İç Kaynaklardan Sermaye Artırımı ve Sermayeye Dönüştürülebilecek Kalemler
Anonim şirketlerde iç kaynaklardan sermaye artırımı; şirket bünyesindeki serbest fon ve yedeklerin esas sermaye hesabına aktarılması ve bu işleme bağlı olarak pay sahiplerine bedelsiz pay tahsis edilmesi esasına dayanır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 462/1 gereğince, esas sözleşme ya da genel kurul kararıyla ayrılan ve belirli bir amaca tahsis edilmemiş yedek akçeler, kanuni yedek akçelerin serbestçe tasarruf edilebilen bölümleri ve kanunların bilançoya dahil edilerek sermayeye aktarılmasına imkan tanıdığı fonlar sermayeye dönüştürülebilir. Bu yöntem kapsamında şirkete dışarıdan yeni bir nakit veya ayni kaynak girmez; şirketin mevcut özvarlık hesapları arasında muhasebesel bir dönüşüm gerçekleşir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 462Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu m. 462 gerekçesinde, sermayeye ilave edilebilecek iç kaynakların tahdidi olarak sayılmadığı açıklanmıştır. Yeniden değerleme fonu, taşınmaz ve iştirak satış kazançları ile enflasyon düzeltmesi sonucu ortaya çıkan fonlar, mevzuatın sermayeye aktarılmasına cevaz verdiği kalemler arasında yer alır. Bununla beraber sermayeye eklenecek iktisadi değerlerin şirket malvarlığında fiilen yer alması zorunludur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/5614 Esas ve 2014/11887 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, iç kaynaklardan sermaye artırımı ancak artırılan meblağ kadar yedek akçe veya kârın ortaklık bünyesinde fiilen mevcut bulunması hâlinde amacına ulaşabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/5614, K. 2014/11887Kaynağı aç
Ortaklar tarafından şirket hesabına yatırılan ve bilançoda sermaye avansı başlığı altında tutulan paralar bu kapsamda değerlendirilemez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/1887 Esas ve 2022/6427 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bilançoya sermaye avansı şeklinde işlenen tutarlar Türk Ticaret Kanunu m. 462/1 kapsamında bir yedek akçe veya serbest fon vasfı taşımadığından, bu meblağlar üzerinden iç kaynaklardan sermaye artırımı yapılması hukuken geçerli değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1887, K. 2022/6427Kaynağı aç
Önceki Sermaye Bedellerinin Ödenmiş Olması Şartının İstisnası
Sermaye taahhüdü yoluyla gerçekleştirilen dış kaynaklı artırımlarda temel kural, önceki sermayeye ilişkin payların nakdî bedellerinin tamamen ödenmiş olmasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 456/1 uyarınca, sermayeye kıyasla önemsiz sayılan meblağların ödenmemiş bulunması hariç, payların nakdî bedelleri tamamen ifa edilmedikçe sermaye artırımına gidilemez. Ancak kanun koyucu, iç kaynaklardan yapılan artırımları bu kuralın açık bir istisnası olarak düzenlemiştir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 456Kaynağı aç
İç kaynak artırımı şirket malvarlığında önceden oluşmuş değerlerin sermayeye tahsisini sağladığından, önceki sermaye taahhütlerinin bütünüyle yerine getirilmiş olması koşulu bu yöntemde aranmaz. Pay sahiplerinin geçmiş sermaye taahhütlerinden ötürü bakiye borçları bulunsa dahi, bilançoda dönüştürülmeye uygun iç kaynakların bulunması durumunda Türk Ticaret Kanunu m. 462 hükümleri uyarınca artırım kararı alınabilir.
Bilanço İncelemesi, Rapor Şartı ve Yönetim Kurulu Beyanı
İç kaynaklardan artırım gerçekleştirilebilmesi için ilgili kaynakların şirket bünyesinde fiilen var olduğunun kanıtlanması zorunludur. Türk Ticaret Kanunu m. 462/2 gereğince artırılan kısmı karşılayan tutarın şirket bünyesinde gerçekten var olduğu, onaylanmış yıllık bilanço ve yönetim kurulunun açık, yazılı beyanıyla belgelenir. Yıllık bilanço tarihinin üzerinden altı aydan fazla zaman geçmiş bulunmaktaysa, yeni bir bilanço çıkarılması ve bunun yönetim kurulunca onaylanmış olması şarttır.
Türk Ticaret Kanunu m. 462 gerekçesinde, altı aylık sürenin aşılması durumunda düzenlenecek yeni bilançonun, somut olayın elverdiği ölçüde önceki bilanço değerlerinin revize edilmesi yoluyla, Türk Ticaret Kanunu m. 67 kapsamındaki kolaylaştırılmış envanter yöntemi ya da Türk Ticaret Kanunu m. 81 kapsamındaki değerlemeyi basitleştirici yöntemler işletilerek hazırlanabileceği açıklanmıştır.
Ticaret Sicil Yönetmeliği m. 73 hükmü doğrultusunda ticaret siciline yapılacak tescil başvurusunda; sermayenin karşılıksız kalmadığının, şirket özvarlığının ve iç kaynaklardan karşılanan miktarın şirket bünyesinde fiilen mevcut olduğunun yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir raporuyla, denetime tabi şirketlerde ise denetçi raporuyla tespit edilmesi aranır.
Yönetim kurulunca hazırlanacak yazılı beyanın kapsamı da kanunla belirlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu m. 457/2 gereğince yönetim kurulu beyanında; artırımın hangi kalemlerden karşılandığı, bu kaynakların gerçekliği ve şirket bünyesinde fiilen var olduğu hususunda garanti verilir. Beyanda ayrıca, sermayeye dönüştürülen fon veya yedek akçenin serbestçe tasarruf edilebilirliği, organ ve kurum onaylarının temin edildiği ve rüçhan haklarına ilişkin belgeli ve gerekçeli açıklamalar yer alır.
Bilançoda Fon Bulunması Halinde Dış Taahhüt Sınırı ve Aykırılığın Hukuki Niteliği
Şirket pay sahiplerinin gereksiz sermaye koyma borcu altına sokulmasını engellemek üzere kanunda emredici bir öncelik kuralı öngörülmüştür. Türk Ticaret Kanunu m. 462/3 uyarınca, bilançoda sermayeye eklenmesine mevzuatın izin verdiği fonlar bulunuyorsa, bu fonlar sermayeye dönüştürülmeden sermaye taahhüdü yoluyla sermaye artırımı yapılamaz. Ancak bu fonların sermayeye dönüştürülmesiyle eş zamanlı ve aynı oranda sermaye taahhüt edilmesi mümkündür.
Bilançodaki fonlar sermayeye eklenmeksizin veya eş zamanlı artırım şartına uyulmaksızın sermaye taahhüdü yoluna gidilmesinin hukuki yaptırımı konusunda farklı hukuki değerlendirmeler bulunmaktadır. Türk Ticaret Kanunu m. 462 gerekçesinde bu emredici kurala aykırılığın butlan sonucunu doğuracağı ifade edilmişken; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/2305 Esas ve 2024/5492 Karar sayılı kararında, iç kaynaklar sermayeye katılmadan ve eş zamanlı dış taahhüt dengesi gözetilmeden alınan genel kurul sermaye artırım kararlarının iptaline hükmedilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2305, K. 2024/5492Kaynağı aç
Bilançoda mevzuatın izin verdiği fonlar bulunmayıp yalnızca serbest yedek akçelerin yer alması hâlinde, bu akçeler sermayeye eklenmeden dış taahhüt yoluyla artırım yapılıp yapılamayacağı hususunda farklı görüşler ileri sürülmektedir. Bir yaklaşıma göre kanun metninde fon tabiri kullanıldığından serbest yedek akçelerin varlığı sermaye taahhüdü yoluyla artırıma engel oluşturmaz. Karşıt yaklaşıma göre ise fıkradaki fon kavramı özvarlığın unsurlarını oluşturan serbest yedek akçeleri de kapsamakta olup, bu yedekler sermayeye ilave edilmeden taahhüt yoluyla artırıma gidilemez.
Genel Kurul Toplantı ve Karar Yeter Sayıları ile Temsilci Zorunluluğu
İç kaynaklardan sermaye artırımı, esas sözleşmenin sermaye maddesinin tadilini gerektirdiğinden genel kurul kararıyla gerçekleştirilir. Türk Ticaret Kanunu m. 421 uyarınca karar, şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurul toplantısında hazır bulunan oyların çoğunluğu ile alınır. İlk toplantıda bu yeter sayı sağlanamadığı takdirde en geç bir ay içinde yapılacak ikinci toplantıda şirket sermayesinin en az üçte birinin temsil edilmesi yeterlidir ve kararlar toplantıdaki mevcut oyların çoğunluğuyla verilir.
Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ve Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik m. 32 uyarınca, sermaye artırımının karara bağlanacağı genel kurul toplantılarında Bakanlık temsilcisinin hazır bulunması zorunludur. Bunun yanında, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/5614 Esas ve 2014/11887 Karar sayılı kararına göre, artırım kararının alınması sırasında şirket yönetimince gerekçe sunulması mecburi tutulmasa bile, bu kararın iptali talebiyle dava açıldığında sermayenin artırılmasını haklı kılan işletmesel sebeplerin ortaya konulması beklenir. Anılan kararda ayrıca, sermaye artırım sürecinde pay sahiplerinin öncelik haklarını serbest iradeleriyle kullanabilecekleri, ortakların rızaları hilafına yeni bir mali yükümlülük veya taahhüt üstlenmeye mecbur bırakılamayacakları ifade edilmiştir.
Tescil Şartı, Hak Düşürücü Süre ve Bedelsiz Payların İktisabı
Sermaye artırımı sürecinin hukuken tamamlanması tescil ile gerçekleşir. Türk Ticaret Kanunu m. 456/3 hükmüne göre artırım, genel kurul veya yönetim kurulu kararı tarihinden itibaren üç ay içinde ticaret siciline tescil edilmelidir. Bu süre içinde tescil ettirilmediği takdirde sermaye artırım kararı ve artırıma yönelik alınmış izinler geçersiz hâle gelir ve Türk Ticaret Kanunu m. 345/2 hükmü uygulanır.
Türk Ticaret Kanunu m. 462/3 uyarınca iç kaynaklardan artırım; genel kurul veya yönetim kurulu kararının ve esas sözleşmenin ilgili maddelerinin değişiklik metninin tescili ile kesinleşir. Tescil anında mevcut bulunan pay sahipleri, sahip oldukları payların sermayeye olan oranına göre bedelsiz payları kendiliğinden iktisap ederler.
İç kaynak artırımı sonucunda tanınan bedelsiz pay alma hakkı, rüçhan hakkı niteliğinde değildir. Türk Ticaret Kanunu m. 462/3'ün amir hükmü gereğince, bedelsiz paylar üzerindeki hak kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz; bu haktan vazgeçilmesi de hukuken mümkün değildir. Rüçhan hakkı gibi sınırlandırılması veya kaldırılması söz konusu olamaz.
Sermaye avansı iç kaynaklardan sermaye artırımında kullanılabilir mi?
Sermaye avansı iç kaynaklardan sermaye artırımında kullanılamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/1887 Esas ve 2022/6427 Karar sayılı kararı doğrultusunda, bilançoda sermaye avansı olarak gösterilen tutarlar Türk Ticaret Kanunu m. 462/1 kapsamında serbest yedek akçe veya fon mahiyetinde olmadığından iç kaynak artırımına dönüştürülemez.
Bedelsiz pay alma hakkı sınırlandırılabilir veya bu haktan vazgeçilebilir mi?
Bedelsiz pay alma hakkı sınırlandırılamaz ve bu haktan vazgeçilemez. Türk Ticaret Kanunu m. 462/3 uyarınca ticaret siciline tescil anında mevcut pay sahipleri bedelsiz payları kendiliğinden iktisap eder; bu hak rüçhan hakkı vasfında olmadığından sınırlandırılması, kaldırılması veya haktan vazgeçilmesi hukuken geçersizdir.
Bilanço tarihinden altı aydan fazla zaman geçmişse ne yapılmalıdır?
Bilanço tarihinin üzerinden altı aydan fazla zaman geçmişse yönetim kurulu tarafından onaylanmış yeni bir bilanço çıkarılması şarttır. Türk Ticaret Kanunu m. 462/2 ve madde gerekçesine göre bu yeni bilanço, önceki bilançonun değerlerinin revizyonu yoluyla veya kolaylaştırılmış envanter ve değerlemeyi basitleştirici yöntemler uygulanarak hazırlanabilir.
Sermaye artırım kararının üç ay içinde tescil edilmemesinin sonucu nedir?
Sermaye artırımı kararı üç ay içinde tescil edilmediği takdirde, genel kurul veya yönetim kurulu kararı ile alınmış izinler geçersiz hâle gelir. Türk Ticaret Kanunu m. 456/3 uyarınca bu sürenin aşılması durumunda kararlar geçersiz sayılır ve Türk Ticaret Kanunu m. 345/2 hükmü uygulama alanı bulur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

