Sözleşerek Firar Suçunun Tanımı ve Maddi Unsurları
Sözleşerek firar suçu, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 70. maddesinin birinci fıkrasında yer almaktadır. Hükme göre ikiden fazla askeri şahsın önceden kararlaştırarak toplu halde kaçmaları sözleşerek firar sayılır. Dolayısıyla suçun vücut bulması için eyleme katılan asker kişi sayısının ikiden fazla olması ve kaçma kararının önceden anlaşma sağlanarak verilmiş bulunması aranır.
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 70Kaynağı aç
önceden kararlaştırarak toplu kaçarlarsa sözleşerek firar sayılır.
2- Suçlular yabancı
memlekete kaçmışlar ise ön ayak olanlar beş seneden yedi seneye kadar; ön ayak
olanlar subay veya askeri memur ise beş seneden on seneye kadar ağır hapis ile
cezalandırılırlar.
3 – Suçlular vatan içine
kaçmışlarsa ön ayak olanlar iki seneden beş seneye kadar, ön ayak olan subay
veya askeri memur ise beş seneden yedi seneye kadar ağır hapis ile
cezalandırılırlar.
4 – Sözleşerek kaçan
diğer suçlular bir seneden üç seneye kadar hapsolunur. Firar yabancı memlekete
ise ceza bir kat arttırılır.
5 – Seferberlikte
sözleşerek firara ön ayak olanlar ölüm cezasiyle cezalandırılırlar, diğer
suçluların cezaları muayyen cezanın yarısı kadar arttırılır.
6 – (Mülga:
14/6/1989-3574/4 md.)
Erbaşların
rütbelerinin geri alınması[21]
İkiden fazla asker kişinin birlikte hareket ederek topluca kaçması hali suçun kanuni tanımında maddi unsuru teşkil eder. Bu nedenle Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2019/29049 Esas ve 2020/931 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, sanıkların birlikte firar ettiklerinden bahisle cezalarının ayrıca Askeri Ceza Kanunu'nun 51/C maddesi tatbik edilerek artırılması kanuna aykırıdır.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/29049, K. 2020/931Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : 3. Kolordu Komutanlığı Askeri Mah. (Kapatılan)
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yokluğunda mahkûmiyetine karar verilen sanığın tebligat tarihinde başka suçtan hükümlü olarak Bartın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunduğu, bu itibarla 5271 sayılı CMK'nin 35/3. fıkrasına uygun bir biçimde tebliğ edilen gerekçeli kararın kendisine okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesi gerekirken usule uygun olmayan şekilde 19/04/2016 tarihinde tebligat yapılmış olması nedeniyle yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın öğrenme üzerine yaptığı 27/04/2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Savunmasında psikolojisinin bozuk olduğunu beyan eden sanığın temyiz dilekçesinde “askerliğe elverişli olmadığı için askerlikle ilişiğinin kesildiğini” ifade ederek, hakkında hafif düzeyde mental retardasyon tanısıyla verilmiş %50 özürlü olduğuna dair Bartın Devlet Hastanesinin 26/02/2016 tarihli raporunu ibraz etmiş olması ve hükümlü olarak cezaevinde olduğu sırada acil olarak Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk edildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında “askerliğe elverişli olmadığına dair” herhangi bir sağlık kurulu raporu düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması, düzenlenmiş ise raporun üst makam onaylı sureti, sanığın adli sicil kaydı ve tüm sağlık evraklarının dosyaya ithal edilmesini müteakip suç tarihlerinde askerliğe elverişlilik durumu ve ceza ehliyeti ile ilgili ortaya çıkan şüphenin giderilmesi için psikiyatri uzmanı bir bilirkişiye muayenesi yaptırılıp, bilirkişinin lüzum görmesi hâlinde adli gözlem altına aldırılması, elde edilecek sonuca göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
ASCK’nin 70’nci maddesinin 1’inci fıkrası “İkiden ziyade askeri şahıslar önceden kararlaştırarak toplu kaçarlarsa sözleşerek firar sayılır.” hükmünü içermekte olup, ikiden fazla asker kişinin birlikte hareket ederek topluca kaçması hali, madde metninden açıkça anlaşıldığı üzere bu suçun maddi unsurunu teşkil etmesine rağmen, sanığın, temyize gelmeyen diğer sanıklar … ve … ile birlikte beraberce firar ettiğinden bahisle cezasının ASCK’nin 51/C maddesinin uygulanması suretiyle artırılması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Suçun Failleri Bakımından Özgü Suç Niteliği
Sözleşerek firar suçu özgü suç niteliğinde olup yalnızca kanunda sayılan askeri şahıslar tarafından işlenebilir. Kanunda öngörülen statüye sahip olmayan kişilerin bu suçun faili olması mümkün değildir. Suçun failleri muvazzaf subaylar, muvazzaf astsubaylar, sözleşmeli subaylar, sözleşmeli astsubaylar, uzman erbaşlar, sözleşmeli erbaşlar, sözleşmeli erler, erbaşlar, erler, askeri öğrenciler ile askeri hizmette bulundukları sürece ihtiyati askerlerdir.
Cezai Yaptırımlar ve Ağırlaştırıcı Durumlar
Askeri Ceza Kanunu'nun 70. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, sözleşerek kaçan faillerden önayak olanlar dışındakiler bir seneden üç seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Firarın yabancı memlekete olması halinde bu ceza bir kat artırılır.
Askeri Ceza Kanunu'nun 70. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca suçlular vatan içine kaçmışlarsa önayak olanlar iki seneden beş seneye kadar, önayak olan subay veya askeri memur ise beş seneden yedi seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır.
Faillerin yabancı memlekete kaçması durumunda ise 70. maddenin ikinci fıkrası devreye girer. Buna göre önayak olanlar beş seneden yedi seneye kadar; önayak olanların subay veya askeri memur olması durumunda beş seneden on seneye kadar ceza yaptırımıyla karşılaşır.
Eylemin seferberlikte vuku bulması halinde Askeri Ceza Kanunu'nun 70. maddesinin beşinci fıkrası gereğince önayak olanlar için kanun metninde ölüm cezası öngörülmüş; diğer suçluların cezalarının ise kanuni cezanın yarısı oranında artırılacağı düzenlenmiştir.
Soruşturma İzni Usulü ve Yargılama Usulleri
Asker kişilerin işledikleri askeri suçların soruşturulması Askeri Ceza Kanunu'nun Ek 15. maddesinin birinci fıkrası uyarınca izne tabidir. Sırf askeri suç niteliğinde bulunan sözleşerek firar suçu yönünden de yetkili amir veya komutanın soruşturma izni vermesi gerekir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hallerinde ise soruşturma genel hükümlere göre yürütülür.
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. Ek 15Kaynağı aç
Asker kişilerin işledikleri askerî
suçların soruşturulması izne tabidir. Ancak, ağır ceza mahkemesinin görevine
giren suçüstü hâllerinde soruşturma genel hükümlere göre yürütülür.
Soruşturma izni, asgari tugay
komutanı veya eşidi askerî kurum amiri
(Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında eşidi)
olmak üzere, asker kişinin görev yaptığı birlik komutanı veya askerî kurum
amiri, bu kişilerin yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat verilir.
Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve Milli Savunma Üniversitesi
hariç, Millî Savunma Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı ve ilgili
kurum ve kuruluşlarda görev yapan asker kişiler hakkında soruşturma izni Millî
Savunma Bakanı tarafından verilir. General ve amiraller hakkındaki soruşturma
izni ise görev yeri dikkate alınarak ilgisine göre Genelkurmay Başkanının veya
ilgili Kuvvet Komutanının teklifi üzerine ya da resen Millî Savunma Bakanı
tarafından verilir.
Bir askerî birlik veya askerî kurumda
geçici olarak görevlendirilen veya harekât komutasına verilen asker kişiler
hakkında soruşturma izni, bu görevlerinin devamı süresince, geçici olarak
görevlendirildikleri veya harekât komutasına verildikleri askerî birlik veya
askerî kurumun bağlı bulunduğu soruşturma izni vermeye yetkili birlik komutanı
veya askerî kurum amiri tarafından verilir.
Kanunlarda aksi yazılı olmadıkça,
bir askerî birlik veya askerî kurum dışında görevlendirilen asker kişiler
hakkında soruşturma izni, bu görevlerinin devamı süresince, Millî Savunma
Bakanı tarafından verilir.
Uluslararası anlaşmalar gereğince
yabancı asker kişilerin askerî suçları hakkında soruşturma izni Millî Savunma
Bakanı tarafından verilir. Bunlar hakkında altıncı ve yedinci fıkra hükümleri
uygulanmaz.
Millî Savunma Bakanı, general ve
amiraller hariç subay veya astsubaylara ilişkin soruşturma izni verme
yetkisini, Personel Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu bakan yardımcısına
devredebilir.
Subay ve astsubaylar hariç diğer
kişilerin işledikleri askerî suçlara ilişkin soruşturma izni verme yetkisi, bu
izni vermeye yetkili komutan veya askerî kurum amiri tarafından teşkilatında
bulunan hukuk sınıfından olan ya da 27/7/1967 tarihli
ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun geçici 45 inci maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca atanmış olan hukuk hizmetleri başkanı
veya birim amirine, Millî Savunma Bakanı tarafından merkezde Hukuk Hizmetleri
Genel Müdürü veya yardımcısına, taşrada ve bağlı kurum ve kuruluşlarda ise
asgari alay eşidi kurum amirine
devredilebilir.
İzin vermeye yetkili merci, ihbar
veya şikâyetin işleme konulması hâlinde bir ön inceleme başlatır, ön incelemeyi
bizzat yapabileceği gibi, izin vermeye asıl yetkili merciin emrinde olan ve
hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki asker kişilerden birine de
yaptırabilir. İzin vermeye yetkili merci, emrinde olan ve hakkında inceleme
yapılanın üstü konumundaki en az üç asker kişiden oluşan bir heyet de
görevlendirebilir. İzin vermeye yetkili merciin zorunlu gördüğü hâllerde, heyette
yer alanların çoğunluğunun, hakkında inceleme yapılanın rütbe veya
kıdemce eşidi veya üstü konumunda, heyet
başkanının ise hakkında inceleme yapılanın üstü konumunda olması gerekir.
(Ek dokuzuncu fıkra:30/6/2022-7415/1
md.) Firar ve izin tecavüzü gibi hakkında
ön inceleme yapılanın bulunamaması nedeniyle ifade almayı imkânsız hâle getiren
zorunlu hâllerde, ilgilinin ifadesi alınmaz.
Yetkili merci, soruşturma izni
konusundaki kararını suçun işlenildiğinin öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dâhil
en geç otuz gün içinde verir. Bu süre, zorunlu hâllerde on beş günü geçmemek
üzere bir defa uzatılabilir. Yetkili merci, belirtilen süreler içinde
soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi konusunda karar verir ve kararını
Cumhuriyet başsavcılığına, hakkında inceleme yapılana ve varsa şikayetçiye bildirir. Bu kararlara karşı on gün içinde itiraz
edilebilir. Sırf askerî suçlara ilişkin verilen soruşturma iznine itiraz
edilmesi, soruşturma işlemlerini engellemez. İtiraz, general ve
amiraller için Danıştay Birinci Dairesine, diğer asker kişiler için ise yetkili
merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesine yapılır. İtirazlar,
öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır. Verilen kararlar
kesindir.
General ve amiraller hakkındaki
soruşturma Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcıvekili tarafından
yapılır. Hâkim kararı gerektiren işlemlere dair Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının talepleri ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara
yapılan itirazlar hakkında, soruşturma konusu suçların en ağırına bakmakla
görevli Yargıtay ceza dairesini numara itibarıyla izleyen ceza dairesi başkanı
tarafından karar verilir. Suçun son numaralı ceza dairesinin görevine girmesi
hâlinde talebi ve itirazı inceleme yetkisi Birinci Ceza Dairesi Başkanına
aittir. Hâkim kararı gerektiren işlemlerde Başkanın verdiği kararlara karşı
yapılan itirazı numara itibarıyla izleyen ceza dairesi başkanı inceler. Son
numaralı daire başkanının kararı, Birinci Ceza Dairesi Başkanı tarafından
incelenir. İddianame hazırlanması hâlinde kovuşturma Yargıtay ilgili ceza
dairesince yapılır.
19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması,
Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 17 nci maddesinin
birinci fıkrasında yer alan suçları işleyen asker kişiler hakkında soruşturma
ve kovuşturma genel hükümlere göre yapılır.
Bu maddede hüküm bulunmayan
hâllerde 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı
Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri
uygulanır.
Yüce Divanda yargılanacak asker kişilerle
ilgili soruşturma usulü:
Askeri Ceza Kanunu'nun Ek 15. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca firar ve izin tecavüzü gibi hakkında ön inceleme yapılanın bulunamaması sebebiyle ifade almayı imkânsız kılan zorunlu hallerde ilgilinin ifadesi alınmaz. Ayrıca Ek 15. maddenin onuncu fıkrasına göre sırf askeri suçlara ilişkin verilen soruşturma iznine itiraz edilmesi soruşturma işlemlerini engellemez.
Soruşturma izni kararlarına karşı on gün içinde itiraz edilebilir. İtiraz, general ve amiraller için Danıştay Birinci Dairesine, diğer asker kişiler için yetkili merciin yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine yapılır. Yapılan itirazlar öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde kesin olarak karara bağlanır.
Görevli Mahkeme ve Askerliğe Elverişlilik İncelemesi
Askeri mahkemelerin kapatılmasının neticesinde askeri suçlara yönelik kovuşturma adli yargı mercilerine aktarılmıştır. Bu doğrultuda sözleşerek firar suçuna ilişkin kovuşturma genel adli yargı kapsamında Asliye Ceza Mahkemelerinde görülmektedir.
Sözleşerek firar isnadıyla yargılanan askerin eylem tarihindeki askerliğe elverişlilik ve ceza ehliyeti hali savunma bakımından belirleyicidir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2019/29049 Esas ve 2020/931 Karar sayılı ilamına göre, bu konularda şüphe bulunması halinde failin uzman bir psikiyatrist tarafından değerlendirilmesi, gerekli görülürse adli gözleme tabi tutulması ve varılacak neticeye göre hukuki durumunun tayin edilmesi gerekir.
Sözleşerek firar suçunun oluşması için en az kaç asker gerekir?
1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 70. maddesi uyarınca ikiden fazla, yani en az üç askeri şahsın önceden anlaşarak toplu halde kaçması gerekir.
Sözleşerek firarda toplu kaçma nedeniyle ceza artırımı yapılır mı?
İkiden fazla askerin birlikte topluca kaçması fiili suçun kanuni tanımındaki temel unsurdur; bu nedenle Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2019/29049 Esas ve 2020/931 Karar sayılı ilamına göre Askeri Ceza Kanunu m. 51/C uyarınca ayrıca artırım yapılamaz.
Sözleşerek firar davalarında görevli mahkeme hangisidir?
Askeri mahkemelerin kapatılması sonrasında sözleşerek firar suçunun kovuşturmasında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.
Soruşturma izni kararına karşı kaç gün içinde itiraz edilebilir?
Askeri Ceza Kanunu'nun Ek 15. maddesinin onuncu fıkrasına göre soruşturma izni kararlarına karşı on gün içinde ilgisine göre yetkili bölge idare mahkemesine veya Danıştay Birinci Dairesine itiraz edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

