Ses Fotoğraf ve Görüntü Kaydı Benzerlik Tespiti

by Avukat Erdal Ersoy
Ses Fotoğraf ve Görüntü Kaydı Benzerlik Tespiti

Ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşılması amacıyla başvurulan teknik yöntemlerden biri de ses, fotoğraf ve güvenlik kamerası görüntülerinin adli bilişim ve kriminal inceleme yöntemleriyle incelenmesidir. Soruşturma veya kovuşturma evresinde elde edilen kayıtların şüpheliye ya da sanığa ait olup olmadığının belirlenmesi, delillerin güvenilirliği ve mahkûmiyet hükmünün sıhhati açısından belirleyici bir role sahiptir. Bu kapsamda yapılan incelemeler, kayıtların benzerlik ve farklılık derecelerini ortaya koyarak şüpheden uzak kesin kanaat oluşturmayı hedefler.

Görüntü ve Fotoğraf Kayıtlarında Benzerlik Analizi Kriterleri

Görüntü ve fotoğraf incelemelerinde adli bilirkişiler tarafından benzerlik ve farklılıkların ayırt etme değeri üç ana başlık altında sınıflandırılır: düşük ayırt edici, normal ayırt edici ve yüksek ayırt edici. Kayıtlar üzerindeki şahsın kimliği belirlenirken bu kategoriler çerçevesinde parametrik bir değerlendirme yapılır.

Görüntü analizinde incelenen veriler doğrultusunda kesin bir biçimde 'Aynı' sonucuna varılabilmesi için karşılaştırılabilen parametrelerin çoğunlukla benzer olması ve bu parametrelerden en az beş tanesinin yüksek ayırt edici kategorisinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna karşılık karşılaştırılabilen parametrelerin çoğunlukla farklılık göstermesi ve en az beş parametrenin yüksek ayırt edici kategoride bulunması durumunda ise kayıtların 'Farklı' kişilere ait olduğu kanaatine ulaşılır.

Ses Kayıtlarının Analizi ve Karşılaştırma Parametreleri

Ses kayıtlarının karşılaştırılmasında ve şahıslar arasındaki aidiyet bağının kurulmasında işitsel analiz metodu ile cihaza dayalı görsel analiz metodu birlikte uygulanır. İnceleme sürecinde işitsel yöntem üzerinden altı, formant frekansları ve özel akustik skorlamaları içeren cihaza dayalı görsel analiz üzerinden ise dokuz olmak üzere toplam on beş parametre temel alınır.

Ses analizinde karşılaştırılabilen on beş parametrenin tamamının benzer olması ve bunlardan en az bir tanesinin yüksek ayırt edici özellikte bulunması durumunda konuşanın 'Aynı' kişi olduğu yönünde teknik kanaat bildirilir. Karşılaştırılan parametrelerin en az sekiz tanesinin benzer olmaması 'Muhtemel Farklı', en az on bir tanesinin benzer olmaması ve en az bir tanesinin yüksek ayırt edici olması 'Kuvvetle Muhtemel Farklı', toplam on beş parametrenin tamamının benzer olmaması ve en az bir tanesinin yüksek ayırt edici nitelik taşıması halinde ise 'Farklı' neticesine varılır.

Ses Kayıtlarının Hukuki Niteliği ve İspat Gücü

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 135 uyarınca iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması suretiyle elde edilen ses kayıtları hukuki niteliği itibarıyla belirti delili olarak kabul edilmektedir. İlgili kayıtların başka maddi delillerle desteklenmedikçe tek başına mahkûmiyet kararına esas alınabilecek bir delil değeri bulunmamaktadır. Dolayısıyla ses incelemesi neticesinde kesin ya da olası benzerlikler tespit edilse dahi sanığın suç fiilini işlediği somut ve bağımsız olgularla kanıtlanmalıdır.

Yargı Kararlarında Görüntü İncelemesi ve Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi

Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2014/15480 Esas ve 2015/4 Karar sayılı ilamında, mahkûmiyet kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda kamera görüntülerindeki kişinin kuvvetle muhtemel sanık olduğuna ilişkin kanaate hangi bilimsel dayanaklarla ulaşıldığının açıklanmaması eksik inceleme sayılmış ve kararın bozulması gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2018/11293 Esas ve 2019/2195 Karar sayılı kararında ise kayıtların bulunduğu dijital medyanın hasarlı olması nedeniyle yalnızca rapordaki fotoğraflar üzerinden ihtimale dayalı değerlendirme yapılması yetersiz görülmüş; tüm dijital delillerin incelenmek üzere Adli Tıp Kurumu veya Kriminal Daire Başkanlığına gönderilerek tereddüde yer bırakmayacak bir rapor alınması zorunluluğuna işaret edilmiştir.

Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2014/15480, K. 2015/4Kaynağı aç
13. Ceza Dairesi         2014/15480 E.  ,  2015/4 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mahkumiyet kararına esas alınan bilirkişi raporunda kamera görüntülerindeki şahsın kuvvetle muhtemel sanık … olduğuna ilişkin kanaate ne şekilde varıldığının belirtilmemesi karşısında, kamera görüntülerinin ayrıntılı kriminal incelemeye gönderilip bu konuda yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2018/11293, K. 2019/2195Kaynağı aç
13. Ceza Dairesi         2018/11293 E.  ,  2019/2195 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıkların aşamalarda üzerine atılı suçları kabul etmediği, olaya ilişkin kamera görüntülerinin incelenmesi neticesinde bilirkişi tarafından düzenlenen raporda “ATM güvenlik kamera kayıtlarının incelemeyi gerçekleştiren kuruluşa gönderilmemesi ve gönderilen DVD’nin hasarlı olup açılmaması nedeniyle incelemenin bilirkişi raporundaki fotoğraflar üzerinden yapıldığı belirtilerek, kayıtlardaki 1’nci şüphelinin “kuvvetle muhtemel” derecede sanıkların olmadığı, 2’nci şüphelinin ise “kuvvetle muhtemel” derecede sanık … olabileceğinin düşünüldüğünün belirtildiği anlaşılmakta ise de, olaya ilişkin tüm dijital deliller gönderilip, eylemi gerçekleştiren şahıslar ile sanıkların aynı kişi olup olmadığına ilişkin, Adli Tıp Kurumu veya Kriminal Daire Başkanlığından alınacak rapor ile tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenerek sonucuna göre, sanıkların hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kamera görüntülerindeki tespitlerin kesinlik içermemesi şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmasını zorunlu kılar. Nitekim Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2015/21073 Esas ve 2017/1068 Karar sayılı kararında, görüntüdeki şahsın kesinlik arz etmeksizin kuvvetle muhtemel sanık olduğunun belirtilmesi ve suçun işlendiği anın kamera açısından çıkması halinde mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Benzer doğrultuda Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2017/1680 Esas ve 2018/6755 Karar sayılı ilamında da ceza yargılamasında mahkûmiyetin yüksek ihtimale değil şüpheden uzak kesin ispata dayanması gerektiği vurgulanarak, kamera kaydında kuvvetle muhtemel aynı kişi tespiti yer alsa dahi kesin teşhis bulunmaması halinde beraat kararı verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2014/35168 Esas ve 2017/5023 Karar sayılı ilamı gereğince şahısların kar maskeli olması sebebiyle teşhisin bilimsel olmaması ve ele geçirilen giysilerin kayıttakilerle kuvvetle muhtemel farklı olduğunun tespiti karşısında sanıkların beraati zorunludur.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/35168, K. 2017/5023Kaynağı aç
2. Ceza Dairesi         2014/35168 E.  ,  2017/5023 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa'nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Kolluk görevlilerince düzenlenen inceleme ve tespit tutanağına göre şikayetçiye ait işyerinin kapısının güvenlik kamera görüntülerinde yüzleri görünmeyen suça sürüklenen çocuklar tarafından zorlandığının tespit edildiği, suça sürüklenen çocukların, tüm aşamalarda atılı suçları işlemediklerini savunması, yargılama evresinde alınan 03.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda da güvenlik kamera görüntülerinde yer alan şahısların kar maskesi takmış olmalarından dolayı suça sürüklenen çocuklar olup olmadığı hususunda kanaat bildirilmesinin bilimsel olmadığı, suça sürüklenen çocuk …'nın ikametinde ele geçirilen mont ile kamera görüntülerinde yer alan montun kuvvetle muhtemel farklı olduğunun belirtilmesi ve suça sürüklenen çocukların yüklenen suçları işlediklerine dair başka delil olmaması karşısında, suça sürüklenen çocukların atılı suçlardan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/21073, K. 2017/1068Kaynağı aç
17. Ceza Dairesi         2015/21073 E.  ,  2017/1068 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında dosya içerisindeki aleyhe tek delil olan hastane kamera kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporda, görüntüdeki kişilerden birinin kesinlik arzetmeksizin kuvvetle muhtemel sanık olduğu ve görüntülerde mağdurun parasının alındığı anın görüntü açısı dışında kalması karşısında; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in tamyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle teliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 02.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2017/1680, K. 2018/6755Kaynağı aç
13. Ceza Dairesi         2017/1680 E.  ,  2018/6755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 04/04/2006 tarih, 2006/3-35 E, 2006/97 K sayılı ilamı ile buna benzer birçok ilamında “… ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemez. Ceza mahkûmiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat teorikte olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermektir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir ihtimale değil, kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır.” şeklinde belirtildiği, somut olayımızda ise her ne kadar suça sürüklenen çocuğun dosyada mevcut kamera kayıtlarında belirlenen kişi ile kuvvetle muhtemel aynı kişi olduğunu belirtir uzmanlık raporu bulunmakta ise de bahse konu raporun şüpheden uzak kesinlik içermemesi yine bozma ilamı sonrası dinlenen mağdurların da suça sürüklenen çocuğu kesin teşhis edememiş olmaları karşısında; Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını işlediğine ilişkin hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuğun beraatı yerine yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi,
2-Kabule göre de; Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde henüz 18 yaşını ikmal etmediği ve suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olması nedeniyle TCK'nın 50/3. maddesi gereğince hakkında hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın aynı Kanunun 50/1. maddesi gereğince adli para cezası ya da diğer tedbirlerden birine çevrilmesi zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 07.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bilirkişi raporunda kişinin kuvvetle muhtemel sanık olduğu yazıyorsa mahkûmiyet verilebilir mi?

Ceza muhakemesinde mahkûmiyet hükmü olasılıklara veya yüksek ihtimallere değil, şüpheden uzak kesin kanıtlara dayanmalıdır. Bilirkişi raporunda yer alan 'kuvvetle muhtemel' tespiti kesinlik içermediğinden, dosyada başkaca kesin delil ve teşhis bulunmaması halinde şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekir.

Görüntü analizinde iki kaydın aynı kişiye ait olduğunu kanıtlamak için kaç kriter gerekir?

Görüntü analizinde teknik olarak 'Aynı' neticesine varılabilmesi için karşılaştırılabilen parametrelerin çoğunluğunun benzer olması ve ayrıca en az beş parametrenin yüksek ayırt edici kategorisinde bulunması şarttır.

Telefon dinlemesiyle kaydedilen konuşmalar tek başına cezalandırma için yeterli midir?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 135 çerçevesinde elde edilen telefon kayıtları hukuki niteliği bakımından belirti delilidir. Bu kayıtlar diğer maddi ve somut delillerle desteklenmediği sürece tek başlarına mahkûmiyet hükmüne esas teşkil edemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu