7590 sayılı Kanunun 26 ve 27. maddeleriyle 31 Temmuz 2026’da devredilen 5651 kapsamındaki görevlerde yetkili kurum Siber Güvenlik Başkanlığıdır. İlgili ikincil düzenlemelerdeki BTK/TİB atıfları, devredilen görevler bakımından bu Başkanlığa yapılmış sayılır. BTK’nın bütün elektronik haberleşme görevleri devredilmiş değildir; başka özel kanunlardaki yetkiler ayrıca değerlendirilir. 7578 sayılı Kanunun yeni sosyal ağ ve oyun platformu yükümlülüklerinin yürürlük tarihi ise 1 Kasım 2026’dır.
7590 sayılı Kanun, Madde 26Kaynağı aç
Sosyal medya paylaşımları yoluyla kişilik haklarına hukuka aykırı şekilde müdahale edilen kimseler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinin birinci fıkrası uyarınca hâkimden saldırıda bulunan kişilere karşı korunma isteyebilir. Bununla beraber 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinin birinci fıkrası gereğince, kişilik hakkının zedelenmesi sebebiyle manevi bir zarara uğrayan şahıs, bu zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini talep edebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 24Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 58Kaynağı aç
Sosyal Medyada İtibar Zedelenmesinin Hukuki Kapsamı
Sosyal medya ortamında yer alan bir paylaşımın kişilik haklarını ihlal etmesi ve itibar zedeleme niteliği taşıması için ifadelerin mutlaka açık küfür barındırması zorunlu değildir. Gerçeğe aykırı biçimde suç isnat edilmesi, üzerinde oynanmış veya manipüle edilmiş görsellerin paylaşılması, eksik ve yanıltıcı nitelikteki bilgilerin yayılması, bağlamından koparılmış özel yazışmaların ifşa edilmesi, hedef gösterici yorumlar yapılması ya da şahsın toplum içindeki saygınlığını hedef alan imalı paylaşımlar da kişilik haklarına saldırı teşkil edebilir.
Hukuka aykırı içeriklerde hedef alınan kimsenin adının açıkça belirtilmemiş olması ihlalin varlığını engellemez. Paylaşımda şahsın etiketlenmiş olması, fotoğrafına yer verilmesi, kullanıcı adının gösterilmesi veya kişinin icra ettiği meslek ile içinde bulunduğu somut olayın niteliği sayesinde kim olduğunun anlaşılabilmesi halinde mağdur belirlenebilir kabul edilebilir.
Hukuka aykırı paylaşımın paylaşan kişi tarafından sonradan silinmesi, daha evvel meydana gelmiş bulunan kişilik hakkı saldırısını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte paylaşımın yayından kaldırılmış olması, manevi tazminat miktarının takdirinde ve failin kusur durumunun mahkemece incelenmesinde dikkate alınabilir.
Kişilik Haklarına Saldırıda Hukuka Uygunluk Ölçütleri
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal bir yarar ya da kanunun tanıdığı yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yönelen her türlü saldırı hukuka aykırı sayılır. Bu haklı kılma sebeplerinin bulunmadığı durumlarda yapılan itibar zedeleyici paylaşımlara karşı hukuki koruma işletilir.
Kişilik Haklarının Korunmasında Talep Edilebilecek Önlemler
Kişilik hakları saldırıya uğrayan kimseler yalnızca parasal giderim talebinde bulunmak zorunda değildir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda davacı; saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan bir saldırıya son verilmesini ve sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini hâkimden isteyebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre davacı, bu taleplerle birlikte düzeltmenin yapılmasını veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması talebini de ileri sürebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
4721 sayılı Kanun'un 25. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davacının maddi ve manevi tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı sebebiyle elde edilmiş kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine aktarılmasına dair hakları saklıdır. Öte yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hâkim, manevi tazminatın para olarak ödenmesi yerine farklı bir giderim biçimi belirleyebilir ya da bunu tazminata ekleyebilir; özellikle yapılan saldırıyı kınayan bir karar tesis edebilir ve bu kınama kararının yayımlanmasına hükmedebilir.
Manevi Tazminat İstemi ve Yetkili Mahkeme
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 25. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, manevi tazminat istemi karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; mirasbırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. Kanun'un 25. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davacı, kişilik haklarının korunması davasını kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açabilir.
Sosyal Medyada Hakaret Suçu ve Cezai Yaptırımlar
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle saldıran kimse üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Fiilin mağdurun gıyabında cezalandırılabilmesi için en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi aranır. Maddenin ikinci fıkrası gereğince fiilin mağduru hedef alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle gerçekleştirilmesi durumunda da aynı cezaya hükmedilir. Hakaret eyleminin alenen işlenmesi halinde ise Kanun'un 125. maddesinin dördüncü fıkrası doğrultusunda ceza altıda biri oranında artırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hakaret suçunun; kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı yahut kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi halinde verilecek cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
Özel Hayatın Gizliliğinin İhlalinde İçeriğe Erişimin Engellenmesi
İnternet ortamında yapılan yayınlar sebebiyle özel hayatının gizliliği ihlal edilen kimseler bakımından 5651 sayılı Kanun'un 9/A maddesinde idari ve adli başvuru usulü düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrası uyarınca doğrudan Siber Güvenlik Başkanlığına başvurularak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanması istenebilir. İkinci fıkra gereğince bu başvuruda hakkın ihlaline neden olan yayının tam internet adresi (URL), ihlalin hangi açılardan gerçekleştiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgilere yer verilir; bu unsurlarda eksiklik bulunması halinde talep işleme konulmaz. Üçüncü fıkra uyarınca Başkanlık Başkanı bu talebi derhâl Erişim Sağlayıcıları Birliğine bildirir ve erişim sağlayıcılar tedbiri derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirir. Dördüncü fıkra doğrultusunda erişimin engellenmesi, yalnızca özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim veya video ile sınırlı olarak URL bazında tatbik edilir.
5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 9/AKaynağı aç
5651 sayılı Kanun'un 9/A maddesinin beşinci fıkrası gereğince erişimin engellenmesini isteyen kişi, başvuru yaptığı saatten itibaren yirmi dört saat içinde talebini sulh ceza hâkiminin kararına sunar; hâkim en geç kırk sekiz saat içinde kararını açıklar ve doğrudan Kuruma gönderir, aksi hâlde erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar. Maddenin altıncı fıkrası uyarınca sulh ceza hâkimi tarafından verilen karara karşı Kurum Başkanı tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Yedinci fıkraya göre içeriğin yayından çıkarılması halinde hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Sekizinci ve dokuzuncu fıkralar gereğince gecikmesinde sakınca bulunan hallerde engelleme doğrudan Başkanın emri üzerine Kurum tarafından yapılır; Başkan tarafından verilen bu karar yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur ve hâkim kararını kırk sekiz saat içinde açıklar.
Manevi tazminat davası için ceza yargılamasının sonuçlanması şart mıdır?
Hayır, kişilik hakları saldırıya uğrayan kişinin manevi tazminat davası açabilmesi bakımından ceza davasının kesinleşmesini beklemesi her durumda zorunlu değildir; ceza soruşturması devam ederken de hukuk davası açılabilir.
Paylaşımın sonradan silinmesi manevi tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırır mı?
Hukuka aykırı paylaşımın sonradan silinmiş olması, önceden vuku bulmuş kişilik hakkı ihlalini kendiliğinden bertaraf etmez; ancak paylaşımın kaldırılmış bulunması hâkim tarafından takdir edilecek tazminat miktarında ve kusur incelemesinde dikkate alınabilir.
İsmin açıkça yazılmadığı imalı paylaşımlarda mağdur belirlenebilir sayılır mı?
Evet, paylaşımda mağdurun adının açıkça yazılması şart olmayıp etiketleme, fotoğraf kullanımı, kullanıcı adı belirtilmesi veya kişinin mesleği ile olayın şartları dolayısıyla kimliğinin anlaşılabilir olması halinde mağdur belirlenebilir kabul edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

