Şirket Ortağı Şirketin Rakibi Bir İş Yapabilir mi?

by Avukat Erdal Ersoy
Şirket Ortağı Şirketin Rakibi Bir İş Yapabilir mi?

Limited şirkette ortağın şirketle rekabet eden bir iş yapıp yapamayacağı, şirket sözleşmesinde rekabetten kaçınma borcunun öngörülüp öngörülmediğine ve ortağın müdür olup olmadığına göre ele alınır. Ortaklar şirket sırlarını korumakla ve şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunmamakla yükümlüdür. Müdürler, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe veya diğer tüm ortaklar yazılı izin vermedikçe şirketle rekabet oluşturan faaliyette bulunamaz.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 613Kaynağı aç
MADDE 613- (1) Ortaklar, şirket sırlarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla kaldırılamaz. (2) Ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar. Özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamazlar. Şirket sözleşmesiyle, ortakların, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda oldukları öngörülebilir. (3) Müdürler hakkında rekabet yasağı öngören 626 ncı madde hükümleri saklıdır. (4) Geri kalan ortakların tümü yazılı olarak onay verdikleri takdirde, ortaklar, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetlerde bulunabilirler. Esas sözleşme birinci cümledeki onay yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir. H) Bilgi alma ve inceleme hakkı
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 626Kaynağı aç
MADDE 626- (1) Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir. (3) Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir. 3. Eşit işlem

Ortakların sır saklama borcu ve şirket menfaati

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 613/1 uyarınca limited şirket ortakları şirket sırlarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük şirket sözleşmesiyle kaldırılamaz. Genel kurul kararı da sır saklama borcunu ortadan kaldırmaz.

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamaz. Özellikle kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemleri yapamazlar. Özel menfaat ile şirket amacının zarar görmesi bu cümlede birlikte aranır. Şirket sözleşmesiyle, ortakların şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda oldukları öngörülebilir. Rekabetten kaçınma, bu fıkrada her ortak için ayrıca yazılmış bir yasak değil, şirket sözleşmesiyle öngörülebilecek bir borçtur.

Müdürlerin özen borcu ve rekabet yasağı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 626/1, müdürler ile yönetimle görevli kişilerin görevlerini bütün özeni göstererek yapmasını ister. Şirket menfaatinin gözetilmesi de dürüstlük kuralı içinde bu ödevin parçasıdır. Fıkra, 202 ilâ 205 inci madde hükümlerini saklı bırakır.

Müdür, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 626/2 uyarınca şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamaz; bu sonuç, şirket sözleşmesinde aksinin öngörülmemiş olması veya diğer tüm ortakların yazılı izin vermemiş olması hâlinde doğar. Kanun metni iki hâli veya bağlacıyla kurar. Şirket sözleşmesi, ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararına yer verebilir. Genel kurulun devreye girmesi, sözleşmede bu yolun ortak onayının yerine öngörülmüş olmasına bağlıdır.

Müdürler, ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna da tabidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 613/3, müdürler hakkında rekabet yasağı öngören 626 ncı madde hükümlerini saklı tutar. Ortaklara ilişkin sır saklama ve menfaat hükümleri uygulanırken müdürlere özgü rekabet düzenlemesi bir kenara bırakılmaz.

Bağlılık yükümü ve rekabet yasağında yazılı onay

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 613/4 uyarınca geri kalan ortakların tümü yazılı olarak onay verirse ortaklar, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetlerde bulunabilir. Hüküm, bağlılık yükümüne aykırı düşen faaliyetleri ve rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetleri onayın konusu yapar. Esas sözleşme, geri kalan ortakların yazılı onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir. Genel kurul yolu, esas sözleşmede bu şekilde öngörülmedikçe yazılı onayın yerine geçmez.

Ortaklar için öngörülen bu onay, müdürler hakkındaki rekabet yasağını düzenleyen hükümleri saklı tutan kuralı kaldırmaz. Müdürün şirketle rekabet oluşturan faaliyeti, kendi maddesindeki sözleşme ve yazılı izin koşuluna bağlı kalır.

Hâkim şirketin bağlı şirketi kayba uğratması

Müdürlere ilişkin özen hükmü, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 626/1 içinde 202 ilâ 205 inci maddeleri saklı tutar. Bu maddelerden m. 202/1, hâkim şirketin hâkimiyetini bağlı şirkette kayıp doğuracak biçimde kullanmasını yasaklar. Yasak, bağlı şirketin belli işlemlere yöneltilmesini de içine alır. Bu işlemler arasında iş devri, varlık devri, fon devri, personel devri, alacak devri ve borç devri gibi hukuki işlemler vardır. Kârın azaltılması veya aktarılması ve malvarlığının ayni ya da kişisel nitelikte haklarla sınırlanması da aynı yasağın içindedir. Kayıp, ilgili faaliyet yılı kapanmadan fiilen giderilirse yasak uygulanmaz. Aynı sonuç, yıl sona ermeden bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınmasıyla da doğar. Hakkın tanınması sırasında kaybın hangi yolla ve hangi zamanda giderileceği belirtilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 202Kaynağı aç
MADDE 202- (1) a) Hâkim şirket, hâkimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz. Özellikle bağlı şirketi, iş, varlık, fon, personel, alacak ve borç devri gibi hukuki işlemler yapmaya; kârını azaltmaya ya da aktarmaya; malvarlığını ayni veya kişisel nitelikte haklarla sınırlandırmaya; kefalet, garanti ve aval vermek gibi sorumluluklar yüklenmeye; ödemelerde bulunmaya; haklı bir sebep olmaksızın tesislerini yenilememek, yatırımlarını kısıtlamak, durdurmak gibi verimliliğini ya da faaliyetini olumsuz etkileyen kararlar veya önlemler almaya yahut gelişmesini sağlayacak önlemleri almaktan kaçınmaya yöneltemez; meğerki, kayıp, o faaliyet yılı içinde fiilen denkleştirilsin veya kaybın nasıl ve ne zaman denkleştirileceği belirtilmek suretiyle en geç o faaliyet yılı sonuna kadar, bağlı şirkete denk değerde bir istem hakkı tanınsın. b) Denkleştirme, faaliyet yılı içinde fiilen yerine getirilmez veya süresi içinde denk bir istem hakkı tanınmazsa, bağlı şirketin her pay sahibi, hâkim şirketten ve onun, kayba sebep olan, yönetim kurulu üyelerinden, şirketin zararını tazmin etmelerini isteyebilir. Hâkim istem üzerine veya resen somut olayda hakkaniyete uygun düşecekse, tazminat yerine bu maddenin ikinci fıkrası hükümlerine göre, davacı pay sahiplerinin paylarının hâkim şirket tarafından satın alınmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözüme karar verebilir. c) Alacaklılar da, (b) bendi uyarınca, şirket iflas etmemiş olsa bile, şirketin zararının şirkete ödenmesini isteyebilirler. d) Kayba sebebiyet veren işlemin, aynı veya benzer koşullar altında, şirket menfaatlerini dürüstlük kuralına uygun olarak gözeten ve tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket eden, bağımsız bir şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından da yapılabileceği veya yapılmasından kaçınılabileceğinin ispatı hâlinde tazminata hükmedilemez. e) Pay sahiplerinin ve alacaklıların açacağı davaya, kıyas yoluyla 553, 555 ilâ 557, 560 ve 561 inci maddeler uygulanır. Hâkim teşebbüsün merkezinin yurt dışında bulunması hâlinde tazminat davası bağlı şirketin merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde açılır. (2) Hâkimiyetin uygulanması ile gerçekleştirilen ve bağlı şirket bakımından açıkça anlaşılabilir haklı bir sebebi bulunmayan, birleşme, bölünme, tür değiştirme, fesih, menkul kıymet çıkarılması ve önemli esas sözleşme değişikliği gibi işlemlerde, genel kurul kararına red oyu verip tutanağa geçirten veya yönetim kurulunun bu ve benzeri konulardaki kararlarına yazılı olarak itiraz eden pay sahipleri; hâkim teşebbüsten, zararlarının tazminini veya paylarının varsa en az borsa değeriyle, böyle bir değer bulunmuyorsa veya borsa değeri hakkaniyete uygun düşmüyorsa, gerçek değerle veya genel kabul gören bir yönteme göre belirlenecek bir değerle satın alınmasını mahkemeden isteyebilirler. Değer belirlenirken mahkeme kararına en yakın tarihteki veriler esas alınır. Tazminat veya payların satın alınmasını istem davası, genel kurul kararının verildiği veya yönetim kurulu kararının ilan edildiği tarihten başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. (3) İkinci fıkrada öngörülen dava açılınca, davacıların muhtemel zararlarını veya payların satın alma değerini karşılayan tutardaki paranın teminat olarak, mahkemece belirlenecek bir bankaya mahkeme adına yatırılmasına karar verilir. Teminat yatırılmadığı sürece genel kurul veya yönetim kurulu kararına ilişkin hiçbir işlem yapılamaz. Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında öngörülen davaların kötüniyetle açılması hâlinde davalı, uğradığı zararın müteselsilen tazmin edilmesini ve mahkemeye teminat yatırılmasını davacılardan isteyebilir. (4) Birleşme, bölünme ve tür değiştirmede, pay sahiplerine ve ortaklara tanınmış bulunan diğer haklar saklıdır. (5) Bağlı şirketin yöneticileri, bu madde hükümleri dolayısıyla pay sahiplerine ve alacaklılara karşı doğabilecek sorumluluklarının tüm hukuki sonuçlarının, bir sözleşme ile üstlenmesini hâkim teşebbüsten isteyebilir. 2. Tam hâkimiyet hâlinde a) Talimat

Denkleştirme faaliyet yılı içinde fiilen yapılmaz veya denk istem hakkı süresinde tanınmazsa, bağlı şirketin her pay sahibi tazminat isteyebilir. Talep, hâkim şirkete ve bu şirketin kayba sebep olan yönetim kurulu üyelerine yöneltilir. İstenen, bağlı şirketin zararını gidermeleridir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 202/1, alacaklılara da bu imkânı tanır. Şirket iflas etmemiş olsa bile alacaklı, zararın şirkete ödenmesini isteyebilir. Bu imkân, pay sahiplerinin şirketin zararını tazmin ettirme imkânına bağlıdır.

Tazminat davası ve cezai şart

Rekabet yasağının, bağlılık yükümlülüğünün veya şirket menfaatinin ihlali şirkette zarara yol açmışsa ve bu davranış ortak ya da müdür tarafından gerçekleştirilmişse tazminat davası açılabilir. Davanın dayanağı üç unsurun ortaya konulmasına bağlıdır. Bunlar şirketin uğradığı zarar, ortağın kusurlu davranışı ve anılan davranış ile zarar arasındaki bağdır.

Rekabet yasağına aykırı davranış için şirket sözleşmesinde ya da ortakların kendi aralarında düzenlediği protokolde cezai şart bulunabilir. Ortak, rakip bir faaliyet sürdürmesi hâlinde üstlendiği ödemeyi kabul etmişse bu şart ileri sürülebilir.

Limited şirket ortağı rakip iş yapabilir mi?

Şirket sözleşmesi, ortağın şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmasını öngörebilir. Ortak ayrıca şirket sırlarını korumak ve şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunmamak zorundadır; kendisine özel menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlem yapamaz.

Şirket müdürü rakip faaliyette bulunabilir mi?

Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı izin vermemişse müdür, şirketle rekabet oluşturan faaliyette bulunamaz. Sözleşme, ortakların onayı yerine genel kurulun onay kararını öngörebilir.

Diğer ortakların onayı rekabete aykırı faaliyete izin verir mi?

Geri kalan ortakların tümü yazılı onay verirse ortak, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunabilir. Esas sözleşme, bu onay yerine genel kurulun onay kararını öngörebilir.

Rekabet yasağına aykırılıkta tazminat istenebilir mi?

Şirket zarara uğramışsa tazminat davası açılabilir. Bunun için davranışın ortak veya müdürden gelmesi ve rekabet yasağına, bağlılık yükümlülüğüne ya da şirket menfaatine aykırı olması gerekir. İspatta şirketin zararı, ortağın kusurlu davranışı ve davranış ile zarar arasındaki bağ aranır. Cezai şart ise ancak şirket sözleşmesinde veya ortaklar arasındaki protokolde kararlaştırılmışsa istenebilir.

Şirket sırrını saklama borcu kaldırılabilir mi?

Kaldırılamaz. Ortakların şirket sırlarını koruma yükümlülüğü, şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla ortadan kaldırılamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu