Finansal Yeniden Yapılandırmada Damga Vergisi İstisnası

by Avukat Erdal Ersoy
Finansal Yeniden Yapılandırmada Damga Vergisi İstisnası

Finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşmaları ile bu anlaşmalar doğrultusunda imzalanan sözleşmeler kapsamında düzenlenen kâğıtlar, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na göre alınan damga vergisinden ve yargı harçları dahil Harçlar Kanunu harçlarından istisnadır. Bu yasal imkân, borçlarını ödemekte güçlük çeken işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmelerini sağlamak amacıyla getirilmiştir.

Damga Vergisinin Kapsamı ve Kâğıt Niteliği

Damga vergisinin konusunu 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı tabloda yer alan kâğıtlar oluşturur. 488 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kâğıt terimi; yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konulmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.

488 sayılı DAMGA VERGİSİ KANUNU m. 1Kaynağı aç
Madde 1 – Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabidir. Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.[1] Yabancı memleketlerle Türkiye'deki yabancı elçilik ve konsolosluklarda düzenlenen kağıtlar, Türkiye'de resmi dairelere ibraz edildiği, üzerine devir veya ciro işlemleri yürütüldüğü veya herhangi bir suretle hükümlerinden faydalanıldığı takdirde vergiye tabi tutulur. Şümul:

Finansal Yeniden Yapılandırmanın Kanuni Dayanağı

Finansal güçlük içinde bulunan ancak finans sektörüne olan borçlarının yeniden yapılandırılması yoluyla faaliyetine devam etmesi olanaklı görülen firmalara, 7186 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na eklenen geçici 32. madde ile alacaklı kuruluşlarla anlaşarak borçlarını yapılandırma imkânı tanınmıştır. Bu süreç, Türkiye Bankalar Birliği tarafından belirlenerek ilan edilen çerçeve anlaşmalar kapsamında yürütülür.

Yapılandırmanın usul ve esasları Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yayımlanan Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmelik çerçevesinde hazırlanan çerçeve anlaşmalarla düzenlenir. Bu anlaşmalarda gösterilen borçlular, finansal kuruluşlarca sağlanan kredilere ilişkin olarak dahil oldukları risk grubundaki diğer borçlularla birlikte bir bütün hâlinde veya kısmen yapılandırmaya konu edilebilir.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 32. maddesinde düzenlenen yapılandırma uygulamasının geçerlilik süresi, ilgili hükmün verdiği yetki kapsamında 15 Temmuz 2021 tarihli ve 31542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4299 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 2 yıl uzatılmıştır.

Damga Vergisi ve Harç İstisnasının Şartları ve Sınırları

5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 32. maddesine uygun çerçeve anlaşmalar ve bu anlaşmalar kapsamında düzenlenen sözleşmelerde belirlenen esaslar uyarınca yapılacak işlemler Harçlar Kanunu harçlarından ve yargı harcından, düzenlenen kâğıtlar ise damga vergisinden müstesnadır.

Kanuni istisna mutlak olmayıp alacaklı kuruluşların edindikleri varlıkları elden çıkarmaları bakımından sınırlanmıştır. Alacaklı kuruluşların çerçeve anlaşmaları ve bu kapsamdaki sözleşmeler neticesinde edindikleri varlık ve teminatları, kendi aralarında veya borçluya devri hariç olmak üzere, elden çıkardıkları hâllerde harç ve damga vergisi istisnası uygulanmaz.

Teminat ve Devir İşlemlerinde Vergilendirme

İdari değerlendirmelerde, Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi kapsamında düzenlenen devir sözleşmesi niteliğindeki kâğıtların damga vergisinden istisna tutulmasının mümkün olduğu; devir sözleşmesiyle temlik alınan alacakların teminatını teşkil eden ticari işletme rehninin bankaya devrine ilişkin düzenlenen kâğıtlardan da damga vergisi aranmayacağı kabul edilmektedir.

Tapu ve Refinansman İşlemlerine İlişkin Uygulama Esasları

Tapu işlemlerinde istisnanın tatbik edilebilmesi yönündeki idari yaklaşımda; sözleşmenin kanunun yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde yapıldığının, talep edilen tapu işleminin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 32. maddesi ile Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmelik kapsamında bulunduğunun ve vergiden ya da harçtan istisna tutulması gerektiğinin alacaklı kuruluşlarca yazılı olarak bildirilmesi şartı aranmaktadır.

İdari uygulamada, alacaklı kuruluşların borçludan doğrudan veya dolaylı edindikleri varlıklar ve teminatlar ile bunların alacaklıların kendi aralarında veya borçluya devri istisna kapsamında görülmektedir. Buna karşılık temdit, taksitlendirme, teminata bağlama, ilave kredi kullandırma ve diğer yöntemlerle gerçekleştirilen diğer refinansman işlemlerinin 5411 sayılı Kanun geçici 32. maddedeki istisna kapsamında değerlendirilmeyeceği ifade edilmektedir.

4743 Sayılı Kanun Dönemi İstisna Düzenlemeleri

Önceki yasal rejimi düzenleyen 4743 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca çerçeve anlaşması, düzenlenen sözleşmeler ve bu kapsamda yapılacak işlemler ile düzenlenecek kâğıtlar Harçlar Kanunu'na göre ödenecek harçlardan ve damga vergisinden müstesna tutulmuştur. Bu yasal dönemdeki şartlara göre akdedilen çerçeve anlaşması ve sözleşmeleri uyarınca tanzim edilen ticari işletme rehni tadil sözleşmeleri de damga vergisi ve harca tabi tutulmamaktadır.

4743 sayılı MALİ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
Madde 3- Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmaları hükümleri kapsamında düzenlenecek finansal yeniden yapılandırma sözleşmeleri ve bu sözleşmeler kapsamında yapılacak işlemlerle ilgili olarak aşağıdaki hükümler uygulanır. a) Çerçeve anlaşması, düzenlenen sözleşmeler ve bu çerçeve anlaşması ve düzenlenen sözleşmelerde belirlenen esaslar uyarınca yapılacak işlemler ve düzenlenecek kağıtlar 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisi ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan, b) Çerçeve anlaşması ve düzenlenen sözleşmeler uyarınca alacaklı kuruluşlar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden, c) Çerçeve anlaşması ve düzenlenen sözleşmeler kapsamında alacaklı kuruluşların iktisap edecekleri motorlu taşıtlar 1318 sayılı Finansman Kanununa göre ödenecek taşıt alım vergisinden, d) Çerçeve anlaşması ve düzenlenen sözleşmeler kapsamında kullandırılan ve kullandırılacak krediler kaynak kullanımı destekleme fonundan, Ve diğer benzeri vergi, resim, harç, fon yükümlülüklerinden (4306 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi gereken Eğitime Katkı Payı hariç) istisna edilmiştir. İstisna (Taşıt Alım Vergisi hariç), alacaklı kuruluşların çerçeve anlaşması ve düzenlenen sözleşmeler uyarınca edindikleri varlıkları elden çıkardıkları hallerde de uygulanır. İstisna uygulaması, sözleşme hükümlerinin borçlu firmalar tarafından yerine getirilememesi veya getirilmemesi hallerinde alacağın hukuki yollardan tahsili aşamalarında ödenmesi gereken vergi, resim ve harçlar açısından da geçerlidir. Sözleşme hükümleri uyarınca tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre alacaklı için değersiz alacak, borçlu için ise vazgeçilen alacak olarak dikkate alınır. Sözleşme ile uygulamaya konulan işlemlerin gerçekleşmemesi halinde dahi, uygulanmış olan vergi, resim ve harç istisnaları geri alınmaz. Finansal yeniden yapılandırma sözleşmelerine göre borçları yeniden yapılandırılan ve yeni bir itfa planına bağlanan borçlular tarafından alınmış olan teşvik belgelerinin süreleri ile ihracat taahhüt süreleri, sözleşmeler ile belirlenen süreler kadar uzatılmış sayılır. (Mülga yedinci fıkra: 19/10/2005 – 5411/168 md.) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından belirlenecek esas ve usuller çerçevesinde bankalar arasında alım ve satım işlemine konu edilen alacaklar ve bu alacakların teminatını oluşturan değerlerin devir ve temliki için yapılacak işlemler ve bu işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtlar için, yedinci fıkrada belirtilen vergi, resim, harç ve fon istisnaları 31.12.2004 tarihine kadar aynen uygulanır. 3.6.1949 tarihli ve 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda yapılan düzenleme

4743 sayılı Kanun rejiminde istisna kuralı, Taşıt Alım Vergisi hariç tutulmak kaydıyla, alacaklı kuruluşların çerçeve anlaşması ve sözleşmeler uyarınca edindikleri varlıkları elden çıkardıkları durumlarda da geçerli sayılmıştır. Ayrıca borçlu firmaların sözleşme şartlarını yerine getirememesi veya getirmemesi hâlinde alacağın hukuki yollardan tahsili aşamalarında ve sözleşmeyle uygulamaya konulan işlemler gerçekleşmese dahi uygulanmış olan vergi ve harç istisnalarının geri alınmayacağı hükme bağlanmıştır.

Varlık Yönetim Şirketlerine Tanınan Muafiyetler

5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 143. maddesi uyarınca bu Kanun kapsamında kurulan varlık yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Kanun'un mülga 3. maddesi kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili düzenlenen kâğıtlar Damga Vergisi Kanunu'na göre ödenecek damga vergisinden istisnadır.

5411 sayılı BANKACILIK KANUNU m. 143Kaynağı aç
Madde 143 — Bankalar ve Fon dâhil diğer malî kurumların alacakları ile diğer varlıklarının satın alınması, tahsili, yeniden yapılandırılması ve satılması amacıyla, kuruluş ve faaliyet esasları Kurul tarafından belirlenen varlık yönetim şirketleri de kurulabilir. Varlık yönetim şirketleri alacaklarının tahsili ve alacakların ve/veya diğer varlıkların yeniden yapılandırılması kapsamında alacak tahsili amacıyla edindiği gayrimenkul veya sair mal, hak ve varlıkların işletilmesi, kiralanması ve bunlara yatırım yapılması ve yine alacaklarını tahsil etmek amacıyla borçlularına ilâve finansman sağlamak veya sermayelerine iştirak etmek dâhil olmak üzere her türlü faaliyeti gerçekleştirmeye yetkilidir. (Ek fıkra: 2/1/2017-KHK-684/5 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7074/5 md.) Sermayesinin yarıdan fazlası doğrudan veya dolaylı olarak kamuya ait olan veya kamu tarafından kontrol edilen bankaların alacaklarının varlık yönetim şirketlerine satışında uygulanacak usul ve esasları belirlemeye Kurul yetkilidir. Fon kurulacak varlık yönetim şirketlerine sermaye sağlamak suretiyle kurucu ortak veya hissedar olarak katılmaya yetkilidir. Fonun en az yüzde yirmi hissedar olduğu varlık yönetim şirketleri, Fondan devraldığı alacaklarla ilgili olarak bu Kanunun 132 nci maddesinin sekizinci fıkrası ve 138 inci maddesinin beşinci fıkrasında Fona tanınan hak ve yetkileri kullanır. Varlık yönetim şirketleri bu kapsamdaki işlemleri nedeniyle doğmuş veya doğması beklenen, ancak miktarı kesin olarak belli olmayan zararlarını karşılamak amacıyla karşılık ayırmak zorundadırlar. Karşılık ayrılacak alacakların nitelikleri ile karşılıklara ilişkin esas ve usûller Kurul tarafından belirlenir. Varlık yönetim şirketlerinin bu fıkra uyarınca ayırdıkları karşılıkların tamamı, ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir. Bu Kanun kapsamında kurulan varlık yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Malî Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar, (…)[61] 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisinden, (…)[62] (…)61 kaynak kullanımını destekleme fonuna yapılacak kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi hükmünden istisnadır. Varlık yönetim şirketi tarafından, bu borçların, taahhütlerin yüklenilmesi veya alacakların, varlıkların devralınması hâlinde, bu borç, taahhüt, alacak ve varlıklarla ilgili olarak, takibi şikayete bağlı suçlar dahil olmak üzere açılmış veya açılacak her türlü ceza davalarında, alacağın devralındığı veya borcun, taahhüdün yüklenildiği tarihten itibaren, suçtan zarar gören olarak, varlık yönetim şirketi kendiliğinden müdahil sıfatını kazanır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce kurulmuş olan varlık yönetim şirketleri bu Kanun hükümlerine tâbi olarak faaliyetlerini yürütürler. ONÜÇÜNCÜ KISIM Diğer Hükümler Faiz oranları ile diğer menfaatler[63]

5411 sayılı Kanun'un 143. maddesinde varlık yönetim şirketlerinin işlemleri ve kâğıtları genel olarak damga vergisinden istisna tutulmuş olmakla birlikte; idari değerlendirmelerde bu muafiyetin şirketin kuruluş takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl içinde düzenlenen kâğıtlarla ve yalnızca mali kurumların alacak ve varlıklarının satın alınması, tahsili veya yapılandırılmasıyla sınırlı olduğu, mali kurumlar dışındaki alacakların istisnaya dahil olmadığı yönünde ölçütler de benimsenmektedir.

Finansal yeniden yapılandırma kâğıtlarında damga vergisi istisnası hangi işlemleri kapsar?

5411 sayılı Kanun'un geçici 32. maddesine uygun çerçeve anlaşmalar ve bu anlaşmalar kapsamında akdedilen sözleşmelerdeki esaslar dahilindeki işlemler yargı harcı dahil Harçlar Kanunu harçlarından, tanzim edilen kâğıtlar ise damga vergisinden istisnadır.

Yapılandırma kapsamında devralınan teminat ve varlıkların elden çıkarılması damga vergisinden istisna mıdır?

5411 sayılı Kanun'un geçici 32. maddesi kapsamında alacaklı kuruluşların edindikleri varlık ve teminatların kendi aralarında veya borçluya devri istisnaya dahil olup üçüncü kişilere elden çıkarılması hâlinde istisna uygulanmaz. Önceki 4743 sayılı Kanun rejiminde ise Taşıt Alım Vergisi hariç olmak üzere elden çıkarma işlemleri de istisna kapsamında değerlendirilmiştir.

Varlık yönetim şirketlerinin damga vergisi muafiyeti hangi sınırlarla uygulanır?

5411 sayılı Kanun'un 143. maddesinde şirketlerin işlem ve kâğıtları damga vergisinden genel olarak istisna kılınmıştır. İdari özelge değerlendirmesinde ise bu muafiyetin kuruluş yılı ve izleyen 5 yıl içindeki işlemler ile yalnızca mali kurum alacaklarının devir ve tahsiline özgülendiği kabul edilmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu