Yazılım Haklarının Hukuki Niteliği ve Şekil Şartları
Bilgisayar programları, Türk hukuk düzeninde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunan eserler arasındadır. Telif hakkı koruması, eserin meydana getirilmesiyle birlikte kendiliğinden doğar. Hukuki korumanın başlaması için zorunlu tescil şartı bulunmamakta olup isteğe bağlı tescil işlemleri hak sahipliğinin ispatında kolaylık sağlamaktadır.
Telif hukukunda fikri hakların devri ve kullanımı şekil şartlarına bağlanmıştır. Mali haklara ilişkin sözleşmelerin ve tasarrufların geçerli olabilmesi için yazılı yapılması ve devredilen hakların metinde ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Bu çerçevede bir devralma veya birleşme sürecinde hedef şirketin kullandığı yazılımlara dair hakların kapsamı, yazılı lisans sözleşmeleri üzerinden değerlendirilmelidir.
Birleşme ve İşletme Devrinde Sorumluluğun İntikali
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre şirketler devralma veya yeni kuruluş şeklinde birleşebilir. Birleşme işlemi ticaret siciline tescil ile geçerlilik kazanır. Tescil anında devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan şirkete geçer ve devrolunan şirket tescille sona erer. Şirketin geçmişteki hukuka aykırı fiillerinden doğan borç ve yükümlülükler de devralan şirketin malvarlığına intikal eder.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 153Kaynağı aç
Bir işletmenin başka bir işletmeyle aktif ve pasiflerin karşılıklı devralınması ya da katılma yoluyla birleştirilmesi durumunda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 203. maddesi gereğince her iki işletmenin alacaklıları, malvarlığının devralınmasından doğan haklara sahip olup bütün alacaklarını yeni işletmeden alma yetkisine sahiptir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 203Kaynağı aç
Bir malvarlığını veya işletmeyi aktif ve pasifleriyle devralan taraf, Türk Borçlar Kanunu'nun 202. maddesi uyarınca bu durumu alacaklılara bildirdiği ya da ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesi aracılığıyla ilan ettiği tarihten itibaren işletmedeki borçlardan sorumlu hale gelir. Devir sonrasında önceki borçlu da devralanla birlikte iki yıl süreyle müteselsil borçlu kalır. Söz konusu iki yıllık müteselsil sorumluluk süresi muaccel borçlar için bildirme veya duyuru tarihinden, müeccel borçlar için muacceliyet tarihinden işlemeye başlar. Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe bu iki yıllık süre işlemez. Borçların bu yolla üstlenilmesinin sonuçları dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 202Kaynağı aç
Şirketin taraf olduğu mevcut yazılım lisanslarının devri ise Türk Borçlar Kanunu'nun 205. maddesinde düzenlenen sözleşmenin devri kurallarına tabidir. Bu işlem, devreden tarafın sözleşmedeki sıfatını tüm hak ve borçlarıyla birlikte devralana geçirmesini sağlayan ve sözleşmede kalan tarafın katılımıyla veya önceden izni ya da sonradan onayıyla sonuç doğuran bir devir anlaşmasıdır. Söz konusu devrin geçerliliği devredilen asıl sözleşmenin şekline bağlıdır. Kanundan doğan halefiyet hâlleri ile mevzuattaki diğer özel hükümler ise bu kuralların kapsamında saklı tutulmuştur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 205Kaynağı aç
Lisanssız Kullanımda Hukuki Yaptırımlar ve Tazminat
Eser sahibinin yazılı izni bulunmaksızın bilgisayar programının işlenmesi, çoğaltılması, yayılması, temsil edilmesi veya umuma iletilmesi durumunda hak sahibi, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin veya kanuna göre tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç katını talep edebilir.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Fikri hak ihlallerinde yalnızca üç kat rayiç bedel değil, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 70. maddesi çerçevesinde maddi tazminat ve temin edilen kârın devri de hak sahibi tarafından talep edilebilir.
Maddi taleplerin yanı sıra, hedef şirkette lisanssız yazılım kullanımı söz konusu olduğunda hak sahibi, tecavüzün ref'i ve men'i davaları açarak hukuka aykırı kullanımın ortadan kaldırılmasını ve gelecekteki kullanımın önlenmesini talep edebilir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddiasının doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeterli delil sunması halinde, eserleri kullananlardan gerekli izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya yararlanılan eserlerin listesini sunmasını isteyebilir. Bu belge veya listelerin mahkemeye sunulamaması, eserlerin haksız kullanılmakta olduğuna yasal karine teşkil eder.
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 76Kaynağı aç
Lisans İhlalinin Cezai Boyutu
Bilgisayar programlarının izinsiz kullanımı hukuki sorumluluğun yanında cezai yaptırımlara da yol açabilir. Eser sahibinin izni olmaksızın yazılımların işlenmesi, çoğaltılması, dağıtılması, yayımlanması ile hukuka aykırı çoğaltılmış eserlerin ticari amaçla elde bulundurulması veya depolanması telif ihlali kapsamında ceza davasına konu olabilir.
Lisanssız yazılım tespit edildiğinde hak sahibi hangi bedelleri talep edebilir?
Hak sahibi, yazılı izin alınmaksızın yapılan çoğaltma ve kullanımlarda sözleşme yapılsaydı ödenecek bedelin veya kanunen belirlenecek rayicin en çok üç katını talep edebilir; ayrıca maddi tazminat ve temin edilen kârın devrini isteyebilir.
Birleşme sonrasında devralan şirket önceki lisans ihlallerinden sorumlu tutulabilir mi?
Birleşmenin tesciliyle birlikte devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifi kendiliğinden devralan şirkete geçtiğinden, geçmiş dönemdeki lisans ihlallerinden kaynaklanan borç ve taleplerden devralan şirket sorumlu tutulabilir.
İspat sürecinde lisans belgelerinin mahkemeye sunulamaması nasıl sonuçlanır?
Davacının iddiasını kuvvetle destekleyen delil sunması üzerine mahkemenin talep ettiği izin ve yetki belgelerinin ya da listelerin ibraz edilememesi, eserlerin haksız kullanılmakta olduğuna karine oluşturur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

