Sahte avukat görünümlü mesaj, dolandırıcılığın unsurları gerçekleşirse bu suça girebilir. Hileli davranışlarla bir kimse aldatılmalı; aldatma onun veya başkasının zararına yol açmalı ve fail kendisine ya da başkasına yarar sağlamalıdır. Bu suçta hapis cezası bir yıldan beş yıla kadar, adli para cezası beşbin güne kadardır. Basit halin düzenlemesi, nitelikli halleri aynı fıkra içinde toplamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Dolandırıcılığın birlikte aranan şartları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/19 E., 2015/309 K. sayılı kararda suçun oluşması üç şartın birlikte bulunmasına bağlanmıştır. Fail hileli davranışlarda bulunmalıdır. Bu davranışlar mağduru aldatabilecek nitelikte olmalıdır. Sonuçta mağdurun veya başkasının aleyhine, failin kendisi ya da başkası lehine haksız bir yarar sağlanmalıdır. Şartlardan birinin eksik kalması fiili bu suça tamamlamaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2014/19, K. 2015/309Kaynağı aç
Fail, kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bilerek ve isteyerek hileli davranmalıdır. Davranışla verilen zarar arasında uygun illiyet bağı aranır. Zarar, nesnel ölçütlerle belirlenebilecek ekonomik zarar olmalıdır.
Dolandırıcılığı diğer malvarlığı suçlarından ayıran yön aldatma temelidir. Suç işlenirken yalnız malvarlığı zarar görmez. Mağdurun veya suçtan zarar görenin iradesi de hileli davranışlarla yanıltılır. Aldatıcı hareketlerle kişiler arasındaki iyiniyet ve güven bozulur. İrade serbestisi etkilenir ve irade özgürlüğü ihlal edilir.
Kurulun birlikte aradığı şartlar hileli davranış, aldatabilecek nitelik ve haksız yarardır. Aynı kararda yer alan diğer ölçü hileyi nitelikli yalan sayar. Bu ölçüde davranışın belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olması, mağdurun inceleme olanağını kaldıracak nitelikte bulunması, yanılgı ve bu yanılgıya dayalı haksız çıkar aranır. Kandırıcılık olayın özelliğine, mağdurun durumuna, fiille ilişkiye, hilenin şekline ve kullanılmışsa belgenin niteliğine göre ayrıca değerlendirilir. İki ölçü yan yana durur. Biri diğerinin yerine geçmez.
Nitelikli haller ve sahte sıfat
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 158, dolandırıcılığın bir kısım nitelikli hallerini bentler halinde sayar. Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi, kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanma ve algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanma bu bentlerdendir. Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması da sayılır. Suçun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına işlenmesi ile bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması ayrı bentlerdir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Serbest meslek sahibi kişilerin, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güveni kötüye kullanması da nitelikli haldir. Bent, mesleği bulunan kişinin kendi mesleğinden doğan güveni konu alır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak ve sigorta bedelini almak amacıyla işleme de bentler arasındadır.
Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması ya da bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi ayrı bir nitelikli haldir. Bent avukat sıfatını saymaz.
Nitelikli hallerin işlenmesi halinde hapis cezası üç yıldan on yıla kadar, adli para cezası beşbin güne kadardır. Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına işleme, bilişim sistemleri ile banka veya kredi kurumlarını araç kılma, tahsis edilmemesi gereken kredi, sigorta bedeli ve kamu görevlisi ya da banka, sigorta veya kredi kurumu çalışanı gibi tanıtma hallerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz. Bu sayılan hallerde adli para cezasının miktarı, suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Dört yıllık alt sınır ve iki kat menfaat sınırı bütün bentler için değil, hükümde sayılan bentler içindir.
Kamu görevlileriyle ilişkisinin bulunduğundan ve onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahsederek, belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatıp başkasından menfaat temin eden kişi, önceki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Hüküm ilişki söylemini, iş vaadini, aldatmayı ve menfaat teminini birlikte arar. Her mesaj bu fıkraya girmez.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/19 E., 2015/309 K. sayılı karar, nitelikli hallerin on bir bent halinde sayıldığını kaydeder. Karar, sahte avukat söylemini veya kısa mesajla menfaat sağlamayı bu bentlerden birine uygulamaz. İtirazın reddedilmiş olması, nitelikli halin uygulandığı anlamına gelmez.
Birlikte işleme ve örgüt faaliyeti
Türk Ceza Kanunu m. 158'deki ve m. 157'deki suçlar üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenirse verilecek ceza yarı oranında artırılır. Suç, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenirse verilecek ceza bir kat artırılır. Artırımın uygulanması, birlikte işleyen kişi sayısının veya örgüt faaliyetinin gerçekleşmesine bağlıdır.
Avukat olduğunu söyleyerek menfaat sağlanan olay
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/19 E., 2015/309 K. sayılı kararda olay, sanıkların adliyelere ve katılanların bulundukları yerlere birlikte giderek katılanlarla görüşmesi üzerinden değerlendirilmiştir. Sanıklar avukat olduklarını, adliyede tanıdıkları bulunduğunu ve davaları yalnızca kendilerinin çözebileceğini söylemiş, katılanları ikna ederek haksız menfaat sağlamıştır. Kısa mesajla işlenen bir yöntem bu olayın konusu değildir. Dosyadaki sonuç başka olaylara genel kural diye taşınamaz.
Kurul, alınan işlerin yasal olarak takip edilip sonuçlandırılmamasını, katılanlar ve yakınlarının zor durumundan ve bilgisizliğinden yararlanılmasını ve iradeyi sakatlayacak hileli davranışlarla haksız kazanç elde edilmesini, bu dosyada atılı suçların kabulünü gerektiren olgular arasında saymıştır. Kabul, incelemeye konu sanık ve katılanlar bakımındandır. Karşı oy bağlayıcı sonuç değildir.
Kurul incelemesini, itiraz kapsamındaki katılanlara yönelik mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı yapmıştır. Çözülen uyuşmazlık, sanığın dolandırıcılık suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesidir. Bu sınırın dışında kalan hükümler verilen sonuca dahil değildir.
Kurul, incelemeye konu katılanlara karşı dolandırıcılık nedeniyle kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanmasında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varmış ve itirazın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ret, itiraz kapsamındaki onama ile sınırlıdır. Karar bu reddi usul veya esas yönünden ayırmaz.
13.10.2015 tarihli müzakerede itirazın oyçokluğuyla reddine ve dosyanın mahalline gönderilmek üzere tevdiine karar verilmiştir. Üç üye bazı katılanlar, yedi üye başka bir katılan yönünden eylemin sabit olmadığını düşünerek karşı oy kullanmıştır. Bağlayıcı sonuç itirazın reddidir.
Resmi belgede sahtecilik ayrımı
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 204'ün birinci fıkrası üç fiili cezalandırır. Bunlar resmi belgeyi sahte olarak düzenlemek, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek ve sahte resmi belgeyi kullanmaktır. Hapis cezası iki yıldan beş yıla kadardır. Üç fiil aynı fıkrada ayrı ayrı sayılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 204Kaynağı aç
Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli sayılan nitelikte olması halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Hüküm bu niteliği taşıyan belgeleri tek tek saymaz. Kısa mesaj, mahkeme evrakı ve icra belgesi bu fıkrada ayrıca anılmaz.
Görevi gereği resmi belge düzenlemeye yetkili kamu görevlisi, resmi belgeyi sahte düzenler, gerçek belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirir, gerçeğe aykırı belge düzenler veya sahte resmi belgeyi kullanırsa üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fıkra, belge düzenlemeye yetkili kamu görevlisini konu alır.
Mesaj ve belgede görülen yöntemler
Karşılaşılan yöntemlerden biri, hakkında icra takibi başlatıldığı ve ödeme yapılmazsa hapse girileceği biçiminde kısa mesaj ve benzeri yazışma göndermektir. Bu, bir davranış biçiminin açıklamasıdır.
Mahkeme veya icra dairesinden gelmiş gibi görünen evrak düzenlenebilir. Bu belgelerde genellikle sahte mühürler ve hatalı numaralar bulunur. Genelleme, her belgede aynı kusurların bulunduğu sonucu vermez.
Sahte ses kayıtlarıyla avukat gibi davranılarak güven kazanılmaya çalışılabilir. Bu, güven sağlamaya yönelik bir davranış biçimidir.
Belirli bir hesaba ödeme yapılmazsa dava açılacağı biçiminde ve bilinmeyen numaradan gelen mesaj, dolandırıcılık işareti sayılır. İşaret, suçun tamamlandığı veya her benzer mesajın nitelikli dolandırıcılık olduğu sonucu değildir. Hileli davranış, aldatabilecek nitelik ve haksız yarar birlikte aranır.
Bilinmeyen numaradan gelen, dil hataları içeren ve acil ödeme isteyen mesaj sahte sayılır.
Arama ve kısa mesaj ayrımı
Gerçek avukatlar bazen arayabilir. Bu arama son derece istisnai ve usulüne uygun bir şekilde olur.
Bu aramalarda tehdit ve korkutma bulunmaz. Para talebi asla olmaz. Para talebi varsa, kişinin zaten bildiği mevcut bir icra dosyası ve hukuken gerçek bir alacak söz konusudur. Aramanın baroya kayıtlı ve doğrulanabilir bir numaradan yapılması ve görüşmenin bilgilendirme amaçlı olması da aynı ayrıma dahildir.
Avukat gerçekten arıyorsa arama usulüne uygun kabul edilir. Baroya sorulduğunda numaranın o avukata ait olduğu öğrenilebilir. Bu, her sorguda sonuç alınacağı zorunluluğu değildir.
Gizli numaradan avukat olduğunu söyleyen, tehdit eden ve panik yaratan kişi bu ayrımda gerçek avukat gibi davranmış sayılmaz. Resmi ve gerçek bir avukatın tehdit ederek ödeme talep etmesi de bu ayrımın dışında bırakılır. Kişinin zaten bildiği mevcut icra alacağı hakkında bilgilendirme, tehdit ederek ödeme istemekten ayrıdır.
Avukatlar kısa mesaj gönderebilir. Bu mesajların özellikleri farklıdır. Mesajın sahte veya gerçek sayılması, sonraki ayrımlara bağlıdır.
Resmi dava veya icra süreçlerinde Adalet Bakanlığı'nın UYAP sistemi üzerinden gönderilen kısa mesajlar yalnız bilgi içerir ve tehdit taşımaz. Dava açıldığında gelen bilgilendirme mesajı da tehdit veya ödeme talebi içermez. Kişinin kendi avukatından gelen mesajlar, doğruluğu teyit edilebilir biçimde kişiye özeldir.
Gerçek mesaj, resmi numara veya avukat adı, dosya numarası gibi bilgilendirme ve resmi, hatasız bir dille ayrılır. Sahte mesaj, bilinmeyen numara, tehdit ve ödeme talebi ile hatalı ve aceleci bir dille ayrılır.
Telefonla dosya ve ödeme söylemi
Gerçek bir dava veya soruşturma için bu ayrımda iki yol anılır. Mahkemeden yazılı tebligat gelir ya da polis kapıya gelerek kişiyi karakola götürür.
Hakkında dava açıldığı, borç ödenmezse hapse girileceği veya savcılıktan aranıp işin çözülebileceği biçimindeki sözlerde dolandırıcılığın oluşması, hileli davranış, aldatabilecek nitelik ve haksız yarar şartlarının birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.
Baro ve sicil kontrolü
1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 76'ya göre barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleriyle ilişkilerinde dürüstlük ve güveni sağlamak, meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunup korumak ve avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çalışır. Baroların tüzel kişiliği bulunur. Kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır ve çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdürürler. Kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.
1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 76Kaynağı aç
Türkiye Barolar Birliği Avukat Arama Sistemi'ne ad ve soyad girilerek sicil kaydı kontrol edilebilir. Kayıt yoksa şüphelenilmesi önerilir. Avukatın bağlı olduğu il barosundan sicil numarasının araştırılması da önerilir. Belirli bir il barosu bu öneride örnektir. Örnek, bütün barolar için ayrı bir usul bulunduğu anlamına gelmez.
Avukatın gerçek olup olmadığı için Barolar Birliği sicil sorgulaması önerilir. Baroya sorulduğunda numaranın avukata ait olduğu öğrenilebilir. Öğrenme, her sorguda sonuç doğuran zorunlu bir usul değildir.
Gerçek avukatlar genellikle sabit bir ofiste çalışır. Adres ziyaret edilebilir. Genellikle sözü sabit ofisi kanuni şart haline getirmez. Ziyaret de her olayda zorunlu bir doğrulama yolu değildir.
Avukattan kimlik kartı veya vekâletname gibi belge istenmesi önerilir. Başka bir avukatın kimliğinin kullanılmış olabileceği, ilgili büroda çalışılmadığının veya kimliğin çalındığının bu yolla anlaşılabileceği bir olasılıktır. Bu olasılık her olayın kuralı değildir.
Doğrulama ve başvuru
Hakkında dava veya icra bulunup bulunmadığı, e-Devlet üzerinden icra dosyası sorgulamasıyla araştırılabilir. Öneri, sorgunun kapsamını tanımlamaz.
Soruşturma dosyaları UYAP ortamında görünmez. Böyle bir iddia varsa adliyeye kimlikle gidilerek hakkında soruşturma olup olmadığı sorgulanabilir. Bir avukat tutularak adliyelerden sorgu yapılması ve dosyaların bu yolla öğrenilmesi de tavsiye edilir. Tavsiye avukat tutmayı zorunlu kılmaz. Soruşturma dosyasının görünmemesi ile dava açıldığında bilgilendirme mesajı gelmesi aynı sonuç altında birleştirilmez.
Bilinmeyen numara şikâyet platformlarında sorgulanabilir. e-Devlet kontrolü, banka bilgisi ve kimlik numarasının paylaşılmaması, sicilin resmi kaynaktan doğrulanması, ekran görüntüsünün saklanması ve şüphenin savcılığa veya siber suçlarla mücadele birimine bildirilmesi önerilir. Sahte mesaj üzerine ayrıca e-Devlet'ten icra veya dava kontrolü, Cumhuriyet savcılığına suç duyurusu, mesaj görüntüsü ile numaranın saklanması, mümkünse ses kaydı ve emniyetin siber suçlarla mücadele birimine başvuru sayılır. Platform sorgusu kanuni başvuru yolu olarak kurulmamıştır.
Etkin pişmanlık ve zararın giderilmesi
Dolandırıcılık tamamlandıktan sonra ve kovuşturma başlamadan önce fail, azmettiren veya yardım eden bizzat pişmanlık gösterebilir. Mağdurun zararının aynen geri verme veya tazminle tamamen giderilmesi halinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilebilir. İndirim üst sınırdır. Sabit oranlı veya zorunlu bir indirim değildir. Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, hileli iflas ve taksirli iflas da aynı fıkrada sayılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
Etkin pişmanlık kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce gösterilirse verilecek cezanın yarısına kadarı indirilebilir. Bu da üst sınırdır. Kovuşturma öncesi üçte ikiye kadar olan imkân ile hüküm öncesi yarıya kadar olan imkân aynı orana bağlanmaz.
Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır. Rıza, kısmi giderme haline bağlıdır. Zararın tamamen giderildiği hallerde bu rıza ayrıca aranmış değildir.
Ödenen paranın geri alınması mümkün görülebilir. Nitelikli dolandırıcılıktan şikâyet üzerine fail cezalandırılabilir. Zararın tazmini için dava açılabilir. Failin malvarlığına ulaşmak bu bakımdan önemlidir. Mümkün ve cezalandırılabilir sözleri kesinlik değildir. Hangi nitelikli halin ve hangi tazminat hükmünün uygulanacağı bu açıklamadan çıkmaz. Etkin pişmanlık ise ayrıdır. İndirim, gösterildiği aşamaya, zararın tamamen giderilmesine ve kısmi gidermede mağdurun rızasına bağlı üst sınırlı bir imkândır. Paranın iadesi zorunlu değildir.
Şantaj söylemi
Bir avukatın şantaj yapması bu ayrımda kabul edilmez. Böyle bir davranış ciddi bir meslek suçu sayılır ve avukat hakkında ceza davası açılabilir. Açılabilir sözü kesin bir dava sonucu değildir. Söz, ağır konuşmanın hangi suçun unsurlarını doldurduğunu ayrıca göstermez.
Sık sorulan sorular
Sahte avukat mesajı dolandırıcılık olur mu?
Mesaj, unsurlar gerçekleşirse dolandırıcılığa girebilir. Hileli davranış, aldatabilecek nitelik ve haksız yarar birlikte aranır. Tehdit ve ödeme içeren mesaj bir işaret olabilir. İşaret, suçun tamamlandığı anlamına gelmez.
Basit dolandırıcılığın cezası nedir?
Cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır. Suç, hileli davranışla aldatmayı, onun veya başkasının zararını ve failin kendisi ya da başkası lehine yararını birlikte gerektirir. Nitelikli halin cezası bu aralıktan ayrıdır.
Nitelikli halde alt sınır ne zaman dört yıl olur?
Hapis cezasının alt sınırı, hükümde açıkça sayılan bazı hallerde dört yıldan az olamaz. Adli para cezası da bu hallerde suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Genel nitelikli hal aralığı üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır. Alt sınır bütün bentlere yayılmaz.
Sahte avukat sıfatı hangi nitelikli hale girer?
Serbest meslek hali, meslek sahibinin kendi mesleğinden doğan güvenin kötüye kullanılmasını düzenler. Kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı gibi tanıtma hali de avukat sıfatını ayrıca saymaz.
Üç kişi birlikte işlerse ceza artar mı?
Evet, şart gerçekleşirse artar. Üç veya daha fazla kişinin birlikte işlemesinde ceza yarı oranında, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemede bir kat artırılır. Artırım kişi sayısına veya örgüt faaliyetine bağlıdır.
Etkin pişmanlık indirimi ne kadardır?
Kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesinde cezanın üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra hükümden önce yarısına kadar indirim mümkündür. İkisi de üst sınırdır. Kısmi geri verme veya tazminde ayrıca mağdurun rızası aranır.
Avukatın araması her zaman sahte midir?
Hayır. Gerçek avukat bazen arayabilir. Arama son derece istisnai ve usulüne uygun olmalıdır. Tehdit, korkutma, gizli numara ve panik bu ayrımın dışında kalır. Para talebi, kişinin zaten bildiği mevcut icra dosyası ve hukuken gerçek alacak varsa bu sınır içinde kalır.
UYAP mesajı ödeme ister mi?
Hayır. UYAP bilgilendirme mesajı yalnız bilgi içerir. Tehdit veya ödeme talebi taşımaz. Dava açıldığında gelen mesaj için de aynı ayrım geçerlidir.
Sahte resmi belgede ceza nedir?
Sahte resmi belge düzenlemek, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak biçimde değiştirmek ve sahte resmi belgeyi kullanmak iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Artırım, belgenin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli sayılmasına bağlıdır ve ceza yarısı oranında artar. Üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası, belge düzenlemeye yetkili kamu görevlisinin sahte belge düzenlemesi, gerçek belgeyi aldatacak şekilde değiştirmesi, gerçeğe aykırı belge düzenlemesi veya sahte resmi belgeyi kullanması halinde uygulanır.
Ödenen para geri alınabilir mi?
Mümkün görülebilir. Bu kesinlik değildir. Ceza şikâyeti ve zararın tazmini için dava gündeme gelebilir. Etkin pişmanlık, zararın tamamen giderilmesine, gösterildiği aşamaya ve kısmi gidermede mağdurun rızasına bağlı üst sınırlı bir indirimdir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

