Sermaye Tamamlama Fonunun Hukuki ve Vergisel Boyutu

by Avukat Erdal Ersoy
Sermaye Tamamlama Fonunun Hukuki ve Vergisel Boyutu

Sermaye tamamlama fonu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 376. maddesi kapsamında sermayesinin tamamlanmasına karar verilen şirketlerde, sermaye kaybını telafi etmek ve zarar sebebiyle karşılıksız kalan kısmı kapatmak amacıyla ortaklar tarafından aktarılan tutarları ifade eder. 7394 sayılı Kanun'un 23. maddesi uyarınca, sermayenin tamamlanmasına karar verilen şirketlerde ortaklar tarafından sermaye kaybını telafi etmek amacıyla zarar sebebiyle karşılıksız kalan kısmı kapatacak miktarda aktarılan tutarlar kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz.

Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık Halleri

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 376. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, son yıllık bilançodan sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığının anlaşılması durumunda yönetim kurulu, genel kurulu derhâl toplantıya çağırarak uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunmakla yükümlüdür.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 376Kaynağı aç
MADDE 376- (1) Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar. (2) Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer. (3) (Değişik: 26/6/2012-6335/16 md.) Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Meğerki, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olsun. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur. b) Konkordato[51]

6102 sayılı Kanun'un 376. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında, şirketin son yıllık bilançosunda sermaye ve kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zararla eridiği tespit edilirse derhâl toplantıya davet edilen genel kurulca kalan üçte bir sermayeyle devam edilmesine yahut sermayenin tamamlanmasına karar verilmelidir; bu yönde bir irade ortaya konulmadığı takdirde şirket kendiliğinden infisah eder.

Türk Ticaret Kanunu'nun 376. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca şirketin borca batık durumda bulunduğuna dair emareler görüldüğünde yönetim organı, hem işletmenin sürekliliği hem de muhtemel satış değerleri üzerinden ara bilanço hazırlar. Aktiflerin şirket alacaklılarının taleplerini karşılamaya yetmediğinin tespiti hâlinde kural olarak merkez mahkemesine başvurularak iflas talep edilir. Ancak iflas kararı öncesinde, borca batıklık durumunu ve açığı giderecek tutardaki borçların alacaklıları alacak sıralarının diğer tüm alacaklılardan sonraya bırakılmasını yazılı olarak kabul eder ve bu taahhüt mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanırsa iflas bildirimi yapılmayabilir.

Sermayenin Tamamlanması ve Fonun Hukuki Niteliği

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in 9. maddesi uyarınca sermayenin tamamlanması, bilanço açıklarının ortakların tamamı veya bazıları tarafından kapatılmasıdır. Ortakların bu kapsamda gerçekleştirdiği kaynak aktarımı karşılıksız bir kazandırma niteliği taşır.

Ortaya çıkan bilanço açığını gidermek üzere şirkete mali katkı sağlayan pay sahipleri bakımından bu edim, şirkete verilmiş bir borç ya da yeni bir sermaye taahhüdü vasfı taşımamaktadır. Dolayısıyla aktarılan bu meblağların, ilerleyen dönemlerde gerçekleştirilecek muhtemel bir sermaye artışına yönelik avans mahiyetinde değerlendirilmesi mümkün değildir.

Nitekim 7394 sayılı Kanun'un 23. maddesine ait gerekçede de sermaye tamamlama amacıyla sağlanan tutarların Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca bir borç ilişkisi veya sermaye koyma işlemi sayılmayacağı, karşılıksız bir ödeme niteliğinde bulunduğu belirtilmiştir.

Fonun Muhasebeleştirilmesi ve Kullanım Amacı

Ortaklar tarafından şirkete aktarılan bu kaynaklar, muhasebe düzeninde öz kaynaklar grubu altındaki sermaye tamamlama fonu kalemi içerisinde izlenir. Bahse konu hesapta takip edilen tutarların, geçmiş veya cari dönem zararlarının mahsup edilmesi haricinde başka bir doğrultuda tüketilmesi ya da kullanımı mümkün değildir.

Kurumlar Vergisi ve Katma Değer Vergisi Yönünden Değerlendirme

7394 sayılı Kanun öncesindeki dönemde vergi idaresi özelgelerinde, mevzuatta sermaye tamamlama fonuna ilişkin özel bir istisna hükmü bulunmaması ve aktarılan tutarların sermayeye ilave edilememesi gerekçeleriyle bu ödemelerin kurum kazancına dahil edilmesi ve hizmet ifası sayılarak katma değer vergisine tabi tutulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.

7394 sayılı Kanun'un 23. maddesi hükmü çerçevesinde, 6102 sayılı Kanun'un 376. maddesine göre sermaye kaybını telafi etmek ve zararla karşılıksız kalan açığı kapatmak amacıyla aktarılan sermaye tamamlama fonları kurum kazancının tespitinde dikkate alınmamaktadır.

7394 sayılı Kanun'un 23. maddesinde sermaye tamamlama fonunun kurum kazancına dahil edilmeyeceği açıkça düzenlenmiş olmakla birlikte, bu kanuni düzenlemede söz konusu fonun katma değer vergisi karşısındaki durumuna ilişkin açık bir hükme yer verilmemiştir.

Sermaye tamamlama fonunun vergilendirilmesine ilişkin uyuşmazlıklar yargıya taşınmış olmakla birlikte mahkemeler nezdinde yeknesak bir içtihat benimsenmemiştir.

Sermaye tamamlama fonu kurum kazancına dahil edilir mi?

Hayır, 7394 sayılı Kanun'un 23. maddesi uyarınca 6102 sayılı Kanun'un 376. maddesi kapsamında sermaye kaybını telafi etmek amacıyla aktarılan tutarlar kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaz.

Sermaye tamamlama fonu gelecekte yapılacak sermaye artırımında avans sayılır mı?

Hayır, bilanço açığının kapatılması amacıyla kaynak aktaran pay sahipleri sermaye taahhüdünde bulunmuş sayılmaz ve yapılan ödemeler gelecekteki sermaye artırımına mahsuben avans niteliğinde kabul edilemez.

Sermaye tamamlama fonu hesabı hangi amaçla kullanılabilir?

Öz kaynaklar içerisinde sermaye tamamlama fonu hesabında muhasebeleştirilen tutarlar yalnızca zararların mahsup edilmesi suretiyle kullanılabilir.

7394 sayılı Kanun'da sermaye tamamlama fonuna ilişkin KDV düzenlemesi var mıdır?

Hayır, 7394 sayılı Kanun'un ilgili 23. maddesinde sermaye tamamlama fonunun katma değer vergisi karşısındaki durumuna ilişkin açık bir hükme yer verilmemiştir.

Sermaye ve kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisi karşılıksız kalırsa ne olur?

6102 sayılı Kanun'un 376. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca genel kurulun sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermemesi hâlinde şirket kendiliğinden sona erer.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu