Senet İptal Davası ve Zayi Nedeniyle İptal Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Senet İptal Davası ve Zayi Nedeniyle İptal Şartları

Senet İptal Davası ve Kıymetli Evrakta Zıya Hali

Kıymetli evrak niteliğindeki bir senedin ibrazının veya senette yer alan hakkın belirlenmesinin imkânsız hale gelmesi zıya olarak adlandırılır. Senet zayi olduğunda yetkili hamilin hak kaybına uğramasını engellemek adına senet iptal davası açma imkânı tanınmıştır. Senedin zayi sayılabilmesi için fiziksel olarak tamamen ortadan kalkması zorunlu değildir. Örneğin senedin ıslanması neticesinde yazıların silinmesi ve senetteki hakkın tespitinin imkânsızlaşması durumunda da senet zayi olmuş kabul edilir.

İptal davasına konu edilecek senedin Türk Ticaret Kanunu kapsamında aranan yasal zorunlu unsurları doğrudan taşıması veya kanunun tamamlayıcı hükümleri çerçevesinde bu unsurların belirlenebilir nitelikte olması şarttır. Kanuni zorunlu unsurları barındırmayan ve tamamlayıcı hükümlerle de unsurları tespit edilemeyen senetler hakkında iptal davası açılamaz.

Senet İptal Davasında Aktif Dava Ehliyeti

Türk Ticaret Kanunu'nun 818. maddesinin birinci fıkrasının (s) bendi yollamasıyla 757. maddesi uyarınca zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı münhasıran hamile tanınmıştır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/18823 Esas ve 2015/3610 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, bononun keşidecisinin zayi sebebiyle iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/18823, K. 2015/3610Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2014/18823 E.  ,  2015/3610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Hasımsız olarak görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/04/2014 tarih ve 2014/252-2014/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi olduğu bononun kargoda kaybolduğunu ileri sürerek, bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, TTK 818/s maddesi yollaması ile 757. maddesine göre zayi sebebiyle iptal davası açma hakkının hamile tanındığı, davacının bononun keşidecisi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bonoyu tahsil cirosu ile devralan vekil hamil sıfatındaki bankalar ise kıymetli evraka özgü temsil yetkisine sahiptir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/8623 Esas ve 2017/7053 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, tahsil cirosu senedin bedelinin tahsili ve buna bağlı hakları koruyucu işlemleri yapma yetkisi verdiğinden, vekil hamil konumundaki bankanın üçüncü kişi elindeki senedin iadesini istemeye veya zayi nedeniyle iptalini talep etmeye aktif dava ehliyeti bulunmaktadır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/8623, K. 2017/7053Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2016/8623 E.  ,  2017/7053 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Hasımsız olarak görülen davada …2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/01/2016 tarih ve 2015/823-2016/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili Banka’ya tahsil cirosu ile devredilen 30/10/2015 vade tarihli 2.700,00 TL meblağlı bononun zayi olduğunu ileri sürerek zayi nedeniyle bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; senedin alacaklısının veya hamilinin zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı olduğu, davacının senedin alacaklısı veya hamili olmadığı, gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, zayi nedeniyle bono iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davacının meşru hamil olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından, davacı bankanın iptali istenen bonoyu tahsil cirosu ile devraldığı ve vekil hamil sıfatına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Tahsil cirosu, senedin bedelinin tahsili ile buna bağlı hakları koruyucu işlemleri yapmaya yönelik temsil yetkisinin kıymetli evraka özgü bir görünüş şekli olduğundan, vekil hamil konumundaki bankanın üçüncü şahıs elindeki senedin iadesini talebe veya zayi nedeniyle iptalini istemeye hakkı vardır. Bu durumda, mahkemece, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilerek, işin esasına girilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Ödeme Yasağı Talebi ve Borçlunun Durumu

Zayi olan senet bedelinin yetkili olmayan bir kişiye ödenme tehlikesinin bulunduğu durumlarda ödeme yasağı talep edilebilir. Senedin tamamen yok olduğu hallerde ise senet borçluya ibraz edilemeyeceğinden ödeme yasağı verilmesi istenemez. Mahkeme ödeme yasağına kendiliğinden karar veremez; bu yasağın ödeme yerindeki veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden talep edilmesi şarttır. Talep, iptal davası açılmadan önce ileri sürülebileceği gibi iptal davasıyla birlikte de yapılabilir.

Hakkında ödeme yasağı kararı verilen borçlu, senet kendisine ibraz edilse dahi ödeme yapamaz. Borcundan kurtulmak isteyen borçlu, mahkemeden izin alarak vadesi geldiğinde belirlenen tevdi yerine ödeme yapmak suretiyle borcunu ifa edebilir. Tevdi yerine yapılan ödeme neticesinde borçlu borcundan kurtulmuş sayılır.

Senedi zilyetliğine geçiren kişinin kim olduğu biliniyorsa, mahkeme yetkili hamile iade davası açması için uygun bir süre tayin eder. Yetkili hamil verilen bu süre içinde iade davası açmadığı takdirde mahkemece konulmuş olan ödeme yasağı kaldırılır.

İlan Usulü ve İptal Kararının Sonuçları

Senedin mahkemeye getirilmesine ilişkin ilan, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde üç defa yapılır; mahkeme ayrıca başka yöntemlerle ilan yapılmasına da karar verebilir. Mahkemece belirlenen getirme süresi en az üç ay, en çok bir yıldır; ancak vadesi gelmiş senetlerde zamanaşımına üç aydan daha az süre kalmışsa daha kısa bir süre belirlenebilir. Bu süre vadesi gelmiş senetlerde birinci ilan gününden, vadesi henüz gelmemiş senetlerde ise vadenin gelmesinden itibaren işlemeye başlar.

Yapılan ilanlar neticesinde senet mahkemeye sunulursa, mahkeme yetkili hamile iade davası açması için süre tanır. Hamil bu süre içinde dava açmazsa senet sunan kişiye iade edilir ve varsa ödeme yasağı kaldırılır. Belirlenen sürede senet mahkemeye getirilmezse senedin iptaline karar verilir.

Mahkemenin iptal kararı vermesiyle senedin zayi olduğu ispatlanmış olur ve artık zayi olan senedin ibrazı yoluyla ödeme talep edilemez. Davayı açan hak sahibi, mahkemeden ayrıca karar almak kaydıyla senetteki hakkını senetsiz olarak ileri sürebilir veya masraflarını karşılamak suretiyle yeni bir senet düzenlenmesini talep edebilir.

Senedin keşidecisi zayi sebebiyle iptal davası açabilir mi?

Senedin borçlusu veya keşidecisi zayi sebebiyle iptal davası açamaz; Türk Ticaret Kanunu uyarınca bu dava hakkı yalnızca yetkili hamile tanınmıştır.

Senedin tamamen yok olduğu durumlarda ödeme yasağı istenebilir mi?

Senedin tamamen yok olduğu durumlarda yetkili olmayan bir kişiye ödeme riski ve ibraz imkânı bulunmadığından mahkemeden ödeme yasağı talep edilemez.

Senet iptal edildikten sonra senetteki hak nasıl talep edilir?

İptal kararının ardından borçludan talepte bulunabilmek için mahkemeden karar alınması şartıyla hak senetsiz ileri sürülebilir ya da masrafları ödenerek yeni senet tanzimi istenebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu