Sel nedeniyle uğranılan zararda izlenecek yol, hakkın idari bir eylemle ihlal edilip edilmediğine göre değişir. Hak idari bir eylemle ihlal edilmişse, idari dava açılmadan önce ilgili idareye başvurulması gerekir. Başvuru, eylemin yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılır. Belediyenin işlettiği otoparka bırakılan aracın sel nedeniyle zarar görmesi, bu başvuru düzeninden ayrı olarak saklama ilişkisi ve otoparkta alınması gereken güvenlik önlemleri üzerinden değerlendirilmiştir. Ev, işyeri veya eşyada oluşan her zarar, otoparka bırakılan araçla aynı sonuca bağlanmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2014/14886, K. 2014/13356Kaynağı aç
İdari eylemde dava öncesi başvuru
İdari eylemlerden hakkı ihlal edilen kişi, idari dava açmadan önce ilgili idareye başvurarak hakkının yerine getirilmesini istemelidir. Süre, eylemin yazılı bildirim üzerine öğrenilmesinden başlayabileceği gibi başka bir suretle öğrenilmesinden de başlar ve bir yıldır. Aynı başvuru her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılmalıdır. Öğrenmenin daha geç gerçekleşmesi, beş yıllık süreyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bir yıllık süre ile beş yıllık süre bir arada aranır. İstemin konusu, öğrenilen ihlal üzerine hakkın yerine getirilmesidir.
Başvurunun reddi ve idarenin susması
Hakkın yerine getirilmesi istemi kısmen veya tamamen reddedilirse dava, ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren dava süresi içinde açılabilir. İstek hakkında otuz gün içinde cevap verilmezse başlangıç, otuz günün bittiği tarihtir ve dava yine dava süresi içinde açılır. Otuz gün, dava açma süresinin kaç gün olduğunu gösteren süre değildir. Cevabın verilmemesi halinde dava süresinin işlemeye başladığı tarihtir. Kısmi ret ile tam ret, sürenin tebliğden itibaren işlemesi bakımından aynı cümlede düzenlenmiştir.
İşlem veya eylem yapılması istemi
İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilir. Bu başvuru, gerçekleşmiş bir idari eylem üzerine hakkın yerine getirilmesini istemekten farklıdır. Birincisinde henüz yapılması istenen işlem veya eylem vardır. İkincisinde ise ihlal edildiği ileri sürülen hakkın yerine getirilmesi istenir. Sel zararına ilişkin bir istemin bu başvurulardan hangisine girdiği, olayın yalnızca sel olmasına bakılarak belirlenemez.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 10Kaynağı aç
İşlem veya eylem yapılması istemine otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgili, otuz günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açabilir. Dava, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerinde açılır. Burada da otuz günün bitmesi, dava açma süresinin uzunluğunu ayrıca göstermez. Otuz gün, istemin reddedilmiş sayılması için öngörülen süredir.
Otuz gün içinde verilen cevap kesin değilse ilgili, bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabilir. Kesin cevabı beklemeyi de seçebilir. Bekleme seçilirse dava açma süresi işlemez. Bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dört ay, otuz günlük süre içinde verilmiş ve kesin olmayan cevap için öngörülmüştür. Cevabın hiç verilmemesi hali, bu dört aylık bekleme düzeninin şartı değildir.
Dava açılmamışsa veya açılan dava süre yönünden reddedilmişse ve yetkili idari makam otuz günlük süre geçtikten sonra cevap verirse, dava bu cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde açılabilir. Altmış gün, süresinden sonra gelen her cevap için kendiliğinden işleyen genel bir dava süresi değildir. Davanın hiç açılmaması ya da süreden reddedilmesi ve cevabın otuz günden sonra verilmesi şartlarına bağlıdır. Bu şartlardan biri yoksa altmış günlük süre bu hükümden çıkarılmaz.
Dört aylık bekleme ile altmış günlük süre, işlem veya eylem yapılması istemindeki bu şartlarda uygulanır. İdari eylem nedeniyle hakkın yerine getirilmesi isteminde ise dava, ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren açılır. Otuz gün içinde cevap verilmemişse başlangıç, bu sürenin bittiği tarihtir ve dava yine dava süresi içinde açılır. İki başvuru aynı süre kalıbına kendiliğinden indirgenemez. Bir başvuruda aranan şart, diğer başvuruya taşınamaz.
Görevli olmayan adli yargıda açılan tam yargı davası
Görevli olmayan adli yargı merciinde açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilirse, daha sonra idari yargı mercilerine açılacak davada idareye başvurma şartı aranmaz. Hüküm, görev yönünden verilen bütün ret kararlarını kapsamaz. Kapsamı, görevli olmayan adli yargı merciinde açılan tam yargı davasının görev yönünden reddidir. Görev yönünden ret kararı bulunmayan uyuşmazlıkta başvuru şartı bu hüküm nedeniyle kalkmaz. Tam yargı davası niteliği taşımayan bir davanın reddi de aynı sonuca kendiliğinden bağlanamaz.
Belediye otoparkında zarar gören araç
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 15.10.2014 tarihli ve E. 2014/14886, K. 2014/13356 sayılı kararında, belediyenin işlettiği otoparkta sel nedeniyle zarar gören araca ilişkin hükmü davacı yararına bozmuştur. Davalı belediyenin tüm temyiz itirazları ile davacının diğer temyiz itirazları reddedilmiştir. Karar oybirliğiyle verilmiştir. Dairenin sonucu, yerel mahkeme hükmünün bozulmasıdır. Karar, bozma yerine yeni bir tahsil hükmü kurmamıştır.
Daire, aracını otoparka bırakan kişi ile belediye arasında Borçlar Kanunu m. 463 ve devamında düzenlenen saklama sözleşmesinin kurulduğunu kabul etmiştir. Saklama sözleşmesiyle saklayan, kendisine bırakılan şeyi kabul eder ve onu güvenli bir yerde korumayı üstlenir. Bu kabul, otoparka bırakılan araca ilişkindir. Karar, dere veya altyapı taşkınından doğan bütün zararlar için aynı sözleşmenin kurulduğunu belirtmez. Ücretli otopark dışındaki bir yerde bulunan şey, yalnızca bu gerekçeyle saklama sözleşmesinin konusu haline gelmez.
Kararda belediye, kendisine güvenerek gelen kişileri her türlü tehlikeye karşı koruyacak güvenlik önlemlerini almak zorunda görülmüştür. Önlemler alınmazsa meydana gelen zarardan belediye sorumlu tutulmuştur. Otoparkta araçların her türlü tehlikeden korunması için alınan önlemlerin ve kurulan sistemin yetersiz olduğu da kabul edilmiştir. Yükümlülük, belediyenin işlettiği otopark ilişkisi için kabul edilmiştir. Başka bir taşınmazda veya açık alanda oluşan sel zararı, bu önlem yükümlülüğünün aynı içerikle uygulanacağı anlamına gelmez.
Daire, Borçlar Kanunu m. 58 çerçevesinde, bir bina veya imal edilen herhangi bir şeyin malikinin, o şeyin kötü yapılmasından ya da muhafazasındaki kusurdan sorumlu olduğunu esas almıştır. Bu sorumluluğu, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan ağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk olarak nitelendirmiştir. Nitelendirme, belediye otoparkındaki araç zararına uygulanan gerekçedir. Bütün sel zararları için genel bir kusursuz sorumluluk kuralına çevrilemez. Malik sıfatı ve muhafaza kusuru, karardaki otopark olayı üzerinden değerlendirilmiştir.
Daire, belediyenin zararın meydana gelmesinde yüzde yüz oranında kusurlu kabul edilmesi ve araçta oluşan zarar karşılığının tamamının tahsiline karar verilmesi gerekirken, yerel mahkemenin yazılı biçimde karar vermesini doğru görmemiştir. Bu değerlendirme bozma gerekçesidir. Ücreti daha az olan bodrum kata aracın bırakılması, bu olayda müterafik kusur sayılmamıştır. Borçlar Kanunu m. 44 uyarınca tazminattan indirim yapılması da doğru bulunmamıştır. Gerekçe, ücretli otoparktaki somut araca bağlıdır ve başka bir sel zararında indirim yapılıp yapılmayacağını önceden belirlemez.
Yağışın mücbir sebep sayılıp sayılmadığı
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, olay tarihindeki yağış miktarı genel hayata etkili kabul edilmiş olsa da bu yağışı mücbir sebep saymamıştır. Gerekçede, il genelinde valilik oluruyla genel hayata etkili kabul edilen yağışlar hakkında Bakanlar Kurulunca afet kararı alınmamış olması da değerlendirilmiştir. Değerlendirme, davalı belediyenin temyiz itirazlarının reddine ve kararda incelenen yağışa ilişkindir. Genel hayata etkili kabul, kararda mücbir sebep sonucunu kendiliğinden doğurmamıştır.
Karar, incelenen yağış bakımından mücbir sebep bulunmadığı sonucuna varmıştır. Bütün sellerin mücbir sebep oluşturmayacağı şeklinde genel bir kural kurmamıştır. Başka bir sel olayında yağışın miktarı, afet kararı bulunup bulunmaması, önlem yükümlülüğü ve kusur aynı gerekçeyle belirlenemez. Valilik oluru ve Bakanlar Kurulu kararına ilişkin bu değerlendirme de karardaki yağışla sınırlıdır.
Otopark kararının kapsamı
Karar, belediye otoparkına bırakılan aracın korunması, bu yerdeki önlemlerin yetersizliği ve saklama ilişkisiyle sınırlı bir bozma gerekçesi taşır. Evdeki eşyanın, işyerindeki malların veya başka bir yerde bulunan şeylerin sel nedeniyle uğradığı zarar, yalnızca bu karara dayanılarak aynı kusur ve sözleşme sonucuna bağlanamaz. Karardaki yüzde yüz kusur kabulü, müterafik kusurun reddi ve mücbir sebep değerlendirmesi de bu otopark olayına özgüdür. Başka bir zararın aynı gerekçeyle sonuçlanacağı bu karardan çıkmaz.
İdari eylem iddiasında başvuru
Zararın idari eylemden doğduğu ileri sürülüyorsa, dava açılmadan önce ilgili idareye başvurularak hakkın yerine getirilmesi istenir. Başvuru, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılır. Başvuru kısmen veya tamamen reddedilirse dava, ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren dava süresi içinde açılır. Otuz gün içinde cevap verilmezse dava, bu sürenin bittiği tarihten itibaren yine dava süresi içinde açılır. Bir sel olayının idari eylem, saklama sözleşmesi veya başka bir hukuki ilişki niteliği, her olay için önceden sabit bir sınıfa ayrılmış değildir.
Sık sorulan sorular
Sel zararında idareye başvuru süresi ne kadardır?
İdari eylemden hakkı ihlal edilen kişi, eylemi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurur. Öğrenme yazılı bildirimle olabileceği gibi başka bir suretle de olabilir. Başvuru, idari dava açılmadan önce hakkın yerine getirilmesinin istenmesi içindir. Geç öğrenme, beş yıllık süreyi kendiliğinden kaldırmaz.
İdare otuz gün susarsa dava ne zaman açılır?
İdari eylem nedeniyle hakkın yerine getirilmesi istemine otuz gün içinde cevap verilmezse dava, bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde açılabilir. Otuz gün, dava açma süresinin kendisi değildir. İstem kısmen veya tamamen reddedilirse süre, ret işleminin tebliğini izleyen günden işlemeye başlar.
Kesin olmayan idari cevapta dört ay beklenebilir mi?
Otuz gün içinde verilen cevap kesin değilse ilgili, bunu ret sayarak dava açabilir veya kesin cevabı bekleyebilir. Beklemede dava açma süresi işlemez; ancak bekleme, başvuru tarihinden itibaren dört ayı geçemez. Dört ay, otuz gün içinde verilmiş kesin olmayan cevap için geçerlidir.
Geç gelen her cevapta dava süresi altmış gün müdür?
Hayır. Altmış gün, dava açılmamış veya dava süre yönünden reddedilmişse ve yetkili idare otuz günden sonra cevap vermişse, bu cevabın tebliğinden itibaren işler. Süresinden sonra verilen her cevap için altmış gün doğmaz. Şartlar, işlem veya eylem yapılması istemine ilişkin hükümde aranır.
Görevden retten sonra idareye yeniden başvurulur mu?
Görevli olmayan adli yargı merciinde açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilirse, daha sonra idari yargıda açılacak davada idareye başvurma şartı aranmaz. Hüküm, görev yönünden verilen bütün ret kararlarını kapsamaz. Görev yönünden ret bulunmayan uyuşmazlıkta başvuru şartı bu nedenle kalkmaz.
Otoparktaki araç zararında yağış mücbir sebep sayıldı mı?
Belediye otoparkına bırakılan aracın zarar gördüğü uyuşmazlıkta, genel hayata etkili kabul edilen yağış mücbir sebep sayılmamıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 15.10.2014 tarihli, E. 2014/14886, K. 2014/13356 sayılı kararındaki bu sonuç, o kararda incelenen yağışa bağlıdır. Bütün seller için genel bir kural değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

