşterek fail sayılır. Menfaat temini hususunda anlaşmaya varılmış olması halinde dahi suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. Anlaşmanın varlığını bilerek müsabakanın bu doğrultuda sonuçlanmasına katkıda bulunanlar da aynı şekilde cezalandırılır. Menfaat teklif edilmesine karşın anlaşmaya varılamaması durumunda ise suç teşebbüs aşamasında kalmış sayılarak cezaya hükmedilir.

6222 sayılı SPORDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN m. 11Kaynağı aç
MADDE 11 – (1) Belirli bir
spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına kazanç veya sair
menfaat temin eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar
adli para cezası ile cezalandırılır. Kendisine menfaat temin edilen kişi de bu
suçtan dolayı müşterek fail olarak cezalandırılır. Kazanç veya sair menfaat
temini hususunda anlaşmaya varılmış olması halinde dahi, suç tamamlanmış gibi
cezaya hükmolunur. [9]
(2) Şike anlaşmasının varlığını bilerek spor
müsabakasının anlaşma doğrultusunda sonuçlanmasına katkıda bulunan kişiler de
birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Kazanç veya sair menfaat vaat
veya teklifinde bulunulması halinde, anlaşmaya varılamadığı takdirde, suçun
teşebbüs aşamasında kalmış olması dolayısıyla cezaya hükmolunur.
(4) Suçun;
a) Kamu görevinin sağladığı güven veya nüfuzun kötüye
kullanılması suretiyle,
b) (Değişik:10/12/2011-6259/1
md.) Federasyon veya spor kulüpleri ile spor alanında faaliyet gösteren
tüzel kişilerin, genel kurul ve yönetim kurulu başkan veya üyeleri, teknik veya
idari yöneticiler ile kulüplerin ve sporcuların menajerleri veya temsilciliğini
yapan kişiler tarafından,
c) Suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde,
ç) Bahis oyunlarının sonuçlarını etkilemek amacıyla,
işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(5) Suçun bir müsabakada bir takımın başarılı olmasını
sağlamak amacıyla teşvik primi verilmesi veya vaat edilmesi suretiyle işlenmesi
halinde bu madde hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(6) Bu madde hükümleri;
a) Milli takımlara veya milli sporculara başarılı
olmalarını sağlamak amacıyla,
b) Spor kulüpleri tarafından kendi takım oyuncularına
veya teknik heyetine müsabakada başarılı olabilmelerini sağlamak amacıyla,
prim verilmesi veya vaadinde bulunulması halinde
uygulanmaz.
(7) Suçun spor kulüplerinin veya sair bir tüzel
kişinin yararına işlenmesi halinde, ayrıca bunlara, şike veya teşvik primi
miktarı kadar idari para cezası verilir. Ancak, verilecek idari para cezasının
miktarı yüzbin Türk Lirasından az olamaz.
(8) Müsabaka yapılmadan önce suçun ortaya çıkmasını
sağlayan kişiye ceza verilmez.
(9) (Ek fıkra:
10/12/2011-6259/1 md.) Bu madde kapsamına giren suçlarla ilgili olarak
4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesine
göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez; verilen hapis
cezası seçenek yaptırımlara çevrilemez ve ertelenemez.
(10) (Ek fıkra:
10/12/2011-6259/1 md.) Bu maddede tanımlanan suçların bir suç işleme
kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi halinde,
bunlardan en ağır cezayı gerektiren fiilden dolayı verilecek ceza dörtte
birinden dörtte üçüne kadar artırılarak tek cezaya hükmolunur.
(11) (Ek fıkra:
10/12/2011-6259/1 md.) Bu maddede tanımlanan suçlardan dolayı cezaya
mahkûmiyet halinde, kişi hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesi
hükümlerine göre, spor kulüplerinin, federasyonların, bünyesinde sportif
faaliyetler icra edilen tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev
yapmaktan yasaklanmasına hükmolunur.
Yasak maddeler[10]

Şike suçunun kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak, federasyon veya kulüp yöneticileri ile menajerler tarafından, suç örgütü faaliyeti çerçevesinde ya da bahis oyunlarının sonuçlarını etkilemek amacıyla işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır. Buna karşılık, bir takımın başarılı olmasını sağlamak amacıyla teşvik primi verilmesi veya vaat edilmesi halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. Milli takımlara, milli sporculara veya kulüplerin kendi sporcu ve teknik heyetine başarı sağlamak amacıyla prim vermesi veya vaat etmesi ise ceza kapsamı dışındadır.

Müsabaka yapılmadan önce suçun ortaya çıkmasını sağlayan kişiye ceza verilmez. Şike veya teşvik primi suçunun bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi halinde en ağır cezayı gerektiren fiil üzerinden ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılarak tek cezaya hükmolunur. Bu suçlardan dolayı mahkûmiyet halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez; hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilemez ve ertelenemez. Ayrıca mahkûmlar hakkında Türk Ceza Kanunu m. 53 uyarınca spor kulüpleri, federasyonlar ve sportif faaliyet icra eden tüzel kişilerin yönetim ve denetim organlarında görev yapmaktan yasaklanma kararı verilir.

Doping İhlallerinde Kusursuz Sorumluluk ve Uygulanan Müeyyideler

Doping yargılamalarında kusursuz sorumluluk ilkesi uygulanır ve ispat standardı rahatlatıcı kanaat seviyesiyle değerlendirilir. Bu usul rejiminde sporcunun iyi niyeti cezayı ortadan kaldırmayıp yalnızca indirime gerekçe oluşturabilir. Ağır veya tekrarlayan ihlallerde sporcular hakkında ömür boyu men cezası uygulanır. Takım sporlarında ise ihlallerin yansıması olarak müsabaka sonuçlarının hükümsüz sayılması ve federasyon çapında katılım yasakları verilebilir.

Sporcular Bakımından Men ve Sözleşmesel Sonuçlar

Sporcular açısından en sert yaptırımların başında ömür boyu men cezası yer alır. Bu yaptırım; doping süreçlerinde organizasyonel iştirak bulunması, şiddet veya ırkçılık eylemlerinde tekrarlayan ağır ihlallerin gerçekleşmesi ya da maç manipülasyonunda kastın yoğunluğu hallerinde gündeme gelir. Bunun yanında 2, 4 veya 8 yıl gibi uzun süreli men cezaları da uygulanmaktadır.

Ağır disiplin ihlalleri, sportif faaliyetin engellenmesinin ötesinde sonuçlar doğurur. Disiplin kararlarıyla birlikte geçmiş müsabaka sonuçlarının iptali ile madalya ve kupaların iadesi yaptırımları tatbik edilir. Sporcu ile kulüp arasındaki hukuki ilişkide sözleşmenin haklı feshi gündeme gelirken, sebepsiz zenginleşme veya ayıplı ifa hükümleri çerçevesinde gelir iadesi talep edilebilir.

Kulüpler ve Yöneticiler Hakkındaki Disiplin ve Mali Yaptırımlar

Spor kulüpleri aleyhine uygulanabilecek en ağır yaptırımlar; küme düşürme, puan silme, müsabaka ve turnuvalardan men, lisans iptali ve transfer yasağıdır. Bunların yanında kulüp gelirlerinin bloke edilmesi, stadyum kapatma, seyircisiz oynama, sponsorluk iptalleri ve maddi tazminatlar da mali ve idari yaptırımlar arasında yer alır. Ayrıca şike veya teşvik primi suçunun bir spor kulübünün veya tüzel kişinin yararına işlenmesi halinde, bu tüzel kişilere menfaat miktarı kadar idari para cezası kesilir.

Kulüpler hakkında ağır finansal usulsüzlük ve belge tahrifi hallerinde mali fair play dışı bırakma ile UEFA ve FIFA müsabakalarından men cezaları tatbik edilebilir. Bu ihlaller kulüp yönetimine kişisel sorumluluk yüklemekte; yöneticiler aleyhine şahsi tazminat sorumluluğu ve disiplin yasakları kararlaştırılabilmektedir.

Hakem, antrenör, yönetici ve menajerler bakımından en sert yaptırımlar; ömür boyu lisans iptali, disiplin veya etik dışı davranış nedeniyle sürekli uzaklaştırma ve aracılık lisansının geri alınmasıdır. Çıkar çatışması veya rüşvet hallerinde ise adli ceza soruşturması yürütülebilmekte ve malvarlığı tedbirleri uygulanabilmektedir.

Ölçülülük İlkesi, Usuli Güvenceler ve Temyiz Süreci

En ağır disiplin yaptırımlarının meşruiyeti ölçülülük testine tabidir. Yaptırımın meşru bir amaç taşıması, ihlali önlemeye elverişli olması, daha hafif bir tedbirle sonuca ulaşılamaması sebebiyle gereklilik şartını sağlaması ve orantılı olması zorunludur. Disiplin yargılamalarında kademelendirme, tekerrür, gerekçelendirme ve savunma hakkı ilkeleri eksiksiz gözetilmelidir.

Disiplin organlarınca gizli tanık veya istihbari delil kullanılması halinde, savunma hakkının korunması adına özetleme ve bağımsız uzman incelemesi gibi dengeleyici usuli güvencelerin sağlanması zorunludur. Bu şeffaflık sağlanmadığı takdirde en ağır yaptırımlar dahi üst denetim mercileri olan tahkim veya mahkemelerce kaldırılır.

Aynı fiilden dolayı iki kez yargılanmama kuralı yalnız aynı yaptırım rejimi içinde geçerlidir; bu nedenle aynı eylem sebebiyle ceza davası ile spor disiplin yaptırımlarının birlikte yürütülmesi çifte cezalandırma yasağı oluşturmaz. Bu aşamada adil yargılanmanın zedelenmemesi adına geçici uzaklaştırma ve hızlandırılmış yargılama dengesi kurulur. Kararların denetiminde temyiz için 21 ila 30 günlük başvuru pencereleri ile men, lisans askısı ve gelir dondurma gibi geçici tedbirlerin ölçülü belirlenmesi belirleyici rol oynar.

Şike fiili sebebiyle hem ceza davası hem spor cezası açılabilir mi?

Evet, aynı fiil sebebiyle adli yargıda ceza davası sürerken spor disiplin kurullarınca yaptırım uygulanabilir. Çifte cezalandırma yasağı yalnız aynı yaptırım rejimi içinde geçerli olduğundan, adli ceza ile spor disiplin yaptırımlarının bir arada bulunması bu kurala aykırılık oluşturmaz.

Doping yargılamasında sporcunun kastı yoksa ceza kaldırılır mı?

Hayır, doping yargılamalarında kusursuz sorumluluk ilkesi uygulandığından sporcunun iyi niyeti cezayı ortadan kaldırmaz. Bu durum sadece verilecek cezada indirime gidilmesine gerekçe yapılabilir.

Ağır spor disiplin cezalarına karşı temyiz süresi kaç gündür?

Ağır spor disiplini yaptırımlarına ve kararlarına karşı temyiz başvuruları için talimatlarda 21 ila 30 günlük başvuru süreleri öngörülmektedir.

Şike suçunda hapis cezası ertelenebilir veya adli para cezasına çevrilebilir mi?

Hayır, 6222 sayılı Kanun m. 11/9 gereğince şike ve teşvik primi suçlarından dolayı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez; verilen hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilemez ve ertelenemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu