Sıra Cetveline İtiraz Davalarında Görev, Yetki ve Yargılama Usulü
İcra ve İflas Kanunu'nun 142. maddesi kapsamında, sıra cetvelinin içeriğine yönelik itirazların cetvel suretinin tebliğ edildiği tarihten itibaren yedi gün içinde takibin yürütüldüğü yer mahkemesinde ilgililere karşı açılacak davayla ileri sürülmesi gerekir. İtiraz konusu alacağın esasına veya miktarına dayanmayıp sırf sıraya ilişkin bulunuyorsa başvuru şikayet yoluyla icra mahkemesine iletilir. Alacağın esasına ve tutarına dair itiraz davaları ise genel mahkemede basit yargılama usulü kurallarına göre görülür.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 142Kaynağı aç
Sıra Cetveline İtirazda Davacı ve Davalı Taraf Sıfatı
Sıra cetveline itiraz davası açma yetkisi, cetvele dahil edilen yahut hak sahibi olmasına rağmen cetvele kaydedilmeyen alacaklılara aittir. Dava, davacı ile aynı iştirak derecesinde bulunan veya pay ayrılan üst sıralardaki alacaklılara yöneltilir; takip borçlusunun ise sıra cetveline karşı itiraz yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/6485, K. 2014/5923Kaynağı aç
İcra ve İflas Kanunu'nun 142. maddesi uyarınca alacağın esas ve miktarına yönelik görülen itiraz davalarında takip borçlusu alacaklı konumunda yer almadığı ve hazırlanan cetvelde kendisine herhangi bir pay tahsis edilmediği için davalı sıfatı taşımaz. Dava dilekçesinde borçlu ile alacaklı arasında muvazaalı işlem tesis edildiği ve mal kaçırma kastıyla hareket edildiği ileri sürülse dahi, borçlunun bu davada taraf sıfatı oluşmaz. Husumetin borçluya yöneltildiği durumlarda, borçlu hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu gerekçesiyle reddedilmesi gerekir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/3720, K. 2015/8174).
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/3720, K. 2015/8174Kaynağı aç
Husumetin Yanlış Yöneltilmesi Halinde HMK m. 119/2 Hükmünün Uygulanabilirliği
Dava dilekçesinde hasım gösterilmemesi ya da eksik veya yanlış kişiye husumet yöneltilmesi halinde mahkemenin izleyeceği yöntem bakımından farklı hukuki değerlendirmeler mevcuttur. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 01.03.2013 tarihli kararında (E. 2012/6830, K. 2013/1206), sıra cetveline itiraz davalarında hasmın gösterilmemesinin veya eksik ya da yanlış kişiye husumet yöneltilmesinin talebin reddini gerektirmeyeceği; mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/2. maddesi uyarınca kesin süre verilip husumetin tamamlatılması ve karardan etkilenecek kişilere tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması gerektiği belirtilmiştir.
Buna karşılık yargı kararlarındaki bir diğer yaklaşıma göre, İcra ve İflas Kanunu'nun 142. maddesi uyarınca alacağın esas ve sırasına itiraz davası açıldığında husumetin yanlış yöneltilmesi durumunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/2. fıkrası gereğince husumetin tamamlanması amacıyla davacıya süre verilmesi mümkün görülmemektedir. Bu değerlendirmede, taraf noksanlığının ikmaline dair usulün icra mahkemesindeki şikayet yargılamalarına özgü olduğu ve genel mahkemede borçlu aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Taraf Değişikliği ve Borçlunun Davalı Gösterilmesinde HMK m. 124
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesine göre iradi taraf değişikliği kural olarak karşı tarafın açık rızasına tabidir. Talebin maddi bir hataya dayanması veya dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmemesi hallerinde hâkim karşı tarafın onayını aramaksızın değişikliği kabul eder. Dilekçede tarafın hatalı yahut eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıdan ileri gelmesi durumunda da rıza aranmaksızın taraf değişikliğine imkan tanınır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 124Kaynağı aç
Sıra cetveline itiraz davasının vekil vasıtasıyla açıldığı durumlarda davalı olarak yalnızca takip borçlusunun gösterilmesi hali hata veya kabul edilebilir bir yanılgı kapsamında değerlendirilmemektedir. Alacaklılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olmadığından diğer alacaklıların davaya sonradan dahil edilmesi HMK m. 124 kapsamında mümkün görülmez. Taraf sıfatı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesi gereğince dava şartı niteliği taşıdığından, mahkemenin bu durumu yargılamanın her aşamasında resen gözeterek HMK m. 114/d ve 115 uyarınca davayı pasif sıfat yokluğundan reddetmesi gerekir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/5414, K. 2012/6099).
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2012/5414, K. 2012/6099Kaynağı aç
Tensip Aşamasında Dava Dilekçesinin Şekli Denetimi
İlk derece mahkemeleri yazı işleri mevzuatının tensip tutanağını düzenleyen 200/1-a maddesi kapsamında, dava dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119. maddesindeki kanuni unsurları içerip içermediğinin denetlenmesi ve eksiklik bulunması halinde bu yönde yapılan usul işlemlerinin tutanağa geçirilmesi mümkündür.
Haciz Takiplerinde Verilecek Kararın Hukuki Niteliği
Haciz yoluyla yürütülen takiplerde düzenlenen sıra cetveline itiraz davalarında, iflas tasfiyesindeki sıra cetveli hükmü kıyasen tatbik edilir. Bu davalarda sıra cetvelinin tamamen iptali yoluna gidilmeyip, davalı alacaklıya ayrılan payın yargılama gideri ve vekalet ücreti dahil olmak üzere öncelikle davacı alacaklıya ödenmesine, arta kalan miktar bulunması halinde bunun davalıya bırakılmasına dair eda hükmü kurulmalıdır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/3720, K. 2015/8174).
Sıra cetveline itiraz davasında takip borçlusu davalı gösterilebilir mi?
Takip borçlusunun alacaklı sıfatı bulunmadığı ve cetvelde kendisine pay ayrılmadığı için davalı sıfatı yoktur; borçluya yöneltilen dava pasif sıfat yokluğundan reddedilir.
Sıra cetveline itiraz davası hangi mahkemede ve ne sürede açılır?
Sıra cetveline itiraz davası, cetvel suretinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde takibin yürütüldüğü yer mahkemesinde açılır. Sıraya dair itirazlar şikayet yoluyla icra mahkemesinde, alacağın esasına ilişkin itirazlar ise genel mahkemede basit yargılama usulüyle çözümlenir.
Husumet yanlış yöneltildiğinde HMK m. 119/2 uyarınca kesin süre verilebilir mi?
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin bir kararında HMK m. 119/2 uyarınca süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği kabul edilmişken; istinaf uygulamasında bu imkanın yalnızca icra mahkemesindeki şikayet yoluna özgü olduğu ve genel mahkemedeki itiraz davasında borçluya karşı açılan davanın sıfat yokluğundan reddedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Borçlunun davalı gösterilmesi halinde HMK m. 124 kapsamında taraf değişikliği yapılabilir mi?
Davanın avukat aracılığıyla açıldığı hallerde davalı olarak yalnızca borçlunun gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgı sayılmaz; alacaklılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından taraf değişikliği talebi reddedilerek dava pasif sıfat yokluğundan sonuçlandırılır.
Haciz takiplerinde sıra cetveline itiraz davası kabul edildiğinde cetvel iptal edilir mi?
Haciz takiplerinde sıra cetvelinin bütünüyle iptaline hükmedilmez; kanunun kıyasen tatbik edilen düzenlemesi uyarınca davalıya ayrılan payın vekalet ücreti ve yargılama gideri dahil davacıya ödenmesine, arta kalan kısmın davalıya bırakılmasına eda hükmüyle karar verilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

