Anonim Şirketlerde Şarta Bağlı Sermaye Artırımı

by Avukat Erdal Ersoy
Anonim Şirketlerde Şarta Bağlı Sermaye Artırımı

Şarta Bağlı Sermaye Artırımı ve Yararlanabilecek Kişiler

Anonim şirket genel kurulu; yeni çıkarılan tahviller veya benzeri borçlanma araçları dolayısıyla şirketten veya topluluk şirketlerinden alacaklı olanlara ya da çalışanlara esas sözleşmede değiştirme veya alım haklarını kullanmak suretiyle yeni payları edinme hakkı sağlayarak sermayenin şarta bağlı artırılmasına karar verebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 463/1 uyarınca düzenlenen bu hak her şirket alacaklısına açık değildir; münhasıran yeni çıkarılacak tahvil veya benzeri borçlanma araçlarına sahip şirket ya da topluluk şirketi alacaklılarına ve çalışanlara tanınabilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 463Kaynağı aç
MADDE 463- (1) Genel kurul, yeni çıkarılan tahviller veya benzeri borçlanma araçları nedeniyle, şirketten veya topluluk şirketlerinden alacaklı olanlara veya çalışanlara, esas sözleşmede değiştirme veya alım haklarını kullanmak yoluyla yeni payları edinmek hakkı sağlamak suretiyle, sermayenin şarta bağlı artırılmasına karar verebilir. (2) Sermaye, değiştirme veya alım hakkı kullanıldığı ve sermaye borcu takas veya ödeme yoluyla yerine getirildiği anda ve ölçüde kendiliğinden artar. 2. Sınırlar

Şarta bağlı sermaye artırımında sermaye; hak sahibinin değiştirme veya alım hakkını kullandığı ve sermaye borcunu takas ya da ödeme yoluyla yerine getirdiği anda ve ölçüde kendiliğinden artar. Türk Ticaret Kanunu m. 463/2 gereğince işleyen bu mekanizmada sermaye koyma borcu, değiştirme haklarının kullanımında alacağın takasıyla, alım hakkının kullanımında ise nakit ödeme suretiyle ifa edilir; bu usulde şirkete yeni ayni sermaye getirilmesi hukuken mümkün değildir.

Sermaye Tavanı ve Ödeme Alt Sınırı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 464/1 uyarınca, şartlı olarak artırılan sermayenin toplam itibari değeri şirket sermayesinin yarısını aşamaz. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, pay iktisabı karşılığında şirkete yapılan ödemenin en az payların nominal değerine eşit olması kanuni zorunluluktur.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 464Kaynağı aç
MADDE 464- (1) Şartlı olarak artırılan sermayenin toplam itibarî değeri sermayenin yarısını aşamaz. (2) Yapılan ödeme, en az, nominal değere eşit olmalıdır. 3. Esas sözleşmedeki dayanak

Esas Sözleşme Dayanağı ve Zorunlu İçerik

Şarta bağlı sermaye artırımının gerçekleştirilebilmesi için şirket esas sözleşmesinde buna yönelik özel içerikli bir dayanak hükmün bulunması şarttır. Esas sözleşmede bu nitelikte bir düzenleme yer almadıkça genel kurul kararı ile şarta bağlı sermaye artırımı sağlanamaz. Söz konusu düzenleme şirketin kuruluşu sırasında esas sözleşmeye konulabileceği gibi sonradan esas sözleşme değişikliği yoluyla da ihdas edilebilir.

Türk Ticaret Kanunu m. 465/1 uyarınca esas sözleşme; şarta bağlı sermaye artırımının itibari değerini, payların sayılarını, itibari değerlerini ve türlerini, değiştirme veya alım hakkından yararlanabilecek grupları, mevcut pay sahiplerinin rüçhan haklarının kaldırılmış bulunduğunu ve miktarını, belirli pay gruplarına tanınacak imtiyazları ve yeni nama yazılı payların devrine ilişkin sınırlamaları içerir. Tahviller ve benzeri borçlanma araçlarına bağlı haklar öncelikle pay sahiplerine önerilmiyorsa, esas sözleşmede değiştirme veya alım haklarının kullanılma şartları ile ihraç bedelinin hesaplanma esasları da ayrıca gösterilir. Kanunun 465. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin esas sözleşme hükmünün tescilinden önce tanınmış bulunan değiştirme ve alım hakları batıldır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 465Kaynağı aç
MADDE 465- (1) Esas sözleşme; a) Şarta bağlı sermaye artırımının itibarî değerini, b) Payların sayılarını, itibarî değerlerini, türlerini, c) Değiştirme veya alım hakkından yararlanabilecek grupları, d) Mevcut pay sahiplerinin rüçhan haklarının kaldırılmış bulunduğunu ve bunun miktarını, e) Belli pay gruplarına tanınacak imtiyazları, f) Yeni nama yazılı payların devrine ilişkin sınırlamaları, içerir. (2) Tahviller ve benzeri borçlanma araçlarına bağlı değiştirme ve alım hakları içeren tahviller veya benzeri borçlanma araçları, öncelikle pay sahiplerine önerilmiyorsa, esas sözleşme ayrıca; a) Değiştirme veya alım haklarının kullanılma şartlarını, b) İhraç bedelinin hesaplanmasına ilişkin esasları, da açıklar. (3) Şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin esas sözleşme hükmünün tescilinden önce tanınmış bulunan değiştirme ve alım hakları batıldır. 4. Pay sahiplerinin korunması

Şarta bağlı sermaye artırımı tamamlandığında ilgili esas sözleşme hükmü konusuz kalır ve Türk Ticaret Kanunu m. 472 uyarınca esas sözleşmeden çıkarılır. Şirket tarafından yeniden şarta bağlı sermaye artırımı yoluna gidilmek istendiğinde, her defasında işleme dayanak oluşturacak yeni bir hükmün esas sözleşmeye eklenmesi gerekir.

Pay Sahiplerinin ve Hak Sahiplerinin Menfaatlerinin Korunması

Alacaklı veya çalışanlara tanınan hakların kullanılabilmesi için mevcut pay sahiplerinin rüçhan haklarının kaldırılması ve Türk Ticaret Kanunu m. 465/1-d uyarınca bu hususun esas sözleşmeye açıkça yazılması zorunludur. Bununla birlikte Türk Ticaret Kanunu m. 466/1 uyarınca, tahvillere ve benzeri borçlanma araçlarına bağlı hakları içeren senetler ihraç edildiğinde bunların öncelikle payları oranında pay sahiplerine önerilmesi gerekir. Kanunun 466. maddesinin ikinci fıkrasına göre bu önerilmeye muhatap olma hakkı haklı sebeplerin varlığı halinde kaldırılabilir veya sınırlandırılabilir. Ancak üçüncü fıkra gereğince rüçhan ve önerilmeye muhatap olma haklarının kaldırılması veya sınırlandırılmasından dolayı hiç kimse haklı görülmeyecek şekilde yararlandırılamaz ya da kayba uğratılamaz.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 466Kaynağı aç
MADDE 466- (1) Şarta bağlı sermaye artırımında, tahvillere ve benzeri borçlanma araçlarına bağlı olarak değiştirme ve alım hakları içeren senetler ihraç edildiği takdirde, bunlar önce, mevcut payları oranında, pay sahiplerine önerilir. (2) Bu önerilmeye muhatap olma hakkı, haklı sebeplerin varlığında kaldırılabilir veya sınırlandırılabilir. (3) Şarta bağlı sermaye artırımı için gerekli olan rüçhan ve önerilmeye muhatap olma haklarının kaldırılması veya sınırlandırılmasından dolayı, hiç kimse haklı görülmeyecek bir şekilde yararlandırılamaz veya kayba uğratılamaz. 5. Değiştirme veya alım hakkını haiz bulunan kişilerin korunması

Çalışanlara tanınan alım hakkında pay sahiplerine önerilmeye muhatap olma hakkının tanınması gerekmez. Bu halde de rüçhan hakları kısıtlanan pay sahipleri Türk Ticaret Kanunu m. 466/3 hükmü kapsamında korunur.

Türk Ticaret Kanunu m. 467/1 gereğince, kendilerine nama yazılı payları iktisap etme hakkı tanınmış olan alacaklılar veya çalışanlar, pay devirlerinin sınırlandırılmış olduğu gerekçesiyle bu hakları kullanmaktan engellenemez; meğerki bu husus esas sözleşmede ve izahnamede saklı tutulmuş olsun. Kanunun 467. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hak sahiplerinin değiştirme veya alım hakları sermaye artırımı yapılması, yeni haklar tanınması veya başkaca bir yolla kayba uğratılamaz; değiştirme fiyatının indirilmesi, hak sahiplerine uygun bir denkleştirme sağlanması ya da pay sahiplerinin haklarının da aynı şekilde kayba uğratılmış olması halleri bu kuralın istisnasını oluşturur.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 467Kaynağı aç
MADDE 467- (1) Kendilerine nama yazılı payları iktisap etme hakkı tanınmış bulunan değiştirme veya alım hakkını haiz alacaklılar veya çalışanlar, bu tür payların devirlerinin sınırlandırılmış olduğu gerekçesiyle, söz konusu hakları kullanmaktan engellenemezler; meğerki, bu husus, esas sözleşmede ve izahnamede saklı tutulmuş olsun. (2) Değiştirme veya alım hakları, sermaye artırımı yapılması, yeni değiştirme veya alım hakları tanınması veya başka bir yolla kayba uğratılamaz; meğerki, değiştirme fiyatı indirilmiş veya hak sahiplerine uygun bir denkleştirme sağlanmış ya da aynı şekilde, pay sahiplerinin hakları da kayba uğratılmış olsun. 6. Sermaye artırımının gerçekleştirilmesi a) Hakların kullanılması, sermaye taahhüdü

Yargı Kararlarında Şarta Bağlı Sermaye Artırımı Hükümlerinin Kapsamı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/3161 Esas ve 2016/1198 Karar sayılı ilamında, Türk Ticaret Kanunu'nun 466. maddesinin şarta bağlı sermaye artırımını düzenlediği ve somut olayda uygulanma yerinin bulunmadığı belirtilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/3161, K. 2016/1198Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2015/3161 E.  ,  2016/1198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada …Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/12/2014 tarih ve 2014/353-2014/401 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/02/2016 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. … Tüfekci ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirkette ayrı ayrı %16,67 oranında payları bulunduğunu, 29.08.2012 tarihinde genel kurulun toplanması için karar alındığını, genel kurul çağrısının posta yoluyla yapılmadığını, toplantıdan sonra rüçhan haklarını kullanıp kullanmayacaklarına dair gönderilen ihtarname ile haberdar olduklarını, genel kurulda sermayenin 17.500.000 TL'den 58.500.000 TL'ye çıkartılmasına karar verildiğini, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullandıklarını, sermayenin artırılmasının objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, şirketin sermaye artırımına ihtiyacı bulunmadığını ileri sürerek, genel kurulda alınan tüm kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, toplantıya çağrının usulüne uygun olarak yapıldığını, sicil ve yerel gazetede ilanla beraber davacılara iadeli taahütlü mektup gönderildiğini, çağrının usulsüz olmasının tek başına iptal sebebi sayılamayacağını, şirketin ihtiyaçları doğrultusunda sermayenin artırıldığını, davacıların sermaye artırımına katılacaklarını bildirdiklerini, ibranın usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacılara genel kurul çağrısına ilişkin iadeli taahütlü bildirimlerin toplantıdan sonra tebliğ edildiği, şirketin sermaye artırımına gerekçe gösterdiği inşaat projesinin büyük kısmının bittiği, inşaatın tamamlanmasına yönelik giderin çok üzerinde sermaye artırıldığı, alınan kararın dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, diğer taleplerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, genel kurulun sermaye artırımına ilişkin hükmünün iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, anonim şirket genel kurulunda sermaye artırımına ilişkin olarak alınan kararın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece şirketin sermaye artırımına gerekçe gösterdiği inşaat projesinin kalan maliyetinin çok üstünde artırım yapıldığı, alınan kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davalı taraf, şirketin ortaklarına borçları bulunduğunu, Kurumlar Vergisi Kanunu 11 ve 12. maddesi gereğince ortaklardan alınan borçların örtülü sermaye olarak kabul edildiğini, bunların vergi borcunda giderlerden sayılması için sermaye artırdıklarını, inşaat projesinin kalan işi ile ortaklara verilen borçların toplamının artırılan sermaye tutarı kadar olduğunu savunmuş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda muhasip bilirkişi sermaye artırımının Kurumlar Vergisi Kanunu 11 ve 12. maddesine uygun olduğunu belirtirken, şirketler konusunda uzman bilirkişi ise Kurumlar Vergisi nedeniyle sermaye artırılmasının TTK'nın 466. maddesine aykırı olduğunu, TTK hükümlerinin dolanılması anlamına geldiğini beyan etmiştir. Bu durumda, mahkemece kendi içinde çelişkili bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiği gibi, TTK'nın 466. maddesi ise şarta bağlı sermaye artırımını düzenlemiş olup, somut olayda uygulanma yeri bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece içinde vergi ve finans konularında uzman kişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak, Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca sermeye artırımı gerekip gerekmediği üzerinde durularak, inşaat projesi kalan maliyeti ile birlikte sermaye artırım gereksiniminin ne kadar olduğu incelenerek, alınan kararın yasaya, anasözleşmeye, objektif iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Şarta bağlı sermaye artırımında sermaye ne zaman artmış sayılır?

Sermaye, değiştirme veya alım hakkının kullanıldığı ve sermaye borcunun takas veya ödeme yoluyla yerine getirildiği anda ve bu ölçüde kendiliğinden artar.

Şarta bağlı sermaye artırımında ayni sermaye taahhüt edilebilir mi?

Hayır; şarta bağlı sermaye artırımında sermaye koyma borcunun takas veya nakit ödeme yoluyla ifa edilmesi zorunlu olup yeni ayni sermaye getirilmesi mümkün değildir.

Şarta bağlı sermaye artırımından hangi alacaklılar yararlanabilir?

Bu haktan her şirket alacaklısı yararlanamaz; hak yalnızca yeni çıkarılan tahviller veya benzeri borçlanma araçları dolayısıyla şirketten ya da topluluk şirketlerinden alacaklı olanlara ve şirket çalışanlarına tanınabilir.

Şarta bağlı sermaye artırımında sermaye tavanı nedir?

Şartlı olarak artırılan sermayenin toplam itibari değeri şirket sermayesinin yarısını aşamaz ve yapılan ödemenin en az nominal değere eşit olması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu