Koşullu Salıverilme Şartları ve İnfaz Hâkimliği Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Koşullu Salıverilme Şartları ve İnfaz Hâkimliği Usulü

18 Ağustos 2026’da değişen 5275 sayılı Kanun m.107/5, 15 yaş doluncaya kadar infaz kurumunda geçirilen bir günün iki gün sayılmasını; kasten öldürme (TCK m.81,82,83), cinsel dokunulmazlığa karşı m.102 ve 103, uyuşturucu imal ve ticareti (m.188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma (m.220) dışında düzenlemiştir. Hesap koşullu salıverilmeye ilişkindir; tutukluluk mahsubuyla karıştırılmamalıdır. Önceki suçlarda TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirilmeden eski avantajın kalktığı sonucuna varılamaz.

7593 sayılı Kanun, Madde 7Kaynağı aç
ÇOCUK KORUMA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 7593 Kabul Tarihi: 8/8/2026 MADDE 1- 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna 13 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “MADDE 13/A- Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” MADDE 2- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “oniki yıldan onbeş yıla;” ibaresi “onüç yıldan onsekiz yıla;”, “dokuz yıldan onbir yıla” ibaresi “on yıldan oniki yıla”, “yedi yıldan” ibaresi “dokuz yıldan” şeklinde ve üçüncü fıkrasında yer alan “onsekiz yıldan yirmidört yıla;” ibaresi “ondokuz yıldan yirmiyedi yıla;”, “oniki yıldan onbeş yıla” ibaresi “onbeş yıldan onsekiz yıla”, “oniki yıldan fazla” ibaresi “onbeş yıldan fazla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Somut olayda; a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı, b) Güdülen amaç ve saik, c) Suçun işleniş şekli, d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma, hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra hükümleri yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.” MADDE 3- 5237 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıla” ibaresi “üç aydan iki yıla”, ikinci fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “altı aydan iki yıla”, üçüncü fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “bir yıldan üç yıla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçunu işlemesi halinde şikayet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.” MADDE 4- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir. “e) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen,” MADDE 5- 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Çocuk tutukluların” ibaresi “Çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan “çocuklar,” ibaresinden sonra gelmek üzere “suç türleri,” ibaresi eklenmiştir. MADDE 6- 5275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(3) Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliğinin çocuk hakları komisyonundan görevlendireceği avukat gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından en geç üç ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir. Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri altı ayı geçemez.” “(4) Aşağıdaki hâllerde çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilir: a) Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar. b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar. (5) Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan çocuk hükümlülerden; a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler, b) Kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar, idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler. (6) Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.” MADDE 7- 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(5) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102 ve 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (madde 220) hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.” MADDE 8- 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa 43/B maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Amaç dışı bıçak taşıma MADDE 43/C- (1) Her ne ad altında olursa olsun, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin; a) 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanuna göre ruhsatlandırılan yerler ile ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan işyerleri dışında satışı ve sergilenmesi, b) Onsekiz yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması, yasaktır. (2) Birinci fıkrada sayılan yasaklara uymayan kişiye beşbin Türk Lirası, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. (3) Birinci fıkrada sayılan kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. (4) Birinci fıkrada sayılan kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir tarafından karar verilir. (5) Birinci fıkradaki kabahati işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilerek, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla mülkî amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunulur. (6) Bu madde hükümleri internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanır. (7) Bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi değildir.” MADDE 9- 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Yönlendirme tedbirleri MADDE 5/A- (1) 5 inci maddede düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında bu maddede düzenlenen yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır. (2) Yönlendirme tedbirleri olarak; a) Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere çocukların 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına, b) Dijital risklerden korunma tedbiri: Kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilerek cihazın tedbir kararından sonraki hareketlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açmaya, riskli olarak tanımlı bazı dijital mecralar, uygulamalar ve dijital platformlara erişimin engellenmesine, c) Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almaya veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okumaya, d) Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliği yapmaya, belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılmaya, e) Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilmek üzere çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamaya, hükmedilir. (3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde 45 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır. (4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” MADDE 10- 5395 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(4) Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve herhangi bir suretle Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk hakkında, tedaviye ihtiyaç bulunduğunun ilgili uzman hekim tarafından tespit edilmesi hâlinde, acil korunma kararı alınması amacıyla yirmi dört saat içinde rapor düzenlenir. Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç yirmi dört saat içinde çocuk hâkimine başvurur. Başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde ilgili dal uzman hekiminin yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor mahkemeye sunulur. (5) Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç kırk sekiz saat içinde karar verir. Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbî müdahale ve tedavi uygulanır. Bu süreçte ihtiyaç duyulması hâlinde kolluktan yardım istenebilir. Kolluk, bu kapsamda yapılan talepleri, kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirir. (6) Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekli görmesi hâlinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir. Hâkim, sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verir.” MADDE 11- 5395 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir.” MADDE 12- 5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(2) Adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde 5/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı da denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır. Bu fıkra uyarınca hükmedilecek yükümlülükler 5/A maddesinde belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilir. (3) Suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir.” MADDE 13- 5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(3) Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir.” MADDE 14- 5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(3) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında gerekmesi hâlinde kolluktan yardım istenebilir.” “(4) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; il ve ilçelerde kurumların koordinasyonu ile takibi vali ve kaymakam tarafından sağlanır. Bu amaçla il ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülür. Hâkim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir. (5) Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu kararlara karşı 14 üncü madde uyarınca itiraz yoluna gidilebilir. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir. Bu kararlar çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilir.” MADDE 15- (1) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (17) numaralı alt bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir. (2) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir. (3) 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun; a) 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, b) 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, c) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ç) 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında adli süreç yürütülen”, d) 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, e) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında adli süreç yürütülen”, f) 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, g) 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ğ) 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, h) 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ı) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, i) 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, j) 37 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, k) 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “Suça sürüklenmesi” ibaresi “Hakkında adli süreç yürütülmesi”, şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 16- Bu Kanunun; a) 8 inci maddesi ile 5326 sayılı Kanuna eklenen 43/C maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü 1/12/2026 tarihinde, b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer. MADDE 17- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Resmî kaynak

Koşullu Salıverilmenin Hukuki Niteliği ve Temel Koşulları

Koşullu salıverme, hükümlünün mahkûm olduğu hapis cezasının kanunla öngörülen kısmını ceza infaz kurumunda çekmesi ve aranan diğer şartları taşıması halinde, kalan ceza süresini toplum içerisinde denetim ve yükümlülükler altında geçirmesine imkân tanıyan bir infaz hukuku kurumudur. Bu uygulama mahkûmiyeti ortadan kaldırmayıp infazın dışarıda sürdürülmesini sağlar.

Koşullu salıverilme hakkının doğabilmesi için hükümlünün kanunda belirlenen infaz sürelerini ceza infaz kurumunda veya denetimli serbestlik müdürlüğü bünyesinde tamamlamış olması ve bu süre boyunca iyi hâlli olduğunun tespit edilmesi zorunludur.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 89. maddesinin 1. fıkrası gereğince, hükümlülerin iyi hâllilik durumunun tespitine esas olmak üzere ceza infaz kurumu idare ve gözlem kurulu tarafından en geç altı ayda bir düzenli değerlendirme yapılır.

Genel İnfaz Rejiminde Uygulanan Süreler ve Yaş Hesabı

Genel infaz rejiminde iyi hâlli olmak kaydıyla koşullu salıverilmeden faydalanabilmek için gereken süreler ceza türlerine göre belirlenmiştir. Buna göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilenlerin 30 yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilenlerin 24 yılını ve diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilenlerin cezalarının yarısını (1/2) ceza infaz kurumunda geçirmeleri gerekir.

18 Ağustos 2026 sonrası yeni düzenlemenin genel kuralı bakımından; suç tarihi ve TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirmesi saklı olmak üzere: Koşullu salıverilme sürelerinin hesaplanmasında hükümlünün yaşı özel bir hesaplama kuralına tabidir. Hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği her bir gün, hesaplamada iki gün olarak dikkate alınır.

Birden fazla mahkûmiyetin bulunması durumunda ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken azami süreler sınırlandırılmıştır. Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya bir ağırlaştırılmış müebbet ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet durumunda 36 yıl; birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet durumunda 30 yıl; bir ağırlaştırılmış müebbet ile süreli hapis cezasına mahkûmiyette en fazla 36 yıl; bir müebbet hapis ile süreli hapis cezasına mahkûmiyette en fazla 30 yıl ve birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet halinde en fazla 28 yıl infaz kurumunda süre geçirilmesi zorunludur.

Belirli Suç Tipleri Açısından Uygulanan Ağırlaştırılmış İnfaz Oranları

Kanun koyucu kimi suçlar yönünden süreli hapis cezalarında genel 1/2 infaz oranını uygulamamış ve koşullu salıverilme oranını üçte iki (2/3) olarak belirlemiştir. Kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, işkence, eziyet, Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesinin 2. fıkrası dışındaki cinsel saldırı, 104. maddesinin 2. ve 3. fıkraları dışındaki reşit olmayanla cinsel ilişki, cinsel taciz, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar, Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamındaki suçlar ile çocukların işlediği cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçları ve suç örgütü veya Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda süreli hapis cezaları için koşullu salıverilme oranı 2/3 olarak uygulanır.

Yetişkinler tarafından işlenen nitelikli cinsel saldırı (TCK m. 102/2), çocukların cinsel istismarı (TCK m. 103), reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun nitelikli hâlleri (TCK m. 104/2-3) ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m. 188) suçlarından süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre cezanın dörtte üçü (3/4) olarak tatbik edilir. Bu oran çocuklar hakkında tatbik edilmez.

Suç Örgütü Faaliyeti Kapsamındaki Suçlarda Koşullu Salıverilme

Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan mahkûm olanlar bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreler; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında 36 yıl, müebbet hapis cezasında 30 yıl ve süreli hapis cezalarında cezanın üçte ikisidir (2/3).

Örgüt kurma, yönetme veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan birden fazla mahkûmiyetin bulunması hâlinde, çocuklar hariç olmak üzere infaz kurumunda çekilmesi gereken azami süreler; birden fazla ağırlaştırılmış müebbet veya bir ağırlaştırılmış müebbet ile müebbet hapis cezası mahkûmiyetinde 40 yıl, birden fazla müebbet hapis mahkûmiyetinde 34 yıl, bir ağırlaştırılmış müebbet ile süreli hapis mahkûmiyetinde en fazla 40 yıl, bir müebbet ile süreli hapis mahkûmiyetinde en fazla 34 yıl, birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde ise en fazla 32 yıldır.

Tekerrür Durumunda Koşullu Salıverilme ve Uygulanma Şartları

Önceden işlenen suçtan dolayı beş yıldan fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet hâlinde ise infazdan itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür hükümleri uygulanmaz. Ayrıca fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış kimselerin işlediği suçlar bakımından tekerrür hükümleri tatbik edilmez.

Tekerrür hükümleri tatbik edilen mahkûmiyetlerde koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında 39 yıl, müebbet hapis cezasında 33 yıl, süreli hapis cezalarında cezanın üçte ikisi (2/3) ve birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla 32 yıldır.

Çocuğa karşı işlenen bir suç dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyet durumunda da tekerrür süreleri tatbik edilerek infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre sırasıyla 39 ve 33 yıl olarak uygulanır.

Koşullu Salıverilmenin Kanunen Yasaklandığı Durumlar

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası gereğince, hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulandığı mahkûmiyetlerde koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinin 16. fıkrası doğrultusunda, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar, Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar ile Millî Savunmaya Karşı Suçlar bölümlerinde düzenlenen suçlardan birinin bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi neticesinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olunması hâlinde de koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.

Karar Usulü ve Denetim Sürecinin Hukuki Esasları

Hükümlü hakkında koşullu salıverme kararı, ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli raporun infaz işlemlerinin yürütüldüğü yer infaz hâkimliğine sunulmasıyla verilir. İnfaz hâkimi raporu uygun bulduğu takdirde koşullu salıverilmeye dosya üzerinden karar verir; raporu uygun bulmazsa gerekçesini kararında gösterir ve verilen kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinin 10. fıkrası uyarınca infaz hâkimi, koşullu salıverilen hükümlünün kişiliğini ve topluma uyum sağlamadaki tutumunu dikkate alarak denetim süresinin herhangi bir tedbir veya yükümlülük belirlenmeksizin geçirilmesine karar verebileceği gibi belirlenen denetimli serbestlik tedbirini ya da yükümlülükleri denetim süresi içerisinde kaldırabilir.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinin 14. fıkrasına göre denetim süresi tabi olunan yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli geçirildiği takdirde ceza infaz edilmiş sayılır.

Koşullu Salıverilmenin Geri Alınması ve Aynen İnfaz

Koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresi içinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi ya da kendisine yüklenen yükümlülüklere infaz hâkiminin ihtarına karşın uymamakta ısrar etmesi hâlinde Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinin 12. fıkrası uyarınca koşullu salıverilme geri alınır. Geri alma kararından sonra aynı hükmün infazı kapsamında hükümlü hakkında bir daha koşullu salıverilme kararı tesis edilemez.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinin 13. fıkrası gereğince koşullu salıverilmenin geri alınması hâlinde; kasıtlı yeni bir suç işlenmişse sonraki suçun işlendiği tarihten başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek kaydıyla işlenen her bir sonraki suç için hükmolunan hapis cezasının iki katı sürenin, yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde ise uymama tarihi ile hak ederek tahliye tarihi arasındaki süreyi aşmamak üzere ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir.

İnfaz Hâkimliği Yargılama ve İtiraz Usulü

4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 6. maddesinin 1. fıkrası uyarınca şikâyet başvurusu, kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmışsa, infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışındaki bir işlem veya faaliyete ilişkinse ya da başvuru hakkı bulunmayan kişilerce gerçekleştirilmişse infaz hâkimi başvuruyu esasa girmeden reddeder. Şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görev alanına giriyorsa evrak görevli mercie gönderilir.

4675 sayılı İNFAZ HAKİMLİĞİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Şikâyet başvurusu, 5 inci maddede yazılı sürenin geçmesinden sonra veya infaz hâkimliğinin görev ve yetki alanı dışında kalan bir karar, işlem veya faaliyete karşı ya da başvuru hakkı olmayan kimselerce yapılmışsa infaz hâkimi, başvuru dilekçesini esasa girmeden reddeder; şikâyet başvurusu başka bir yargı merciinin görevi içerisinde ise o mercie gönderir. Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümleler: 22/7/2010 – 6008/5 md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir. İnfaz hâkimi, inceleme sonunda şikâyeti yerinde görmezse reddine; yerinde görürse, verilen kararın veya yapılan işlemin iptaline ya da faaliyetin durdurulmasına veya ertelenmesine karar verir. İnfaz hâkimi, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre inceleme ve işlemlerini yürütür ve kararını verir. (Değişik beşinci fıkra:14/4/2020-7242/6 md.) İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Kanunlarda infaz hâkiminin onayına tabi olduğu belirtilen hususlarda da bu hüküm uygulanır.[7] İtiraz, infaz hakimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine (…)[8] yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz.

4675 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 2. fıkrasına göre infaz hâkimi, kural olarak duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak lüzum gördüğünde re'sen araştırma yapabilir, ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir ve infaz kurumuna bakan Cumhuriyet savcısının yazılı görüşünü alır. Şikâyet konusunun disiplin cezası olması hâlinde infaz hâkimi, ilgilinin vekâletnameli avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabileceği savunmasını alıp delilleri değerlendirdikten sonra karar verir; hâkim savunmayı bizzat ceza infaz kurumunda da alabilir.

İnfaz hâkimi yapacağı inceleme sonucunda şikâyeti yerinde bulmazsa reddine; yerinde görürse işlemin veya kararın iptaline ya da faaliyetin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verir. İnfaz Hâkimliği Kanunu'nda hüküm bulunmayan hâllerde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır.

4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun 6. maddesinin 5. ve 6. fıkraları uyarınca infaz hâkiminin kararlarına ve hâkim onayına tabi hususlara karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna başvurabilir. Bu itiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır; infaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz.

Adli para cezası koşullu salıverilmenin geri alınmasına yol açar mı?

Hayır, denetim süresi içinde adli para cezasını gerektiren bir suçtan mahkûm olunması koşullu salıverilme kararını bozmaz; kararın geri alınması için hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçun işlenmiş olması zorunludur.

15 yaşından küçük hükümlülerin infaz kurumunda geçirdikleri süre nasıl hesaplanır?

18 Ağustos 2026 sonrası yeni düzenlemenin genel kuralı bakımından; suç tarihi ve TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirmesi saklı olmak üzere: Koşullu salıverilme hesabında hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda fiilen geçirdiği her bir gün iki gün olarak değerlendirmeye alınır.

İkinci defa tekerrür hükümlerine çarptırılan hükümlü şartlı tahliyeden yararlanabilir mi?

Hayır, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hakkında ikinci defa tekerrür hükümleri uygulanan hükümlüler bakımından koşullu salıverilme yasağı geçerlidir.

İnfaz hâkimliği kararlarına karşı hangi mercie ve ne kadar sürede itiraz edilir?

4675 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 5. ve 6. fıkraları uyarınca infaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tebliğden itibaren iki hafta içinde infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine itiraz yoluna başvurabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu