Şirket Birleşme ve Devralmalarında Lisanssız Yazılım Riski

by Avukat Erdal Ersoy
Şirket Birleşme ve Devralmalarında Lisanssız Yazılım Riski

Yazılım Haklarının Hukuki Niteliği ve Şekil Şartları

Bilgisayar programları, Türk hukuk düzeninde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunan eserler arasındadır. Telif hakkı koruması, eserin meydana getirilmesiyle birlikte kendiliğinden doğar. Hukuki korumanın başlaması için zorunlu tescil şartı bulunmamakta olup isteğe bağlı tescil işlemleri hak sahipliğinin ispatında kolaylık sağlamaktadır.

Telif hukukunda fikri hakların devri ve kullanımı şekil şartlarına bağlanmıştır. Mali haklara ilişkin sözleşmelerin ve tasarrufların geçerli olabilmesi için yazılı yapılması ve devredilen hakların metinde ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Bu çerçevede bir devralma veya birleşme sürecinde hedef şirketin kullandığı yazılımlara dair hakların kapsamı, yazılı lisans sözleşmeleri üzerinden değerlendirilmelidir.

Birleşme ve İşletme Devrinde Sorumluluğun İntikali

Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre şirketler devralma veya yeni kuruluş şeklinde birleşebilir. Birleşme işlemi ticaret siciline tescil ile geçerlilik kazanır. Tescil anında devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan şirkete geçer ve devrolunan şirket tescille sona erer. Şirketin geçmişteki hukuka aykırı fiillerinden doğan borç ve yükümlülükler de devralan şirketin malvarlığına intikal eder.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 153Kaynağı aç
MADDE 153- (1) Birleşme, birleşmenin ticaret siciline tescili ile geçerlilik kazanır. Tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan şirkete geçer. (2) Devrolunan şirketin ortakları devralan şirketin ortağı olur. Ancak bu sonuç, devralan şirketin kendi adına fakat bu şirket hesabına hareket eden kişinin elinde bulunan paylar ile devrolunan şirketin kendi adına fakat bu şirket hesabına hareket eden kişinin elinde bulunan paylar için doğmaz. (3) 7/12/1994 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun hükümleri saklıdır. c) İlan

Bir işletmenin başka bir işletmeyle aktif ve pasiflerin karşılıklı devralınması ya da katılma yoluyla birleştirilmesi durumunda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 203. maddesi gereğince her iki işletmenin alacaklıları, malvarlığının devralınmasından doğan haklara sahip olup bütün alacaklarını yeni işletmeden alma yetkisine sahiptir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 203Kaynağı aç
MADDE 203- Bir işletme, başka bir işletme ile aktif ve pasiflerin karşılıklı olarak devralınması ya da birinin diğerine katılması yoluyla birleştirilirse, her iki işletmenin alacaklıları, bir malvarlığının devralınmasından doğan haklara sahip olup, bütün alacaklarını yeni işletmeden alabilirler. Bir tek kişiye ait olup da, kollektif veya komandit ortaklık hâline dönüştürülen bir işletmenin borçları hakkında da aynı hüküm uygulanır. H. Özel hükümlerin saklılığı

Bir malvarlığını veya işletmeyi aktif ve pasifleriyle devralan taraf, Türk Borçlar Kanunu'nun 202. maddesi uyarınca bu durumu alacaklılara bildirdiği ya da ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesi aracılığıyla ilan ettiği tarihten itibaren işletmedeki borçlardan sorumlu hale gelir. Devir sonrasında önceki borçlu da devralanla birlikte iki yıl süreyle müteselsil borçlu kalır. Söz konusu iki yıllık müteselsil sorumluluk süresi muaccel borçlar için bildirme veya duyuru tarihinden, müeccel borçlar için muacceliyet tarihinden işlemeye başlar. Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe bu iki yıllık süre işlemez. Borçların bu yolla üstlenilmesinin sonuçları dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 202Kaynağı aç
MADDE 202- Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar. Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir. Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz. G. İşletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi

Şirketin taraf olduğu mevcut yazılım lisanslarının devri ise Türk Borçlar Kanunu'nun 205. maddesinde düzenlenen sözleşmenin devri kurallarına tabidir. Bu işlem, devreden tarafın sözleşmedeki sıfatını tüm hak ve borçlarıyla birlikte devralana geçirmesini sağlayan ve sözleşmede kalan tarafın katılımıyla veya önceden izni ya da sonradan onayıyla sonuç doğuran bir devir anlaşmasıdır. Söz konusu devrin geçerliliği devredilen asıl sözleşmenin şekline bağlıdır. Kanundan doğan halefiyet hâlleri ile mevzuattaki diğer özel hükümler ise bu kuralların kapsamında saklı tutulmuştur.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 205Kaynağı aç
MADDE 205- Sözleşmenin devri, sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olma sıfatı ile birlikte bütün hak ve borçlarını devralana geçiren bir anlaşmadır. Sözleşmeyi devralan ile devreden arasında yapılan ve sözleşmede kalan diğer tarafça önceden verilen izne dayanan veya sonradan onaylanan anlaşma da, sözleşmenin devri hükümlerine tabidir. Sözleşmenin devrinin geçerliliği, devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır. Kanundan doğan halefiyet hâlleri ile diğer özel hükümler saklıdır. B. Sözleşmeye katılma

Lisanssız Kullanımda Hukuki Yaptırımlar ve Tazminat

Eser sahibinin yazılı izni bulunmaksızın bilgisayar programının işlenmesi, çoğaltılması, yayılması, temsil edilmesi veya umuma iletilmesi durumunda hak sahibi, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya kanuna göre tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç katını talep edebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

Fikri hak ihlallerinde yalnızca üç kat rayiç bedel değil, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 70. maddesi çerçevesinde maddi tazminat ve temin edilen kârın devri de hak sahibi tarafından talep edilebilir.

Maddi taleplerin yanı sıra, hedef şirkette lisanssız yazılım kullanımı söz konusu olduğunda hak sahibi, tecavüzün ref'i ve men'i davaları açarak hukuka aykırı kullanımın ortadan kaldırılmasını ve gelecekteki kullanımın önlenmesini talep edebilir.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddiasının doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeterli delil sunması halinde, eserleri kullananlardan gerekli izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya yararlanılan eserlerin listesini sunmasını isteyebilir. Bu belge veya listelerin mahkemeye sunulamaması, eserlerin haksız kullanılmakta olduğuna yasal karine teşkil eder.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 76Kaynağı aç
Madde 76 – (Değişik: 23/1/2008-5728/141 md.) (Değişik birinci fıkra: 22/12/2016-6769/189 md.) Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder. II – İhtiyati tedbirler ve gümrüklerde geçici olarak el koyma:[31]

Lisans İhlalinin Cezai Boyutu

Bilgisayar programlarının izinsiz kullanımı hukuki sorumluluğun yanında cezai yaptırımlara da yol açabilir. Eser sahibinin izni olmaksızın yazılımların işlenmesi, çoğaltılması, dağıtılması, yayımlanması ile hukuka aykırı çoğaltılmış eserlerin ticari amaçla elde bulundurulması veya depolanması telif ihlali kapsamında ceza davasına konu olabilir.

Lisanssız yazılım tespit edildiğinde hak sahibi hangi bedelleri talep edebilir?

Hak sahibi, yazılı izin alınmaksızın yapılan çoğaltma ve kullanımlarda sözleşme yapılsaydı ödenecek bedelin veya kanunen belirlenecek rayicin en çok üç katını talep edebilir; ayrıca maddi tazminat ve temin edilen kârın devrini isteyebilir.

Birleşme sonrasında devralan şirket önceki lisans ihlallerinden sorumlu tutulabilir mi?

Birleşmenin tesciliyle birlikte devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan şirkete geçtiğinden, geçmiş dönemdeki lisans ihlallerinden kaynaklanan borç ve taleplerden devralan şirket sorumlu tutulabilir.

İspat sürecinde lisans belgelerinin mahkemeye sunulamaması nasıl sonuçlanır?

Davacının iddiasını kuvvetle destekleyen delil sunması üzerine mahkemenin talep ettiği izin ve yetki belgelerinin ya da listelerin ibraz edilememesi, eserlerin haksız kullanılmakta olduğuna karine oluşturur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu