Silahlı Terör Örgütü FETÖ Yargılamaları ve Üyelik Kriterleri

by Avukat Erdal Ersoy
Silahlı Terör Örgütü FETÖ Yargılamaları ve Üyelik Kriterleri

Silahlı Terör Örgütü Kavramı ve Üyelik Unsurları

Silahlı terör örgütünün varlığından söz edilebilmesi için en az üç kişinin suç işleme amacıyla bir araya gelmesi, faaliyetlerin süreklilik göstermesi ve mensuplar arasında hiyerarşik bir bağ bulunması zorunludur. Suç işlemek amacıyla bir araya gelinmiş olması yeterli olup üyelerin fiilen suç işlemiş olması şart değildir. Tek bir suç işlemek amacıyla bir araya gelinmesi halinde örgüt yapısının varlığı kabul edilmez. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca silahlı örgüt suçu açısından da aynen uygulanır. Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin üçüncü fıkrası ise Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 314Kaynağı aç
Madde 314- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir. (3) (Ek:2/3/2024-7499/11 md.)[115] (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 5/11/2024 Tarihli ve E.:2024/81, K.:2024/189 Sayılı Kararı ile) (4) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır. Silâh sağlama

Silahlı terör örgütü üyesi; örgütün amaçları doğrultusunda kendi iradesini örgüt iradesine tabi kılan, hiyerarşik yapı içerisinde yer alan, örgütle organik, canlı ve geçişken bir bağ kuran kişidir. Bu statü, hiyerarşik yapı kapsamında verilen emir ve talimatları yerine getirmeye hazır bulunmayı ve süreklilik, çeşitlilik ile yoğunluk gösteren eylemlerde bulunmayı gerektirir.

Yasal Ceza Miktarları ve Görevli Mahkeme

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kanunun ilgili kısmının dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla silahlı örgüt kuran veya yöneten kişiye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre silahlı örgüte üye olanlara beş yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

Silahlı terör örgütüne üye olma suçunda kural olarak asliye ceza mahkemesi görevlidir. Bununla birlikte, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçların ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmesi sebebiyle FETÖ/PDY üyeliği davaları ağır ceza mahkemesinde görülür.

Dijital Veriler, ByLock ve Ankesörlü Telefon Değerlendirmesi

ByLock iletişim sistemine örgüt talimatı ile dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak teknik verilerle tespiti örgütle bağlantıyı gösterir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2020/4684 Esas ve 2021/3541 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, operatörlerce tutulan ByLock CGNAT (HIS) kayıtları özet üst veri niteliğinde olup tek başına gerçek ByLock kullanıcısı olunduğunu kanıtlamaz. Gerçek kullanıcılığın kabulü için operatör kayıtları ile User-ID eşleştirmesinin doğru yapılması; User-ID, şifre ve grup elemanlarını içeren tespit değerlendirme tutanağı ile CGNAT belgelerinin bulunması aranır.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/4684, K. 2021/3541Kaynağı aç
16. Ceza Dairesi         2020/4684 E.  ,  2021/3541 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2018 tarih ve 2017/428-2018/89 sayılı ilamı uyarınca verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine dair karar Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E, 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere; ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır. ByLock uygulaması programını indirmek, mesajlaşmak/haberleşmek için yeterli değildir. Öncelikle kayıt esnasında kullanıcının bir kullanıcı adıyla parola üretmesi, mesajlaşma için ise kayıt olan kullanıcılara sistem tarafından otomatik olarak atanan ve kullanıcıya otomatik olarak özel olan ID (kimlik) numarasının bilinmesi ve karşı tarafça onaylanması gerekmektedir. Karşılıklı ekleme olmaksızın iletişime geçilme imkanı bulunmamaktadır. ByLock iletişim sisteminde bağlantı tarihi, bağlantıyı yapan IP adresi, hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığı, haberleşmelerin kimlerle gerçekleştirildiği ve içeriğinin ne olduğu tespit edilebilmektedir. Bağlantı tarihinin, bağlantıyı yapan IP adresinin tespit edilmesi ve hangi tarihler arasında kaç kez bağlanıldığının belirlenmesi, kişinin özel bir iletişim sisteminin bir parçası olduğunun tespiti için yeterlidir. ByLock kullanıcı tespitleri ByLock sunucusunda kayıtlı IP adresleri üzerinden tespit edilebilmektedir. ByLock sunucusunda kaydı olan kullanıcıların User-ID (Kullanıcı No) tespiti yapılabilmekte ve mesaj içeriklerinin çözümü gerçekleştirilebilmektedir. Bu nedenle ByLock tespit değerlendirme tutanağında yer alan User-ID (Kullanıcı No), şifre ve gruba kayıtlı kişilerin tespiti bu kişilerin birbirleriyle olan ilişki ve irtibatların ortaya konulması sanığın hukuki durumunun belirlenmesi bakımından önemlidir. ByLock kullanıcılarının tespitleri açısından operatörler tarafından tutulan CGNAT (HIS) kayıtları bir çeşit üst veridir. CGNAT kayıtları özet veri olması nedeniyle bir iz ve emare niteliğinde olduğundan tek başına kişinin gerçek ByLock kullanıcısı olduğunu göstermez. Kişiler iradeleri dışında ByLock sunucularına yönlendirilmiş olabilirler. Nitekim, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen ve BTK tarafından yapılan teknik çalışmalar sonucunda iradeleri dışında ByLock sunucularına yönlendirildikleri saptanan 11.480 kişinin tamamının CGNAT kayıtlarının olduğu ve tespit edilen CGNAT kayıtlarına göre ByLock uygulamasının IP’lerine bağlantıya yönlendirildikleri belirtilmektedir. Kişinin User-ID ve şifrelerinin belirlenememesi ve fakat CGNAT kayıtlarıyla ByLock sunucusuna bağlantı yaptığının tespit edilmesi halinde, kişinin gerçek ByLock kullanıcısı olduğu ancak henüz User-ID ve şifresinin tespit edilemediği anlaşılabileceği gibi ByLock sunucularına tuzak yöntemlerle (Morbeyin vb.) yönlendirilmiş olabileceği sonucuna da ulaşılabilir. Bu nedenle ancak operatör kayıtları ve User-ID eşleştirmesi doğru yapılabilen kişilerin gerçek ByLock kullanıcısı olduklarının kabulü gerekeceğinden, kişinin örgütsel gizliliği sağlamak ve haberleşmek amacıyla ByLock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığının, User-ID, şifre ve grup elemanlarını içerir ByLock tespit değerlendirme tutanağı ve CGNAT kayıtlarını içeren belgeler ile kesin olarak kanıtlanması zorunludur. Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde; Herhangi bir örgütsel kod adı kullanmayan, örgütle iltisaklı Bankasya’daki hesabı rutin olan, örgütsel gizliliği sağlamak ve haberleşmek amacıyla ByLock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığının User-ID ve şifresini içerir ByLock tespit değerlendirme tutanağı ile de doğrulanamayan sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak kurulan beraat hükmünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlara uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incilenen dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 maddesi gereğince ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2020/7011 Esas ve 2021/2107 Karar sayılı ilamına göre örgütsel kod adı bulunmayan, banka hesabı rutin olan ve ByLock kullanımının User-ID ve şifre içeren tespit tutanağı veya HTS ve CGNAT kayıtları incelemesiyle doğrulanamadığı hallerde sanık hakkında beraat kararı verilir. Haberleşme içerikleri belirlenen ve örgüt çerçevesinde bir haberleşme yapmadığı tespit edilen kişiler bakımından da mahkumiyete yeterli delil bulunmaması sebebiyle beraat hükmü kurulur.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2020/7011, K. 2021/2107Kaynağı aç
16. Ceza Dairesi         2020/7011 E.  ,  2021/2107 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : İlk Derece Mahkemsi hükmünün, CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak; CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E, 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere; ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır. ByLock uygulaması programını indirmek, mesajlaşmak/haberleşmek için yeterli değildir. Öncelikle kayıt esnasında kullanıcının bir kullanıcı adıyla parola üretmesi, mesajlaşma için ise kayıt olan kullanıcılara sistem tarafından otomatik olarak atanan ve kullanıcıya özel olan ID (kimlik) numarasının bilinmesi ve karşı tarafça onaylanması gerekmektedir. Karşılıklı ekleme olmaksızın iletişime geçilme imkanı bulunmamaktadır. ByLock iletişim sisteminde bağlantı tarihi, bağlantıyı yapan IP adresi, hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığı, haberleşmelerin kimlerle gerçekleştirildiği ve içeriğinin ne olduğu tespit edilebilmektedir. Bağlantı tarihinin, bağlantıyı yapan IP adresinin tespit edilmesi ve hangi tarihler arasında kaç kez bağlanıldığının belirlenmesi, kişinin özel bir iletişim sisteminin bir parçası olduğunun tespiti için yeterlidir. ByLock kullanıcı tespitleri ByLock sunucusunda kayıtlı IP adresleri üzerinden tespit edilebilmektedir. ByLock sunucusunda kaydı olan kullanıcıların User-ID (Kullanıcı No) tespiti yapılabilmekte ve mesaj içeriklerinin çözümü gerçekleştirilebilmektedir. Bu nedenle ByLock tespit değerlendirme tutanağında yer alan User-ID (Kullanıcı No), şifre ve gruba kayıtlı kişilerin tespiti bu kişilerin birbirleriyle olan ilişki ve irtibatların ortaya konulması sanığın hukuki durumunun belirlenmesi bakımından önemlidir. ByLock kullanıcılarının tespitleri açısından operatörler tarafından tutulan CGNAT (HİS) kayıtları bir çeşit üst veridir. CGNAT kayıtları özet veri olması nedeniyle bir iz ve emare niteliğinde olduğundan tek başına kişinin gerçek ByLock kullanıcısı olduğunu göstermez. Kişiler iradeleri dışında ByLock sunucularına yönlendirilmiş olabilirler. Nitekim, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen ve BTK tarafından yapılan teknik çalışmalar sonucunda iradeleri dışında ByLock sunucularına yönlendirildikleri saptanan 11.480 kişinin tamamının CGNAT kayıtlarının olduğu ve tespit edilen CGNAT kayıtlarına göre ByLock uygulamasının IP’lerine bağlantıya yönlendirildikleri belirtilmektedir. Kişinin User-ID ve şifrelerinin belirlenememesi ve fakat CGNAT kayıtlarıyla ByLock sunucusuna bağlantı yaptığının tespit edilmesi halinde, kişinin gerçek ByLock kullanıcısı olduğu ancak henüz User-ID ve şifresinin tespit edilemediği anlaşılabileceği gibi ByLock sunucularına tuzak yöntemlerle (Morbeyin vb.) yönlendirilmiş olabileceği sonucuna da ulaşılabilir. Bu nedenle ancak operatör kayıtları ve User-ID eşleştirmesi doğru yapılabilen kişilerin gerçek ByLock kullanıcısı olduklarının kabulü gerekeceğinden, kişinin örgütsel gizliliği sağlamak ve haberleşmek amacıyla ByLock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığının, User-ID, şifre ve grup elemanlarını içerir ByLock tespit değerlendirme tutanağı ve CGNAT kayıtlarını içeren belgeler ile kesin olarak kanıtlanması zorunludur. Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde; Herhangi bir örgütsel kod adı kullanmayan, örgütle iltisaklı bankasya’daki hesabı rutin olan, örgütsel gizliliği sağlamak ve haberleşmek amacıyla ByLock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığının User-ID ve şifresini içerir ByLock tespit değerlendirme tutanağı ya da HTS ve CGNAT kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi raporu ile doğrulanamayan sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak kurulan beraat hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlara uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 maddesi gereğince ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca dosyanın Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Askeri personelin örgüt ile ankesörlü telefon üzerinden örgütsel haberleşme gerçekleştirmesi ve örgüt yönetiminden talimat alması, silahlı terör örgütü üyeliği suçunu gündeme getirir.

Mali Hareketler, Kurumsal Bağlar ve Sosyal Faaliyetler

Bank Asya 22.07.2016 tarihine kadar yasal çerçevede bankacılık faaliyetlerine devam ettiğinden, örgütten habersiz gerçekleştirilen rutin bankacılık işlemleri suç oluşturmaz. Buna karşın örgütün faaliyeti kapsamında, örgüte yardım saikiyle ve örgütün emir ve talimatı doğrultusunda bankanın kullanılması durumunda silahlı terör örgütü suçunun unsurları gerçekleşir. Örgüt faaliyetleri çerçevesinde kişilerden para toplanması da silahlı terör örgütü üyeliği kapsamında ele alınır.

Örgüte ait ev ve yurtlarda kalma eyleminin 17-25 Aralık süreci öncesinde gerçekleşmesi ve bu süreç sonrasında ilişiğin bütünüyle kesilmesi halinde delil yetersizliğinden beraat kararı verilirken, belirtilen tarihten sonra örgüt hiyerarşisi dahilinde kalınmaya devam edilmesi sanık aleyhine değerlendirilir. Örgüte ait eğitim kurumlarında 17-25 Aralık sürecinden önce eğitim görülüp sonrasında ilişiğin kesilmiş olması durumunda da örgüt üyeliği suçundan söz edilemez.

Örgütle ilişkili sendikalara üyeliğin örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilmesi için üyelik iradesinin örgüt talimatı doğrultusunda ortaya çıkmış olması gerekir. Örgüte ait basın-yayın organlarına abone olan herkesin örgüt üyeliği suçunu işlediği kabul edilemez. Himmet adı altında bağışta bulunma isnadında, bağışın örgüt faaliyeti çerçevesinde yapıldığının sabit olmaması ve başka bir cemaat veya tarikata da bağış yapıldığının kanıtlanması halinde örgüt üyeliği suçu oluşmaz. Düzenlenen sohbet toplantılarına örgütsel faaliyet olmaksızın, hiyerarşik düzenin dışında ve 17-25 Aralık süreci öncesinde katılınması durumunda örgüt üyeliği suçuna yeterli kanaat oluşmaz.

Etkin Pişmanlık Hükümleri ve Cezai Neticeler

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 221. maddesi uyarınca örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgüt amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce örgütü dağıtan veya dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticilere ceza verilmez. Herhangi bir suçun işlenişine katılmaksızın gönüllü olarak örgütten ayrıldığını yetkili makamlara bildiren ya da yakalandıktan sonra pişmanlık duyup örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi veren üye hakkında cezaya hükmolunmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 221Kaynağı aç
Madde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz. (2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. (3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. (4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.[92] (5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir. (6) (Ek: 6/12/2006 – 5560/8 md.) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz. Şapka ve Türk harfleri

Gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren kurucu, yönetici, üye veya yardım eden kişiye ceza verilmez. Bilgilerin yakalandıktan sonra verilmesi halinde ise verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır. Etkin pişmanlıktan yararlananlar hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur ve bu süre üç yıla kadar uzatılabilir; etkin pişmanlık hükümleri aynı kişi hakkında birden fazla uygulanamaz. Silahlı terör örgütü üyeliği suçunda kural olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilememekle birlikte, indirim halleri sonucunda hükmolunan cezanın 2 yılın altına düşmesi durumunda bu müessese uygulanabilir.

ByLock içeriklerinde örgütsel yazışma bulunmaması halinde beraat verilir mi?

Haberleşme içerikleri belirlenen ve örgüt çerçevesinde bir haberleşme yapmadığı sabit olan kişi hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verilir.

Sohbet toplantılarına katılmak örgüt üyeliğine yeterli sayılır mı?

Örgütsel bir faaliyet olmaksızın, hiyerarşik yapının dışında kalarak ve 17-25 Aralık süreci öncesinde sohbetlere iştirak edilmesi örgüt üyeliği suçuna yeterli kanaat oluşturmaz.

Silahlı terör örgütü davalarında HAGB uygulanabilir mi?

Kanuni ceza aralığı sebebiyle kural olarak uygulanamaz; ancak yasal indirim halleri neticesinde tayin edilen hapis cezasının 2 yılın altına düşmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Sendika üyeliğinin cezai sorumluluk doğurması neye bağlıdır?

Sendikaya üye olma iradesinin örgütün emir ve talimatı doğrultusunda ortaya çıkmış olması halinde eylem örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilir.

Etkin pişmanlık gösteren örgüt üyesinin cezası nasıl belirlenir?

Örgüt faaliyeti kapsamında suça katılmadan gönüllü teslim olup örgütün yapısı ve suçları hakkında bilgi veren kişiye ceza verilmez; yakalandıktan sonra bu bilgileri veren kişinin cezasında ise üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu