Bir şirketler topluluğunun mevcudiyeti için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 195. maddesinin dördüncü fıkrası ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 105. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir hâkim şirket ile en az iki bağlı şirketin bulunması şarttır. Topluluk ilişkilerinde şeffaflığı sağlamak ve hâkimiyetin bağlı şirket aleyhine kötüye kullanılmasını denetleyebilmek amacıyla Türk Ticaret Kanunu'nun 199. maddesi gereğince bağlı şirketin her faaliyet yılı için bağlılık raporu tanzim etmesi emredilmiştir. Kontrol altında bulunan her bağlı şirket bu raporu düzenlemekle mükellef olup, şirketin kendi bünyesinde iştiraklerinin yer alması bu borcu bertaraf etmeyeceği gibi şirketin anonim şirket vasfı taşıması da mecburi değildir. Bağlı şirketin yönetim organı, faaliyet yılının ilk üç ayı zarfında topluluk içi ilişkileri konu alan bu metni hazırlamak zorundadır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 199Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 195Kaynağı aç
Bağlılık Raporunun Tanzim Süresi ve İlkeleri
Bağlılık raporunun tanzimi, geçmiş faaliyet dönemini takip eden faaliyet yılının ilk üç ayı içinde yönetim organınca yerine getirilmesi gereken kanuni bir yükümlülüktür. Türk Ticaret Kanunu'nun 199. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca söz konusu raporun doğru ve dürüst hesap verme prensiplerine uygun şekilde düzenlenmesi zorunludur. Topluluk ilişkisi içerisindeki her bağlı şirketin yönetim kurulu, geçmiş faaliyet yılında topluluk şirketleriyle yürütülen tüm temasları ve bunların şirket malvarlığı üzerindeki neticelerini bu ilke dairesinde rapora aktarır.
Raporda Yer Alacak İşlemler, Önlemler ve Denkleştirme Bilgileri
Bağlılık raporunda, bağlı şirketin geçmiş faaliyet yılında hâkim şirketle veya bu şirkete bağlı diğer şirketlerle akdettiği işlemler ile hâkim şirketin yönlendirmesiyle bu şirketlerin yararına üçüncü kişilerle yaptığı tüm hukuki işlemler etraflıca gösterilmelidir. Rapora konu edilecek işlemler bakımından kanunda herhangi bir tip sınırlaması getirilmemiştir; satım, kira ve hizmet sözleşmelerinin yanı sıra grup içi şirketler lehine teminat verilmesi gibi tasarruflar da bu çerçevededir. Sözleşmesel işlemlerin ötesinde, geçmiş faaliyet yılı içinde hâkim şirket veya buna bağlı bir teşebbüs yararına alınan ya da alınmasından kaçınılan tüm diğer önlemler de raporda açıklanır.
Raporda hukuki işlemler açısından bağlı şirketin taahhüt ettiği edimler ile karşı edimlerin tam ve açık biçimde ortaya konulması gerekir. Alınan ya da kaçınılan tedbirlerde ise uygulanan önlemin gerekçesi ve bu durumun bağlı şirket malvarlığı üzerindeki fayda ve mahzurları irdelenmelidir. Hâkimiyetin işletilmesi sebebiyle bağlı şirket aleyhine bir kayıp teşekkül etmiş ve bu kayıp telafi edilmişse; telafinin faaliyet dönemi zarfında fiilen hangi vasıtalarla gerçekleştirildiği ya da şirkete sağlanan somut menfaatler üzerinden nasıl bir istem hakkı verildiği raporda açıkça belirtilir.
Yönetim Kurulunun Sonuç Beyanı ve Faaliyet Raporu İlişkisi
Türk Ticaret Kanunu'nun 199. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yönetim kurulu raporun nihai kısmında hukuki işlemin gerçekleştirildiği veya önlemin alındığı yahut bundan imtina edildiği andaki şartlara göre şirkete münasip bir karşılık sağlanıp sağlanmadığını ve tasarrufların şirketi zarara uğratıp uğratmadığını değerlendirir. Şirketin kayba uğradığı hallerde bu kaybın denkleştirilip denkleştirilmediği de aynı bölümde gösterilir. Yönetim kurulunun bu değerlendirmesini içeren sonuç kısmı sadece yıllık faaliyet raporunda yayımlanır; bağlılık raporunun tüm içeriği faaliyet raporuna dercedilmez.
Kanun metninde yönetim kurulunun takdirini 'kendilerince bilinen hâl ve şartlara göre' yapacağı kurala bağlanmış olmakla birlikte Türk Ticaret Kanunu'nun 199. maddesinin üçüncü fıkrasına ait madde gerekçesinde, yöneticilerin hukuki sorumluluğunun saptanmasında objektif olarak 'bilinmesi gereken hâl ve şartların' gözetilip gözetilmeyeceği meselesinin içtihat ve öğretiye bırakıldığı ifade edilmiştir.
Hâkim Şirket Bünyesinde Hâkimiyet Raporu İstemi
Hâkim şirket yönünden Türk Ticaret Kanunu'nun 199. maddesinin ilk üç fıkrası kapsamında kendi bağlı şirketleriyle gerçekleştirdiği işlemleri bağlılık raporuna konu etme yükümlülüğü getirilmemiştir. Buna mukabil Türk Ticaret Kanunu'nun 199. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hâkim şirketin her bir yönetim kurulu üyesi; yönetim kurulu başkanından bağlı ortaklıkların finansal ve malvarlığı durumları, üç aylık hesap sonuçları, grup şirketlerinin birbirleriyle ve ortaklarıyla ilişkileri, yaptıkları işlemler ve sonuçları hakkında özenli ve gerçeği dürüstçe yansıtan bir hâkimiyet raporu hazırlatarak kurula sunmasını ve bunun sonuç kısmının yıllık rapor ile denetleme raporuna eklenmesini talep edebilir.
Bağlı teşebbüsler, itirazlarını haklı kılacak açık bir gerekçe ispatlayamadıkları sürece bu incelemenin yürütülmesi için gereken bilgi ve kayıtları hâkim şirketin yetkilendirdiği uzmanlara tevdi etmekle yükümlüdür. İstemde bulunan yönetim kurulu üyesi bu inceleme talebini üçüncü kişilere menfaat temin etmek kastıyla ileri sürmüşse doğacak hukuki neticelerden bizzat sorumludur.
Denkleştirme Davaları, Yöneticilerin Korunması ve Hâkimin Müdahalesi
Hâkim şirketin hâkimiyetini hukuka aykırı biçimde kullanarak bağlı şirketi zarara sevk etmesi halinde bu zararın giderilmesi esastır. Raporlanan kayıtlar, pay sahiplerinin bilgi alma ve denetim haklarını kullanmasında ve kaybın giderilmemesi nedeniyle ikame edilecek tazminat süreçlerinde temel veri işlevi görür. Türk Ticaret Kanunu'nun 202. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca denkleştirme faaliyet dönemi içinde fiilen yapılmaz veya denk bir istem hakkı süresinde tanınmazsa, bağlı şirketin her pay sahibi şirketin zararının tazminini hâkim şirketten ve kayba sebebiyet veren yönetim kurulu üyelerinden talep edebilir. Alacaklılar ise şirket iflas halinde bulunmasa dahi denkleştirilmeyen zararın bağlı ortaklığa ifasını isteyebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 202Kaynağı aç
Tazminat davasında mahkeme, istem üzerine veya resen somut olayda hakkaniyet gerektiriyorsa tazminata hükmetmek yerine davacı ortakların paylarının hâkim şirketçe devralınmasına ya da duruma uygun düşen kabule şayan başka bir tedbire karar verebilir. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nun 202. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca işleme konu tasarrufun şirket menfaatlerini dürüstlük kuralı uyarınca gözeten ve tedbirli bir idarecinin özeniyle davranan bağımsız bir şirket yönetimince de yapılabileceği veya bundan kaçınılabileceği kanıtlanırsa tazminat talebi kabul edilmez. Bağlı şirket yöneticileri ise hâkimiyetin kullanılmasından ötürü doğabilecek sorumluluklarının sonuçlarının bir sözleşme tahtında üstlenilmesini hâkim teşebbüsten isteme yetkisine sahiptir.
Şirketler Topluluğunda Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması
Şirketler topluluğu bünyesinde borçlu bulunan şirketin yanında aynı hâkim şirkete bağlı bir kardeş şirketin takibe maruz bırakılabilmesi tüzel kişilik perdesinin aralanması yoluyla mümkündür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2019/149, K. 2022/894 sayılı ilamında ifade edildiği üzere, kardeş şirketler arasında perdenin kaldırılabilmesi için tek bir iktisadi işletmenin faaliyetleri için bağımsız tüzel kişiliklerin ihdas edilmiş olması, şeklen ayrı görünen bu yapıların gerçekte özdeş nitelik taşıması ve sorumluluktan sıyrılmak veya alacaklılardan mal kaçırmak gayesiyle kötü niyetli şekilde kurulmuş bulunması gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/149, K. 2022/894Kaynağı aç
Aynı içtihada göre şirketler arasında organik bağın tespiti, tüzel kişilik perdesinin aralanması için tek başına yeterli kabul edilmemektedir. Şirket hissedarlarının hısım olması ya da şirketlerin aynı iş kolunda faaliyet göstermesi de tek başına organik bağın veya perdenin kaldırılmasının gerekçesi yapılamaz. Perdenin ardındaki süjeden tahsilat sağlanabilmesi için sırf alacaklıyı zarara uğratma ve mal kaçırma kastıyla kötü niyetli muamelelerde bulunulduğu somut verilerle ispatlanmalıdır. Öte yandan perdenin aralanması yoluna yalnızca bu tasarruflardan zarar gören üçüncü kişiler başvurabileceğinden, şirketin ortağı ve yönetim organı üyesi olan kişiler üçüncü kişi vasfını haiz olmadıkları gerekçesiyle bu korumadan yararlanamazlar.
Bağlılık raporu kim tarafından ve ne zamana kadar hazırlanmalıdır?
Hâkim şirketin kontrolü altında yer alan her bağlı şirketin yönetim organı, faaliyet yılının ilk üç ayı içerisinde geçmiş yıldaki topluluk ilişkilerini kapsayan bağlılık raporunu tanzim etmek zorundadır; bağlı şirketin anonim şirket türünde olması aranmaz.
Bağlılık raporunun bütünü faaliyet raporuna eklenir mi?
Bağlılık raporunun tamamı faaliyet raporuna aktarılmaz; yalnızca yönetim organının işlemlerin uygun karşı edim barındırıp barındırmadığına, şirketin zarara uğrayıp uğramadığına ve denkleştirmenin durumuna ilişkin nihai sonuç açıklaması yıllık faaliyet raporuna konulur.
Denkleştirme yapılmadığında hangi hukuki yollara başvurulabilir?
Yıl içinde zararın fiilen denkleştirilmemesi veya denk bir istem hakkı tanınmaması durumunda bağlı şirketin her pay sahibi şirketin zararının tazminini isteyebilir; şirket iflas halinde olmasa bile alacaklılar da bu zararın bağlı şirkete ödenmesini talep edebilir. Hâkim hakkaniyete uygun görürse tazminat yerine payların hâkim şirketçe devralınmasına da hükmedebilir.
Genel kurulda oydan yoksunluk ve donmuş oylar sebebiyle nisap sağlanamazsa ne olur?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2025/2311, K. 2025/7713 sayılı kararında açıklandığı üzere, donmuş oylar ve oydan yoksunluk sebebiyle kurucu-şekli nitelikteki emredici kurallara aykırı olarak karar nisabı oluşturulamayan genel kurul kararları iptal yaptırımına değil, yokluk tespitine tabidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2311, K. 2025/7713Kaynağı aç
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

