Şirketler Hukukunda Tahkim Yolu ve Yargılama Süreci

by Avukat Erdal Ersoy
Şirketler Hukukunda Tahkim Yolu ve Yargılama Süreci

Şirket Uyuşmazlıklarında Tahkim ve Uygulanacak Hukuk

Tahkim; tarafların serbest tasarruf alanına giren ihtilafların resmî yargı mercileri haricinde, kendi belirledikleri bir veya birden çok hakem vasıtasıyla nihai ve bağlayıcı biçimde karara bağlandığı bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Şirket bünyesindeki ortaklar ve organlar arasındaki anlaşmazlıklar bu usulle çözüme kavuşturulabilir.

Tahkim yeri Türkiye olan şirket uyuşmazlıklarında, ihtilafın yabancılık unsuru taşıması durumunda 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu hükümleri devreye girer. Bu kanun, devlet mahkemelerinin tahkim sürecine müdahalesini sınırlı tutarak hakemlerin takdir yetkisini geniş şekilde düzenler. Uyuşmazlığın yabancı unsur içermediği hallerde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri tatbik edilir.

Tahkim Anlaşmasının Şekli ve Bağımsızlık İlkesi

Şirketler hukuku uyuşmazlıklarının tahkim yoluyla incelenebilmesi için taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının varlığı aranır. Tahkim anlaşması kural olarak yazılı şekil şartına tabidir. Bu şart, tahkim iradesinin bağımsız bir sözleşme metninde yer almasıyla sağlanabileceği gibi; tarafların e-posta, mektup veya faks gibi karşılıklı yazışmalarıyla teyit edilmesi suretiyle de yerine getirilebilir.

Tahkim anlaşması, bağımsızlık ilkesi uyarınca bünyesinde yer aldığı esas sözleşme veya pay sahipleri sözleşmesinden hukuken ayrı kabul edilir. Ana sözleşmenin geçersizliği ileri sürülse dahi tahkim şartı geçerliliğini muhafaza eder ve ana sözleşmenin geçersizliğine dair iddialar da dahil olmak üzere ortaya çıkan uyuşmazlık hakemlerce karara bağlanır.

Esas Sözleşmedeki Tahkim Şartı ve Pay Sahipleri Sözleşmesi

Şirket esas sözleşmesine konulan tahkim kaydı, kurumsal bağlanma etkisi meydana getirir. Bu hüküm şirket kurucularının yanı sıra pay devri yoluyla sonradan şirkete dahil olan tüm pay sahiplerini, yönetim kurulu üyelerini, denetçileri ve tasfiye memurlarını bağlayıcı niteliktedir.

Şirket kuruluşu tamamlandıktan sonra esas sözleşmeye tahkim şartının ilave edilmesi, genel kurulun esas sözleşme değişikliği prosedürüne tabidir. Anonim şirketlerde bu doğrultudaki bir değişiklik, sermayenin en az yüzde yetmiş beşini temsil eden pay sahiplerinin olumlu oyu ile ya da esas sözleşmede daha ağır bir nisap kararlaştırılmışsa öngörülen o nisapla gerçekleştirilebilir.

Esas sözleşmedeki tahkim kaydı şirketi ve tüm ortakları bağladığı için, pay sahipleri sözleşmesinde yer alan uyuşmazlık çözüm kayıtlarıyla esas sözleşme hükümlerinin birbiriyle uyumlu olması gerekir. Bu iki metin arasında tahkime ilişkin kayıtların çatışması halinde, şirketler hukuku uygulamasında esas sözleşmedeki tahkim kaydının önceliği kabul edilir.

Tahkime Elverişlilik ve İhtiyati Tedbir Talepleri

Kamu düzenini ilgilendiren ve ticaret sicilini doğrudan etkileyen işlemler tahkime konu edilemez. Şirketin kuruluşu, ticaret sicilinden terkini, sermaye azaltımı, iflası, konkordato süreçleri ve denetçilerin mahkeme kararıyla atanması gibi kurucu veya değiştirici işlemler yalnızca yetkili sicil müdürlüğü veya devlet mahkemeleri tarafından yürütülebilir.

Yargılama sürecinde telafisi güç durumları engellemek amacıyla hakem heyetinden geçici koruma istenebilir. Bu çerçevede, duraksama yaratan bir genel kurul kararının icrasının durdurulması yahut şirket aktiflerinin muhafazasına dönük ihtiyati tedbir talepleri tahkim heyeti önüne getirilebilir.

Tahkim Yargılaması Türleri ve Mahkemede Tahkim İtirazı

Tahkim yargılaması kurumsal tahkim veya ad hoc (geçici) tahkim şeklinde yürütülebilir. Kurumsal tahkimde süreç, ISTAC, ICC veya LCIA gibi önceden belirlenmiş yargılama kuralları bulunan bir merkezin yönetimine bırakılır. Ad hoc tahkim yönteminde ise kurumsal bir merkez bulunmaksızın, yargılama usulü ve hakemler taraflarca belirlenerek uyuşmazlık çözüme kavuşturulur.

Taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması bulunmasına rağmen ihtilaf devlet mahkemesi önüne taşındığında, davalı taraf süresinde tahkim itirazında bulunabilir. Mahkeme geçerli bir tahkim anlaşmasının varlığını tespit ettiği takdirde davayı usulden reddetmek zorundadır.

Hakem Kararlarının Hukuki Niteliği ve İcrası

Tahkim sürecinin sonunda hakem veya hakem heyeti tarafından verilen hakem kararı nihai nitelik taşır. Hakem kararı, devlet mahkemelerinin nihai kararı olan mahkeme ilamı ile aynı hukuki güce ve icra edilebilirlik vasfına sahiptir.

Hakem kararlarının sınır ötesi tenfizi ve icrası bakımından uluslararası sözleşmeler güvence sağlar. 1958 New York Sözleşmesi uyarınca Türkiye'de verilen bir hakem kararı, anılan sözleşmeye taraf olan 160'tan fazla ülkede icra edilebilir.

Geçerli bir tahkim anlaşması varken mahkemede dava açılırsa ne olur?

Geçerli bir tahkim şartına rağmen mahkemede dava açılması halinde, davalının süresinde tahkim itirazında bulunması üzerine mahkeme davayı usulden reddetmek zorundadır.

Şirketin iflası veya tasfiyesi tahkim yoluyla karara bağlanabilir mi?

Hayır, kamu düzenini ilgilendiren ve ticaret sicilini doğrudan etkileyen iflas, konkordato, terkin ve kuruluş gibi kurucu veya değiştirici işlemler tahkime elverişli değildir.

Tahkim sürecinde hakem heyetinden ihtiyati tedbir istenebilir mi?

Evet, tahkim yargılaması sırasında şüpheli bir genel kurul kararının yürütülmesinin durdurulması veya şirket varlıklarının kaçırılmasını önleyici tedbirler hakem heyetinden talep edilebilir.

Türkiye'de verilen hakem kararları yurt dışında icra edilebilir mi?

Evet, 1958 New York Sözleşmesi uyarınca Türkiye'de yürütülen bir tahkimde verilen hakem kararı sözleşmeye taraf 160'tan fazla ülkede icra edilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu