Lisanssız CAD ve Tasarım Yazılımı Kullanımında Şirket Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Lisanssız CAD ve Tasarım Yazılımı Kullanımında Şirket Sorumluluğu

CAD ve Tasarım Yazılımlarının Hukuki Koruma Kapsamı

Bilgisayar programları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ilim ve edebiyat eserleri arasında korunmaktadır. Kanunun 2. maddesi uyarınca her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ile sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları eser sayılır. Aynı maddenin üçüncü bendinde bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyetteki planlar, projeler, krokiler, resimler ile her çeşit mimarlık, şehircilik, endüstri, çevre ve sahne tasarım projeleri de ilim ve edebiyat eseri koruması altındadır. Bununla birlikte bilgisayar programının veya arayüzünün temelini oluşturan düşünce ve ilkeler eser niteliğinde koruma görmez.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – İlim ve edebiyat eserleri şunlardır: 1. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları, 2. (Değişik: 1/11/1983 – 2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri 3. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri. (Ek: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar. II – Musiki eserleri:

Fikri haklar rejiminde eser sahipliği kural olarak eseri bizzat meydana getiren kişiye aittir ve telif hakkı eserin yaratılmasıyla birlikte kendiliğinden doğar. Korumadan yararlanabilmek amacıyla yapılması zorunlu bir resmi işlem bulunmamakta; isteğe bağlı kayıt ve tescil işlemleri hak kurucu nitelik taşımayıp eser sahipliğinin tespitine kolaylık sağlamaktadır. Bilgisayar programları ve veritabanlarında eser sahipliği kaynak kodunu yazan kişilere ait kalırken, tüzel kişiler ve şirketler ancak sözleşme ilişkileri doğrultusunda mali hakları kullanma yetkisini haiz olabilir. Hak sahibinin izni bulunmaksızın işleme, çoğaltma, dağıtma, umuma iletme veya hukuka aykırı kopyaları ticari amaçla elde bulundurma ya da depolama fiilleri hukuk ve ceza yollarının işletilmesine sebebiyet verebilir.

Sözleşmeye Aykırılık ve Borçlar Hukukundaki Yaptırımlar

CAD ve tasarım yazılımlarında lisans sözleşmesi ihlali, yazılım kullanımının teknik olarak çoğaltma ve depolama fiilleriyle iç içe olması nedeniyle çoğu durumda telif hakkı ihlaline de dönüşür. Lisans sözleşmesinde kullanıcı sayısı, lisans süresi, lokasyon, sunucu tipi, proje sayısı veya alt kullanıcı yapısı belirlenmişse bunların aşılması sözleşmesel sorumluluğu ayrıca doğurabilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Yapma ve yapmama borçlarında

Borçlar Kanunu'nun 113. maddesinde yapma ve yapmama borçlarının ihlali özel olarak düzenlenmiştir. Yapma borcu borçlu tarafından ifa edilmediğinde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir ve her türlü giderim isteme hakkı saklı kalır. Yapmama borcuna aykırı davranan borçlu meydana gelen zararı gidermekle yükümlü olup alacaklı, borca aykırı durumun masrafı borçluya ait olmak üzere ortadan kaldırılmasını veya bu konuda kendisinin yetkili kılınmasını talep edebilir. Bu çerçevede tek kullanıcı lisansının çok sayıda tasarımcıya açılması, deneme sürümünün ticari projelerde kullanılması, süresi biten lisansa erişimin sürdürülmesi veya aynı lisans anahtarının şube ve iştiraklere yayılması lisanssız kullanım kapsamında değerlendirilebilmekte; hak sahibi somut olaya göre hem sözleşmeye aykırılık hem de telif hakkı ihlali taleplerini ileri sürebilmektedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 113Kaynağı aç
MADDE 113- Yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir; her türlü giderim isteme hakkı saklıdır. Yapmama borcuna aykırı davranan borçlu, bu aykırı davranışının doğurduğu zararı gidermekle yükümlüdür. Alacaklı, ayrıca borca aykırı durumun ortadan kaldırılmasını veya bu konuda masrafı borçluya ait olmak üzere kendisinin yetkili kılınmasını isteyebilir. II. Sorumluluğun ve giderim borcunun kapsamı 1. Genel olarak

Yardımcı Kişilerin Eylemlerinden Doğan Sorumluluk ve Tecavüzün Ref'i

Şirket organizasyonunda çalışanların veya yardımcı kişilerin eylemleri bakımından borçlar hukuku hükümleri uygulama alanı bulur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 116. maddesi uyarınca borçlu, borcun yerine getirilmesini ya da bir borç ilişkisinden doğan yetkinin kullanılmasını kanuna uygun biçimde çalışanlarına bıraksa dahi, yardımcıların görevi icra ettikleri sırada karşı tarafa verdikleri zararı tazmin etmekle mükelleftir. Yardımcı kişilerin fiilinden kaynaklanan sorumluluk tarafların önceden yapacakları bir anlaşma vasıtasıyla tamamen veya kısmen bertaraf edilebilir. Buna karşılık uzmanlık gerektiren ve yürütülmesi kanunun veya yetkili mercilerin ruhsatına bağlanmış meslek, sanat veya hizmetlerde, yardımcıların davranışlarından sorumlu olunmayacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
MADDE 116- Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. B. Borçlunun temerrüdü I. Koşulları

5846 sayılı Kanun'un 66. maddesi uyarınca manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan kişi tecavüzün giderilmesini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya çalışanları tarafından gerçekleştirilmişse işletme sahibi aleyhine de dava açılması mümkündür. Tecavüzün ref'i davasında eylemi gerçekleştirenin ya da işletme çalışanlarının kusurlu olması şartı aranmaz. Mahkeme tedbir belirlerken eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün kapsamını, kusurun varlığı ile ağırlığını ve tecavüzün giderilmesi hâlinde davalının uğraması muhtemel zararları takdir eder. Eser sahibi, tecavüzün ref'i ve önlenmesi davalarını kendi ikamet ettiği yer mahkemesinde de açma yetkisine sahiptir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı  tecavüzün ref'ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir. (Ek: 7/6/1995 – 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir. 2. Manevi haklara tecavüz halinde:

Mali Hak Talepleri ve Bedelin Üç Katına Kadar İstenmesi

5846 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hak sahiplerinden kanuna uygun yazılı izin almadan eseri işleyen, çoğaltan, nüshalarını yayan, temsil eden veya umuma iletenlerden, hak sahipleri sözleşme yapılmış olması hâlinde isteyebileceği bedelin veya kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir. Bu kapsamda bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı kendisiyle bir sözleşme yapmış olması hâlinde sahip olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürme hakkına sahiptir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi; kopyaların ve çoğaltmaya yarayan araçların imhasını, üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini veya sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir; bu seçim izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz kopyalar satışa çıkarılmışsa tecavüz edenin elindeki nüshalar hakkında da aynı seçimlik haklar kullanılabilir. Ancak bu seçimlik yetkilerin eser sahibinden başka hak sahiplerince kullanılabilmesi için eser sahibinin yazılı çoğaltma izninin bulunması zorunludur. Hak sahiplerinden birinin imha, devir veya bedel talebinde bulunması hâlinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun elkoymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanamaz.

Kanunun 70. maddesi kapsamında manevi hakları ihlal edilen kişi uğradığı manevi zarara karşılık tazminat davası açabilir ve mahkeme bu bedel yerine veya ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları zedelenen kişi ise tecavüz edenin kusuru bulunması kaydıyla haksız fiil hükümlerine dayanarak maddi tazminat isteyebilir. Hak sahibi ayrıca tazminat isteminin yanı sıra ihlal neticesinde temin edilen kârın kendisine devredilmesini talep edebilir; bu takdirde 68. madde uyarınca talep edilen bedel indirilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Madde 70 – (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 – 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir. B) Ceza davaları: I – Suçlar: 1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz[28]

Görevli Mahkeme, İspat Karinesi ve İhtiyati Tedbir Usulü

5846 sayılı Kanun'un 76. maddesi uyarınca bu Kanun'un düzenlediği hukuki ilişkilerden ve suçlardan kaynaklanan davalarda görevli mahkemeler Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. Kanun kapsamındaki hukuk davalarında mahkeme, davacının iddiasının doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktarda delil sunması hâlinde, eserleri kullanan taraftan izin ve yetki belgelerini veya yararlanılan tüm eserlerin listesini sunmasını isteyebilir. İstenen belge veya listelerin mahkemeye sunulamaması, ilgili eserlerin haksız kullanılmakta olduğuna kanuni karine oluşturur.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 76Kaynağı aç
Madde 76 – (Değişik: 23/1/2008-5728/141 md.) (Değişik birinci fıkra: 22/12/2016-6769/189 md.) Bu Kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu Kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme, Sınai Mülkiyet Kanununun 156 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen mahkemelerdir. Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder. II – İhtiyati tedbirler ve gümrüklerde geçici olarak el koyma:[31]

5846 sayılı Kanun'un 77. maddesi gereğince, bu Kanunla tanınmış hakları ihlal veya tehdide maruz kalanların ya da meslek birliklerinin talebi üzerine, ileri sürülen iddialar kuvvetle muhtemel görülürse ve esaslı bir zararın, ani bir tehlikenin, emrivakilerin önlenmesi ya da diğer herhangi bir sebepten dolayı zaruri bulunursa mahkemece davanın açılmasından önce veya sonra ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Bu kapsamda mahkeme bir işin yapılmasını veya yapılmamasını, işin yapıldığı yerin açılmasını ya da kapatılmasını emredebileceği gibi çoğaltılmış nüshaların veya münhasıran imale yarayan çoğaltma vasıtalarının muhafaza altına alınmasına hükmedebilir. Verilen tedbir kararında emre muhalefetin İcra ve İflas Kanunu'nun 343. maddesindeki cezai neticeleri doğuracağı belirtilir. Haklara tecavüz oluşturma ihtimalinde ise gümrükteki nüshalar hakkında 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57. maddesi tatbik edilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 77Kaynağı aç
Madde 77 – (Değişik: 23/1/2008-5728/142 md.) Esaslı bir zararın veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için veya diğer her hangi bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen iddialar kuvvetle muhtemel görülürse hukuk mahkemesi, bu Kanunla tanınmış olan hakları ihlal veya tehdide maruz kalanların ya da meslek birliklerinin talebi üzerine, davanın açılmasından önce veya sonra diğer tarafa bir işin yapılmasını veya yapılmamasını, işin yapıldığı yerin kapatılmasını veya açılmasını emredebileceği gibi, bir eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasren onu imale yarıyan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu ile muhafaza altına alınmasına karar verebilir. Kararda, emre muhalefetin İcra ve İflas Kanununun 343 üncü maddesindeki cezai neticeleri doğuracağı açıklanır. Haklara tecavüz oluşturulması ihtimali hâlinde yaptırım gerektiren nüshaların ithalat veya ihracatı sırasında, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 57 nci maddesi hükümleri uygulanır. Bu nüshalara gümrük idareleri tarafından el konulmasına ilişkin işlemler Gümrük Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre yürütülür. III – Hükmün ilanı:

Cezai Hükümler ve Teknolojik Önlemlerin İhlali

5846 sayılı Kanun'un 71. maddesi uyarınca hak sahibinin yazılı izni bulunmaksızın eseri işleme, temsil etme, çoğaltma, değiştirme, dağıtma, umuma iletme veya yayımlama fiilleri cezai yaptırıma bağlanmıştır. Aynı düzenleme doğrultusunda hukuka aykırı işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa çıkaran, satan, kiralayan, ödünç veren, ticari amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı haricinde elinde bulunduran ya da depolayan kişiler hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı biçimde üretilmiş, işlenmiş veya çoğaltılmış bir eseri satışa sunan, satan ya da satın alan kişinin, henüz kamu davası açılmadan önce bunları kimden sağladığını bildirip yakalanmalarına imkân vermesi hâlinde verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçilebilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.) Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: 1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz. 3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. 4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. 2. Teknolojik önlemleri etkisiz kılma:

Eserlerin korunması amacıyla uygulanan teknolojik engellere yönelik fiiller Kanun'un 72. maddesinde müstakil olarak yaptırıma bağlanmıştır. Kanunda yer alan hakların korunması amacıyla eserlerin kullanımını denetlemek üzere uygulanan şifreleme veya erişim kontrolü gibi etkili teknolojik koruma önlemlerini etkisiz kılmaya yönelik ürün ve araçları imal veya ithal eden, dağıtan, satan, kiraya veren ya da ticari amaçla elinde bulunduranlar ile bu araçların reklam, pazarlama, tasarım veya uygulama hizmetlerini sunan kişiler altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:21/12/2021-7346/1 md.) Bu Kanunda yer alan hakların korunması amacıyla eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımının kontrolünü sağlamak üzere erişim kontrolü veya şifreleme gibi koruma yöntemi ya da çoğaltım kontrol mekanizması uygulamalarıyla sağlanan etkili teknolojik önlemleri etkisiz kılmaya yönelik; a) Ürün ve araçları imal veya ithal eden, dağıtan, satan, kiraya veren veya ticari amaçla elinde bulunduranlar, b) Ürün ve araçların reklam, pazarlama, tasarım veya uygulama hizmetlerini sunanlar, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. 3. Diğer suçlar:

Ceza Soruşturmalarında Bilgisayarlarda Arama ve Elkoyma Usulü

Ceza soruşturmalarında şüphelinin kullandığı bilişim araçları üzerindeki işlemler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesindeki güvencelere tabidir. Somut olgulara dayalı kuvvetli şüphe varlığı ve başka yöntemle delil elde etme olanağının bulunmaması durumunda hâkim; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin bilgisayarlarında, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama yapılmasına, kopya çıkarılmasına ve kayıtların çözümlenerek metne dönüştürülmesine karar verilebilir. Savcılıkça tesis edilen kararlar yirmi dört saat zarfında hâkimin onayına sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde kararını açıklar. Belirtilen sürenin dolması veya hâkimin aksi yönde karar vermesi durumunda alınan kopyalar ile yapılan metin çözümleri derhâl imha edilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. BEŞİNCİ BÖLÜM Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Bilgisayar programları ve kütüklerine şifrenin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması veya işlemin uzun sürecek olması hâllerinde inceleme yapılabilmesi için araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifre çözülüp gerekli kopyalar alındıktan sonra elkonulan cihazlar gecikmeksizin iade edilir. Elkoyma işlemi esnasında sistemdeki tüm verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten çıkarılan bir kopya şüpheliye veya vekiline verilerek tutanağa geçirilip imzalanır. Cihazlara elkonulmaksızın sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyalanması da mümkündür; bu hâlde kopyalanan veriler kâğıda yazdırılarak tutanağa geçirilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır.

Çalışanın iş yerindeki eylemi nedeniyle şirkete tecavüzün ref'i davası açılabilir mi?

Tecavüz, işletmenin çalışanları veya temsilcileri tarafından hizmetlerini yerine getirdikleri sırada gerçekleştirilmişse 5846 sayılı Kanun'un 66. maddesi uyarınca işletme sahibi aleyhine tecavüzün ref'i davası açılabilir ve bu davada işletmenin veya çalışanların kusuru şart olarak aranmaz.

İzinsiz CAD yazılımı kullanımında talep edilebilecek bedelin yasal sınırı nedir?

Hak sahibi, Kanun'un 68. maddesi uyarınca sözleşme yapılmış olması durumunda isteyebileceği bedelin veya tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını talep edebilir.

Mahkeme lisans belgelerinin ibraz edilmesini doğrudan isteyebilir mi?

5846 sayılı Kanun'un 76. maddesi uyarınca davacının iddiasının doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter delil sunması hâlinde mahkeme, kullanıcıdan izin belgelerini veya eser listesini sunmasını isteyebilir; bu belgelerin sunulamaması haksız kullanıma karine teşkil eder.

Yazılım koruma mekanizmalarını etkisiz kılmaya yarayan araçları satanlar için hangi ceza öngörülmüştür?

5846 sayılı Kanun'un 72. maddesi gereğince koruma yöntemlerini ve etkili teknolojik önlemleri etkisiz kılmaya yönelik araçları üreten, satan, dağıtan veya ticari amaçla elinde bulunduranlar altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu