Firar ve İzin Tecavüzü Suçunun Tanımı ve Unsurları
1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre kıtasından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşan askeri şahıslar firar suçunu işlemiş olur ve haklarında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilir. Aynı fıkranın (b) bendinde düzenlenen izin tecavüzü suçunda ise izin, istirahat veya hava değişimi alarak görev yerinden ayrılan askeri personelin, geri dönmeye mecbur olduğu günden itibaren mazeretsiz olarak altı gün içinde birliğine gelmemesi aranır; bu eylem de bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Kanunun aradığı altı günlük sürenin tamamlanmasıyla adli suç oluşur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11452, K. 2023/346Kaynağı aç
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Firar ve izin tecavüzü suçları süreklilik gösteren, diğer bir deyişle mütemadi suç niteliğindedir. Eylemin hukuka aykırılığı, uzaklaşma veya mazeretsiz dönmeme süresinin kanunda öngörülen süreyi doldurmasıyla başlar ve failin yakalanması, kendi iradesiyle kıtasına dönmesi ya da eylemi sonlandırma amacıyla yetkili mercilere müracaat etmesi anına kadar devam eder.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/1793, K. 2021/3834Kaynağı aç
Suçun Faili ve Düzenli Hizmet Bağı Şartı
Firar suçu özgü bir askeri suç niteliğinde bulunduğundan yalnızca kanunun askeri şahıs saydığı kişiler tarafından işlenebilir. Failin suça konu kesintisiz eylemi devam ettiği esnada veya eylemin öncesinde askerlik sıfatı sona ermişse firar suçu oluşmaz. Dolayısıyla askerlik sıfatı taşımayan kişilerin bu suçtan cezai sorumluluğu bulunmamaktadır.
Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 115. maddesi uyarınca Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan sivil memurlar firar suçunun faili olamazlar. Bunun yanında askerlik yükümlülüğü altına girmemiş olan askeri öğrenciler de bu suçun faili kabul edilmez.
7179 sayılı Askeralma Kanunu kapsamında askerlik şubesince sevki yapıldığı halde birliğine hiç katılmadan uzaklaşan yükümlüler hakkında firar suçu değil, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63. maddesinde yer alan bakaya suçu meydana gelir. Firar suçunun varlığı için kişinin birliğine fiilen katılması ve bu yolla askeri hizmetle arasında düzenli bir bağ kurulmuş olması zorunludur.
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 63Kaynağı aç
Düzenli hizmet bağının kurulabilmesi için failin askerlik yapmaya elverişli olması gerekir. Fiilin işlendiği tarih itibarıyla askerliğe elverişsiz olduğu belirlenen veya askerliğe elverişli bulunmadığına ilişkin resmi sağlık raporu alan kişiler bakımından askeri hizmetle geçerli bir bağ kurulamayacağından firar suçu teşekkül etmez.
Cezayı Artıran Nitelikli Haller ve Seferberlik
1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66. maddesinin ikinci fıkrasına göre belirli nitelikli hallerin varlığında hapis cezası iki yıldan aşağı olamaz. Failin silah, mühimmat ve bunların teçhizatını, nakil vasıtalarını, hizmete ait hayvanları veya ordu hizmetine özgülenmiş herhangi bir eşyayı kaçarken beraberinde götürmesi bu ağırlatıcı nedenlerden biridir.
Failin askeri bir hizmeti yürütmekte olduğu sırada kaçması veya mükerrir olması durumlarında da verilecek hapis cezasının alt sınırı iki yıl olarak tatbik edilir. Bununla birlikte 1632 sayılı Kanun'un 66. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca seferberlik durumunda maddede yazılı olan tüm mehil süreleri yarı yarıya indirilir.
Firar ile Kısa Süreli Kaçma Disiplinsizliği Arasındaki Ayrım
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 26. maddesi gereğince, kıtasından veya görev yerinden yedi günü aşmayacak ve bu süre içinde kendiliğinden gelecek şekilde kaçmak veya mesaiye gitmemek, erbaş ve erler yönünden hizmet yerini terk etmeme cezası verilmesini gerektiren kısa süreli kaçmak disiplinsizliğidir. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2021/23344 Esas ve 2022/14486 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, bu sınırlar içinde kalan eylemler adli firar suçunu oluşturmaz ve beraat kararı verilmesini gerektirir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23344, K. 2022/14486Kaynağı aç
6413 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ DİSİPLİN KANUNU m. 19Kaynağı aç
6413 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre de izin, istirahat yahut hava değişimi süresini kabul edilebilir bir mazereti bulunmaksızın altı günü aşmayacak ve kendiliğinden dönecek şekilde geçirmek hali izin süresini geçirmek disiplinsizliği teşkil eder. Kanundaki süre hudutları aşılmadığı ve kendiliğinden dönüş gerçekleştiği sürece adli ceza sorumluluğu doğmaz.
Görevli bulunduğu birlikten sağlık gerekçesiyle hastaneye sevk edilen askeri personelin sevk tarihine kıyasla gecikmeli şekilde sağlık kuruluşuna başvurması, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2021/23344 Esas ve 2022/14486 Karar sayılı ilamına göre kaçma iradesini sonlandırma kastını (dehalet kastı) gösterir. Hastaneye resmi başvuruyla birlikte firar suçunun temadisi kesintiye uğrar ve uzak kalınan müddet kanuni sınırları aşmıyorsa eylem adli firar vasfını kazanmaz.
Dehalet Kastı ve Zincirleme Suç Değerlendirmesi
Firar ve izin tecavüzü suçlarında eylemin son bulması için failin yakalanması veya kıtasına dönmesi ya da bu amaçla resmi mercilere bizzat başvurması gerekir. Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2020/1793 Esas ve 2021/3834 Karar sayılı ilamı uyarınca, resmi makamlara başvurunun suçu sona erdirmesi için failin kaçış iradesini ortadan kaldırma kastıyla (dehalet kastı) hareket etmesi şarttır. Başka amaçlarla veya tesadüfi işlemler vesilesiyle yapılan müracaatlar temadiyi sona erdirmez.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinin birinci fıkrası, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi halinde tek bir cezaya hükmedilip cezanın artırılmasını öngörür. Ancak sanığın dehalet kastı taşımaksızın her bir eyleminin kollukça yakalanmakla sonlandığı durumlarda kesinti gerçekleşip yeni bir suç başlayacağından zincirleme suç hükümleri uygulanamaz ve her kaçış ayrı suç sayılır. Öte yandan Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2020/1793 Esas ve 2021/3834 Karar sayılı ilamına göre, evvelce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen bir dosyanın denetim ihlali sebebiyle ileride açıklanarak hukuki varlık kazanması halinde iki eylem arasında zincirleme suç koşullarının bulunup bulunmadığı mahkemece değerlendirilebilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 43Kaynağı aç
Soruşturma İzni, Görevli ve Yetkili Mahkeme
1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun Ek 15. maddesi uyarınca asker kişilerin işledikleri askeri suçların soruşturulması izne tabidir. Yetkili merciden usulünce soruşturma izni temin edilmeden asker kişi hakkında firar suçundan soruşturma yürütülemez.
Askeri mahkemelerin kapatılmasının ardından firar suçuna ilişkin kamu davalarına bakmakla görevli mahkemeler asliye ceza mahkemeleridir. 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca askeri suçlarda dava ve cezanın düşmesi hususlarında Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanmakta olup temel ceza aralığına göre firar suçunda dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır.
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 49Kaynağı aç
Mütemadi suçlarda yetki kuralı temadinin bittiği yere göre tespit edilir. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2021/11452 Esas ve 2023/346 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, firar ve izin tecavüzü suçlarında failin yakalandığı ya da kendi iradesiyle kıtasına teslim olduğu yer mahkemesi davaya bakmakla yetkilidir.
İzin Tecavüzü Niteliği ve Ek Savunma Usulü
Birlik veya görev yerinden yasal izin alarak ayrılan ve dönmesi gereken tarihten itibaren mazeretsiz altı gün geçmesine rağmen kıtasına katılmayan personelin eylemi firar suçunu değil, 1632 sayılı Kanun'un 66. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan izin tecavüzü suçunu meydana getirir. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2021/11452 Esas ve 2023/346 Karar sayılı ilamı gereğince eylemin hukuki vasfının bu maddeye göre tespiti zorunludur.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık, suçun hukuki vasfının değişmesi ihtimalinde haberdar edilip ek savunması alınmadıkça iddianamedeki sevk maddesinden gayrı bir hükümle mahkum edilemez. İddianamede izin tecavüzü olarak gösterilen eylem hakkında sanığa ek savunma tanınmaksızın firar suçundan mahkumiyet kurulması bozmayı gerektirir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 226Kaynağı aç
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Kanun Yolları
1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun Ek 17. maddesi gereğince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kuralları askeri suç ve cezalar hakkında da geçerlidir. Bununla birlikte sırf askeri bir suçtan ötürü altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi, fiilin disiplini ağır biçimde bozması veya birliğin emniyetini, muharebe hazırlığını zafiyete uğratması yahut fiilin savaş veya seferberlik hallerinde işlenmesi durumlarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez.
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. Ek Madde 17Kaynağı aç
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin onuncu fıkrasına göre beş yıllık yasal denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde davanın düşürülmesi gerekir. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2021/5907 Esas ve 2021/18168 Karar sayılı kararı doğrultusunda, önceki mahkumiyete ait hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden itibaren beş yıllık deneme süresi bittikten sonra işlenen yeni bir firar suçu sebebiyle eski hüküm açıklanamaz; önceki dava hakkında düşme kararı verilmelidir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/5907, K. 2021/18168Kaynağı aç
Sanığa tebliğ edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında usulsüz tebligat yapılmışsa karar kesinleşmiş sayılamaz. Kesinleşme gerçekleşmediği için yasal denetim süresi başlamaz ve bu süreçte işlendiği ileri sürülen firar eylemi dayanak yapılarak açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması yoluna gidilemez.
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2021/23344 Esas ve 2022/14486 Karar sayılı ilamına göre, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde Türk Ceza Kanunu'nun 50/1-a maddesinin, adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesinde ise 52/2. maddesinin açıkça gösterilmesi gerekmekte olup yalnızca genel maddelerin belirtilmesi kanuna aykırıdır. İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde hukuka aykırılık bulunması halinde ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurulabilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
Firar suçu nedir ve cezası ne kadar süreli hapistir?
Firar suçu, askeri şahsın görevli olduğu yerden izinsiz şekilde altı günden fazla uzak kalmasıyla işlenir. Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-a maddesi uyarınca ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır.
İzin tecavüzü suçu hangi hallerde oluşur?
İzin, istirahat veya hava değişimi ile birliğinden ayrılan personelin izin süresinin bittiği tarihten sonra altı gün içinde mazeretsiz olarak dönmemesi halinde Askeri Ceza Kanunu m. 66/1-b uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülen izin tecavüzü suçu oluşur.
Firar suçunda zamanaşımı süresi kaç yıldır?
Askeri Ceza Kanunu'nun 49. maddesinin Türk Ceza Kanunu zamanaşımı hükümlerine yollaması ve suçun ceza aralığı uyarınca firar suçunda dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır.
Firar suçunda soruşturma izni alınması şart mıdır?
Evet, Askeri Ceza Kanunu'nun Ek 15. maddesi uyarınca asker kişilerin askeri suçlarına ilişkin soruşturmalar izne tabidir ve yetkili makamdan soruşturma izni alınması yasal bir zorunluluktur.
Firar suçu davalarına hangi mahkeme bakar?
Askeri mahkemelerin kapatılmasının ardından firar davalarına bakmakla görevli mahkemeler asliye ceza mahkemeleridir. Firarın son bulduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Firar suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir mi?
Askeri Ceza Kanunu'nun Ek 17. maddesi uyarınca askeri suçlarda kural olarak bu karar verilebilir; ancak sırf askeri suçtan altı ay ve üzeri hapis cezası verilmesi veya fiilin seferberlikte işlenmesi hallerinde geri bırakma kararı uygulanamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

