Borsada Piyasa Dolandırıcılığı Suçu ve Cezası

by Avukat Erdal Ersoy
Borsada Piyasa Dolandırıcılığı Suçu ve Cezası

Borsada gerçekleştirilen yapay fiyat hareketleri ve yanıltıcı açıklamalar, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 107 kapsamında piyasa dolandırıcılığı suçu olarak kabul edilmektedir. Kanun koyucu, sermaye piyasasının güvenilirliğini korumak amacıyla bu suçu işlem bazlı ve bilgi veya söylenti bazlı olmak üzere iki temel görünüm altında düzenlemiştir. Her iki suç tipinin unsurları, ispat koşulları ve yaptırımları birbirinden farklı kurallara bağlanmıştır.

6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 107Kaynağı aç
MADDE 107 – (1)
Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine
ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım
yapanlar, emir verenler, emir iptal edenler, emir değiştirenler veya hesap hareketleri
gerçekleştirenler üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar
adli para cezası ile cezalandırılırlar. Ancak, bu suçtan dolayı verilecek olan adli
para cezasının miktarı, suçun işlenmesi ile elde edilen menfaatten az olamaz.[15]
(2) (Değişik: 27/3/2015-6637/11
md.) Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların
kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti
çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayan ve bu
suretle menfaat sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar
adli para cezası ile cezalandırılırlar.15
(3) Birinci fıkrada tanımlanan
suçu işleyen kişi pişmanlık göstererek, beş yüz bin Türk Lirasından az olmamak üzere,
elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı kadar parayı,
Hazineye;
a) Henüz
soruşturma başlamadan önce ödediği takdirde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
b) Soruşturma evresinde ödediği
takdirde, verilecek ceza yarısı oranında indirilir.
c) Kovuşturma evresinde hüküm
verilinceye kadar ödediği takdirde, verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.
Bilgi suistimali ve piyasa
dolandırıcılığı sayılmayan hâller

İşlem Bazlı Piyasa Dolandırıcılığı

6362 sayılı Kanun m. 107/1 uyarınca; sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım ya da satım yapmak, emir vermek, emir iptal etmek, emir değiştirmek veya hesap hareketleri gerçekleştirmek suçtur. Düzenleme, sermaye piyasası araçlarının tümünü kapsayacak şekilde kaleme alınmıştır.

Kanunun birinci fıkra metninde menfaat sağlama olgusu suçun zorunlu bir unsuru olarak açıkça sayılmamıştır. Bu durum, failin somut bir kazanç elde etmemiş olsa dahi piyasada yanıltıcı izlenim uyandırma amacıyla hareket etmesi hâlinde suçun oluşabileceği yönündeki değerlendirmelere dayanak oluşturmaktadır.

İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçu için 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Ancak kanun gereğince hükmedilecek adli para cezasının miktarı, suçun işlenmesi suretiyle elde edilen menfaatten az olamaz.

Bilgi ve Söylenti Bazlı Piyasa Dolandırıcılığı

6362 sayılı Kanun m. 107/2 kapsamında sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi vermek, söylenti çıkarmak, haber vermek, yorum yapmak, rapor hazırlamak ya da bunları yaymak ve bu yolla menfaat sağlamak cezalandırılmaktadır.

Birinci fıkradan farklı olarak ikinci fıkrada, menfaat sağlanmış olması suçun kanuni tanımında açık bir unsur olarak yer almaktadır. Yanıltıcı bilgi veya söylenti yayılmasına karşın bu suretle menfaat temin edilmemişse ikinci fıkra kapsamındaki suç tamamlanmış sayılmaz.

Bilgi ve söylenti bazlı piyasa dolandırıcılığını gerçekleştirenler hakkında 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Bu fıkrada adli para cezasının üst sınırı birinci fıkradaki gibi 10.000 gün olarak değil, 5.000 gün olarak belirlenmiştir.

Etkin Pişmanlık ve Ceza İndirimi Koşulları

Piyasa dolandırıcılığında pişmanlık müessesesi 6362 sayılı Kanun m. 107/3 hükmünde yalnızca birinci fıkradaki işlem bazlı fiiller için kabul edilmiştir. Failin pişmanlık göstererek en az 500.000 Türk Lirası olmak üzere elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı tutarındaki parayı Hazineye ödemesi gerekmektedir.

Öngörülen ödemenin soruşturma başlamadan önce yapılması hâlinde fail hakkında cezaya hükmolunmaz. Ödeme soruşturma evresinde gerçekleştirilirse verilecek ceza yarısı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar tamamlanırsa üçte biri oranında indirilir.

Piyasa Dolandırıcılığı Sayılmayan Hukuka Uygun Haller

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 108, sermaye piyasasında gerçekleştirilen belirli iktisadi ve idari faaliyetleri piyasa dolandırıcılığı suçunun kapsamı dışında bırakmıştır. Bu doğrultudo kanunda sayılan istisnai haller suç teşkil etmez.

6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 108Kaynağı aç
MADDE 108 – (1)
Aşağıdaki hâller bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığı sayılmaz:
a) TCMB ya da yetkilendirilmiş
başka bir resmî kurum veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından para, döviz
kuru, kamu borç yönetim politikalarının uygulanması veya finansal istikrarın sağlanması
amacıyla işlem yapılması
b) Kurul
düzenlemelerine göre uygulanan geri alım programları, çalışanlara pay edindirme
programları ya da ihraççı veya bağlı ortaklığının çalışanlarına yönelik diğer pay
tahsis edilmesi
c) Kurulun
bu Kanun kapsamındaki fiyat istikrarını sağlayıcı işlemlere ve piyasa yapıcılığına
ilişkin düzenlemelerine uygun olarak icra edilmeleri kaydıyla, münhasıran bu araçların
piyasa fiyatının önceden belirlenmiş bir süre için desteklenmesi amacıyla sermaye
piyasası araçlarının alım veya satımının yapılması yahut emir verilmesi veya emir
iptal edilmesi
Usulsüz halka arz ve izinsiz
sermaye piyasası faaliyeti

6362 sayılı Kanun m. 108/1-a uyarınca Merkez Bankası ile yetkili kamu kurumlarının ya da adlarına hareket edenlerin finansal istikrarı korumak, döviz kurunu, para ve kamu borç yönetim politikalarını tatbik etmek maksadıyla gerçekleştirdikleri işlemler suç kapsamı dışında bırakılmıştır.

Kanunun 108/1-b bendi uyarınca, şirketlerin pay geri alımları ile personele yönelik hisse edindirme veya pay tahsis uygulamaları suç teşkil etmemektedir. Bu muafiyetin işleyebilmesi için söz konusu tüm uygulamaların ilgili Kurul düzenlemelerine tam uyum içinde gerçekleştirilmesi zorunludur.

Kanunun 108/1-c maddesine göre, Kurulun fiyat istikrarını sağlayıcı işlemlere ve piyasa yapıcılığına ilişkin düzenlemelerine uygun olarak icra edilmeleri şartıyla, münhasıran araçların piyasa fiyatının önceden belirlenmiş bir süre için desteklenmesi amacıyla sermaye piyasası aracı alım satımı yapılması, emir verilmesi veya emir iptal edilmesi de cezai yaptırım dışında tutulmuştur.

Soruşturma Usulü ve SPK Başvuru Şartı

6362 sayılı Kanun m. 115/1 uyarınca, bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılması, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu yazılı başvuru, ceza muhakemesi hukuku anlamında zorunlu bir muhakeme şartıdır.

6362 sayılı SERMAYE PİYASASI KANUNU m. 115Kaynağı aç
MADDE 115 – (1)
Bu Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı soruşturma yapılması,
Kurul tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır.
Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir.
(2) Başvuru üzerine kamu davası
açılması hâlinde iddianamenin kabulü ile birlikte, bir örneği Kurula tebliğ edilir
ve Kurul aynı zamanda katılan sıfatını kazanır.
(3) Bu Kanunda tanımlanan
veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı yapılan soruşturmada Cumhuriyet savcısı,
Kurul meslek personelinden yararlanabilir. Bu suçlardan dolayı şüpheli veya tanık
sıfatıyla kişilerin ifadesinin alınması sırasında Kurul meslek personelinin de hazır
bulunması sağlanabilir.
(4) Bu
Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlardan dolayı yapılan soruşturmada kovuşturmaya
yer olmadığı kararının verilmesi hâlinde, Kurul bu karara karşı itiraza yetkilidir.
(5) 4/5/2007
tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu
Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 8 inci maddesi,
109 uncu maddede yer alan suçlar bakımından da uygulanır.
Kripto varlıkların zimmet
suçuna özel soruşturma usulü

Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 63/3 uyarınca sahip olduğu bilirkişi atama yetkisini kullanabileceği gibi, 6362 sayılı Kanun m. 115/3 uyarınca Sermaye Piyasası Kurulu meslek personelinden de yararlanabilir. Şüpheli veya tanık ifadelerinin alınması sırasında Kurul meslek personelinin hazır bulunması sağlanabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 63Kaynağı aç
Madde 63 – (1) Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi
gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re'sen, Cumhuriyet
savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya
kanunî temsilcinin istemi üzerine karar verilebilir. (Değişik cümle:
3/11/2016-6754/42 md.) Ancak, genel bilgi veya
tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi
mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle:
3/11/2016-6754/42 md.) Hukuk öğrenimi görmüş
kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu
belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.
(2) Bilirkişi atanması ve gerekçe gösterilerek sayısının birden çok
olarak saptanması, hâkim veya mahkemeye aittir. Birden çok bilirkişi atanmasına
ilişkin istemler reddedildiğinde de aynı biçimde karar verilir.
(3) Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da bu maddede gösterilen
yetkileri kullanabilir.
Bilirkişi olarak atanabilecekler

Soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, 6362 sayılı Kanun m. 115/4 gereğince Kurul bu karara karşı itiraz yetkisini haizdir. Kamu davası açılması hâlinde ise m. 115/2 uyarınca iddianamenin kabulüyle birlikte belgenin bir örneği Kurula tebliğ edilir ve Kurul aynı zamanda katılan sıfatını kazanır.

Suçun Örgütlü Biçimde İşlenmesi

Piyasa dolandırıcılığının bir örgüt yapılanması içinde işlenmesi durumunda Türk Ceza Kanunu m. 220 devreye girer. TCK m. 220/1 uyarınca, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla en az üç kişinin katılımıyla, araç ve gereç bakımından elverişli bir örgüt kuranlar veya yönetenler 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu örgüte üye olan kişilere ise TCK m. 220/2 gereğince 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 220Kaynağı aç
Madde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt
kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç
ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek
ceza yarısı oranında artırılır.
(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu
suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.
(5) (Ek cümle:24/12/2025-7571/20 md.) Örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması
halinde, örgüt yöneticilerine yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarısından bir katına kadar artırılır. Örgüt yöneticileri, örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak
cezalandırılır.
(6) (Değişik:2/3/2024-7499/10 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin
5/11/2024 Tarihli ve E.:2024/81, K.:2024/189 Sayılı Kararı ile)
(7) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.)
Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek
ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt
üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine
kadar indirilebilir.
(8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru
gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde
propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.[91]
Etkin pişmanlık

TCK m. 220/4 hükmü gereğince, örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi hâlinde fail bu suçlardan dolayı da ayrıca cezalandırılır. Ayrıca örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden şahıslar, TCK m. 220/7 uyarınca örgüt üyesi olarak cezalandırılmakta; yapılan yardımın niteliğine göre verilecek cezada üçte birine kadar indirim uygulanabilmektedir.

Nitelikli Dolandırıcılık Hükümleri ile Mukayese

Piyasada gerçekleştirilen hileli eylemler genel hükümler yönünden ele alındığında Türk Ceza Kanunu m. 158'deki nitelikli dolandırıcılık suçu gündeme gelebilmektedir. TCK m. 158/1 son cümlesi gereğince, aynı fıkranın yalnızca (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan bilişim sistemleri veya finans kurumlarının araç kılınması gibi sınırlı nitelikli hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezası ise elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal

TCK m. 158/3 hükmü doğrultusunda, dolandırıcılık fiillerinin en az üç kişiyle müştereken icra edilmesi cezanın yarı nispetinde artırılmasını gerektirir; fiilin suç işleme gayesiyle oluşturulmuş örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştirilmesi durumunda ise uygulanacak ceza bir kat artırılır.

Sık Sorulan Sorular

Manipülasyon suçunda menfaat sağlama şartı aranır mı?

İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığında kanun metninde menfaat sağlama unsuru aranmamıştır; buna karşılık bilgi ve söylenti bazlı dolandırıcılıkta menfaat sağlanması suçun tamamlanması için zorunlu bir unsurdur.

SPK yazılı başvurusu olmadan dava açılabilir mi?

6362 sayılı Kanun m. 115/1 gereğince SPK başvurusu muhakeme şartı niteliğindedir; Kurulun yazılı başvurusu bulunmaksızın bu suçlardan dolayı kamu davası açılamaz.

Hisse geri alım işlemleri piyasa dolandırıcılığı sayılır mı?

Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemelerine bütünüyle uygun olarak yürütülen geri alım veya pay edindirme programları kanun gereği suç sayılmaz.

Fiyat istikrarı işlemleri cezai yaptırıma tabi midir?

Kurul düzenlemelerine uygun şekilde ve münhasıran fiyatın önceden belirlenmiş bir süre desteklenmesi amacıyla yapılan alım satım ve emir işlemleri piyasa dolandırıcılığı oluşturmaz.

Manipülasyon suçunda etkin pişmanlıktan kimler yararlanabilir?

Etkin pişmanlık yalnızca işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçu için düzenlenmiştir; failin en az 500.000 Türk Lirası olmak üzere elde ettiği veya edilmesine neden olduğu menfaatin iki katını Hazineye ödemesi gerekir.

Merkez Bankası piyasa işlemleri suç teşkil eder mi?

Merkez Bankası veya yetkili resmî kurumların finansal istikrar, para, döviz kuru veya kamu borç yönetimi amacıyla gerçekleştirdiği işlemler suç kapsamı dışındadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu