Silahlı Örgüt Suçu TCK 314 Cezası ve Unsurları

by Avukat Erdal Ersoy
Silahlı Örgüt Suçu TCK 314 Cezası ve Unsurları

Silahlı Örgüt Suçu ve Yasal Çerçevesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinde düzenlenen silahlı örgüt suçu, Kanun'un İkinci Kitap Dördüncü Kısmının dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla silahlı örgüt kurulmasını, yönetilmesini ve bu örgüte üye olunmasını yaptırıma bağlar. Maddenin birinci fıkrası uyarınca söz konusu amaçlarla silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca bu nitelikteki bir silahlı örgüte üye olan kişilere beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 314Kaynağı aç
Madde 314- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir. (3) (Ek:2/3/2024-7499/11 md.)[115] (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 5/11/2024 Tarihli ve E.:2024/81, K.:2024/189 Sayılı Kararı ile) (4) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır. Silâh sağlama

Silahlı örgütün varlığından söz edilebilmesi bakımından örgütün tüm mensuplarının fiilen silahlı olması zorunlu değildir. Suçun oluşumu için amaçlanan suçları işlemeye elverişli silaha erişim ve tasarruf imkânının bulunması yeterlidir. Ayrıca korunan hukuki değer, suçun icrasından önce doğan somut tehlike hali olduğundan, amaçlanan suçların fiilen işlenmiş olması cezalandırma bakımından şart değildir.

Silahlı örgüt suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca kasten işlenebilen bir suçtur. Suçun manevi unsurunun gerçekleşmesi için failin kanuni tanımdaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi zorunludur.

Yöneticilik ve Üyelik Ayrımı ile Suçun Nitelikleri

Silahlı örgüt bünyesinde emir ve talimat verme, inisiyatif kullanma, sevk ve idare fonksiyonlarını üstlenen kişilerin fiilleri Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin birinci fıkrası kapsamında kurma veya yönetme olarak vasıflandırılır. Bu idari fonksiyonları icra eden failler hakkında yalnızca üyelik hükümlerinden mahkûmiyet kurulması hukuki vasıflandırma hatası oluşturur. Üyelik sıfatının belirlenmesinde ise salt düşünsel yakınlık, ideolojik sempati veya yayın takibi yeterli kabul edilmez. Üyeliğin sübutu; örgüt iradesine teslimiyet, emir ve talimatları yerine getirmeye hazır bulunma ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel faaliyetlere katılım şartlarına bağlıdır.

Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan silahlı örgüte üye olma suçu kesintisiz, diğer adıyla mütemadi bir suç niteliğindedir. Örgütsel bağ sürdüğü müddetçe suç temadi eder; bağlılığın fiilen kesildiği anda ise temadi son bulur. Bununla birlikte silahlı örgüte üye olma suçu özgü suç niteliği taşımaz; kişisel bir suçtur ve kamu görevlisi sıfatı suçun kurucu unsurları arasında yer almaz.

Örgüte Yardım Fiili ve Şahsi Sorumluluk İlkesi

Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler silahlı örgüt suçu açısından da aynen uygulanır. Bu çerçevede, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaksızın örgüte bilerek ve isteyerek somut katkı sunan kişilerin fiilleri yardım niteliğindedir. Kanun'un 220. maddesinin yedinci fıkrası yollamasıyla örgüte yardım eden kişi örgüt üyesi olarak cezalandırılır; ancak yapılan yardımın niteliğine göre cezada indirim uygulanabilir.

Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinde düzenlenen temel ceza hukuku kuralı gereğince ceza sorumluluğu şahsidir ve hiç kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; ancak işlenen suç dolayısıyla kanunda öngörülen tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması mümkündür.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20- (1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. (2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır. Kast

Delillerin Değerlendirilmesi ve Koruma Tedbirleri

Silahlı örgüt suçlarına ilişkin yargılamalarda deliller bağlamsal ve bütünsel biçimde değerlendirilir. Ardışık veya periyodik ankesör ve sabit hat aramaları örgütün gizlilik tedbiri ve iletişim pratiğiyle örtüştüğünde kuvvetli emare sayılabilir; buna karşılık tekil ve izole arama kayıtları tek başına mahkûmiyet kurmaya yeterli görülmez. Gizli tanık beyanlarına başvurulduğunda çapraz sorgu güvencelerinin korunması ve beyanların bağımsız delillerle teyit edilmesi şarttır. Soruşturma evresindeki kısıtlama kararlarının ölçülülük ilkesiyle sınırlandırılması ve dijital verilerde kayıt, cihaz ve kullanıcı eşlemesini içeren teknik doğrulamaların yapılması aranır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin 12 numaralı alt bendi uyarınca, Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinde tanımlanan silahlı örgüt suçları somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde tutuklama nedeni var sayılabilecek katalog suçlar arasında yer alır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 100Kaynağı aç
Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.[13] (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; 1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, 2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa. (3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:[14] a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;[15] 1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78), 2. (Ek:6/12/2019-7196/58 md.)[16] Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) 3. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83), 4.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent b, e ve f) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),[17] 5. İşkence (madde 94, 95) 6. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102), 7. Çocukların cinsel istismarı (madde 103), 8.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149), 9. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), 10. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220), 11. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308), 12. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315), b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları. c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu. d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar. e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar. f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları. g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar. h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar. i) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçu. j) (Ek:12/5/2022-7406/9 md.) Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu. k) (Ek:10/10/2024-7528/35 md.) Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu öğrencilerin eğitimine yönelik Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî eğitim kurumları ve özel öğretim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama suçu. (4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.[18] Tutuklama kararı

Yargılama Usulü ve İnfaz Rejimi

5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlara ilişkin davalara bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Ağır ceza mahkemelerinin görev alanı belirlenirken Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yargılayacağı kişilere, askerî mahkemelerin görevlerine ve çocuklara özgü kovuşturmaya ilişkin özel kanun hükümleri saklı tutulmuştur. Öte yandan Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesine 7499 sayılı Kanun ile eklenen üçüncü fıkra hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilerek yürürlükten kalkmıştır.

5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN m. 12Kaynağı aç
Madde 12- (Değişik: 21/2/2014 – 6526/2 md.) Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), (…)[9] hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır. Diğer ceza mahkemelerinin görevleri

Hükmolunan cezaların yerine getirilmesinde örgüt mensubu failler yönünden özel infaz kuralları tatbik edilir. Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 58Kaynağı aç
Madde 58- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. (3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur. (4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. (5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz. (6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. (7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir. (8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır. (9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir. Sınır dışı edilme

Silahlı Örgüt Suçunda Dava ve Ceza Zamanaşımı

Dava zamanaşımı süreleri Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda zamanaşımı süresi 15 yıldır; bu çerçevede silahlı örgüt kurma, yönetme ve üyelik suçlarında temel dava zamanaşımı süresi 15 yıl olarak uygulanır. Dava zamanaşımı süresinin hesaplanmasında Kanun'un 66. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suçun kanuni tanımındaki cezasının yukarı sınırı, üçüncü fıkrası uyarınca ise dosyadaki deliller kapsamında suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri dikkate alınır. Kesintisiz suçlarda dava zamanaşımı, Kanun'un 66. maddesinin altıncı fıkrası gereğince kesintinin gerçekleştiği günden itibaren işlemeye başlar.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. (7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz. Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi

Kesinleşen mahkûmiyet kararlarında ceza zamanaşımı süreleri Türk Ceza Kanunu'nun 68. maddesinde düzenlenmiştir. Beş yıldan fazla süreli hapis cezalarında ceza zamanaşımı süresi 20 yıldır. Kanun'un 68. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bu süre, mahkûmiyet kararının kesinleştiği veya infaz sürecinin kesintiye uğradığı tarihten itibaren işlemeye başlar; hesaplamada ise infazı tamamlanmamış bakiye ceza miktarı dikkate alınır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68- (1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez: a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl. b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl. c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl. d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl. e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez. (3) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz. (4) Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez. (5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır. Ceza zamanaşımı ve hak yoksunlukları

Zamanaşımı hesaplamalarında yaş küçüklüğü ve fiilin işlendiği yer özel istisnalara tabidir. Fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup 15 yaşını doldurmamış çocuklarda dava ve infaz zamanaşımı süreleri yarı oranında; 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmamış çocuklarda ise üçte iki oranında uygulanır. Bunun yanı sıra Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yer alan on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde kamu davası zamanaşımına uğramaz ve bu suçlardan dolayı verilmiş cezalarda zamanaşımı uygulanmaz.

Silahlı örgüt kurma, yönetme ve üyelik cezası ne kadardır?

Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesi uyarınca silahlı örgüt kuran veya yöneten kişiye 10 yıldan 15 yıla kadar, silahlı örgüte üye olan kişiye ise 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verilir.

Silahlı örgütün varlığı için bütün üyelerin silahlı olması zorunlu mudur?

Hayır, örgüt mensuplarının tamamının fiilen silah taşıması zorunlu olmayıp amaçlanan suçları işlemeye elverişli silaha erişim ve tasarruf imkânının bulunması yeterlidir.

Örgüt hiyerarşisine dahil olmadan yardım eden fail nasıl cezalandırılır?

Hiyerarşik yapıya dahil olmaksızın örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi TCK 220/7 yollamasıyla örgüt üyesi olarak cezalandırılır; ancak yardımın niteliğine göre cezasında indirim yapılabilir.

Silahlı örgüt suçlarında dava ve ceza zamanaşımı süreleri ne kadardır?

Silahlı örgüt kurma, yönetme ve üyelik suçlarında temel dava zamanaşımı süresi 15 yıldır; kesinleşen mahkûmiyet kararlarında ceza zamanaşımı süresi ise 20 yıldır. Kesintisiz suç olan üyelikte süre kesintinin gerçekleştiği tarihten itibaren başlar.

Silahlı örgüt suçlarında görevli mahkeme hangisidir?

5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereğince Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinde düzenlenen silahlı örgüt suçlarına ilişkin davalara bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu