Sermaye Piyasası Hukukunda Manipülasyon Suçu ve Cezası

by Avukat Erdal Ersoy
Sermaye Piyasası Hukukunda Manipülasyon Suçu ve Cezası

Sermaye Piyasasında Manipülasyon Kavramı ve Yasal Dayanağı

Sermaye piyasasında şeffaflığı ve güveni bozan eylemler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında cezalandırılmaktadır. Mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu döneminde manipülasyon olarak ifade edilen bu suç, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinde piyasa dolandırıcılığı başlığıyla düzenlenmiştir. Kanun koyucu bu suçu işleme dayalı ve bilgiye dayalı olmak üzere iki ayrı fıkrada ele almıştır.

İşleme Dayalı Piyasa Dolandırıcılığı ve Cezai Yaptırımı

İşleme dayalı piyasa dolandırıcılığı, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinin birinci fıkrasında yaptırıma bağlanmıştır. Söz konusu düzenleme gereğince sermaye piyasası araçlarının fiyatı, değer hareketleri ya da arz ve talep dengesi hakkında yanıltıcı veya aldatıcı intiba oluşturma amacıyla alım-satım gerçekleştiren, emir ileten, mevcut emirleri iptal eden, değiştiren veya hesap hareketleri yürüten failler hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Hükmedilecek adli para cezasının miktarı suçun icrasıyla sağlanan menfaatin altında kalamaz.

6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 107Kaynağı aç
MADDE 107 – (1)
Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine
ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım
yapanlar, emir verenler, emir iptal edenler, emir değiştirenler veya hesap hareketleri
gerçekleştirenler üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar
adli para cezası ile cezalandırılırlar. Ancak, bu suçtan dolayı verilecek olan adli
para cezasının miktarı, suçun işlenmesi ile elde edilen menfaatten az olamaz.[15]
(2) (Değişik: 27/3/2015-6637/11
md.) Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların
kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti
çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayan ve bu
suretle menfaat sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar
adli para cezası ile cezalandırılırlar.15
(3) Birinci fıkrada tanımlanan
suçu işleyen kişi pişmanlık göstererek, beş yüz bin Türk Lirasından az olmamak üzere,
elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı kadar parayı,
Hazineye;
a) Henüz
soruşturma başlamadan önce ödediği takdirde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
b) Soruşturma evresinde ödediği
takdirde, verilecek ceza yarısı oranında indirilir.
c) Kovuşturma evresinde hüküm
verilinceye kadar ödediği takdirde, verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.
Bilgi suistimali ve piyasa
dolandırıcılığı sayılmayan hâller

İşleme dayalı manipülasyon bir tehlike suçudur. Suçun tamamlanması için doğrudan bir zararın meydana gelmesi, failin amacına fiilen ulaşmış bulunması veya menfaat elde edilmesi gerekmemektedir. Yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırma amacıyla sayılan hareketlerin gerçekleştirilmesi suçun oluşumu için kafidir.

Bilgiye Dayalı Piyasa Dolandırıcılığı ve Menfaat Unsuru

Bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı fiilleri, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. İlgili sermaye piyasası araçlarının fiyatını, değer seviyesini veya yatırımcı kararlarını yönlendirmek maksadıyla gerçeğe aykırı ya da aldatıcı nitelikte bilgi veren, söylenti yayan, haber veya yorum aktaran, rapor düzenleyen ya da bu içerikleri dağıtarak menfaat temin eden kişiler üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına çarptırılır.

6637 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle gerçekleştirilen değişiklik doğrultusunda, bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı suçunda eylem neticesinde menfaat elde edilmiş olması suçun kurucu unsurları arasına dahil edilmiştir. Gerçeğe aykırı veya saptırılmış bilginin sunulması ya da dolaşıma sokulması fiillerinin yanında, failin bu yolla menfaat temin etmiş bulunması ceza sorumluluğu bakımından aranmaktadır.

Sermaye Piyasası Kurulunun İdari Tedbir Yetkisi

Cezai yaptırımların yanı sıra piyasanın düzenli işleyişini sağlamak üzere 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 101. maddesinde Kurula kapsamlı idari tedbir yetkileri tanınmıştır. Kurul; 104, 106 ve 107. maddelerdeki fiilleri işlediğine dair makul şüphe bulunan gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişilerin yetkilileri ve ilgili sermaye piyasası araçlarına ilişkin olarak borsalarda geçici veya sürekli işlem yasağı getirebilir, takas yöntemlerini değiştirebilir, kredili alım, açığa satış, ödünç alma ve verme işlemlerine sınırlamalar koyabilir.

6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 101Kaynağı aç
MADDE 101 – (1)
Kurul, 104 üncü, 106 ncı ve 107 nci maddelerde sayılan fiilleri işlediğine dair
makul şüphe bulunan gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişilerin yetkilileri ile
ilgili sermaye piyasası araçlarına ilişkin olarak;12
a) Borsalarda geçici veya
sürekli olarak işlem yapılmasının yasaklanması,
b) Takas yöntemlerinin değiştirilmesi,
c) Kredili alım, açığa satış,
ödünç alma ve verme işlemlerine ilişkin sınırlamalar getirilmesi,
ç) Teminat yükümlülüğü getirilmesi
veya yükümlülüğün değiştirilmesi,
d) Farklı
pazar veya piyasalarda işlem görmesi veya farklı işlem esaslarının belirlenmesi,
e) Piyasa verilerinin dağıtım
kapsamının sınırlanması,
f) İşlem veya pozisyon limiti
getirilmesi,
dâhil piyasanın etkin ve sağlıklı
işleyişini teminen gerekli her türlü tedbiri almaya ve bu tedbirlerin uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
(2) Kurul,
22 nci madde uyarınca kendi paylarını satın almak üzere bir programın uygulamaya
konulması hâlinde, ilgili halka açık ortaklıkların yönetim, denetim veya sermaye
bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel
kişiler ile diğer ilgili kişilerin söz konusu halka açık ortaklığın paylarında işlem
yapmasına sınırlama getirebilir.
(3) (Ek:26/6/2024-7518/10
md.) Bu Kanunun 104 üncü, 106 ncı ve 107 nci maddeleri
uyarınca gerçekleştirilen inceleme ve denetimler kapsamında, Kurulca internet
aracılığıyla yapılan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya
erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu durumda karar uygulanmak üzere
Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir.
Bildirim yükümlülüğü

Kurul ayrıca teminat yükümlülüğü getirilmesi veya değiştirilmesi, farklı pazar veya piyasalarda işlem görme ya da farklı işlem esaslarının belirlenmesi, piyasa verilerinin dağıtım kapsamının sınırlandırılması, işlem veya pozisyon limiti belirlenmesi yönünde de idari tedbirler alabilir. Öte yandan internet üzerinden yürütülen yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine karar verilerek bu karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine iletilebilir. Halka açık ortaklıkların pay geri alım programı uygulaması durumunda ise ortaklıkla ilişkili kişilerin pay işlemlerine sınırlama getirilebilir.

Yatırım Kuruluşlarının Bildirim ve Sır Saklama Yükümlülüğü

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 102. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir işlemin Kanun'un 106 ve 107. maddelerinde düzenlenen suçları teşkil ettiğine dair herhangi bir bilgi veya şüphe uyandıracak halin mevcudiyeti durumunda, yatırım kuruluşları ile Kurulca belirlenecek sermaye piyasası kurumları vaziyeti Kurula veya Kurulca belirlenecek yetkili mercilere bildirmekle yükümlüdür.

6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 102Kaynağı aç
MADDE 102 – (1)
Bir işlemin 106 ncı ve 107 nci maddelerde sayılan suçları teşkil ettiğine dair herhangi
bir bilgi veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması hâlinde, yatırım kuruluşları
ile Kurulca belirlenecek sermaye piyasası kurumları bu durumu Kurula veya Kurulca
belirlenecek diğer kurum ve kuruluşlara bildirmekle yükümlüdürler. Kurul, bildirim
yükümlülüğünün usul ve esaslarını belirler.
(2) Kurula bildirimde bulunanlar,
özel kanunlarda hüküm bulunsa dahi, bu madde çerçevesinde yapılan bildirimler ve
bildirimde bulunulanlar hakkında, mahkeme, savcılık ve Mali Suçları Araştırma Kurulu
Başkanlığı dışında, işleme taraf olanlar dâhil, üçüncü kişiler ile kurum ve kuruluşlara
bilgi veremez.
ALTINCI KISIM
İdari Para Cezası Gerektiren
Fiiller ve Sermaye Piyasası Suçları
BİRİNCİ BÖLÜM
İdari Para Cezası Gerektiren
Fiiller
Genel esaslar

Bildirimde bulunanlar açısından kanunda özel bir sır saklama zorunluluğu öngörülmüştür. 6362 sayılı Kanun'un 102. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bildirimde bulunanlar, özel kanunlarda hüküm bulunsa dahi yapılan bildirimler ve haklarında bildirim yapılanlar hakkında mahkeme, savcılık ve Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı dışında işleme taraf olanlar dahil üçüncü kişilere ve kuruluşlara bilgi veremez.

Bunun yanında Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Disiplin Yönetmeliği'nin 8. maddesi uyarınca, manipülasyon suçu işleyen veya bu suçları işleyen kişilere kasıtlı olarak ortam hazırlayan yatırım kuruluşları, fiilin niteliği dikkate alınarak altı ayı aşmamak üzere geçici bir süre için Birlik üyeliğinden çıkarılır ve üyelik haklarından mahrum edilir. Bu yaptırımın tatbiki için fiilin suç ve kuruluşla doğrudan bağlantılı olduğunun ilk derece mahkemesi kararı ile sabit olması şartı aranır.

İşleme Dayalı Manipülasyonda Etkin Pişmanlık Hükümleri

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesinin üçüncü fıkrasında etkin pişmanlık düzenlemesine yer verilmiştir. Kanun metni uyarınca etkin pişmanlık imkanı yalnızca birinci fıkrada düzenlenen işleme dayalı piyasa dolandırıcılığı suçu için öngörülmüş olup ikinci fıkradaki bilgiye dayalı fiilleri kapsamaz.

İşleme dayalı piyasa dolandırıcılığı suçunu işleyen kişi pişmanlık göstererek kanunda öngörülen asgari yasal tutardan az olmamak kaydıyla elde ettiği veya edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı parayı Hazineye henüz soruşturma başlamadan önce ödediği takdirde hakkında cezaya hükmolunmaz.

Belirlenen bu bedelin soruşturma evresinde Hazineye ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir. Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödeme gerçekleştirildiği takdirde ise faile verilecek cezada üçte bir oranında indirim yapılır.

Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurulması Halinde Cezai Sorumluluk

Suç teşkil eden fiillerin bir örgüt faaliyeti çerçevesinde hayata geçirilmesi durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri tatbik olunur. Kanunun 220. maddesinin birinci fıkrası uyarınca suç işlemek amacıyla örgüt kuran ya da yöneten kişiler; üye sayısı, araç-gereç durumu ve yapılanma bakımından amaç suçları gerçekleştirmeye elverişlilik bulunması kaydıyla beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına çarptırılır. Bir yapılanmanın örgüt sayılabilmesi için asgari üç üyenin bir araya gelmesi aranır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 220Kaynağı aç
Madde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt
kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç
ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek
ceza yarısı oranında artırılır.
(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu
suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.
(5) (Ek cümle:24/12/2025-7571/20 md.) Örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması
halinde, örgüt yöneticilerine yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarısından bir katına kadar artırılır. Örgüt yöneticileri, örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak
cezalandırılır.
(6) (Değişik:2/3/2024-7499/10 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin
5/11/2024 Tarihli ve E.:2024/81, K.:2024/189 Sayılı Kararı ile)
(7) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.)
Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek
ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt
üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine
kadar indirilebilir.
(8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru
gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde
propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.[91]
Etkin pişmanlık

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde failler ayrıca bu suçlardan dolayı da cezalandırılır. Dolayısıyla suç işlemek amacıyla kurulan örgüt çatısı altında piyasa dolandırıcılığı suçunun işlenmesi halinde her iki suçtan ayrı ayrı ceza tayin edilir.

İşleme dayalı piyasa dolandırıcılığında zarar doğması zorunlu mudur?

İşleme dayalı piyasa dolandırıcılığı bir tehlike suçu olduğundan suçun oluşumu için doğrudan bir zararın doğması, failin amacına ulaşması veya menfaat elde etmesi gerekmez.

Bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığında menfaat şartı aranır mı?

6637 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı suçunun tamamlanması için yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi faaliyetleri neticesinde menfaat sağlanmış olması yasal bir unsurdur.

Etkin pişmanlık bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığında uygulanır mı?

6362 sayılı Kanun m. 107/3 uyarınca etkin pişmanlık düzenlemesi yalnızca işleme dayalı piyasa dolandırıcılığı suçunu kapsamakta olup bilgiye dayalı piyasa dolandırıcılığı suçunda uygulanmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu