Sahte Tereyağı Satışı ve Hukuki Başvuru Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Sahte Tereyağı Satışı ve Hukuki Başvuru Yolları

Sahte Tereyağı Satışının Ceza Hukuku Boyutu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 nci maddesi uyarınca hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişi dolandırıcılık suçunu işlemiş olur. Tanıtımlarda köy tereyağı görseli sunulmasına karşın alıcıya margarin gönderilmesi eylemi, aldatıcı nitelikteki kurgusuyla dolandırıcılık suçunun hileli davranış unsurunu oluşturabilmektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir. Nitelikli dolandırıcılık

Sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları veya e-ticaret platformları üzerinden tereyağı adı altında margarin pazarlanması, Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık çerçevesinde değerlendirilebilmektedir. Eylemin bu nitelikli hâl kapsamında görülmesi durumunda soruşturma ve kovuşturmanın şikâyete bağlı olmaksızın resen yürütüleceği ve şikâyetten vazgeçmenin davayı düşürmeyeceği kabul edilmektedir.

Tüketici Mevzuatı ve Reklam Hukukundaki Düzenlemeler

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca ticari reklamların dürüst, doğru ve Reklam Kurulunca belirlenen ilkelere uygun olması esastır; tüketiciyi aldatıcı, tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici veya kamu sağlığını bozucu reklam yapılamaz. Reklam verenler ticari reklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispat etmekle yükümlüdür ve her türlü iletişim aracında örtülü reklam yapılması yasaktır. Margarinin tereyağı görseliyle tanıtılması aldatıcı ticari reklam yasağı kapsamına girmektedir.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 61Kaynağı aç
MADDE 61- (1) Ticari reklam, ticaret, iş, zanaat veya bir meslekle bağlantılı olarak; bir mal veya hizmetin satışını ya da kiralanmasını sağlamak, hedef kitleyi oluşturanları bilgilendirmek veya ikna etmek amacıyla reklam verenler tarafından herhangi bir mecrada yazılı, görsel, işitsel ve benzeri yollarla gerçekleştirilen pazarlama iletişimi niteliğindeki duyurulardır. (2) Ticari reklamların Reklam Kurulunca belirlenen ilkelere, genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına uygun, doğru ve dürüst olmaları esastır. (3) Tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici ticari reklam yapılamaz. (4) Reklam olduğu açıkça belirtilmeksizin yazı, haber, yayın ve programlarda, mal veya hizmetlere ilişkin isim, marka, logo veya diğer ayırt edici şekil veya ifadelerle ticari unvan veya işletme adlarının reklam yapmak amacıyla yer alması ve tanıtıcı mahiyette sunulması örtülü reklam olarak kabul edilir. Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasaktır. (5) Aynı ihtiyaçları karşılayan ya da aynı amaca yönelik rakip mal veya hizmetlerin karşılaştırmalı reklamı yapılabilir. (6) Reklam verenler ticari reklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlüdür. (7) Reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşları bu madde hükümlerine uymakla yükümlüdür. (8) Ticari reklamlara ilişkin getirilecek sınırlamalar ile bu reklamlarda uyulması gereken usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. Haksız ticari uygulamalar

Aynı Kanun'un 62 nci maddesine göre mesleki özenin gereklerine uymayan, tüketicinin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozan veya bozma ihtimali bulunan aldatıcı nitelikteki haksız ticari uygulamalar yasaktır. Ticari uygulamanın haksız olduğunun iddia edilmesi hâlinde, uygulamada bulunan taraf eyleminin haksız ticari uygulama olmadığını ispatla yükümlüdür ve uygulamanın reklam yoluyla gerçekleştirildiği durumlarda Kanun'un 61 inci maddesi hükümleri uygulanır.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 62Kaynağı aç
MADDE 62- (1) Bir ticari uygulamanın; mesleki özenin gereklerine uymaması ve ulaştığı ortalama tüketicinin ya da yöneldiği grubun ortalama üyesinin mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozması veya önemli ölçüde bozma ihtimalinin olması durumunda haksız olduğu kabul edilir. Özellikle aldatıcı veya saldırgan nitelikte olan uygulamalar ile yönetmelik ekinde yer alan uygulamalar haksız ticari uygulama olarak kabul edilir. Tüketiciye yönelik haksız ticari uygulamalar yasaktır. (2) Ticari uygulamanın haksız olduğunun iddia edilmesi hâlinde, ticari uygulamada bulunan, bu uygulamasının haksız ticari uygulama olmadığını ispatla yükümlüdür. (3) Haksız ticari uygulamanın reklam yoluyla gerçekleştirildiği hâllerde bu Kanunun 61 inci maddesi hükümleri uygulanır. (4) Haksız ticari uygulamaların tespit edilmesine ve bunların denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile her hâlükârda haksız ticari uygulama olarak kabul edilecek uygulamalar yönetmelikle belirlenir. Reklam Kurulu

Margarine tereyağı denilerek satılması Türk Gıda Kodeksi etiketleme mevzuatına aykırılık teşkil eder ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında idari yaptırım gerektirir; Reklam Kurulu da aldatıcı tanıtımlar hakkında durdurma, düzeltme veya idari para cezası uygulayabilmektedir. Gıda satışı yapan işletmelerin Tarım ve Orman Bakanlığından işletme kayıt veya onay belgesi alması zorunludur ve bu numara e-Devlet üzerinden sorgulanabilir. Sosyal medyadaki köy ürünü veya doğal gibi ibareler mevzuatta özel bir hukuki koruma taşımazken, organik ibaresi sertifikaya bağlıdır ve yetkisiz kullanımı idari yaptırıma tabidir.

İspat Araçları ve Tüketici Başvuruları

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199 uncu maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler belgedir. Teslim edilen ürünün tespiti bakımından kargo etiketinin okunabildiği andan kolinin açılmasına ve ürün etiketine kadar kesintisiz tek çekim yapılması delil değerinin korunması açısından önem taşır; çekimin bölünmesi veya kesintiye uğraması delil değerini zayıflatabilmektedir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
MADDE 199- (1) Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir. Senetle ispat zorunluluğu

Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak suç duyurularında gönderici kimlik bilgileri, kargo adresi, telefon numarası, IBAN bilgisi, sipariş verilen sayfa bağlantısı, reklam görselleri, yazışma ekran görüntüleri, ödeme dekontu ve kargo açılış videosu yer alabilir. Tüketici boyutu bakımından ise parasal sınırlara göre İlçe veya İl Tüketici Hakem Heyetine ya da Tüketici Mahkemesine başvurularak aldatıcı tanıtım ve ayıplı ürün gerekçesiyle sözleşmeden dönülebilir, ödenen ürün ve kargo bedelinin iadesi ile koşulları varsa manevi tazminat talep edilebilir.

Hakaret Teşkil Eden İfadelere Karşı Haklar

Alıcının itirazları karşısında sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövülmesi Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesi uyarınca hakaret suçunu oluşturur. Buna karşın alaycı bazı ifadeler tek başına suç oluşturmayabilir; somut beyanın onur ve saygınlığı rencide edip etmediği ayrıca değerlendirilir. Türk Ceza Kanunu'nun 73 üncü maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır ve her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56] veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. (3) Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. (4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır. Mağdurun belirlenmesi
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. (3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez. (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz. (5) İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar. (6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. (7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz. (8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.) Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
Tereyağı yerine margarin gönderilmesi suç sayılır mı?

Doğal tereyağı görseli sunulmasına karşın margarin teslim edilmesi hileli davranış niteliği taşıdığından, Türk Ceza Kanunu'nun 157 nci maddesi kapsamında dolandırıcılık suçu çerçevesinde değerlendirilebilir.

İnternetten sahte ürün satışında şikâyetten vazgeçilebilir mi?

Eylemin bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık kapsamında kabul edilmesi hâlinde, soruşturmanın şikâyete bağlı olmaksızın resen yürütüleceği ve şikâyetten vazgeçmenin davayı düşürmeyeceği değerlendirilmektedir.

Kargo açılış videosu delil olarak nasıl sunulmalıdır?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli görüntü kayıtları belge niteliğindedir. Kargo etiketinden ambalajın açılışına kadar kesintisiz tek çekim yapılması ise çekimin duraklatılması veya bölünmesi hâlinde delil değerinin zayıflamasını önlemek amacıyla önerilmektedir.

Tüketiciler ödedikleri bedeli nasıl geri alabilir?

Aldatıcı tanıtım ve ayıplı teslim karşısında parasal sınırlara göre Tüketici Hakem Heyetine veya Tüketici Mahkemesine başvurularak sözleşmeden dönülebilir, ürün ve kargo bedelinin iadesi istenebilir.

Satıcının hakaret etmesi durumunda şikâyet süresi nedir?

Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçunda şikâyet süresi, fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay olup fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu