Depremde Müteahhidin Cezai Sorumluluğu ve Taksir

by Avukat Erdal Ersoy
Depremde Müteahhidin Cezai Sorumluluğu ve Taksir

Deprem sebebiyle gerçekleşen ölümlerde ve yıkımlarda cezai sorumluluk ceza hukuku ilkeleri çerçevesinde belirlenir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 22. maddesinin 2. fıkrası uyarınca taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22- (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır. (2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. (3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. (4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir. (5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir. (6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir. Netice sebebiyle ağırlaşmış suç

Bilinçli Taksir ve Olası Kast Ayrımı

Kişinin gerçekleşebileceğini öngördüğü neticeyi istememesine rağmen sonucun meydana gelmesi durumunda bilinçli taksir hükümleri devreye girer. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 22. maddesinin 3. fıkrasına göre bilinçli taksir halinde, taksirli suça ait ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. Yürürlükteki mevzuata, afet bölgelerindeki yapı şartlarına ve teknik gerekliliklere aykırı şekilde bina inşa edilmesi veya ruhsatlandırılması eylemleri neticesinde ölüm meydana geldiğinde bilinçli taksir kapsamında değerlendirme yapılabilmektedir.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/10626, K. 2022/10721Kaynağı aç
12. Ceza Dairesi         2020/10626 E.  ,  2022/10721 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Taksirle öldürme suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 23.10.2011 tarihinde yerel saatle 13:41 sıralarında, merkez üssü … ili, … ilçesinde meydana gelen ve merkez üssü … köyü civarı, değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, … Mah. 2011 ada 23 parsel ve 212 ada 46 parselde bulunan … Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu dokuz kişinin öldüğü, yapılan ölü muayene işlemi sonucu ölenlerin göçüğe (depreme) bağlı olarak hayatlarını kaybettiklerinin tespit edildiği olayda; … Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Nisan 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre; binanın elektrik, mimari ve statik projesinin olduğu, ancak statik projeye ait hesap çıktısının bulunmadığı, … Apartmanına ait mimari ve statik projelerde herhangi bir malzeme özelliğine rastlanmadığı, apartmanın yapım yılına göre 1975-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, parça beton numuneler içerisinde, boyut itibariyle standart dışı agregalar olduğunun tespit edildiği, karot numuneleri üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyleri sonucunda, betonunun ortalama basınç dayanımının 14.88N/mm2 olarak elde edildiği, elde edilen bu değerin 1975 yılında yayımlanan ve … Apartmanının analizlerinde dikkate alınan, Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan B160'ı sağladığı, ancak karot sayısı ve yapı enkazı resimleri dikkate alındığında, hesaplanan bu ortalama değerin tüm yapıya ait betonu yansıtma olasılığının düşük olduğunun, proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda tekil temellerin, zemin emniyet gerilmesi, donatı ve kesit alanı açısından %90.5'inin, zemin kat kolonlarının kesit, pursantaj oranı ve donatı alanı açısından %62'sinin, zemin kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından ise %3'ünün yetersiz olduğunun, statik projelerde herhangi bir kolon düşey açılımı ve kolon-kiriş bağlatı detayının bulunmadığının, sonuç olarak dosyadaki belgelerden bina taşıyıcı elemanlarının uygulamadaki donatı detaylandırmasının yetersiz olduğunun belirlendiği, … Apartmanına ilişkin ön inceleme sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, yapı ruhsat aşamasında fenni mesul tarafından verilmesi zorunlu olan belgelerin bulunmadığı, sadece 10/10/1994 tarihli noter tasdikli taahhütname olduğunun bu nedenle ilgili belgelerin temininden sonra ruhsat verilebileceğinin yazılı olduğu, Belediye tarafından yazılan 10.10.2012 tarihli yazıda, apartmana ait 14.10.1994 tarih ve 330/A numaralı yapı ruhsatının bulunduğu, ruhsat alınan sürede inşaatın bitirildiği, 20.06.1995 tarih ve 252 numaralı tadilat ruhsatı ile de kat ilavesi yapıldığı ancak söz konusu yapıya ait yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığının belirtildiği, yapı ruhsatının … tarafından düzenlendiği, kontrol işlemlerini …' ın yaptığı, …'ın ise yapı ruhsatını onaylayan İmar Müdürü olduğu, Dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporları, yapılan inceleme, değerlendirme ve deliller neticesinde; 1. derece deprem bölgesinde yer alan … Apartmanının taşıyıcı elemanların donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, binada projelendirme, yapım ve … bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının belirlendiği, … Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün soruşturma aşamasında sanıklar …, … ve … hakkında yaptığı ön inceleme sonucunda aldığı 09.11.2012 tarih ve 2012/62 sayılı kararında, "…İmar Kanunu ve Yönetmelikleri gereğince bir binanın yapım aşamalarına başlamadan gerekli evrakların temin ettirilerek dosyasına konulmamasından, ayrıca 1 aylık süre ile fenni mesul olarak görev yapan …'un fenni mesuliyetinin kabul edilmemesi veya sürenin bitimi neticesinde yapı sahibine ihtarat niteliğinde bir belge gönderilmemesi, yapı sahibi ile fenni mesul arasında sözleşmenin olmaması gibi evrakların temin edilmeden, inşaat ruhsatının 54. bölümünün fenni mesule imzalattırılmadan inşaat ruhsatının verilmesinde kusurlu oldukları…" gerekçeleri ile soruşturma izni verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin bir nedene dayanmayan temyiz sebeplerinin reddine, ancak; … Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği tarafından düzenlenen Nisan 2012 tarihli raporda; “deprem nedeni ile yıkılan binada … aşaması ve sorumluluk ilişkilendirilmesi” adı altında tablo hazırlandığı, söz konusu binanın yapılış tarihi itibariyle, 1975 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmeliğe tabi olduğu, binada kullanılan betonun yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan B160'ı sağladığı ancak karot sayısı ve yapı enkazı resimleri dikkate alındığında, hesaplanan bu ortalama değerin, tüm yapıya ait betonu yansıtma olasılığının düşük olduğunun, statik projelerde herhangi bir kolon düşey açılımı ve kolon-kiriş bağlatı detayının bulunmadığı, parça beton numuneleri içerisinde boyut itibariyle standart dışı agregaların olduğu, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu ve bu yetersizlikler dolayısıyla proje müellifleri, yapı sahibi ve müteahhidinin, teknik uygulama sorumlusunun ve belediyenin ilgili birimlerinin sorumlu olduğunun belirtildiği, ayrıca binanın … bitimi aşamasında biten bina inşaatının projeye uygunluğunun denetlenmediği, bu nedenle belediyenin teknik uygulama yetkililerinin sorumlu olduğu sonucuna varıldığı, İnşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan, 1580 sayılı Belediyeler Kanunun “Belediyenin Vazifeleri” başlıklı 15. maddesinin 79. bendinde “İmar planlarının yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı tedbirler alma” hükmünün yer aldığı, Buna göre, … Apartmanına ait 14.10.1994 tarih ve 330/A numaralı yapı ruhsatının bulunduğu, 20.06.1995 tarih ve 252 numaralı tadilat ruhsatı ile de kat ilavesi yapıldığı ancak söz konusu yapıya ait yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığı, yapı ruhsatının … tarafından düzenlendiği, kontrol işlemlerini …' ın yaptığı, …'ın ise yapı ruhsatını onaylayan İmar Müdürü olduğu, bina sahibi tarafından inşaatına başlanılacak binanın yapım aşamalarına başlamadan önce İmar Kanunu ve Yönetmelikleri gereğince gerekli olan evrakların temin ettirilerek dosyasına konulmamasından, inşaat ruhsatının 54. bölümünün fenni mesule imzalattırılmadan inşaat ruhsatının verilmesi nedeniyle; 3194 sayılı İmar Kanunun “Ruhsat alma şartları” başlıklı 22. maddesindeki, “Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge) mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir. Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir. Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.” hükmüne aykırı davrandıkları; binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, beton içerisinde standart dışı agregaların olduğu, malzeme kalitesinde, binanın proje ve yapım aşamasında yetersizlikler olması sonucu binanın meydana gelen deprem nedeni ile yıkılmasında, sanıklar …, … ve …'ın objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olmalarına rağmen, İmar Kanununa, 1975 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve dönem itibariyle bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davrandıkları, üzerilerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, mevcut sonucun gerçekleşmesinde etkili oldukları, bu nedenle meydana gelen ölümler bakımından sanıkların eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle sanıklar …, … ve … hakkında beraat kararları verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 27.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Buna karşılık, inşa sürecinde güçlü bir depremde yapının yıkılabileceğinin öngörülmesine rağmen bilerek ve isteyerek inşaat malzemesinden eksiltme yapılması ve neticenin kabullenilmesi durumunda, eylemin olası kast kapsamında değerlendirilebileceği de ileri sürülmektedir.

Taksirle Öldürme Suçunda Ceza Sınırları ve Görevli Mahkeme

Depremde yapının yıkılması sonucunda ölümün gerçekleşmesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesi tatbik edilir. Kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet veren fail hakkında iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası uygulanır. Maddenin 2. fıkrası gereğince, fiilin birden çok insanın ölümüne ya da en az bir kişinin ölümüyle birlikte bir veya birden fazla kimsenin yaralanmasına yol açması durumunda, fail iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[35] İKİNCİ BÖLÜM Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar Kasten yaralama[36][37]

Taksirle öldürme suçunda bir kişi öldüğünde davanın asliye ceza mahkemesinde, birden fazla insanın ölmesi veya ölenlerle beraber birden fazla kişinin yaralanması halinde ise yargılamanın ağır ceza mahkemesinde görüleceği kabul edilmektedir.

Taksirli Suçlarda Şahsi Kusur İlkesi ve Ruhsatlandırma

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 22. maddesinin 5. fıkrasına göre, birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda iştirak hükümleri uygulanmaz; herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur ve her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin E. 2020/10626, K. 2022/10721 sayılı kararına konu incelemede, binanın taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasındaki yetersizlikler sebebiyle proje müellifleri, yapı sahibi, müteahhit, teknik uygulama sorumlusu ve belediyenin ilgili birimlerinin sorumluluğuna işaret edilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 22. maddesi kapsamında yapı ruhsatı için dilekçeye tapu, mimari, statik, elektrik ve tesisat projeleri ile hesap ve krokilerin eklenmesi gerekir. Eksiklik bulunmayan başvurularda ruhsat en geç otuz gün içinde düzenlenir; eksik veya yanlış varsa on beş gün içinde yazılı olarak bildirilir ve eksiklik tamamlandıktan sonra on beş gün içinde ruhsat verilir. Zorunlu belgeler bulunmamasına rağmen binalara ruhsat düzenleyen veya onay veren görevliler de dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık çerçevesinde şahsi kusurları doğrultusunda sorumlu tutulabilir.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik (….)[26] bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir. Belediyeler veya valiliklerce (….)[27] ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir. Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir. Geliştirme alanlarında yapı ruhsatı:

İnşaatın yapıldığı tarihteki mülga 1580 sayılı Belediyeler Kanunu'nun 15. maddesinin 79. bendinde de belediyelerin imar planlarının uygulanması ile ruhsat aşamalarında standartlara uygunluğu denetlemekle görevli kılındığı düzenlenmiştir.

Kusur Belirlemesinde Dönemsel Şartlar ve Güvenlik Tedbirleri

Yıkılan yapının sorumlularının ceza sorumluluğu incelenirken yapının inşa edildiği tarihteki mevzuat, afet bölgesi kuralları, resmi kayıtlar ve teknik kriterler göz önünde bulundurulur. Sorumluluk tayininde günümüz teknolojisi yerine yapının inşa edildiği tarihteki fenni şartlar ve bilimsel ölçütler esas alınarak bilirkişi incelemesi gerçekleştirilir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, belirli bir meslek veya sanatın gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık sebebiyle taksirli suçtan mahkûm olanlar hakkında üç aydan üç yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına karar verilebilmektedir. İlgili tedbirin uygulanabilmesi için söz konusu mesleğin ruhsatnameye tabi olarak yürütülmesi koşulunun arandığı yönündeki değerlendirmeler doğrultusunda, ruhsatnameye bağlı icra edilmeyen meslek kolları bakımından bu güvenlik tedbirinin tayin edilemeyeceği kabul edilmektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;[13] a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…)13, c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır. (2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. (3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.[14] (4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.[15] (5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar. (6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar. Eşya müsaderesi
Deprem davalarında dava zamanaşımı süresi ne zaman başlar?

Deprem sebebiyle taksirle öldürme suçunda dava zamanaşımı süresi, neticenin gerçekleştiği vefat tarihinden itibaren işlemeye başlar.

Depremde birden çok kişinin ölmesi durumunda hangi ceza öngörülür?

Birden fazla kişinin vefatı halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesinin 2. fıkrası uyarınca iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası öngörülmekte olup, fiilin bilinçli taksirle işlenmesi durumunda bu ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

Mevzuattaki zorunlu evraklar olmadan ruhsat verilmesi halinde cezai sorumluluk doğar mı?

Yönetmelik ve mevzuatta öngörülen zorunlu belgeler bulunmaksızın binalara oturma veya inşaat ruhsatı düzenleyen veya onaylayan ilgililer meydana gelen ölüm neticesinden taksirle öldürme kapsamında sorumlu tutulabilmekte, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 22. maddesinin 5. fıkrası gereğince birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda iştirak kuralları uygulanmayıp her fail kendi kusuruna göre ayrı ayrı cezalandırılmaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu