Gerçeğe Aykırı Sigortalı Bildirimi Kavramı ve Kapsamı
Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işe giriş ve prim bildirimlerinin fiili çalışma durumunu yansıtması zorunludur. Gerçeğe aykırı sigortalı bildirimi; bir şahsın işyerinde fiilen hiçbir çalışması bulunmadığı halde Kuruma sigortalı gösterilmesi, fiili çalışma gün sayısının veya prime esas kazanç tutarının eksik ya da yanlış bildirilmesi ve sigortalılık ilişkisinin somut çalışma olgusuna aykırı biçimde tesis edilmesi fiillerini kapsar.
Uygulanan İdari ve Mali Yaptırımlar
Fiilen çalışmayan kişileri sigortalı bildiren işverenler hakkında, gerçeğe aykırı bildirimi yapılan her bir kişi için ayrı ayrı idari para cezası kesilir. Sahte bildirime konu dönemlere ait tüm sigorta primleri, tahakkuk eden gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte Kurum tarafından geriye dönük tahsil edilir. Bunun yanı sıra haksız surette yararlanılan sağlık yardımları ile bağlanmış olan emeklilik ödemeleri faiziyle ilgililerden geri alınır ve ilgili işyeri istihdam teşvikleri ile yasal desteklerden menedilir.
Teftiş Süreci ve Savcılık Bildirimi
Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişleri ve denetmenlerince yürütülen denetimler, kurum içi veri analizleri ya da ihbar ve şikayetler sonucunda gerçeğe aykırı bildirim tespit edildiğinde resmi denetim raporu tanzim edilir. Rapor doğrultusunda idari para cezaları ve prim borçları tahakkuk ettirildikten sonra, dosya suç duyurusu ile Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirilir ve ilgililer hakkında adli ceza soruşturması başlatılır.
Cezai Sorumluluk ve İştirak Durumu
Gerçeğe aykırı sigorta bildirimlerinde kusur durumlarına göre işveren, bildirimi hazırlayan şirket yetkilisi veya muhasebe görevlisi ile bu ilişkiden bilerek menfaat sağlayan sigortalı cezai sorumluluk altına girebilir. Sigortalının fiilen çalışmadığını ve bildirimin sahte olduğunu bilerek hareket etmesi halinde, eylemin niteliğine göre müşterek fail veya yardım eden sıfatıyla yargılanması söz konusu olur.
Belgede Sahtecilik Suçları Açısından Hukuki Nitelendirme
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde resmi belgede sahtecilik suçu düzenlenmiş olup, bir resmi belgeyi sahte düzenleyen, gerçeğini aldatacak biçimde değiştiren veya sahtesini kullanan kişilere iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Suçun belgeyi görevi gereği tanzim etmeye yetkili kamu görevlisince işlenmesi halinde ise ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapistir. Buna karşılık Türk Ceza Kanunu'nun 207. maddesi uyarınca, sahte bir özel belgeyi düzenleyen veya değiştiren ve kullanan ya da bu nitelikteki özel belgeyi bilerek kullanan kişiler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile yaptırıma bağlanmıştır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 204Kaynağı aç
bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi
belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak
düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren,
gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu
görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar
geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında
artırılır.
Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 207Kaynağı aç
gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen işe giriş bildirgelerinin meslek odasına kayıtlı yetkili serbest muhasebeci veya mali müşavir sıfatını taşımayan kimselerce sahte olarak tanzim edilmesi halinde, eylem resmi belgede sahtecilik kapsamında değil, Türk Ceza Kanunu'nun 207. maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçu çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/12152, K. 2021/232Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar hakkında CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıkların beraatine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İş yeri sahibi sanık … ve bu iş yerinin muhasebe işleriyle ilgilenen sanık …'in aslında var olmayan bir iş yerinde diğer sanıkları da çalışıyor gibi göstererek katılan kuruma bildirimde bulundukları, diğer sanıklardan SGK primi adı altında aylık yaklaşık 200-250 TL para aldıkları, bu suretle üzerilerine atılı suçları işledikleri iddia olunan somut olayda;
1- Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıkların suçlamaları kabul etmediklerine yönelik istikrarlı savunmaları, katılan kurumun yazı cevapları, bilirkişi raporu, katılan kurum tarafından hazırlanan raporlar ve dosya kapsamına göre;sanıkların kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, kurumun kendisine bildirilen iş yerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, sanıkların sigorta primlerini katılan kuruma yatırmış olması halinde, 5510 sayılı Kanunun 89.maddesince primlerin irat kaydedileceği, aynı kanunun 96. maddesince de yapılan sağlık harcamalarının da geri alınacağının düzenlenmiş olması, primlerin yatırılmamış olması halinde de katılan kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından da bahsedilemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemek kastı ile hareket ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak ve kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların beraatine yönelik mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2- a) Sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıkların savunmaları, katılan kuruma ait teftiş raporu, bilirkişi raporu, SGK kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların, paravan olarak devam eden ve aktif bir ticari faaliyeti bulunmayan iş yerinde çalışmadıkları halde çalışmış gibi sahte işe giriş belgeleri hazırlamak, bu şekilde çalışmış gibi göstermek maksadıyla kişileri temin etmek suretiyle kuruma ibraz ederek kurumun zararına sebebiyet verdikleri anlaşıldığından, sanıkların TCK'nın 158/1-e, son maddeleri gereğince nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraat hükümlerinin tesisi,
b) Sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanıkların savunmaları, sanık …’in serbest muhasebeciler ve mali müşavirler odasına kayıtlı muhasebeci veya mali müşavir olmadığının belirtildiği cevabi yazı, katılan kuruma ait teftiş raporu, bilirkişi raporu, SGK kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre; sanık …’ın bilgisi ve sanık …’e vermiş olduğu vekalet doğrultusunda sanık …’in sahte olarak tanzim ettiği işe giriş bildirgelerinin 5237 sayılı TCK'nın 207. maddesi kapsamında özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, sanıkların TCK'nın 207. maddesi gereğince özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraat hükümlerinin tesisi,
c) Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde;
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık …’nin karar tarihinden sonra 24/06/2017 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, TCK’nın 64/1. ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşürülme kararı verilip verilmeyeceğinin yerel mahkemece değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 13/01/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Nitelikli Dolandırıcılık İddiası ve Yargıtay Yaklaşımı
Aktif bir ticari faaliyeti bulunmayan ve paravan olarak sürdürülen işyerinde çalışılmadığı halde çalışılmış gibi sahte işe giriş belgeleri hazırlamak, bu amaçla kişileri temin etmek ve belgeleri Kuruma ibraz ederek Kurumun zararına yol açmak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2019/12152 Esas ve 2021/232 Karar sayılı kararında, bu fiilleri işleyen işyeri sahibi ile muhasebe işlerini yürüten kişiler yönünden beraat yerine anılan suçtan mahkûmiyet kurulması gerektiği kabul edilmiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2019/12152 Esas ve 2021/232 Karar sayılı kararında, sigortalı gösterilen kişiler bakımından ayrı bir değerlendirme yapılmıştır. Kurumun denetim imkânını ortadan kaldıracak nitelikte hileli hareket bulunmaması, bildirilen işyerinin ve işe giriş bildirgelerinin her zaman denetlenebilmesi, primlerin yatırılması halinde 5510 sayılı Kanunun 89. maddesi uyarınca irat kaydedileceği ve aynı Kanunun 96. maddesi uyarınca sağlık harcamalarının geri alınacağı, prim yatırılmamışsa Kurumun alacağını tahsil imkânının sürmesi birlikte değerlendirildiğinde Kurum zararının doğmadığı ve nitelikli dolandırıcılık kastının kesin delille kanıtlanamadığı kabul edilmiş; bu kişilerin beraati yerinde görülmüştür.
Sahte sigortalı bildiriminde bulunan işverene hangi idari yaptırımlar uygulanır?
Fiilen çalışmayan kişileri sigortalı bildiren işverene bildirilen her kişi için müstakil idari para cezası verilir, primler gecikme cezası ve zammıyla geriye dönük tahsil edilir, işyerine teşvik yasağı konulur ve haksız ödenen sağlık ile emeklilik tutarları ilgililerden faiziyle geri alınır.
Yetkisiz kişilerce hazırlanan sahte işe giriş bildirgesi hangi suçu oluşturur?
Meslek odasına kayıtlı mali müşavir veya muhasebeci olmayan yetkisiz kişilerin sahte olarak tanzim ettiği işe giriş bildirgeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207. maddesi kapsamında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasını gerektiren özel belgede sahtecilik suçunu oluşturur.
Paravan işyerleri üzerinden sahte sigortalılık kaydı açanlar dolandırıcılıktan ceza alır mı?
Aktif ticari faaliyeti bulunmayan paravan işyerinde çalışılmadığı halde sahte işe giriş belgeleri hazırlayıp kişileri temin ederek Kuruma ibraz eden ve Kurum zararına yol açan kişilerin eylemi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur.
Gerçeğe aykırı sigortalı gösterilen kişi nitelikli dolandırıcılıktan doğrudan ceza alır mı?
Kurumun denetim imkânını engelleyici hileli hareketi bulunmayan, primlerin irat kaydı veya tahsil kabiliyeti nedeniyle kurum zararına yol açtığı ve suçu işleme kastı kesin delille ispatlanamayan sigortalı şahıslar hakkında beraat kararı verilebilmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

