Şirketlerin Kendi Payını İktisabında Stopaj ve TTK Kuralları

by Avukat Erdal Ersoy
Şirketlerin Kendi Payını İktisabında Stopaj ve TTK Kuralları

Kendi Payını İktisapta Vergi Tevkifatının Yasal Çerçevesi

Tam mükellef sermaye şirketlerinin kendi paylarını iktisap etmeleri, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesinde yapılan düzenlemeyle vergi tevkifatı kapsamına alınmıştır. Kanun koyucu bu düzenlemeyle, sermaye şirketlerinin kendi paylarını iktisap etmek suretiyle vergisiz kâr dağıtımı yapmalarının önüne geçmeyi ve kârın fiilen dağıtılıp dağıtılmadığına bakılmaksızın işleyen bir vergi güvenlik müessesesi kurmayı amaçlamıştır.

Tevkifatı Doğuran İşlemler ve Matrahın Belirlenmesi

Tam mükellef sermaye şirketlerinin iktisap ettikleri kendi paylarını sermaye azaltımı yoluyla itfa etmeleri hâlinde, iktisap bedeli ile hisse senetlerinin veya ortaklık paylarının itibarî değeri arasındaki fark tutar, sermaye azaltımına ilişkin kararın ticaret sicilinde tescil edildiği tarih itibarıyla dağıtılmış kâr payı sayılarak yüzde 15 oranında vergi tevkifatına tabi tutulur.

193 sayılı GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK) m. 94Kaynağı aç
Madde 94 – (Değişik: 26/12/1993-3946/22 md.) Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar. 1. Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan edemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre, 2. Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (Noterlere (…)[106] serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç); a) 18 inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden, b) Diğerlerinden, 3. 42 nci madde kapsamına giren işler dolayısıyla bu işleri yapanlara (kurumlar dahil) ödenen istihkak bedellerinden, 4. Dar mükellefiyete tabi olanlara, telif ve patent haklarının satışı dolayısıyla yapılan ödemelerden, 5. a) 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden, b) Vakıflar (mazbut vakıflar hariç) ve derneklere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden,[107] c) Kooperatiflere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden, d) (Ek: 31/5/2012-6322/10 md.) Yabancı devletlere, yabancı kamu idare ve kuruluşları ile uluslararası kuruluşlara ait diplomatik statüsü bulunmayan gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden, 6. a) Dağıtılsın veya dağıtılmasın Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 4 numaralı bendinin; i) (a), (c) ve (d) bentlerinde yazılı kazançlardan, ii) (b) alt bendinde yazılı kazançlardan, b) (Değişik: 9/4/2003-4842/12 md.) i) Tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarından (kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.), ii) Tam mükellef kurumlar tarafından; dar mükellef gerçek kişilere, dar mükellef kurumlara (Türkiye'de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç) ve gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarından (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.), iii) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iradının ana merkeze aktarılan tutarı üzerinden, c) (Ek: 22/7/1998-4369/48 md.; Mülga: 25/12/2003-5035/49 md.) 7. 75 inci maddenin ikinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratlarından (Kanunla kurulan dernek ve vakıflar, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar, kamu menfaatine yararlı dernekler ile dernek ve vakıf olmamakla birlikte; odalar, borsalar, meslek örgütleri ve bunların üst kuruluşları, siyasi partiler, emekli ve yardım sandıkları gibi vergi uygulamalarında dernek ve vakıf olarak kabul edilenler hariç, dernek ve vakıflar ile tam mükellef kurumlara ödenenler dahil),[108][109][110] a) Devlet tahvili faizlerinden, b) Hazine bonosu faizlerinden, c) (Değişik: 22/7/1998-4369/48 md.) Toplu Konut İdaresi, 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna göre kurulan varlık kiralama şirketleri ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlere sağlanan gelirlerden,[111] d) Nama yazılı tahvil faizlerinden, e) Hamiline yazılı tahvil faizlerinden, f) (Ek: 21/2/2007-5582/29 md.) İpotek finansmanı kuruluşları ve konut finansmanı kuruluşları tarafından ihraç edilen ipotekli sermaye piyasası araçlarından elde edilen kâr payı ve faiz gelirlerinden, g) Diğerlerinden, 8. Mevduat faizlerinden (Kanunla kurulan dernek ve vakıflar, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar, kamu menfaatine yararlı dernekler ile dernek ve vakıf olmamakla birlikte; odalar, borsalar, meslek örgütleri ve bunların üst kuruluşları, siyasi partiler, emekli ve yardım sandıkları gibi vergi uygulamalarında dernek ve vakıf olarak kabul edilenler hariç, dernek ve vakıflar ile tam mükellef kurumlara ödenenler dahil)109[112] a) Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler ile özel finans kurumlarınca döviz katılma hesaplarına ödenen kar paylarından, b) Nama yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden, c) Hamiline yazılı mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden, d) Diğerlerinden, 9) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının 12 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından (Kanunla kurulan dernek ve vakıflar, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar, kamu menfaatine yararlı dernekler ile dernek ve vakıf olmamakla birlikte; odalar, borsalar, meslek örgütleri ve bunların üst kuruluşları, siyasi partiler, emekli ve yardım sandıkları gibi vergi uygulamalarında dernek ve vakıf olarak kabul edilenler hariç, dernek ve vakıflar ile tam mükellef kurumlara ödenenler dahil).[113][114] a) Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr paylarından, b) Kâr ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr paylarından, c) Özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr paylarından, 10. a) (Değişik: 31/5/2012-6322/10 md.) Başbayiler hariç olmak üzere, 14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunda tanımlanan şans oyunlarına ilişkin olarak; bilet, kupon ve benzerlerini satanlara, düzenlenen her türlü bahis ve şans oyunlarının oynatılmasına aracılık edenlere, diğer kişilerce çıkartılan bu nitelikteki biletleri satanlara yapılan komisyon, prim ve benzeri ödemelerden, b) 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre gerçek ve tüzel kişilerin mallarını iş akdi ile bağlı olmaksızın bunlar adına kapı kapı dolaşmak suretiyle tüketiciye satanlara bu faaliyetleriyle ilgili olarak yapılan komisyon, prim ve benzeri ödemelerden,[115] 11. (Değişik:25/5/1995-4108/23 md.) Çiftçilerden satın alınan zirai mahsüller ve hizmetler için yapılan ödemelerden; a) Hayvanlar ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı mahsülleri için, b) Diğer zirai mahsuller için, c) Ziraai faaliyet kapsamında ifa edilen hizmetler için, d) (Ek: 28/6/2001-4697/8 md.) (Mülga:14/10/2021-7338/7 md.) 12. PTT acenteliği yapanlara, bu faaliyetleri nedeniyle ödenen komisyon bedeli üzerinden, 13. (Değişik: 25/5/1995-4108/23 md.) Esnaf muaflığından (…)[116] yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yapılan ödemelerden, 14. 75 inci maddenin ikinci fıkrasının 14 numaralı bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından (Kanunla kurulan dernek ve vakıflar, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar, kamu menfaatine yararlı dernekler ile dernek ve vakıf olmamakla birlikte; odalar, borsalar, meslek örgütleri ve bunların üst kuruluşları, siyasi partiler, emekli ve yardım sandıkları gibi vergi uygulamalarında dernek ve vakıf olarak kabul edilenler hariç, dernek ve vakıflar ile tam mükellef kurumlara ödenenler dahil)[117][118] 15. (Ek :28/6/2001-4697/8 md.) a) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (15) numaralı bendinin (a) alt bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından b) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (15) numaralı bendinin (b) alt bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından c) (Mülga: 13/6/2012-6327/9 md.) 16. (Ek: 13/6/2012- 6327/9 md.) a) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (16) numaralı bendinin (a) alt bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından, b) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (16) numaralı bendinin (b) alt bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından, c) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (16) numaralı bendinin (c) alt bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından, 17. (Ek: 31/5/2012-6322/10 md.) 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (17) numaralı bendi kapsamındaki menkul sermaye iratlarından,[119] 18. (Ek: 20/8/2016-6745/7 md.) Vergi Usul Kanununun 11 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamına giren ödemelerden, 19. (Ek: 28/7/2024-7524/4 md.) 23/10/2014 tarihli ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre aracı hizmet sağlayıcılarının ve elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının, mezkûr Kanun kapsamındaki faaliyetleri dolayısıyla hizmet sağlayıcılarına ve elektronik ticaret hizmet sağlayıcılarına yaptıkları ödemelerden, 20. (Ek: 28/7/2024-7524/4 md.) Cumhurbaşkanınca belirlenen sektörler veya faaliyet konularına ilişkin mal ve hizmet alımlarına yönelik yapılan ödemelerden, % 25 vergi tevkifatı yapılır.[120] (Ek fıkra: 28/3/2007-5615/6 md.) Vergilendirme rejiminin, Türk vergi sisteminin sahip olduğu vergilendirme kapasitesi ile en az aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişiminde bulunup bulunmadığı hususu da göz önünde bulundurulmak suretiyle, Cumhurbaşkanınca ilan edilecek ülkelerde yerleşik veya faaliyette bulunanlara (Türkiye’de yerleşik olanların bu ülkelerde bulunan işyerleri dahil) nakden veya hesaben yapılan veya tahakkuk ettirilen her türlü ödemeler üzerinden, bu ödemelerin verginin konusuna girip girmediğine veya ödeme yapılanın mükellef olup olmadığına bakılmaksızın % 30 oranında vergi kesintisi yapılır. Emsaline uygun fiyatlarla satın alınan mal ve iştirak hisseleri için yapılan ödemeler, emsaline uygun fiyatlarla, deniz ve hava ulaştırma araçlarının kiralanması için yapılan ödemeler ile yapılan işin tamamlanabilmesi bakımından zorunluluk arz eden geçiş ücreti, liman ücreti gibi ödemeler üzerinden yapılacak kesinti oranını; her bir ödeme türü, faaliyet konusu ya da sektör itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye, sıfıra kadar indirmeye veya kanunî seviyesine kadar getirmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Yurt dışındaki finans kuruluşlarından temin edilen borçlanmalara ilişkin anapara, faiz ve kâr payı ödemeleri ile sigorta ve reasürans ödemeleri üzerinden bu fıkra uyarınca vergi kesintisi yapılmaz.[121] (Ek fıkra:5/12/2019-7194/16 md.) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır. (Ek fıkra:11/11/2020-7256/17 md.) Tam mükellef sermaye şirketlerinin iktisap ettikleri kendi hisse senetlerini veya ortaklık paylarını, i) Sermaye azaltımı yoluyla itfa etmeleri hâlinde iktisap bedeli ile hisse senetlerinin veya ortaklık paylarının itibari değeri arasındaki fark tutar sermaye azaltımına ilişkin kararın ticaret sicilinde tescil edildiği tarih, ii) İktisap bedelinin altında bir bedel karşılığında elden çıkarmaları hâlinde iktisap bedeli ile elden çıkarma bedeli arasındaki fark tutar elden çıkarma tarihi, iii) İktisap ettikleri tarihten itibaren iki tam yıl içerisinde, sermaye azaltımı yoluyla itfa etmemeleri veya elden çıkarmamaları hâlinde, iktisap bedeli ile hisse senetlerinin veya ortaklık paylarının itibari değeri arasındaki fark tutar iktisap tarihinden itibaren iki tam yıllık sürenin son günü, itibarıyla dağıtılmış kâr payı sayılır ve bu tutarlar üzerinden %15 oranında vergi tevkifatı yapılır. Bu fıkra kapsamında tevkif edilen vergiler herhangi bir vergiden mahsup edilemez. Cumhurbaşkanı, tam mükellef sermaye şirketinin paylarının Borsa İstanbul’da işlem görüp görmemesine, işlem gören paylarının toplam payları içindeki oranına, geri alınan payların Borsa İstanbul’da işlem gören paylardan olup olmamasına, tam mükellef kurumlardan geri alınıp alınmamasına, tam mükellef sermaye şirketinin yıllık satış hasılatı ve diğer gelirlerinin toplam tutarına göre ayrı ayrı ya da birlikte, bu oranı sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye yetkilidir. Tüccar, serbest meslek erbabı ve çiftçilerin yukarıdaki hükümlere göre yapacakları tevkifat; ticari, mesleki ve zirai işleriyle ilgili ödemelerine münhasırdır. Yukarıdaki bentlerde yazılı vergi tevkifatının yapılmasında 96 ncı madde hükmü göz önünde tutulur. (Değişik: 9/4/2004-4842/12 md.) Bu maddenin (6) numaralı bendinin (a) alt bendine göre üzerinden vergi tevfikatı yapılan kurum kazancından kar payı alanlara, tevkif suretiyle alınan vergi red ve iade olunmaz. Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan tevkifat nispetini, her bir ödeme ve gelir için ayrı ayrı sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye yetkilidir. Bu yetki;[122] – Tam ve dar mükellefler ile gerçek ve tüzel kişiler itibariyle, (Ek paragraf:27/12/2023-7491/11 md.) – 3 numaralı bent kapsamında ödenen istihkak bedellerinden, işin; kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı, ilgili ve ilişkili kurumlara taahhüt edilip edilmemesine ve bunların genel veya özel bütçeli idare kapsamında olup olmamasına, süresine, nevine ve yüklenicinin; ana yüklenici, alt yüklenici ya da tam ve dar mükellef olmasına göre ayrı ayrı veya birlikte, – 6, 7, 8, 9 ve 17 numaralı bentlerde yer alan kazanç ve iratlardan; mevduat veya menkul kıymetin vadesi, menkul kıymetlerin türleri ile bankalar ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan aracı kurumlar arasındaki borsa para piyasasında değerlendirilen paralara ödenen faizler için,[123][124] – 6 numaralı bendin (b) alt bendinde yer alan menkul sermaye iratları kapsamına giren Devlet tahvili, Hazine bonosu faizleri ve Toplu Konut İdaresi ile Kamu Ortaklığı idaresince çıkartılan menkul kıymetlerin gelirlerine isabet eden kısım için (bu kısım, bu faiz ve gelirlerin toplam kurum hasılatı içindeki payına göre hesaplanır), – (Değişik: 25/5/1995-4108/23 md.) 11 numaralı bent gereğince zirai mahsul bedelleri üzerinden yapılacak vergi tevkifatında, zirai mahsulün ticaret borsalarında tescil ettirilerek satılıp satılmadığına veya destekleme kapsamında alım yapan kurumlar ile diğerlerine, zirai faaliyet kapsamında ifa edilen hizmetler için de faaliyetin türü ve niteliğine, münhasıran zirai alet ve makinalarla verilen hizmetlere veya zirai işletmenin başka kişilerin işlerinde kullandırılmak suretiyle yapılmasına göre, – (Değişik: 25/5/1995-4108/23 md.) 13 numaralı bentte yer alan ödemelerde ödeme yapılan kişilerin mükellef olup olmadıklarına, ödemenin konusunun emtia veya hizmet alımı, emtia ve hizmet alımının birlikte olmasına, iş grupları, iş nevileri, sektörler ve emtia gruplarına göre, – (Ek paragraf: 13/6/2012-6327/9 md.) Birinci fıkranın (15) ve (16) numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratlarından; prim ve katkı paylarının, ücretin safi tutarı ile ticari kazancın tespitinde veya diğer gelir unsurlarına ilişkin gelir vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılıp yapılmadığına, indirim konusu yapılması halinde indirime esas süreye, Devlet katkısı elde edilip edilmediğine veya Devlet katkısı elde edilen süreye, sigortalı ve katılımcıların kalış sürelerine ve ayrılma biçimlerine göre, – (Ek paragraf: 28/7/2024-7524/4 md.) (19) ve (20) numaralı bentler kapsamındaki vergi kesintisine tabi ödemeler için faaliyet konuları, ödeme türleri, sektörler, iş grupları ve iş nevileri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte, Farklı oranlar tespit edilmek suretiyle de kullanılabilir. Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan tevkifat nispetini, kara, deniz ve hava ulaştırması işiyle iştigal eden dar mükellefler için, ülkeler itibariyle ve karşılıklı olmak şartıyla, ayrı ayrı veya topluca sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye yetkilidir.[125] (Ek: 12/6/2002-4761/2 md.) Maliye Bakanlığı, vergiye tâbi işlemlere taraf veya aracı olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir. Tevkifata tabi olmıyan ücretler:

Tam mükellef sermaye şirketlerinin iktisap ettikleri kendi paylarını iktisap bedelinin altında bir bedel karşılığında elden çıkarmaları hâlinde, iktisap bedeli ile elden çıkarma bedeli arasındaki fark tutar, elden çıkarma tarihi itibarıyla dağıtılmış kâr payı sayılarak yüzde 15 oranında vergi kesintisine tabi tutulur.

Üçüncü vergilendirme hâli ise payların belirli bir süre boyunca elden çıkarılmaması veya itfa edilmemesidir. İktisap edilen payların, iktisap tarihini izleyen iki tam yıl içerisinde sermaye azaltımıyla itfa edilmemesi ya da elden çıkarılmaması durumunda, iktisap bedeli ile payların itibarî değeri arasındaki fark, bu iki tam yıllık sürenin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı niteliği kazanır ve yüzde 15 oranında tevkifata tabi olur.

Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Kendi Paylarını İktisap Kuralları

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anonim şirketlerin kendi paylarını iktisap etmesini kural olarak yasaklamış; ancak bu ilkeye belirli kanuni çerçevelerle istisnalar getirmiştir. Şirketler, esas veya çıkarılmış sermayelerinin onda birini aşan veya bir işlem sonucunda bu sınırı aşacak olan miktarda payı bedeli karşılığında iktisap edemez ve rehin olarak kabul edemez. Bu sınırlama üçüncü bir kişinin kendi adına fakat şirket hesabına hareket ederek pay iktisap etmesi veya payları rehin alması durumlarında da geçerliliğini korur. Söz konusu kurallar, ana şirkete ait payların yavru şirket tarafından iktisap edilmesi hâlinde de aynen uygulanır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 379Kaynağı aç
MADDE 379- (1) Bir şirket kendi paylarını, esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini aşan veya bir işlem sonunda aşacak olan miktarda, ivazlı olarak iktisap ve rehin olarak kabul edemez. Bu hüküm, bir üçüncü kişinin kendi adına, ancak şirket hesabına iktisap ya da rehin olarak kabul ettiği paylar için de geçerlidir. (2) Payların birinci fıkra hükmüne göre iktisap veya rehin olarak kabul edilebilmesi için, genel kurulun yönetim kurulunu yetkilendirmesi şarttır. En çok beş yıl için geçerli olacak bu yetkide, iktisap veya rehin olarak kabul edilecek payların itibarî değer sayıları belirtilerek toplam itibarî değerleriyle söz konusu edilecek paylara ödenebilecek bedelin alt ve üst sınırı gösterilir. Her izin talebinde yönetim kurulu kanuni şartların gerçekleştiğini belirtir. (3) Birinci ve ikinci fıkralardaki şartlara ek olarak, iktisap edilecek payların bedelleri düşüldükten sonra, kalan şirket net aktifi, en az esas veya çıkarılmış sermaye ile kanun ve esas sözleşme uyarınca dağıtılmasına izin verilmeyen yedek akçelerin toplamı kadar olmalıdır. (4) Yukarıdaki hükümler uyarınca, sadece, bedellerinin tümü ödenmiş bulunan paylar iktisap edilebilir. (5) Yukarıdaki fıkralarda yer alan hükümler, ana şirketin paylarının yavru şirket tarafından iktisabı hâlinde de uygulanır. Pay senetleri borsada işlem gören şirketler hakkında, Sermaye Piyasası Kurulu şeffaflık ilkeleri ile fiyata ilişkin kurallar yönünden gerekli düzenlemeleri yapar. b) Kanuna karşı hile

Kendi paylarını iktisap etmek isteyen şirketin öncelikle genel kurul tarafından yönetim kuruluna yetki vermesi zorunludur. En fazla beş yıllık bir süre için tanınabilecek bu yetki kararında, iktisap veya rehin konusu yapılacak payların sayıları, itibarî değerleri, bu payların toplam itibarî değeri ile paylara ödenecek bedelin alt ve üst sınırlarının açıkça yer alması gerekir.

İktisap işleminin geçerli olabilmesi için mali yeterlilik şartı da aranır. Şirketin, iktisap edilecek payların bedelleri düşüldükten sonra kalan net aktifinin en az esas veya çıkarılmış sermaye ile kanun ve esas sözleşme uyarınca dağıtılması yasaklanmış yedek akçelerin toplamı kadar olması zorunludur. Ayrıca yalnızca bedelleri tamamen ödenmiş bulunan paylar şirket tarafından iktisap edilebilir.

İktisap Yasağının İstisnaları

Şirketin yakın ve ciddi bir kayıptan kaçınması amacıyla gerekli olan durumlarda, Türk Ticaret Kanunu'nun 381. maddesi uyarınca genel kurulun yetkilendirme kararı aranmaksızın kendi paylarının iktisabı mümkündür. Yönetim kurulu bu yolla gerçekleştirilen iktisap hakkında yapılacak ilk genel kurula; işlemin sebep ve amacını, alınan payların sayısını, toplam itibarî değerini, temsil ettiği sermaye oranını, bedelini ve ödeme şartlarını yazılı olarak bildirmekle yükümlüdür.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 381Kaynağı aç
MADDE 381- (1) Bir şirket, yakın ve ciddi bir kayıptan kaçınmak için gerekli olduğu takdirde, kendi paylarını, 379 uncu maddeye göre genel kurulun yetkilendirmeye ilişkin kararı olmadan da iktisap edebilir. (2) Payların bu yolla iktisabı hâlinde yönetim kurulu ilk genel kurula; a) İktisabın sebep ve amacı, b) İktisap edilen payların sayıları, itibarî değerlerinin toplamı ve sermayenin ne kadarını temsil ettiği, c) Bedeli ve ödeme şartları, hakkında yazılı bilgi verir. d) İstisnalar

Türk Ticaret Kanunu'nun 382. maddesinde düzenlenen istisnai durumlarda ise şirketler 379. maddedeki genel sınırlamalara tabi olmaksızın kendi paylarını iktisap edebilir. Şirketin sermaye azaltımı hükümlerini uygulaması, küllî halefiyet kuralının bir gereği olması, bir kanuni satın alma yükümünden kaynaklanması, bedelleri tamamen ödenmiş olmak şartıyla şirket alacağının cebrî icra yoluyla tahsili amacını taşıması veya şirketin menkul kıymetler şirketi olması bu kapsamdadır. Kanunda ayrıca ivazsız iktisap hâli de izin verilen işlemler arasında düzenlenmiştir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 382Kaynağı aç
MADDE 382- (1) Bir şirket, 379 uncu madde hükümleri ile bağlı olmaksızın; a) Esas veya çıkarılmış sermayesinin azaltılmasına ilişkin 473 ilâ 475 inci madde hükümlerini uyguluyorsa, b) Küllî halefiyet kuralının gereğiyse, c) Bir kanuni satın alma yükümünden doğuyorsa, d) Bedellerinin tümü ödenmiş olmak şartıyla ve cebrî icradan, bir şirket alacağının tahsili amacına yönelikse, e) Şirket, menkul kıymetler şirketiyse, kendi paylarını iktisap edebilir. e) İvazsız iktisap

Vergi Tevkifatı Oranı, Cumhurbaşkanı Yetkisi ve Mahsup Yasağı

Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca şirketlerin kendi paylarını iktisabına bağlı olarak tevkif edilen vergilerin mükellefler tarafından herhangi bir vergiden mahsup edilmesi kanunen yasaklanmıştır.

Tevkifat oranı yüzde 15 olarak belirlenmiş olmakla birlikte Cumhurbaşkanı'na bu oranı belirleme yetkisi tanınmıştır. Cumhurbaşkanı; tam mükellef sermaye şirketinin paylarının Borsa İstanbul'da işlem görüp görmemesine, işlem gören paylarının toplam payları içindeki oranına, geri alınan payların Borsa İstanbul'da işlem gören paylardan olup olmamasına, tam mükellef kurumlardan geri alınıp alınmamasına, tam mükellef sermaye şirketinin yıllık satış hasılatı ve diğer gelirlerinin toplam tutarına göre ayrı ayrı ya da birlikte, bu oranı sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmaya yetkilidir.

Şirketin kendi payını iktisap etmesi nedeniyle kesilen stopaj diğer vergilerden mahsup edilebilir mi?

Gelir Vergisi Kanunu m. 94 hükmü uyarınca, şirketlerin kendi paylarını iktisabına bağlı olarak tevkif edilen vergilerin mükellef veya kurum tarafından herhangi bir vergiden mahsup edilmesi mümkün değildir.

Kendi paylarını iktisap eden şirket hangi durumlarda kâr payı dağıtmış sayılır?

İktisap edilen payların sermaye azaltımı yoluyla itfa edilmesi, iktisap bedelinin altında bir bedelle elden çıkarılması veya iktisap tarihinden itibaren iki tam yıl içinde itfa edilmeyip elden çıkarılmaması durumlarında aradaki farklar belirtilen tarihlerde dağıtılmış kâr payı sayılarak yüzde 15 stopaja tabi tutulur.

Genel kurul kararı olmadan şirketin kendi payını iktisap etmesi mümkün müdür?

Türk Ticaret Kanunu m. 381 uyarınca yakın ve ciddi bir kayıptan kaçınmak için gerekli olması hâlinde yönetim kurulu genel kurul yetkilendirmesi olmaksızın kendi paylarını iktisap edebilir; ancak bu durumu ilk genel kurula yazılı olarak bildirmelidir.

TTK m. 379'daki genel iktisap sınırlamalarının uygulanmadığı durumlar nelerdir?

Esas veya çıkarılmış sermayenin azaltılmasına ilişkin hükümlerin uygulanması, küllî halefiyet kuralının gereği olması, kanuni satın alma yükümünden doğması, bedellerinin tümü ödenmiş olmak şartıyla cebrî icradan şirket alacağının tahsili amacı güdülmesi ve şirketin menkul kıymetler şirketi olması hâllerinde TTK m. 379'daki sınırlamalara bağlı kalmaksızın pay iktisabı mümkündür.

Şirketin kendi paylarını iktisap edebilmesi için mali şartlar nelerdir?

Şirketin net aktifinin, iktisap edilecek payların bedelleri düşüldükten sonra en az esas veya çıkarılmış sermaye ile dağıtımına izin verilmeyen kanuni ve sözleşmesel yedek akçeler toplamı kadar olması ve iktisap edilecek payların bedellerinin tamamen ödenmiş bulunması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu