Şirket Ortaklarının ve Yöneticilerinin Borç Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Şirket Ortaklarının ve Yöneticilerinin Borç Sorumluluğu

Şirket borcundan kimin sorumlu tutulacağı, kişinin adi ortak mı yoksa ticaret şirketinin ortağı veya yöneticisi mi olduğuna ve borcun niteliğine göre ayrı incelenir. Adi ortaklıkta ortaklar, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üçüncü kişiye karşı üstlendikleri borçlardan aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumludur. Kollektif şirkette ortaklardan hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlanmamıştır. Limited şirket ortağının 6183 sayılı Kanun’daki sorumluluğu, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağında sermaye hissesi oranına bağlanmıştır. Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları ise kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ederlerse verdikleri zarardan sorumludur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 638Kaynağı aç
MADDE 638- Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur. Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler. Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar. D. Ortaklığın sona ermesi I. Sona erme sebepleri 1. Genel olarak
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 211Kaynağı aç
MADDE 211- (1) Kollektif şirket ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla, gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlanmamış olan şirkettir. B) Sözleşme I – Şekil
6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 35 (1/2)Kaynağı aç
Madde 35 – (Değişik: 22/7/1998 – 4369/ 21 md.) Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. (Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. (Ek fıkra: 4/6/2008-5766/3 md.) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu Mükerrer
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 553Kaynağı aç
MADDE 553- (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…)[75] hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.[76] (2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz. VI – Denetçinin sorumluluğu[77]

Adi ortaklıkta mal ve borç

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 620, adi ortaklığı iki veya daha fazla kişinin emek ve mallarını ortak bir amaca yöneltmeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlar. Kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımayan ortaklık da bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır. Ayırt edici nitelikler maddede ayrıca sıralanmaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 620Kaynağı aç
MADDE 620- Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır. B. Ortaklar arasındaki ilişki I. Katılım payı

Türk Borçlar Kanunu m. 638’e göre ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, sözleşme çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara aittir. Sözleşmede aksi yoksa bir ortağın alacaklıları haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilir. Hüküm bu sınırı kurar; ortaklık mallarına haciz usulünü ayrıca düzenlemez.

Aynı madde, ortakların birlikte veya temsilci aracılığıyla üçüncü kişiye karşı ortaklık ilişkisi içinde üstlendikleri borçlarda, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsil sorumluluk öngörür. Müteselsillik sözleşme ile değiştirilebilir. Metin, sorumluluğu bütün malvarlığıyla sınırlayan veya genişleten ayrı bir ifade içermez.

Kollektif şirketin tanımı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 211/1, kollektif şirketi ticari bir işletmeyi ticaret unvanı altında işletmek için gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlanmamış şirket olarak tanımlar. İkinci derecede başvuru, müteselsillik, sonradan giren ortağın eski borçları ve komanditer ortağın sermaye taahhüdü bu fıkrada ayrıca düzenlenmez.

Kurucu, yönetici ve tasfiye memurunun zararı

Türk Ticaret Kanunu m. 553/1, kurucuları, yönetim kurulu üyelerini, yöneticileri ve tasfiye memurlarını, kanundan veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüğü kusurlarıyla ihlal etmeleri hâlinde şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına verdikleri zarardan sorumlu tutar. Sorumluluk, kusurlu ihlal ve zarara bağlıdır.

Türk Ticaret Kanunu m. 553/2, kanuna dayanarak görev veya yetkiyi başkasına devreden organ ya da kişiyi, devralanı seçerken makul özeni göstermediği ispat edilmedikçe devralanın fiil ve kararından sorumlu tutmaz. Sorumluluk için seçimdeki özen eksikliğinin ispatı aranır.

Türk Ticaret Kanunu m. 553/3, kimsenin kontrolü dışında kalan kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar ile yolsuzluklar yüzünden sorumlu tutulamayacağını belirtir. Bu sonuç, gözetim ve özen yükümü ileri sürülerek geçersiz kılınamaz.

Limited şirket ortağının amme alacağı

6183 sayılı Kanun m. 35, limited şirket ortaklarını, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında sorumlu kılar ve bu Kanun hükümlerine göre takibe tabi tutar. Sorumluluk amme alacağı ve sermaye hissesi oranıyla sınırlıdır; bütün özel hukuk borçlarına aynı ölçü bu hükümden çıkarılmaz.

Payın devrinde, devirden önceki amme alacaklarının ödenmesinden payı devreden ve devralan kişiler birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumludur. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahipleri farklı kişilerse bu kişiler de ödeme bakımından birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumludur.

Kanuni temsilcinin amme alacağı

Aynı madde numarası altındaki ayrı hüküm, tüzel kişiler ile küçüklerin ve kısıtlıların, ayrıca vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve teşekkülü idare edenlerin şahsi malvarlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceğini düzenler. Hüküm, yabancı kişi veya kurumların Türkiye’deki mümessillerine de uygulanır. Sermaye hissesi oranındaki ortak sorumluluğu ile kanuni temsilcinin şahsi malvarlığından tahsil sorumluluğu aynı ölçü değildir.

6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 35 (2/2)Kaynağı aç
Madde 35 – (Ek: 25/5/1995 – 4108/11 md.) Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessilleri hakkında da uygulanır. Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz. Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler. (Ek fıkra: 4/6/2008-5766/4 md.; İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 19/3/2015 tarihli ve E.: 2014/144, K.: 2015/29 sayılı Kararı ile.) (Ek fıkra: 4/6/2008-5766/4 md.; İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 19/3/2015 tarihli ve E.: 2014/144, K.: 2015/29 sayılı Kararı ile.) Birleşme, devir, bölünme ve şekil değiştirme halleri:[10]

Tüzel kişinin tasfiye hâline girmesi veya tasfiye edilmiş olması, kanuni temsilcilerin tasfiyeye girişten önceki dönemlere ait sorumluluğunu kaldırmaz. Bu hüküm uyarınca ödeme yapan temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilir.

Ek fıkra, Anayasa Mahkemesinin 19/3/2015 tarihli ve E.: 2014/144, K.: 2015/29 sayılı kararıyla iptal edilmiş olarak gösterilir.

Ortağa karşı istemde zamanaşımı

Türk Ticaret Kanunu m. 264/1, şirket borçları için alacaklının ortağa ileri sürebileceği istemi, ortağın ayrılığının, şirketin sona ermesinin veya iflasının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren üç yıl geçince zamanaşımına bağlar. Alacağın niteliği daha kısa bir süre gerektiriyorsa o süre uygulanır. İlandan sonra muaccel olan alacakta süre, m. 264/2 uyarınca ilandan değil muacceliyet anından işlemeye başlar.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 264Kaynağı aç
MADDE 264- (1) Şirketin borçları için, şirket alacaklılarının ortaklara ileri sürebilecekleri istem hakları, ortağın şirketten ayrılmasının, şirketin sona erdiğinin veya iflasının ilan edildiğinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasından itibaren üç yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar; ancak, niteliği nedeniyle, alacağın daha kısa bir zamanaşımına bağlandığı durumlarda o zamanaşımı süresi uygulanır. (2) Alacak ilandan sonra muaccel olursa, zamanaşımı muacceliyet anından itibaren işlemeye başlar. (3) Bu maddede öngörülen zamanaşımı ortakların birbirlerine karşı olan alacaklarına uygulanmaz. f) Özel durumlar

Türk Ticaret Kanunu m. 264/3, bu zamanaşımını ortakların birbirlerine karşı alacaklarına uygulamaz. Üç yıllık süre ile daha kısa süre arasındaki ilişki alacağın niteliğine göre kurulur. Madde iki yıllık ayrı bir süre yazmaz.

Dürüstlük kuralı

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymasını emreder. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Bu genel kural, şirket borcunda hangi ek şartlarla sorumluluk doğacağını veya şirket ile ortak ayrımının nasıl kaldırılacağını kendiliğinden düzenlemez.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. II. İyiniyet
Adi ortağın kişisel alacaklısı nereye başvurabilir?

Sözleşmede aksi yoksa başvuru, o ortağın tasfiyedeki payıyla sınırlıdır. Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar ise sözleşme çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara aittir.

Adi ortaklar her borçta müteselsil sorumlu mudur?

Hayır. Müteselsil sorumluluk, ortaklık ilişkisi çerçevesinde birlikte veya temsilci aracılığıyla üstlenilen borçlar için ve aksi kararlaştırılmamışsa doğar.

Limited şirket ortağı amme alacağından ne ölçüde sorumludur?

Şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hissesi oranında sorumludur ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takibe tabi tutulur.

Payını devreden ortak önceki amme borcundan kurtulur mu?

Hayır. Devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden payı devreden ve devralan kişiler, birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumludur.

Yönetici kontrolü dışındaki aykırılıktan sorumlu olur mu?

Hayır. Kontrolü dışında kalan kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar ve yolsuzluklar sebebiyle kimse sorumlu tutulamaz. Bu sonuç gözetim ve özen yükümüyle geçersiz kılınamaz. Sorumluluk, kanundan veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüğün kusurlu ihlali ve zarar hâlinde gündeme gelir.

Alacaklının ortağa istemi ne zaman zamanaşımına uğrar?

Ortağın ayrılığının, şirketin sona erdiğinin veya iflasının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren üç yıl geçmesiyle uğrar. Daha kısa özel süre varsa o süre, ilandan sonra muaccel olmuşsa muacceliyet anı esas alınır. Bu süre ortakların birbirlerine karşı alacaklarına uygulanmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu