Lisanssız Yazılım Kullanımına Karşı Önleyici Hukuki Tedbirler

by Avukat Erdal Ersoy
Lisanssız Yazılım Kullanımına Karşı Önleyici Hukuki Tedbirler

Yazılım Korumasında Temel İlkeler ve Şekil Şartı

Fikir ve sanat eserleri hukukunda telif koruması, eserin meydana getirilmesiyle kendiliğinden doğar. Eser sahipliğinin kazanılması adına zorunlu bir tescil şartı bulunmamakta olup isteğe bağlı kayıt ve tescil işlemleri hak bahşetmeyip ispat kolaylığı sağlar. Bilgisayar yazılımları üzerindeki mali hakların devredilmesi veya lisanslanması işlemlerinde ise kanuni şekil şartları emredicidir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 52 hükmü uyarınca mali haklara ilişkin sözleşmelerin ve tasarrufların yazılı şekilde yapılması ve bu hukuki işlemlere konu olan hakların sözleşme metninde ayrı ayrı açıkça gösterilmesi şarttır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 52Kaynağı aç
Madde 52 – Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. V – Tekeffül: 1. Hakkın mevcut olmaması:

Çalışan Eylemleri ve İşletme Sahibinin Sorumluluğu

Borçlar hukuku kapsamında borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumunda borçlu, kendisine kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 116/1 uyarınca borçlu; borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını yanında çalışanlar gibi yardımcı kişilere bırakmış olsa dahi, bu şahısların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermek mecburiyetindedir. Uzmanlığı gerektiren ve yetkili makamların izniyle icra edilebilen meslek veya hizmetlerde, yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olunmayacağına ilişkin önceden yapılan sorumsuzluk anlaşmaları Kanun m. 116/3 uyarınca kesin olarak hükümsüzdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Yapma ve yapmama borçlarında
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
MADDE 116- Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. B. Borçlunun temerrüdü I. Koşulları

Fikri mülkiyet boyutunda ise 5846 sayılı Kanun m. 66/2 uyarınca tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından gerçekleştirilmişse işletme sahibi aleyhine de dava açılabilir. Tecavüzün ref'i talepli bu davalarda tecavüzü gerçekleştirenlerin veya işletme çalışanlarının kusurlu olması şartı aranmaz. Mahkeme; eser sahibinin haklarını, ihlalin kapsamını, kusur durumunu ve ref halinde tecavüz edenin uğrayabileceği muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün giderilmesi için lüzumlu göreceği tedbirlere karar verir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı  tecavüzün ref'ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir. (Ek: 7/6/1995 – 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir. 2. Manevi haklara tecavüz halinde:

Kurumsal Uyum Politikası ve Yetkilendirme Düzeni

Kurumlarda izinsiz yazılım kullanımının önüne geçmek adına yazılı bir yazılım lisans uyum politikasının oluşturulması gerekir. Bu kurumsal düzenleme; hangi yazılımların hangi lisans türleriyle temin edileceğini, yazılım talep süreçlerini, satın alma ve kurulum onay mercilerini, kullanıcı devir esaslarını ve yasaklanan müdahaleleri somut kurallara bağlamalıdır. Çalışanların kendi inisiyatifleriyle kontrolsüz program indirmesini ve kurmasını önlemek, aynı zamanda teknik ispat süreçlerini güvenceye almak amacıyla yazılım edinme ve kurulum adımlarının merkezîleştirilmesi zorunludur.

Sözleşmesel Tedbirler ve Envanter İspat Yükümlülüğü

Personel ve taşeron eylemlerinden doğabilecek hukuki riskleri sınırlandırmak amacıyla iş sözleşmelerine, gizlilik taahhütnamelerine, bilgi güvenliği metinlerine ve dış hizmet sözleşmelerine yazılım lisanslarına uygun davranma yükümlülüğü açıkça yazılmalıdır.

5846 sayılı Kanun m. 76/2 uyarınca, davacının iddiasının doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter delil sunması durumunda mahkeme; korunan eserleri kullananlardan kanunda öngörülen izin ve yetki belgelerini veya yararlanılan tüm eserlerin listelerini sunmasını isteyebilir. Mahkemece talep edilen bu lisans ve yetki belgelerinin ya da listelerin sunulamaması, ilgili eserlerin tamamının haksız kullanılmakta olduğuna yasal karine teşkil eder.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 76Kaynağı aç
Madde 76 – (Değişik: 23/1/2008-5728/141 md.) (Değişik birinci fıkra: 22/12/2016-6769/189 md.) Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder. II – İhtiyati tedbirler ve gümrüklerde geçici olarak el koyma:[31]

Hak Sahiplerinin Başvurabileceği Yasal Yollar ve Görevli Mahkeme

Hak sahipleri, lisans ihlallerini büyümeden önlemek ve delilleri emniyet altına almak amacıyla ihtarname, sözleşmesel denetim hükümleri, tecavüzün men'i ve ihtiyati tedbir yollarına başvurabilir. Uyuşmazlıklarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 400 uyarınca, görülmekte olan bir davada sırası gelmemiş veya ileride açılacak davada ileri sürülecek bir vakıanın tespiti için keşif veya bilirkişi incelemesi talep edilebilir. Delilin derhal tespit edilmemesi halinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimalinde hukuki yarar şartı gerçekleşmiş sayılır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 400Kaynağı aç
MADDE 400- (1) Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir. (2) Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir. Kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılır. Görev ve yetki

Telif hakları tecavüze uğrayan eser sahibi, 5846 sayılı Kanun m. 66/5 gereğince tecavüzün ref'i ve men'i davalarını kendi ikamet ettiği yer mahkemesinde de açma yetkisine sahiptir. Kanun m. 76/1 uyarınca, kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanunu m. 156/1'de belirtilen mahkemelerdir.

Yazılım lisans sözleşmelerinde geçerlilik şartı nedir?

5846 sayılı Kanun m. 52 uyarınca mali haklara ilişkin sözleşmelerin ve tasarrufların yazılı yapılması ve devredilen ya da lisanslanan hakların sözleşmede ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.

Çalışanların izinsiz yazılım yüklemesinden işletme sahibi sorumlu tutulabilir mi?

5846 sayılı Kanun m. 66/2 uyarınca tecavüz hizmet ifası sırasında temsilci veya çalışanlar tarafından yapılmışsa işletme sahibine karşı dava açılabilir; üstelik Kanun m. 66/3 uyarınca bu davada çalışanların veya işletme sahibinin kusurlu olması şartı aranmaz.

Lisans belgelerinin mahkemeye sunulamamasının hukuki sonucu nedir?

5846 sayılı Kanun m. 76/2 gereğince mahkemece istenen izin ve yetki belgelerinin veya eser listelerinin sunulamaması, ilgili eserlerin haksız olarak kullanılmakta olduğuna yasal karine teşkil eder.

Lisanssız yazılım tespitinde delil tespiti hangi şartla istenir?

6100 sayılı HMK m. 400 uyarınca delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali varsa hukuki yarar var sayılarak keşif veya bilirkişi incelemesi istenebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu