Şirket Bilgisayarlarında Kaçak Yazılım ve Ticari Denetim

by Avukat Erdal Ersoy
Şirket Bilgisayarlarında Kaçak Yazılım ve Ticari Denetim

Bir şirketin bilgisayarlarında lisanssız ya da kaçak yazılım tespit edilmesi, yalnızca teknik bir uyum sorunu olmaktan öte hukuki sonuçlar doğurabilir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında hak ihlali ve ceza sorumluluğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında denetim yükümlülükleri ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında veri güvenliği tedbirlerinin yetersizliği; koşullara bağlı olarak ayrı ayrı ya da eş zamanlı biçimde gündeme gelebilir. Bu her üç başlıkta da somut risk olup olmadığı, olayın özelliklerine ve ilgili şirketin tutumuna göre farklılaşır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.) Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: 1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz. 3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. 4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. 2. Teknolojik önlemleri etkisiz kılma:
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 12Kaynağı aç
MADDE 12- (1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. (2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur. (3) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır. (4) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder. (5) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi hâlinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Başvuru, Şikâyet ve Veri Sorumluları Sicili Veri sorumlusuna başvuru

Yazılım Lisansı ve Çoğaltma Hakkı

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m.22 uyarınca, bir eserin aslını veya kopyalarını herhangi bir şekil ya da yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan ya da dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Aynı madde, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de bu hakkın kapsamına almaktadır. Eserin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan araçlara kaydedilmesi de çoğaltma sayılmaktadır. Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesiyle, yazılı izin alınmaksızın gerçekleştirilen yükleme veya çalıştırma işlemlerinin, programın geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, telif hakkı ihlali olarak nitelendirilebileceği görülmektedir. 'Gerektirdiği ölçüde' kaydının somut olaya uygulanması yorum içermekte olup bu sınırın belirlenmesi her dosyada ayrıca değerlendirilmelidir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/8 md.) (Değişik: 21/2/2001 – 4630/13 md.) Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir. Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar. c) Yayma hakkı:

Hak Sahibinin Hukuki Yolları

FSEK m.66 uyarınca, manevi ve mali haklarına tecavüz edilen kişi tecavüzün ref'ini dava edebilir. Mahkeme, eser sahibinin haklarını, tecavüzün kapsamını, kusurun varlığını ve ağırlığını, ayrıca tecavüzün sona erdirilmesi hâlinde tecavüz edenin maruz kalabileceği olası zararları göz önünde bulundurarak halin icabına göre gerekli gördüğü tedbirlerin uygulanmasına karar verir. FSEK m.69 ise ihlal henüz gerçekleşmeden de dava açılmasına imkân tanır: mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesiyle karşılaşan hak sahibi muhtemel tecavüzün önlenmesini talep edebilir; tecavüzün devam ettiği ya da tekrarının muhtemel görüldüğü hâllerde de aynı hüküm uygulanır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı  tecavüzün ref'ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir. (Ek: 7/6/1995 – 4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men davası açabilir. 2. Manevi haklara tecavüz halinde:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 69Kaynağı aç
Madde 69 – Mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesine maruz kalan eser sahibi muhtemel tecavüzün önlenmesini dava edebilir. Vakı olan tecavüzün devam veya tekrarı muhtemel görülen hallerde de aynı hüküm caridir. 66 ncı maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının hükümleri burada da uygulanır. III – Tazminat davası:

Tazminat talepleri açısından FSEK m.68 ayrı bir çerçeve çizmektedir: yazılı izin alınmaksızın eseri işleyen, çoğaltan, yayan, temsil eden veya umuma iletenden hak sahibi, lisans sözleşmesi yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin ya da rayiç bedelin en çok üç katı fazlasını talep edebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar henüz satışa çıkarılmamışsa hak sahibi bu kopyaların ve çoğaltmaya yarayan araçların imhasını ya da üretim maliyetini aşmayacak uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini de isteyebilir; bu seçeneğin kullanılması izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında bu seçeneklerden birini kullanabilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 23/1/2008-5728/137 md.) Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu husus, izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkradaki şıklardan birini kullanabilir. İkinci ve üçüncü fıkraların eser sahibinden başka hak sahiplerince uygulanabilmesi için eser sahibinin bu Kanunun 52 nci maddesine uygun yazılı çoğaltma izni aranır. Hak sahiplerinden biri, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca talepte bulunduklarında Ceza Muhakemesi Kanununun el koymaya ilişkin hükümleri delil elde etmek amacı dışında uygulanmaz. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak ve yetkileri ileri sürebilir. II – Tecavüzün men'i davası:

FSEK m.70, ek talep haklarını düzenlemektedir. Manevi hakları zedelenen kişi manevi tazminat davası açabilir; mahkeme para tazminatı yerine veya buna ek olarak başka biçimde manevi tazminata hükmedebilir. Mali hakları zedelenen kimse, tecavüz edenin kusurlu olması hâlinde haksız fiil hükümlerine göre tazminat talep edebilir. Bunların yanı sıra tecavüze uğrayan kimse tazminattan ayrı olarak tecavüz edenin elde ettiği kârın kendisine verilmesini de isteyebilir; bu son hâlde FSEK m.68 uyarınca talep edilen bedel indirilir. Kâr devri talebi ile m.68 kapsamındaki bedel talebi bu yönüyle birbirini kısmen dışlamaktadır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Madde 70 – (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 – 4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir. Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde, tecavüze uğrayan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen bedel indirilir. B) Ceza davaları: I – Suçlar: 1. Manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz[28]

İşletme Sahibinin Sorumluluğu

FSEK m.66'nın işletme sahiplerine yüklediği sorumluluk, uygulamada özellikle önem taşır. Tecavüz, bir işletmenin temsilcisi veya çalışanları tarafından hizmetlerini ifa ettikleri sırada gerçekleştirilmişse işletme sahibi hakkında da tecavüzün ref'i davası açılabilir. Madde, bu davanın açılabilmesi için tecavüz edenin ya da çalışanın kusurlu olması şartını aramamaktadır.

Ceza Hukuku Boyutu

FSEK m.71/1 lisanssız yazılım kullanımını aynı zamanda cezai yaptırıma bağlamaktadır. Hak sahibinin yazılı izni olmaksızın eseri işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan ya da her türlü araçla umuma ileten; hukuka aykırı biçimde işlenmiş veya çoğaltılmış eserleri satışa arz eden, satan, yayan, ticari amaçla satın alan, ithal ya da ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran veya depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.

Aynı maddede, kovuşturma evresinden önce söz konusu son fıkrada sayılan fiilleri gerçekleştirenlerden, hukuka aykırı eseri kimden temin ettiğini bildirerek bu kişilerin yakalanmasını sağlayan kişi hakkında cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebileceği düzenlenmiştir. Bu imkânın somut olaya uygulanması ayrıca değerlendirilmelidir.

Ticari Denetimler ve Defter Tutma Yükümlülüğü

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.64 uyarınca her tacir, ticari işlemlerini, işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ile her hesap dönemindeki sonuçları kanuna göre açıkça görülebilir şekilde ortaya koyacak biçimde defter tutmak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek nitelikte olmalı; işletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişimi bu defterlerden izlenebilmelidir. Tacir ayrıca işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş her türlü belgenin fotokopi, karbonlu kopya, bilgisayar kaydı veya benzeri kopyasını yazılı, görsel ya da elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 64Kaynağı aç
MADDE 64- (1) (Değişik: 26/6/2012-6335/8 md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir. (2) Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. (3) (Değişik: 26/6/2012-6335/8 md.) Fiziki ortamda tutulan yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri ile dördüncü fıkrada sayılan defterlerin açılış onayları, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce noter tarafından yapılır. Bu defterlerin izleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayları, defterlerin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar notere yaptırılır. Pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla izleyen faaliyet dönemlerinde de açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebilir. (Değişik dördüncü cümle: 28/3/2013-6455/78 md.) Yevmiye defterinin kapanış onayı, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar, yönetim kurulu karar defterinin kapanış onayı ise izleyen faaliyet döneminin birinci ayının sonuna kadar notere yaptırılır. (Mülga beşinci cümle: 15/2/2018-7099/22 md.) (…) Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hâllerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır. (Ek cümle: 15/2/2018-7099/22 md.) Ancak anonim ve limited şirketlerin ticaret siciline tescili sırasında defterlerin açılış onayları ticaret sicili müdürlükleri tarafından yapılır. Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması hâlinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter veya ticaret sicili müdürlüğü onayı aranmaz. Fiziki ortamda veya elektronik ortamda tutulan ticari defterlerin nasıl tutulacağı, defterlere kayıt zamanı, onay yenileme ile açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığınca müştereken çıkarılan tebliğle belirlenir.[22] (4) Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir. (Ek cümleler:27/12/2020-7262/27 md.) Ticaret Bakanlığı, pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defterinin elektronik ortamda tutulmasını zorunlu kılabilir. Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri saklıdır. (5) (Değişik: 26/6/2012-6335/8 md.) Bu Kanuna tabi gerçek ve tüzel kişiler, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun defter tutma ve kayıt zamanıyla ilgili hükümleri ile aynı Kanunun 175 inci ve mükerrer 257 nci maddelerinde yer alan yetkiye istinaden yapılan düzenlemelere uymak zorundadır. Bu Kanunun defter tutma, envanter, mali tabloların düzenlenmesi, aktifleştirme, karşılıklar, hesaplar, değerleme, saklama ve ibraz hükümleri 213 sayılı Kanun ile diğer vergi kanunlarının aynı hususları düzenleyen hükümlerinin uygulanmasına, vergi kanunlarına uygun olarak vergi matrahının tespit edilmesine ve buna yönelik mali tabloların hazırlanmasına engel teşkil etmez. II – Defterlerin tutulması

TTK m.210/1 uyarınca ticaret şirketlerinin bu kanun kapsamındaki işlemleri Gümrük ve Ticaret Bakanlığı denetim elemanları tarafından denetlenir; bu denetimin ilkeleri, usulü ve denetime tabi işlemler Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle düzenlenir. Diğer bakanlık, kurum, kurul ve kuruluşlar ise ancak kendilerine kanunla tanınan yetkinin sınırları içinde kalmak ve öngörülen amaç, konu ve şekle tabi olmak şartıyla şirketlere ilişkin düzenlemeler yapabilir. Yazılım lisansı denetiminin TTK m.210 kapsamındaki denetime girip girmeyeceği, kanun metninde açıkça belirtilmemiş olup bu bağlantı somut koşullar çerçevesinde değerlendirilmelidir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 210Kaynağı aç
MADDE 210- (Değişik: 26/6/2012-6335/13 md.) (1) Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bu Kanunun ticaret şirketlerine ilişkin hükümlerinin uygulamasıyla ilgili tebliğler yayımlamaya yetkilidir. Ticaret sicili müdürlükleri ve şirketler bu tebliğlere uyarlar. Ticaret şirketlerinin, bu Kanun kapsamındaki işlemleri, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı denetim elemanları tarafından denetlenir. Bu denetimin ilkeleri ve usulü ile denetime tabi işlemler Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle düzenlenir. (2) Diğer bakanlık, kurum, kurul ve kuruluşlar, ancak kendilerine kanunla tanınan yetkinin sınırları içinde kalmak şartıyla ve öngörülen amaç, konu ve şekle tabi olarak şirketlere ilişkin düzenlemeler yapabilir. (3) Kamu düzenine veya işletme konusuna aykırı işlemlerde veya bu yönde hazırlıklarda ya da muvazaalı iş ve faaliyetlerde bulunduğu belirlenen ticaret şirketleri hakkında, özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca, bu tür işlem, hazırlık veya faaliyetlerin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde fesih davası açılabilir. İKİNCİ KISIM Kollektif Şirket BİRİNCİ BÖLÜM Şirketin Niteliği ve Kuruluşu A) Tanım

Denetim sırasında kanun hükümlerine göre tutulmak veya muhafaza edilmekle yükümlü olunan defter, kayıt ve belgelerle bunlara ilişkin bilgileri denetime yetkili kişilerce istenmesine karşın vermeyen ya da eksik verenler ile denetim elemanlarının görevini engelleyenler; fiilleri daha ağır bir suç oluşturmadığı takdirde TTK m.562/4 uyarınca üç yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. Ticari defterlerin mevcut olmaması, hiçbir kayıt içermemesi ya da kanuna uygun saklanmaması hâllerinde de TTK m.562/6 uyarınca sorumlular için aynı alt sınıra sahip adli para cezası öngörülmektedir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 562Kaynağı aç
MADDE 562- (Değişik: 26/6/2012-6335/30 md.) (1) Bu Kanunun; a) 64 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci veya üçüncü cümlesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyenler, b) 64 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belgelerin kopyasını sağlamayanlar, c) 64 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli onayları yaptırmayanlar, d) 65 inci maddesine uygun olarak defterlerini tutmayanlar, e) 66 ncı maddesindeki usule aykırı olarak envanter çıkaranlar, f) 86 ncı maddesine göre belgeleri ibraz etmeyenler, dörtbin (88.997) Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. (2) 88 inci maddeye aykırı hareket edenler dörtbin (88.997) Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. (3) 199 uncu maddenin birinci ve dördüncü fıkralarına aykırı hareket edenler ikiyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. (4) Bu Kanun hükümlerine göre tutulmakla veya muhafaza edilmekle yükümlü olunan defter, kayıt ve belgeler ile bunlara ilişkin bilgileri, denetime tabi tutulan gerçek veya tüzel kişiye ait olup olmadığına bakılmaksızın, 210 uncu maddenin birinci fıkrasına göre denetime yetkili olanlarca istenmesine rağmen vermeyenler veya eksik verenler ya da bu denetim elemanlarının görevlerini yapmalarını engelleyenler, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. (5) Bu Kanunun; a) (Mülga: 15/7/2016-6728/73 md.) b) 358 inci maddesine aykırı olarak pay sahiplerine borç verenler, c) 395 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci veya ikinci cümlesi hükümlerini ihlal edenler, üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. (6) Ticari defterlerin mevcut olmaması veya hiçbir kayıt içermemesi yahut bu Kanuna uygun saklanmaması hâllerinde, sorumlular üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. (7) 527 nci maddeye aykırı hareket edenler, Türk Ceza Kanununun 239 uncu maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. (8) 549 uncu maddede belirtilen belgeleri sahte olarak düzenleyenler ile ticari defterlere kasıtlı olarak gerçeğe aykırı kayıt yapanlar bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. (9) 550 nci maddeye aykırı hareket edenler üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. (10) 551 inci maddeye aykırı hareket edenler doksan günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. (11) 552 nci maddeye aykırı hareket edenler altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. (12) 1524 üncü maddede öngörülen internet sitesini oluşturmayan şirketlerin yönetim organı üyeleri, yüz günden üçyüz güne kadar adli para cezasıyla ve aynı madde uyarınca internet sitesine konulması gereken içeriği usulüne uygun bir şekilde koymayan bu fıkrada sayılan failler yüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. (13) (Ek:27/12/2020-7262/33 md.) Bu Kanunun; a) 486 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bildirimde bulunmayanlar yirmi bin (173.801) Türk lirası, b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 18/1/2024 Tarihli ve E: 2021/28, K: 2024/11 Sayılı Kararı ile.) idari para cezasıyla cezalandırılır. (14) Bu Kanun kapsamındaki idari para cezaları, aksine hüküm bulunmayan hâllerde, mahallin en büyük mülki amiri tarafından verilir. (15) Bu Kanunda tanımlanan kabahatlerden birinin idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi hâlinde, ilgili gerçek veya tüzel kişiye bir idari para cezası verilir ve ilgili hükme göre verilecek ceza iki kat artırılır. Ancak, bu kabahatin işlenmesi suretiyle bir menfaat temin edilmesi veya zarara sebebiyet verilmesi hâlinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaat veya zararın üç katından az olamaz. B) Soruşturma ve kovuşturma usulü

TTK m.64'teki defter tutma ve belge saklama yükümlülüklerinin belirli ihlalleri için m.562/1 uyarınca idari para cezası da öngörülmektedir. Bu yaptırım adli para cezası niteliğinde değil idari para cezası niteliğindedir; m.562/4 ve m.562/6'daki adli para cezasından bu yönüyle ayrışmaktadır.

TTK m.562/15 uyarınca, aynı kabahatin birden fazla kez işlenmesi hâlinde tek ceza verilmekte ve bu ceza iki kat artırılmaktadır. Kabahatin işlenmesiyle bir menfaat elde edilmişse ya da zarara yol açılmışsa verilecek ceza, bu menfaat veya zararın üç katından az olamaz. Bu artırım mekanizması yalnızca TTK kapsamında kabahat niteliğinde olup idari yaptırım kararına konu olan eylemler bakımından geçerlidir; m.562/4 ve m.562/6'daki adli para cezaları kabahat değil suç niteliğinde olduğundan bu hükmün uygulama alanı dışındadır.

Soruşturmada Bilgisayar Aramalarının Hukuki Çerçevesi

Kaçak yazılım soruşturması ceza boyutuna taşındığında bilgisayar sistemleri delil kapsamına girebilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.134/1 uyarınca, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka türlü delil elde etme imkânının bulunmaması hâlinde hâkim ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin bilgisayarında ve bilgisayar programlarıyla kütüklerinde arama yapılmasına, kayıtların kopyalanmasına ve bu kayıtların çözülerek metne dönüştürülmesine karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim en geç yirmi dört saat içinde kararını verir. Sürenin dolması ya da hâkimin aksine karar vermesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve dönüştürülen metinler derhal imha edilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. BEŞİNCİ BÖLÜM Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

CMK m.134/5 uyarınca, bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da sistemdeki verilerin tamamının ya da bir kısmının kopyası alınabilir; kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imzalanır. Öte yandan m.134/2, şifrenin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması hâlinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için bu araç ve gereçlere elkonulabileceğini düzenlemektedir; şifre çözülüp kopyalar alındıktan sonra elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. Elkoyma gerçekleştiğinde ise CMK m.134/3 uyarınca sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır; m.134/4 uyarınca alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.

Hukuk yargılaması boyutunda ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.199, elektronik ortamdaki verileri bu kanun anlamında belge olarak kabul etmektedir. Bu düzenleme, dijital kayıtların hukuki uyuşmazlıklarda delil olarak sunulabilmesinin yasal temelini oluşturur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
MADDE 199- (1) Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir. Senetle ispat zorunluluğu

Veri Güvenliği Yükümlülükleriyle İlişki

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.12/1 uyarınca veri sorumlusu, kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve hukuka aykırı erişilmesini önlemek ile muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin edecek gerekli her türlü teknik ve idari tedbiri almakla yükümlüdür. Kişisel verilerin başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından kendi adına işlenmesi hâlinde veri sorumlusu, bu tedbirlerin alınması konusunda o kişiyle müştereken sorumludur. Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda KVKK hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmakla da yükümlüdür. KVKK m.12 metninde lisanssız yazılıma doğrudan bir atıf yer almamaktadır; teknik tedbir yükümlülüğü ile lisans uyumu arasındaki ilişkinin somut olaya göre ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

KVKK m.12/4 uyarınca veri sorumluları ve veri işleyenler, öğrendikleri kişisel verileri kanuna aykırı biçimde üçüncü kişilere açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar; bu yükümlülük görevden ayrılmadan sonra da sürer. Kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde ise veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede hem ilgilisine hem de Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na bildirmekle yükümlüdür. Bildirimin somut süresine ilişkin ayrıntılar Kurul kararları ve ikincil mevzuatla belirlenmektedir.

Bağımsız Denetim Açısından Değerlendirme

Kaçak yazılım tespitinin bağımsız denetim sürecine yansıması her olayda aynı sonucu doğurmaz. Etkinin boyutu; söz konusu yazılımın finansal raporlamadaki rolüne, verilerin o yazılım aracılığıyla üretilip üretilmediğine, iç kontrol zafiyetinin ne ölçüde yaygın olduğuna ve şirketin sorunu öğrendikten sonra ne yaptığına göre değişir. TTK m.64 kapsamındaki defter tutma yükümlülüğü çerçevesinde ticari defterlerin üçüncü kişi uzmanlara makul sürede inceleme imkânı sağlayacak nitelikte tutulması zorunluluğu da bu bağlamda anlam kazanmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Kaçak yazılımı çalışan kurmuşsa işletme sahibi yine de sorumlu olur mu?

FSEK m.66 uyarınca, tecavüz bir işletmenin temsilcisi veya çalışanları tarafından hizmetlerini ifa ettikleri sırada gerçekleştirilmişse işletme sahibi hakkında da tecavüzün ref'i davası açılabilir. Bu davanın açılabilmesi için çalışanın ya da tecavüz edenin kusurlu olması şartı aranmaz.

Hak sahibi lisanssız kullanım nedeniyle ne talep edebilir?

FSEK m.68 kapsamında hak sahibi, yazılı izin alınmadan yapılan kullanım nedeniyle sözleşme yapılmış olsaydı isteyebileceği bedelin ya da rayiç bedelin en çok üç katı fazlasını talep edebilir. Kopyalar satışa çıkarılmamışsa bu kopyaların imhası ya da üretim maliyetini geçmeyecek bedelle kendisine verilmesi de istenebilir; bu seçenek izinsiz çoğaltanın hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kopyalar satışa çıkarılmışsa hak sahibi, tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında bu seçeneklerden birini kullanabilir. FSEK m.70 uyarınca manevi tazminat ile tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiil hükümlerine göre maddi tazminat da ayrı dava konusu olabilir. Bunlara ek olarak tecavüze uğrayan kimse, tecavüz edenin elde ettiği kârın kendisine verilmesini de talep edebilir; bu hâlde m.68 kapsamındaki bedel indirilir.

Lisanssız yazılım bulundurmak cezai suç mudur?

FSEK m.71/1 uyarınca hak sahibinin yazılı izni olmaksızın eseri çoğaltan, dağıtan ya da kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunabilir. Aynı maddede, kovuşturma evresinden önce hukuka aykırı yazılımı kimden temin ettiğini bildirerek bu kişilerin yakalanmasını sağlayan kişi hakkında ceza indirimi yapılabilir ya da ceza vermekten vazgeçilebilir; bu imkânın somut olaydaki koşullar çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

Soruşturma kapsamında şirket bilgisayarları aranabilir mi?

CMK m.134/1 uyarınca, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması hâlinde hâkim kararıyla şüphelinin bilgisayarında arama yapılabilir, kayıtlar kopyalanabilir ve metne dönüştürülebilir. Cumhuriyet savcısının kararı yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur; onaylanmaz ya da süre dolarsa kopyalar ve metinler derhal imha edilir. Şifre engeli veya uzun süre gerektiren işlemler nedeniyle gerekli görülmesi hâlinde cihazlara elkonulabilir; çalışmalar tamamlandıktan sonra cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. Elkoyma gerçekleştiğinde sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir.

Denetim sırasında defter ve belgeleri vermemek yaptırım doğurur mu?

TTK m.562/4 uyarınca denetime yetkili kişilerce istenmesine karşın kanun kapsamındaki defter, kayıt ve belgeleri vermeyenler, eksik verenler ya da denetim elemanlarının görevini engelleyenler; fiilleri daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde üç yüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılır. Ticari defterlerin hiç bulunmaması, kayıt içermemesi ya da kanuna uygun saklanmaması hâllerinde ise TTK m.562/6 aynı alt sınıra sahip adli para cezası öngörmektedir. Bu yaptırımlardan ayrı olarak TTK m.64'teki belirli defter tutma ve belge saklama yükümlülüklerinin ihlali hâlinde m.562/1 uyarınca idari para cezası da söz konusu olabilir.

Hak ihlali tamamlanmadan önce dava açılabilir mi?

FSEK m.69 uyarınca mali veya manevi haklarında tecavüz tehlikesiyle karşılaşan hak sahibi, ihlal henüz gerçekleşmeden önleme davası açabilir. Tecavüzün devam ettiği ya da tekrarının muhtemel görüldüğü hâllerde de aynı hüküm geçerlidir.

Lisanssız yazılım kullanımı kişisel veri koruması açısından risk doğurur mu?

KVKK m.12/1, veri sorumlularını kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve erişilmesini önleyecek, muhafazasını sağlayacak teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlü kılmaktadır. Bu yükümlülüğün lisans uyumuyla ilişkisi KVKK metninde doğrudan belirtilmemiş olmakla birlikte, veri güvenliğini etkileyebilecek yazılım kullanımının teknik tedbir standartları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekebilir; bu değerlendirme somut koşullara bağlıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu